{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:03/02/2022<br>DAVA:Maddi Tazminat<br>GEREKÇE TARİHİ:28/05/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın .... tarihinde Denizli ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kurallara uygun şekilde seyir halinde iken maliki ... ve sürücüsü ... olan ... plakalı aracın müvekkilinin aracına çarptığını, tam kusurlu olarak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza neticesinde müvekkilinin aracının ana aksamlarının değiştiğini, kaporta ve boya işçiliği yapıldığını, karşı tarafın aracının ... tarafından ... nolu poliçe ile sigortalandığını, 31/05/2021 tarihinde değer kaybı talebi için başvuruda bulunulduğunu, dilekçenin 02/06/2021 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiğini, ancak yasal süresi içinde herhangi bir ödemede bulunulmadığını beyan ederek şimdilik müvekkilinin aracında meydana gelen 50,00 TL değer kaybının davalı ... şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın HMK'nın 107. maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak açılması sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun bakiye poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, şirketçe yapılan ödemenin düşülmesiyle bakiye teminat limitinin dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafın sigortalısının kusurunu, zararını usulen tespit etmesi gerektiğini, şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, KTK'nın 96. maddesine göre teminatın paylaştırılması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...2918 sayılı KTK ve TBK'nın haksız fiile ilişkin tazminat esaslarını düzenleyen hükümler uygulanacak olup davacı taraf davalı ... şirketinin sigortaladığı araç sürücüsünün kusuru oranında kendi aracında oluşan maddi zararın tazminini talep edebileceğinden dosya kapsamına alınan trafik bilirkişi raporuna göre davacının asli ve tam kusurlu olduğu anlaşılmakla tazminat talebinde bulunulamayacağından davanın reddine dair karar verilmiş ise de, trafik bilirkişi raporunun incelenmesinde kazaya karışan araç plakalarının sehven karıştırıldığı, davacı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının anlaşıldığı, gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki olmaması\" gerekçesiyle \"davanın reddine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda yapılan yanlışlık sonucu davanın reddedildiğini, bilirkişi raporunda müvekkilinin ve karşı aracın plakalarının karıştırıldığını, ... plakalı aracın ... 'ya değil müvekkili ...'a ait olduğunu,  mahkemece bilirkişi raporu dikkate alınarak müvekkilinin kusurlu olduğunun düşünüldüğünü ve bu sebeple davanın reddedildiğini, davanın raporun sonuç kısmında yapılan yanlışlıktan dolayı müvekkilinin kusurlu olduğu zannıyla reddedildiğinin gerekçeli kararda belirtildiğini, ilk derece mahkemesince bilirkişi raporundaki yanlışlık fark edilmeden karar verildiğini, gerekçeli kararda bu hususun belirtildiğini, kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki olmaması adına verilen ret kararının düzeltilemediğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan değer kaybına bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Somut dosyada, davacının maliki olduğu ... plakalı araç ile davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi kapsamında sigortalı olan ... plakalı aracın .... tarihinde meydana gelen trafik kazasında çarpışması sonucu davacı tarafından ... plakalı aracın kaza nedeniyle aldığı hasara bağlı olarak tamiri nedeniyle araçta oluşan değer kaybının tahsili  isteminde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada ... tarihli bilirkişi raporunun alındığı, bilirkişi raporunda ... plakalı otomobil sürücüsünün sola dönüşü hatalı yapmasından dolayı kazanın meydana gelmesi sebebiyle  asli ve tam kusurlu olduğu, yine ... plakalı otomobil sürücüsünün ise kusursuz olduğunun belirtildiği, ilk derece mahkemesince de davacının tam kusurlu olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği anlaşılmakta ise de; dosyada toplanan delillerden ve yine dava dilekçesinin ekinde yer alan kaza tespit tutanağında yapılan incelemede sola dönüş kuralını ihlal eden ve kaza anında sola dönme manevrası yapan aracın ... plakalı araç olduğu, bu anlamda dosyada yer alan bilirkişi raporunun dosyadaki mevcut deliller ile örtüşmediği, karara esas alınamayacağı kanaatine varılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. <br>Bu nedenle, ilk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden meydana gelen trafik kazasının oluşu ve toplanan deliller ile örtüşen kusura yönelik bilirkişi raporu alınarak yine davacının değer düşüklüğüne bağlı maddi tazminat istemi yönünden eksik deliller toplanıp ekspertiz uzmanı bilirkişiden yargı denetimine açık rapor alınarak neticesinde oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekmektedir.<br>Sonuç olarak yukarıda izah edilen sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince KESİN olarak karar verildi.<br>...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1a08dcf3754b280a","SID":"9f2bdb6a72f52c8b"}}