{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2023/471 <br>KARAR NO:2025/741<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:23/11/2022<br>NUMARASI:2020/599 Esas - 2022/904 Karar<br>DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:30/04/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan ve davalı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı motosikletin 15.10.2018 tarihinde saat 20:00 sıralarında ... üzerinde seyir halinde iken  yaya olan davacıya çarptığını, motosiklet sürücüsünün 91,54 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini,  araç sürücüsü hakkında Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/3481 sayılı soruşturma dosyasında  sürücünün asli kusurlu olduğu tespit edildiğini, 14.01.2020 tarihinde davalı sigorta şirketine  başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketinin yasal süre olan 15 gün içinde herhangi bir cevap vermediğini belirterek  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla  şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihin olan 15.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı müvekkilin uğramış olduğu manevi zarar nedeniyle 30.000-TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 15.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte yalnızca davalı ...'tan tahsiline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini 65.171,28 TL'ye yükseltmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın 15.10.2018 tarihinde karıştığı bedeni hasarlı trafik kazasına ilişkin ... numaralı dosyada incelendiğini, komisyon tarafından ... numaralı dosyada başvurunun reddine karar verildiğini, iş bu karara başvuran vekili tarafından komisyon nezdinde itiraz edilmediğini ve kararın kesinleştiğini, bu nedenle huzurda görülen başvurunun kesin hüküm yönünden reddini talep ettiklerini, davacı tarafın dava öncesinde müvekkili olan şirkete başvuruda bulunmuşsa da KTK'nın 97. maddesinin aradığı anlamda usulüne uygun bir başvuru olmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, aksi kanaat halinde, kusur raporu alınmak üzere dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi ile davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... davaya cevap dilekçesi vermemiştir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 61.078,39 TL’nin davalı sigorta şirketi yönünden 21.10.2020 dava tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 15.10.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 20.000,00 TL’nin 15.10.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’tan alınarak davacıya verilmesine, \"karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davadan önce müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından, dava şartı noksanlığı nedeniyle  usulden reddi gerektiğini, karara esas alınan aktüerya hesaplamasına esas alınan maluliyet raporu usule ve ilgili mevzuata uygun olmadığını, maluliyet rapor Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu  dışında alınan raporlara itibar edilmemesi gerektiğini, itiraza konu karara esas alınan aktüer bilirkişi raporuna ilişkin itirazları bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada aktif döneme ilişkin 1 yıl süre ile fazladan hesaplama yapıldığını, nitekim başvurucu, 01.01.2023 tarihi itibariyle 37 yaşında olup emeklilik dönemine kalan süre 23 yıl olduğunu, ancak bilirkişi bu süreyi 24 yıl olarak hesapladığını, Hesaplama TRH-2010 Hayat Tablosu ve Progressif Rant yöntemine göre yapıldığını ancak Trafik Sigortası Genel Şartları gereği hesaplamada %1,8 Teknik Faiz Yönteminin kullanılması gerektiğini, kusur değerlendirmesi yapılmadan tazminat hesaplaması yapıldığını,  sigortalı araç sürücüsüne tam kusur atfedilmesi, müvekkil şirketin sorumluluğunu haksız şekilde artırdığından hakkaniyete aykırı olduğunu, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınması gerektiğini  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 15.10.2018 tarihinde saat 20:00 sıralarında, Kocaeli İli, Gebze İlçesi,... Caddesi kavşağına 20 metre mesafede, sürücü ... yönetiminde  seyir halinde olan ... plakalı motosikletin yolun karşısına geçmeye çalışan davacı yaya...’ e çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi ile manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.Kazaya karışan araç davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı  olup davacı vekili sigorta şirketine başvuru yaptıktan sonra verilen olumsuz yanıt üzerine dava açıldığına göre KTK'nın 97.madddesinde düzenlenen  başvuru koşulu yerine getirildiğinin kabul edilmesi ile başvuru tarihinden itibaren 8.günden itibaren faiz işletilmesinde  usul ve yasaya  aykırılık  yoktur. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.  (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. -  2024/5474  K.,  2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları). İllk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre ve kaza tarihi  itibariyle yürürlükte bulunmayan (20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan) Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeli hükümlerine göre maluliyet raporu alınamayacağına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. Davalı sigorta şirketi vekilinin kusura ilişkin istinaf talebi bakımından değerlendirme yapıldığında; Mahkemece alınan kusur bilirkişi raporuna göre  olayın meydana Gelişinde ZMMS poliçeli ... plakalı motosikletin sürücüsü davalının trafik kurallarına aykırı, dikkatsiz  ve tedbirsiz davranışları ile tam kusurlu olduğu, yaya davacının kusursuz olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Yine davalı sürücünün kaza ile ilgili  ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının da aynı doğrultuda olup birbiriyle örtüştüğü, kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda  hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre  1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğine ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. -  2024/5474  K.,  2023/12136  E. -  2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K., 2021/16078  E. - 2022/10550  K. sayılı kararları). Hükme esas alınan hesap raporunda 11/11/1986 doğumlu olan davacının kaza tarihinde 32 yaşında olduğu, kaza tarihinden itibaren işlemiş 4 yıllık bilinen aktif devreden (15/10/2018-15/10/2022) sonra emeklilik yaşı olan 60 yaşına kadar kalan sürede 24 yıl aktif devre belirlenmesinde de isabetsizlik  bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı ... A.Ş. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 5.538,46 TL harçtan peşin alınan 1.385,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.153,46‬ TL harcın davalı ... A.Ş. tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9db0c259a1b9dfed","SID":"a37e52e6a5da0ee7"}}