{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:25/11/2021<br>DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat<br>GEREKÇE TARİHİ:30/05/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile eşinin .... tarihinde saat .... sıralarında Antalya İli ... Mahallesi ... sokaktan ... sokak istikamesine doğru kaldırım bulunmaması nedeniyle yolun dışındaki mucurlu kısımdan evlerine yaya olarak seyir halindeyken ... caddesi istikametinden müvekkilinin bulunduğu yere doğru son sürat gelen ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun dışında bulunan müvekkiline şiddetli bir şekilde çarptığını ve hiç durmayarak olay yerinden kaçtığını, bu sebeplerle kaza tespit tutanağının tutulamadığını, davalı ... hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında soruşturmanın başlatıldığını, kazaya sebebiyet veren davalı ...'in polis tarafından tespit edilmesi üzerine ifade verdiğini, davalı ...'in daha önce alkollü araç kullanmaktan dolayı ehliyetinin iptal edildiğini, müvekkilinin kazadan sonra hayati tehlikesinin bulunması nedeniyle yoğun bakıma alındığını, kafatasında kırıklar meydana geldiğini, kulağında duyma kaybı olduğunu, klavikulada parçalı kırıklar meydana geldiğini, orbita kırığı meydana geldiğini, skapula kırığı meydana geldiğini, müvekkilinin halen sağlığına kavuşamadığını, işyerinde bir çok sıkıntı yaşadığını, müvekkilinin eşinin %93 ağır ve sürekli engelli olduğunu ve bakıma muhtaç 15 yaşında çocukları olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, beyan ederek; 500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'ten alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağı düzenlenmediğinden kaza, yaralanma, nedensellik bağı ve kusurun kanıtlanması gerektiğini, davacının maluliyet durumunun tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketinin davacının tıbbi evrakları ile birlikte ... Danışmanlık Hizmetlerinden maluliyet raporu aldığını, sağlık kurulu raporunun verilmediğini, 1 yıl sonra kontrol şartının konulduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...alınan maluliyet raporlarının tamamında davacının sürekli iş göremezliği bulunmadığı sabittir. Kaza tarihinde yürürlükte olan özürlülük ölçütü yönetmeliği nazara alınarak bu yönde hazırlanan raporlara itibar edilmiş, yine bu raporlarda davacının 9 ay geçici iş göremez durumda bulunduğu da kabul edilmiştir. 9 ay geçici iş göremezlik döneminde bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı ve bulunuyor ise süresi sorulmuş, bakıcı ihtiyacı bulunmadığı bildirilmiş olup davacının bakıcı masrafı adı altında tedavi gideri bulunmadığı kabul edilmiştir. Davacının maddi zararı hesaplanmış olup davacı  taraf da raporu kabul ettiğini beyan etmiştir. Rapor usul yasaya uygun olmakla hükme esas alınarak hesaplanan tutar doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Manevi tazminat yönünden ise; trafik kazası sonucunda davacının yaralandığı, davacının 9 ayda iyileşebilir hale geldiği ve tedavi gördüğü, bu süreçte manevi yönden etkilendiği, tanık beyanlarına göre davacının eşinin de diyaliz ve şeker hastası olup onun da bakımını üstlendiği ancak bu süreçte eşinin bakımı ile de ilgilenemediğinden ve bu konuda dışarıdan yardım almak zorunda kalmaktan dolayı mahcubiyet ve üzüntü duyduğu, tam kusursuz oluşu, gelir durumu ve paranın alım gücü nazara alınarak davacının SGK ödemeleri düşülmeden hesaplanmış maddi zararı ile de orantılı olduğu\" gerekçesiyle \"maddi tazminat yönünden; davanın kabulü ile; 10.719,39 TL'nin 17/11/2017 (davalı ... sigorta için 01/10/2018 tarihinde başlamak kaydıyla) tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat yönünden; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine; 15.000,00 TL manevi tazminatın 17/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.  <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur durumuna ilişkin belirlemeyi kabul etmediklerini, kaldırımı olmayan yolda, ağır engelli eşini götürmekteyken meydana gelen kazada, davacının da kusuru olduğu kanaatinde olduklarını, kalıcı engel bulunmamasına rağmen, iyileşme süresinde sanki hiç çalışamayacak durumda olduğu varsayılarak, yüksek ücretle maddi zarar hesaplandığını, maddi tazminata ilişkin raporun da doğru olmadığını, özellikle manevi tazminata ilişkin miktarı yüksek bulduklarını, tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, kabule göre de maddi tazminatın çok üzerinde belirlenen manevi tazminatın, bu kadar yüksek belirlenmesinin gerekçesi olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; ZMMS Poliçesi Genel Şartları'na göre geçici iş göremezlik zararı ve geçici iş göremezlik süresi içindeki bakıcı giderlerinin teminat dışı olduğunu, maluliyet durumunun şüphesiz olarak tespit edilmediğini, sağlık kurulu raporunun sürekli ibaresi ile verilmediğini, bir yıl sonra kontrol şartı konulduğunu, dosyada bulunan tetkik ve tedavilere ait tıbbi raporlar vr belgeler baz alınarak yapılan medikal değerlendirme neticesinde, raporda özür oranı bildiriminde bulunduğunu, araz ile kaz zedenin geçirdiği trafik