{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/892 <br>KARAR NO:2025/743<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:24/02/2022<br>NUMARASI:2021/515 2022/140<br>DAVA:Alacak (Acente Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/05/2025<br>Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin 14/03/2013 tarihli sözleşmeyle davalı kargo şirketinin Lüleburgaz acentesi olduğunu, taraflar arasındaki anlaşmayla sözleşmenin feshedildiğini, 26/06/2019'da acenteyi davalıya devir ve teslim ettiğini; ancak davalının 10.650-Euro teminat, 45.000-TL demirbaş ve son aylık hakediş ile 20.000-TL marka bedelini müvekkiline ödemediğini ileri sürerek, belirtilen alacak kalemleri için 10.650-Euro'nun ve 65.000-TL'nin 26/06/2019 tarihinden itibaren ticari faiziyle ve icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili, davacının sözleşmeden doğan sorumluluklarını yerine getirmemesi halinde müvekkili tarafından, acentenin müvekkiline vereceği zararı, tazminatları ve cezai şartları ile birlikte ödemeyi kabul ettiğini, kargo faaliyetinin gereklerini yerine getirmeden müvekkilinden ödeme talebinde bulunamayacağını; alınan teminatın sözleşmenin feshi halinde TTK'nın taşıma hukukuyla ilgili maddelerine göre fesih tarihinden bir yıl sonra gerçekleşen faaliyet dönemiyle ilgili borcu kalmadığında kendisine teslim edileceğine dair davalının kabulü olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, davalı şirket yöneticileri hakkındaki soruşturmalar ve ...'ye devrolunduğu nazara alındığında davacının sözleşmeyi feshinin haklı olduğu, davalının feshe karşı çıkmadığı, fesihten sonra işletmeyi itirazsız devraldığı; davalının ilgili kurumlardan davacının borcunun kendisinden talep edildiğine ilişkin belge sunmadığı, sözleşme akdedilirken davacının vergi borcu bilindiği halde bunun önemli olmadığı yazılarak sözleşmenin yapıldığı dikkate alınarak davalının bu husustaki beyanının yerinde görülmediği, bu nedenle teminat ve demirbaş bedeli talebinin yerinde olduğu, marka bedeli talebinin sözleşmeye göre reddi gerektiği; son aya ilişkin hak ediş bedeli bakımından harçlandırılmış bir talep bulunmadığı ve dava itirazın iptali olmadığından icra inkar tazminatı istenemeyeceği; davacının davalıya gönderdiği ve davaya konu ettiği tutarların 15 gün içinde ödenmesinin talep edildiği 12/08/2020 tarihli ihtarın 19/08/2020'de tebliğ edildiği, davalının 03/09/2020' tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne,10.650-Euro teminat bedelinin 03/09/2020 tarihinden itibaren 3095 sk'nın 4/a maddesi uyarınca faiziyle; 45.000-TL demirbaş bedelinin 03/09/2020 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine; son aya ilişkin hakediş bedel talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına; marka bedeli ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:1- Davacı vekili,  son aya ilişkin hakediş bedeli talebi hakkındaki kararın HMK 120/2 dikkate alındığında doğru olmadığını ve harcın tamamlanması için süre verilmesi gerektiğini belirterek, kararın reddedilen kısımlarının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.2- Davalı vekili,  müvekkili şirket yönetiminin 17/11/2015 tarihinde kayyıma, 22/11/2016 tarihinde ...'ye devredildiğini, sözleşme 13/03/2018' tarihinde akdedildiğinden eski yöneticiler hakkında açılan davaların fesih sebebi olarak kabul edilemeyeceğini, asıl fesih sebebinin beklediği ekonomik geliri elde edememesi olduğunu; davacı tarafından tek taraflı yapılan fesih işlemine, müvekkilince muvafakat edilmediğini, davacıya gönderilen 19/06/2019 tarihli cevabi ihtarda davacının 15 gün içinde acentenin teslim alınması talebinin sözleşmede 3 aylık ihbar süresi bulunduğundan kabul edilemeyeceğinin bildirildiğini, ancak faaliyetin aksamaması için ihbar süresinden önce devir-teslim alındığını; ek sözleşmenin 3. maddesinde acentenin, sözleşmeyi yetki belgesinin süresinin bitiminden önce tek taraflı