{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/1885 <br>KARAR NO\t: 2025/802<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 21/09/2023 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2022/28 Esas,  2023/697 Karar<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin muhasebe kayıtları ve cari hesap ekstresine göre davalı şirketin  05.07.2021 takip  tarihi itibari ile 57.820,00-TL davacıya  borçlu olduğunu, icra takibi öncesi ve sonrasında davalı borçlunun borcunu ödememekte ısrar ettiğini, alacağın likit olmasına rağmen icra takibine itiraz eden borçlunun itirazının alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olup kötü niyetli olduğunu beyanla davalının  Erzurum .... İcra Müdürlüğü’nün 2021/...Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın likit olması nedeniyle davalının icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın davacı taraf ... ile hiçbir ticari faaliyette bulunmadığını, davacı taraf ile alacak vereceğinin olmadığını, davacıdan herhangi bir mal alımında da bulunulmadığını, davacı tarafın müvekkili firmadan para koparmaya çalıştığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İlk Derece Mahkemesince, \"...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava  Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2021/...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili müvekkili ile davalı arasında ticari iş ilişkisinin kurulduğunu, davacının davalıdan faturadan kaynaklı 57.820,00TL alacağının bulunduğunu, bu hususun defter incelemesinden anlaşılacağını ileri sürerek, takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı vekili müvekkilinin davacı ile ticari ilişkisinin bulunmadığını, davalının hissedarı olduğunu düşündükleri... ... asansör Limited şirketi ile ticari faaliyetler sürdürüldüğünü, bahsi geçen ... Asansör Limited Şirketi müvekkili firmaya yaptığı inşaat işleri nedeni ile malzeme temini yapmış yaptığı malzeme temini neticesinde 5 adet toplam bedeli 306.593,50-TL olan faturalar kesildiğini, bu faturalara ilişkin icra takibi başlatıldığını, bu takiplere itiraz edilmesi üzerine arabuluculuk görüşmeleri esnasında anlaşma sağlandığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkememizce defter incelemesi yapılmak üzere dosya bilirkişiye tevdii edilmiş, usulüne uygun tutulan davacı defterlerinde davacının dava konusu alacağının kayıtlı olduğu, talimat marifeti ile dinlenen tanık beyanları, davalının cevap dilekçesi ekinde sunmuş olduğu arabuluculuk tutanağında yer alan alacağın dosyamızla ilgisinin bulunmadığı, her ne kadar salt fatura alacağın varlığının ispatına yeterli olmasa da davacının defterleri ve tanık beyanları mahkememizce delil olarak değerlendirilmiş, davalının... ... ile ticari ilişkisini kabul ettiği...\" gerekçesiyle<br>\"...Davanın kabulü ile, <br>Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2021/...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 57.820,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, <br>Asıl alacağın %20'si olan 11.564,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme gerekçeli kararda faturanın tek başına delil sayılmayacağı hususunun altını çizdiği ancak aksi yönde karar verdiğini, davacı tarafın müvekkili firma ile herhangi bir ticari faaliyet yapmadığını, bu hususu kanıtlama borcu altında olan davacının teslim edildiği iddia edilen mallara ilişkin herhangi bir delil dahi sunmadığını, ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olup davanın haksız olduğunu tek başına kanıtlar nitelikte olduğunu, ancak yerel mahkemenin buna rağmen takdiri delil olan tanık delilini kesin delilin üzerinde tutarak hukuktan yoksun bir karar verdiğini belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:\t<br>Dava; ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı şirket vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;<br>1-) Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede; davacının davalı şirket adına 2019 yılı itibariyle 57.820,00 TL tutarında fatura düzenlediği tespit edilmekle birlikte davalının  ticari defterlerindeki kaydın ve dosyaya celbedilen alış ve satış bildirimlerinin davacıya ait kaydı tevsik etmediği ortadadır. <br>İş bu fatura kaydının mal ya da hizmet sağlandığı noktasında içeriğinin ne olduğu hususunda bir veri bulunmaması bir yana davacı tarafça mal yahut hizmetin temin edildiği ya da sağlandığı yönünde herhangi bir teslim belgesi sunulmamıştır.<br>Bilindiği üzere fatura tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamayacağı gibi mal ya da hizmetin teslimine karine teşkil etmez.<br>Yazılı belge ile kanıtlanamayan teslim hususunun, karşı tarafın açık rızası olmadığı sürece tanık anlatımlarıyla kanıtlanması da mümkün değildir. Davacı teslim hususunu yazılı belge ile kanıtlayamadığı halde, tanık beyanları ile davacının ticari defter kayıtlarına itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>2-) Teslim olgusu hukuki bir işlem olup ancak TMK 6. ve HMK. 190 ve 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir.<br>Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Yemin, iddianın ispatı yönünden son başvurulacak bir ispat vasıtasıdır. Hakim, davacının iddiasını, yazılı delillerle ispat edemediği kanaatine vardığı takdirde, davacı tarafa dava dilekçesinde dayandığı yemin delilini de resen hatırlatmalıdır.<br>Bu minvalde; davalı yanın davayı inkar ettiği ve mal teslimi tanık dinlenmesi suretiyle kanıtlanamayacağından, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanıldığı gözetilerek  davacı tarafa yemin delili hatırlatılmak suretiyle oluşacak sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. <br>Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca  KALDIRILMASINA,<br>2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine, <br>4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>5-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,<br>6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere 29/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"83c4c638c34b0470","SID":"3d7c63ca6854dbc2"}}