kazası arasında illiyet bağının kesinlikle bulunmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Bilindiği üzere; 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanun'un 50/1. maddesi gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. <br>6098 sayılı TBK'nın 54. maddesinde haksız fiil halinde meydana gelen bedensel zararların tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak tanımlandığı, yine aynı Yasa'nın 55. maddesi uyarınca bedensel zararların Borçlar Kanunu hükümlerine ve sorumluluk ilkelerine göre hesaplanacağı, kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemelerin bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemeyeceği, zarar veya tazminattan indirilemeyeceği ifade edilmiştir. <br>Bu genel açıklamalar üzerine somut dosya incelendiğinde; .... tarihinde davacının eşi ile birlikte yol kenarında yürüdüğü esnada davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yolun dışında bulunan davacıya aracın sağ yanı ile çarpması neticesinde meydana gelen kazada davacının yaralandığı sabit olup, kazaya karışan aracın diğer davalı ... adına kayıtlı bulunduğu, yine kaza tarihi itibariyle geçerli ... plakalı aracın ZMSS poliçesini davalı sigorta şirketinin düzenlediği anlaşılmaktadır. <br>Davacının bu kaza nedeniyle dosyada toplanan deliller alınan bilirkişi raporları ve hastane kayıtları ile birlikte bakıldığında; kafatasında çatlak, yine sağ köprücük kemiğinde kırık ile birlikte kısmen görme şikayetlerinin oluştuğu, davacının kaza nedeniyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca  Adli Tıp 2. Üst Kurulu'nun ... tarihli raporu kapsamında daimi maluliyetinin bulunmadığı ancak geçici iş göremezlik süresinin ise 9 aya kadar uzayabileceği belirlenmekle, ilk derece mahkemesince de bu rapor hükümleri dikkate alınarak davacının geçici iş göremezliği yönünden maddi tazminat isteminin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. <br>İlk derece mahkemesince doğru yönetmelik hükümleri uyarınca ve kaza sonrasında TBK'nın 55. maddesi uyarınca davacıya rücu edileceği belirtilen SGK İl Müdürlüğü'nden gelen yazı cevaplarında davacıya ödendiği belirtilen 3 aylık geçici rapor ödemesinin aktüerya bilirkişisi tarafından yapılan hesaplamadan mahsup edilerek davacının geçici iş göremezliğe bağlı maddi tazminatının hesabına dair hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporunun da karara esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı sigorta şirketi vekili ile davalı ... vekilinin  maddi tazminata yönelik istinaf istemlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. <br>Mahkemece yapılan yargılama sırasında; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporu ile savcılık dosyası kapsamında hazırlanan bilirkişi raporu ve ... tarihli görgü ve tespit tutanağında yapılan inceleme sonucunda kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in %100 oranında kusurlu bulunduğuna yönelik bilirkişi raporunun mahkemece karara esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Diğer taraftan davacının meydana gelen trafik kazası nedeniyle kafatasında meydana gelen çatlak ile birlikte köprücük kemiğinde meydana gelen kırık sonucunda zarar gördüğü sabit olup, bu husus dosya kapsamında alınan davacıya ait hastane kayıtlarıyla beraber maluliyete ilişkin hazırlanan bilirkişi raporuyla sübuta ulaşmış olup; buna göre davacının kaza nedeniyle oluşan daimi maluliyeti bulunmamakla birlikte, 9 ay geçici iş göremezliğinin oluştuğu anlaşılmaktadır. <br>Davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, davalının eyleminin özelliği,  davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile davacının kaza tarihi itibariyle yaşı ve kaza nedeniyle hastanede kalma süresi, bu süreç içerisinde  yaşadığı acı ve manevi zarar ile  davalının haksız fiilin meydana gelmesinde kusurunun ağırlığı bir arada değerlendirildiğinde;   ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olmadığı, hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakla manevi tazminat miktarına yönelik davalı ... vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>Sonuç olarak; davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yukarıda izah edilen nedenler ile istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı ... vekilinin ve ... Sigorta A.Ş. vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.756,89 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 439,23 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.317,66 TL istinaf karar harcının davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,24 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 183,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 549,14 TL istinaf karar harcının davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>4-Davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'nin istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>7-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle KESİN olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"78ba697f5958d532","SID":"5a9323a857887b49"}}