feshetmek istemesi halinde 3 ay önceden müvekkiline yazılı olarak haber vermeyi, bunu yerine getirmediği takdirde, müvekkiline son 3 aylık ciro toplamının % 20’si kadar cezai şart ödemeyi, ayrıca usulüne uygun fesih yapılmamasından mütevellit tüm zararları tazmin etmeyi kabul ettiğini; ek sözleşmenin 7. maddesinde demirbaşların iadesinin müvekkilinin ihtiyarına bırakıldığını, bu halde davacıya ödenecek bedelin de iskonto uygulanarak nasıl belirleneceğinin düzenlendiğini; sözleşme kurulurken davacının müvekkiline 24.497,98-TL demirbaş ödemesi yaptığını, müvekkilinin de iskonto uygulanmak suretiyle 14.947,99-TL karşılığında demirbaşları iade aldığını ve ödeme yaptığını, davacının davada mükerrer talepte bulunduğunu; mahkemece davacının bu talebini aşar şekilde, sadece demirbaş bedeli için 45.000-TL ödenmesine karar verildiğini, acentelik ilişkisinin başladığı tarihte dahi davacının demirbaşlar için 45.000-TL ödemediğini, mahkemenin demirbaş bedeli olarak 45.000-TL’yi nasıl tespit ettiğinin anlaşılamadığını; davacının 45. 000-TL içinde hak ediş bedeli de istediğini,kararın hatalı olduğunu; sözleşme eki olan \"Taahhütname\"deki, \"Alınmış olan teminatlar herhangi bir sebep ile sözleşmenin feshi halinde,fesih tarihinden 1 yıl sonra, gerçekleşen faaliyet dönemi ile ilgili hiçbir borcu kalmadığında (resmi kurum, personel, müşteri vb) tarafıma teslim edileceğini kabul ederim\" hükmü gereğince, davacının ilgili kurumlardan borcunun ve istihdam ettiği kişilerden alacağının bulunmadığına dair belge getirmeden teminat bedelini isteyemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davacı acente tarafından haklı olarak feshedildiğinden bahisle teminatın iadesi, demirbaş ve son ay hakediş ile marka bedelinin tahsili istemine ilişkindir.13/03/2018 tarihli sözleşmenin 8/2. maddesinde, tarafların tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetme hakkının olduğu, sürenin bitiminden önce taraflardan birinin usulüne uygun fesihnameyle sözleşmenin feshedilebileceği düzenlenmiştir.\"Acentelik Sözleşmesi Ek protokolü - 13/03/2018 Tarihli Acentelik Sözleşmesinin Ek Sözleşmesidir\" başlıklı belgenin \"Özel Hükümler\" başlıklı 7/18. maddesinde sözleşmenin feshi halinde davalı şirketin isterse acentenin maliki olduğu demirbaşların iskonto oranları uygulanarak iade alabileceği, mobilya grubu demirbaşların 0-6 aylık demirbaşlar için %30, 7-12 aylık demirbaşlar için %30, 13-18 aylık demirbaşlar için %40, 19-24 aylık demirbaşlar için %50 iskonto uygulanarak iade alınacağı; bilgi sistemleri demirbaşlarının iadesinde ise teknik servisin kontrolünden sonra yıpranma payı bedeli düşülerek acenteye iade fiyat bedelinin bildirileceği, acentenin uygun gördüğü takdirde iade faturası düzenleyeceği, bildirilen fiyatı acente kabul etmez veya fatura düzenlemez ise davalının bil sistemleri demirbaşlarının iade alınmayacağı, davalının fiyat teklifi acente tarafından kabul edilirse acentenin 30 gün içinde iade faturası düzenlemek zorunda olduğu kabul edilmiştir.Taraflar arasındaki\"Taahhütname\" başlıklı belgedeki 3. maddede davalının dilerse, acenteden isim hakkı bedeli alabileceği, marka bedeli alınması halinde sözleşmenin 3 üç aydan sonra her ne sebeple olursa olsun feshi durumunda isim bedelinin tamamının davalıya irat kaydedileceği; 5. maddede, acentenin 50.000-TL teminat vermiş olmadıkça acentelik sözleşmesinin kurulmuş sayılmayacağı; 7. maddede sözleşmenin her hangi bir sebeple feshi halinde ticaret kanunun taşıma hukuku ile ilgili maddeleri gereği  fesih tarihinden 1 yıl sonra gerçekleşen faaliyet dönemiyle ilgili hiçbir borcu kalmadığında (resmi kurum, personel, müşteri vb.) teminatın iade alınacağı belirlenmiştir.Davacının davalıya noterden gönderdiği 31/05/2019 tarihli ihtarnameyle sözleşmenin 8. maddesine göre ihtarın tebliğini müteakip 15 içinde fesh edildiğini bildirmiştir. 26/06/2019 tarihli \"Devir Teslim Tutanağı\" başlıklı belgede, acentenin davalıya devir-teslim edildiği, tutanağın ekinde şubeye ait cari alacak listesi, acenteye ait 26/06/2019 tarihli kasa ekstresi, şube personel isim listesi, acentede bulunan devir kargo listesi ve acente demirbaş listesinin bulunmaktadır. Davacı ve davalı temsilcilerinin imzası bulunan 26/06/2019 tarihli \"Lüleburgaz Acente Demirbaş Sayım Tutanağı\" başlıklı belgede, 44 kalemden oluşan demirbaşların toplam bedelinin 12.364-TL olduğu belirlenmiştir.Davacı davalıya gönderdiği 12/08/2020 tarihli ihtarnameyle 10.650-Euro teminat ile 45.000-TL demirbaş ve son ay hak ediş bedelinin ihtarın tebliğinden itibaren 15 gün içinde ödenmesini istemiştir. İhtar, davalıya 19/08/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir.Bilirkişi heyetinin kök raporunda; davacının ticari defterlerinde 30/06/2019 tarihi itibariyle alıcılar hesabında 116.542,49-TL davalıdan alacaklı, depozito ve teminat hesabında 10.650-Euro teminat bedeli için 50.112,51-TL davalıdan alacaklı ve 31/05/2019 tarihi itibariyle satıcılar hesabında 16.655,98-TL davalıya borçlu göründüğü; davalının ticari defterlerinde satıcılar hesabında 39.788,98-TL davacıya borçlu, depozito ve teminatlar hesabında 95.934,13-TL davacıya borçlu göründüğü; sonuç olarak davacının demirbaş bedeli olarak ödenen 45.000-TL ile son ayın (31/06/2019 tarihli 91335 nolu) hakediş bedeli 16.493,71-TL'yi talep edebileceği, sözleşme kuruluşundan itibaren 3 ay sonra feshedildiğinden davacının ödediği 4.500-TL marka bedelini istemeyeceği ve davacının davalıya borcu olmadığı, aksine alacağı olduğu anlaşıldığından 10.650-Euro (106.926-TL) teminat bedelinin iadesinin gerektiği ve davacının toplam (45.000+16.655,98+106.926=) 168.416,71-TL alacaklı bulunduğu görüşü belirtilmiştir. Davacının, davalıya ilişkin alıcılar hesabında 30/06/2019 tarihli 91335 sayılı kaydı 21.978,09-TL olup, bilirkişi kök raporunda 16.493,71-TL hak edişin neye göre tespit edildiği anlaşılamamıştır. Davalı vekili bu rapora karşı sunduğu 17/05/2021 tarihli itiraz dilekçesinde feshin haklı olmadığını, \"Taahhütname\" gereğince davacının devlet kuruluşlarından borcu yoktur belgesini alıp sunmadığından, teminatı  istemeyeceğini ,ek rapora karşı itiraz dilekçesinde davacının akit tarihinde müvekkiline 24.497,98-TL demirbaş ödemesi yaptığı, sözleşme sona erince iskontoyo göre 14.947,99-TL'nin davacıya ödenerek iade alındığı, bilirkişilerin 45.000-TL demirbaş bedelini nasıl hesapladıklarının belli olmadığı; teminatın iadesi için davacının ilişiksiz belgelerini sunmadığını rapordaki 16.493,71-TL hakediş bedelinin neye göre hesaplandığının anlaşılamadığı belirtilmiştir.Davacı dava dilekçesinde, tarafların14/03/2018 tarihli acentelik sözleşmesini fesih ettiklerini, 26/06/2019 tarihinde acenteyi davalıya devir-teslim ettiğini belirterek, 10.650-Euro (106.926-TL) teminat bedelinin, 45.000-TL demirbaş ve son ayın hak ediş bedelinin ve 20.000-TL marka bedelinin 26/06/2019 tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsilini istemiştir. Dava dilekçesinde harca esas değer 171.926-TL olarak gösterilmiş ve harç bu miktar üzerinden yatırılmıştır. Yargılama aşamasında davacı taraf, toplam 45.000-TL bedelli talebinin ne kadarının demirbaş bedeli ne kadarının son ayın hak ediş bedeline ilişkin olduğu hususunda bir açıklama yapmamış,mahkemece de bir açıklama istenilmemiştir.Nihai hükümde davacının 10.650-Euro teminat bedeli ve 45.000-TL demirbaş bedeli talebinin kabulüne, hak ediş bedeli talebi için karar verilmesine yer olmadığına ve marka bedeli talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının taleplerinin değerlendirilmesi için öncelikle sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Sözleşmenin 8/2. maddesinde, tarafların tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetme hakkının olduğu, sürenin bitiminden önce taraflardan birinin usulüne uygun fesihnameyle sözleşmeyi feshedebileceği düzenlenmiştir.Somut olayda da davacı davalıya noterden gönderdiği 31/05/2019 tarihli fesihnameyle sözleşmeyi 8. maddeye göre feshettiğini bildirmesi üzerine, davalı da 26/06/2019 tarihli devir-teslim tutanağıyla acenteyi devir ve teslim almıştır. Davacının fesih bildirimi üzerine davalı itiraz etmeden devir teslim  tutanağı düzenlemiştir. Davacının fesih bildiriminin davalı tarafından kabul edilerek rızaen sonlandırdığının kabulü gerekir. 8. maddede yapılacak fesihte bir neden gösterilmesi gerektiği düzenlenmediğinden davacının feshinin haksız fesih olmadığının kabulü gerekir.Davacının birinci talebi, \"Taahhütname\"nin 5. maddesine göre 09/03/2018 tarihinde ödediği 10.650-Euro teminat bedeline ilişkindir. Yine \"Taahhütname\"nin 7. maddesinde sözleşmenin her hangi bir sebeple feshi halinde ticaret kanunun taşıma hukuku ile ilgili maddeleri gereği  fesih tarihinden 1 yıl sonra gerçekleşen faaliyet dönemiyle ilgili hiçbir borcu kalmadığında (resmi kurum, personel, müşteri vb.) teminatın iade alınacağı belirlenmiştir. Davalı da, savunmasında davacının resmi kurumlardan ve işçilerinden borcu olmadığına dair yazı sunmadığından teminatın geri istenemeyeceğini belirtmiştir. Fakat söz konusu maddede teminat iadesi için davalının belirttiği hususlarda borç bulunmadığına dair yazılar sunulması gerektiği düzenlenmemiş, sözleşmenin sona ermesinden itibaren 1 yıl sonra borç kalmadığından teminatın iadesini isteyebileceği düzenlenmiştir.Davacı eldeki davayı  06/11/2020'tarihinde 31/05/2019 tarihli fesihname sonucunda 26/06/2019'da yapılmış devir-teslim işleminden yaklaşık 16 ay sonra yani 1 yılın dolmasından sonra açmıştır.Davalı da  yargılama boyunca ve istinaf dilekçesinde davacının ödediği teminatın tamamen veya kısmen iadesine engel teşkil edecek faaliyet dönemiyle ilgili bir borcu (resmi kurum, personel, müşteri vb.) bulunduğuna dair bir bilgi-belge sunmamıştır. Bu nedenle 12/08/2019 tarihli ödeme ihtarının davalıya tebliğ tarihine göre 15. günün 03/09/2020 tarihinde son bulduğu gözetildiğinde, mahkemece 10.650-Euro'nun belirtilen tarihten itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesindeki faiziyle tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Davacı ikinci talebi demirbaş ve üçüncü talebi olan son ay hakediş bedeli için toplam talep miktarını 45.000-TL olarak göstermiş ve bu miktar üzerinden harç yatırmıştır. Taraflar arasındaki \"Ek protokol\"ün 7. maddesinin 18. bendinde sözleşmenin feshi halinde davalı şirketin demirbaşları alıp almayacağı hususunda serbest olduğu ve 13/03/2018 başlangıç tarihli sözleşmenin 26/06/2019 tarihli devir-teslim tutanağıyla son bulduğu gözetildiğinde söz konusu hükme göre (13-18 aylık demirbaşlar için) %40 iskontoyla davalının demirbaşları alabileceği, bu takdirde davacının iade faturası düzenleyeceği kabul edilmiştir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve rapora göre davacının 45.000-TL demirbaş bedeli alacağına ilişkin tespitin neye göre yapıldığı anlaşılamamış olup, bu hususta hiç bir dayanak belge-kayıt da dosyada bulunmamaktadır.Buna göre her iki talep miktarının tespiti için bilirkişi kök raporunda irdelenmiş ve ekinde bulunan davalıya ait hesap ekstresi incelendiğinde, 26/06/2019 devir teslim tarihinden sonra davalının hesabına kendi borcu olarak 27/06/2019'da 4 adet demir baş alım faturası açıklamalı faturayı protokolün 7. maddesine göre kaydettiği, aynı kapsamda karşılıklı olarak cari virman fişlerini borç ve davacının hak ediş bedeli olarak belirttiği hizmet alım faturalarını alacak olarak işlediği, 2020 yılında hesabın davacı lehine 43.947,98-TL ile açıldığı ve davadan önceki tarih olan 30/09/2020 tarihli son kayda göre davacıya 39.788,98-TL borçlu olduğu görülmüştür. Ek protokole göre demirbaşların iade alınması halinde fiyatın belirlenmesi noktasında yapılması gereken %40 iskontonun yapılması suretiyle davacı tarafından düzenlenen demirbaş faturalarının  davalının davacının cari hesabına işlediği belirlenmiştir.Bir başka deyişle davacının demirbaşlar için davalıya düzenlediği faturalar davacının hakediş hesabında kayıtlıdır. Ek protokolün 8. maddesindeki ihtilaf halinde davalının kayıtlarının geçerli olacağı kararlaştırıldığından, davacının demirbaş ve hak ediş taleplerine ilişkin kayıtların davalının söz konusu hesabında özel olarak (iki ayrı hesapta değil ) ayrılmadan aynı hesapda takip edildiği, buna göre de davacının demirbaş ve hak ediş bedelinden  toplam 39.788,98-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır Demirbaş bedeli faturalarını düzenleyip davalıya gönderen davacının daha fazla demirbaş bedeli talebi de yerinde değildir. Dava dilekçesinde bu durumun gözetilerek her iki alacağın birlikte talep edildiği, ayrıca harçlandırılmadığı anlaşılmakla bu kısım bakımından  harcın tamamlanması gerektiğine ilişkin davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davacı bu taleplerini birleştirerek toplamda  harçlandırılmış 45.000-TL istediğinden, talep miktarı da aşılmadığından bu talebin ayrıştırılması gerekmez. Bu kalemde ki talebe karşılık 39.788,98-TL'nin davalıdan 03/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken, demirbaş bedeli için 45.000-TL'nin kabulüne ve hak ediş bedeli için de yazılı gerekçelerle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi  doğru olmamıştır.Davacının dördüncü talebi, sözleşmenin başında davacının davalıya verdiği \"Taahhütname\"nin 3. maddesine göre 09/03/2018 tarihinde ödediği 4.500-TL marka bedeline ilişkindir. Fakat davacı 20.000-TL marka bedeli talebinde bulunmuştur. \"Taahhütname\"nin 3. maddesinde  sözleşmenin 3 üç aydan sonra feshi durumunda isim-marka bedelinin tamamının davalıya irat kaydedileceği kabul edilmiştir. Davaya konu sözleşmenin 3 aydan sonra fesh edilmesi nedeniyle, bu talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davanın 10.650-Euro teminat bedeli, 39.788,98-TL demirbaş ve hak ediş bedeli talebinin kabulüne, fazla istemin reddine karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek davanın  kısmen kabulüne ,fazla istemin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/515 Esas - 2022/140 Karar sayılı 24/02/2022 tarihli kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; \"10.650-Euro teminat bedelinin 03/09/2020 tarihinden itirabaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca Euro cinsinden açılacak 1 yıllık mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 39.788,98-TL demirbaş ve hak ediş bedelinin 03/09/2020 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,Marka bedeli ve icra inkar tazminatı talebinin reddine,\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;\"Alınması gereken 10.022,10-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine  yatırılan 2.936,07-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 7.086,03‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 2.990,47‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 1.600-TL bilirkişi ücreti ve 324-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.924-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.645-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı lehine taktir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 25.211,02-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Maliye Hazinesinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.130-TL'sinin davalıdan, 190‬-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye ödenmesine,\"Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,Davalı tarafından yatırılan 2.583,65-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan 52,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 45-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 20-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 3-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"235bd309b02901e7","SID":"2ef8d3d5a6fd660a"}}