{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/2316 <br>KARAR NO:2025/1452<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:25/04/2024<br>NUMARASI:2023/182 E - 2024/274 K<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:29/05/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili şirket aleyhine ... sayılı takip dosyasıyla icra takibi başlattığını, ancak müvekkilinin davalı şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını, davalının alacağı var ise bunu ispat etmesi gerektiğini müvekkiline borçlu olduğuna dair herhangi bir ihtarname de tebliğ edilmediğini, takibin haksız ve kötü niyetle yapıldığını, 72/son hükmü gereği yetkili mahkeme olarak İstanbul Anadolu Mahkemelerinin seçildiğini belirterek öncelikle takibin tedbiren durdurulmasına icra takibine konu edilen diğer alacak nedeni ile borçlu bulunmadığının tespiti ile takibin iptaline yine kötü niyetli takip nedeniyle %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile ... ve ... Fatura Hesap numaraları ile iki farklı kurumsal abonelik sözleşmesi imzalandığını, Fatura Hesap Numaraları içerisinde davacı şirkete ait... Numaralarına hizmet verildiğini, davacı şirketin ... Fatura Referans Numarası kapsamında... Nolu Aralık 2016, ... Nolu Ocak 2017, ... Nolu Şubat 2017, ... Nolu Mart 2017, ... Nolu Nisan 2017 faturalarını ve ... Fatura Referans Numarası kapsamında ... Nolu Aralık 2016, ... Nolu Ocak 2017, ... Nolu Şubat 2017, ... Nolu Mart 2017, ... Nolu Nisan 2017 faturalarını ödemediği,  bu faturalara sekiz günlük süre içerisinde itiraz etmediğini, davacıya sunulan hizmetlere karşılık herhangi bir ödeme alınmadığı, davacı şirketin borçlu olduğunu beyanla davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \" Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin vermiş olduğu ...hizmet doğrultusunda davacı şirkete indirim sağladığı, sözleşme gereği sözleşmenin süresinden önce feshi halinde daha önce uygulanan indirim oranı nispetinde davalı şirketin alacaklı olduğu, bu alacakların faturalandırıldığı, taraflar arasında akdedilen abonelik ilişkisinin varlığına yönelik bir itirazın bulunmadığı, davacı şirket aleyhine ettirilen faturaların, davalı şirketçe sunulan hizmetler karşılığı ve geçerli bir sebep olmaksızın iptal edilen  abonelikler nedeniyle tanzim olunduğu\" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmadığını,  taraflar arasında akdedilen 06/03/2015 tarihli ... İndirim Kampanyası Taahhütnamesi'nin 1. Maddesinde müvekkilin ... ve  ... nolu ... hatlarının işbu taahhütnamenin imzalandığı 06.03.2015 tarihinden itibaren en az 12 (on iki) ay süresince tarifeye tabi olarak kullanılacağının hüküm altına alındığını, bilirkişinin raporunda bir kısım aboneliklerin 13. Taahhüt ayında olduğunu ve 24 aylık taahhüt bitiş süresine 11 ay kaldığından bahisle  hesaplamalar yaparak müvekkilinin 41.043,53-TL tutarlı faturalardan sorumlu olduğunun tespit etmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasında imzalanan taahhütnamenin 7. Maddesinde \"İşbu taahhütname geçerlilik süresi bitiminden önce; ... Tip abonelik sözleşmesi ile tesis  edilen aboneliğimizi tarafımızdan tek taraflı olarak veya işbu taahhütnamedeki yükümlülüklerimizi yerine getirmememiz nedeniyle ... tarafından fes edilmesi veya hatlarımızın iptal edilmesi dondurulması kısıtlanması veya hatlarımızı iptal etmemiz, dondurmamız, kısıtlamamız, devretmemiz ön ödemeli hatta çevirmemiz veya numara taşınabilirliği kapsamında başka bir operatöre geçmemiz tabii olduğumuz kampanya tarifimiz ile ilgili kampanyada belirlenmiş usullere aykırı olarak başka bir tarife ile değiştirmemiz durumunda taahhütlü olarak tarifelerden indirim aldığımız süre boyunca tarafımıza uygulanmış indirimlerin toplamının ... tarafından tarafımıza gönderilecek ilk faturada ceza bedeli olarak yansıtılacağını ve işbu tutarı hiçbir zaman fesih ya da sona erme tarihinden taahhütname süresi sonuna kadar olan dönem için tarafımızca işbu taahhütnamenin birinci maddesi uyarınca taahhüt edilmiş olması nedeniyle ödenmesi gereken toplam tutarı aşmaması koşuluyla aynen ödeyeceğimizi kabul, beyan ve taahhüt ederiz.\" şeklinde taahhüt altına alındığını, bilirkişinin bu madde kapsamında inceleme yapmadığını,dosyaya davalı tarafından abonelik sözleşmesinin tamamının ibraz edilmediğini,sadece belirli kısımları dosyaya ibraz edilmiş olduğundan sözleşmenin tamamı üzerinde gerekli inceleme de yapılamadığını, ayrıca bilirkişi raporunda bir kısım aboneliklerin taahhüdün kaçıncı ayında olduklarının bilinmediğinden faturalara ne kadar indirim tahakkuk ettirildiğinin görülmediğine ilişkin bir tespit bulunduğunu, müvekkili şirketin her iki hat için 5'er ay boyunca ödeme yapmadığı, bu aylar için de davalı şirketin müvekkiline fatura kestiği dosyadaki belgelerle sabit olduğunu, ancak ... sözleşmesi ve yasal mevzuat gereğince davalı şirketin söz konusu hatlarla ilgili herhangi bir faturanın ödenmemesi halinde hattı kesmesi gerekirken davalının hattı kesmediği gibi fatura düzenlediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, sözleşmeye aykırı tahakkuk ettirilen faturalara dayalı başlatılan takip nedeniyle  menfi tespit  talebine ilişkindir. Davacı, ... hatları nedeniyle borcunun bulunmadığını, takibin haksız olduğunu ileri sürmektedir. Davalı ise, davaya konu icra takibine konu faturaların davacı şirketin kullanımları ve taahhütnamenin süresinden önce sonlandırılması neticesinde tahakkuk ettirildiğini, faturalandırmada hukuka aykırı bir unsur bulunmadığını savunmaktadır.Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi  Elektronik ve Haberleşme Başmühendisi ... raporunda \"Davalı ... A.Ş'nin Davacı ... A.Ş ile çeşitli tarihlerde ... İndirim Kampanyası Taahhütnamesi, Alışveriş Puan Taahhütnamesi, Taahhütlü Kurumsal Ekstra Puan Kampanyası, Tek Fatura Hizmeti Başvuru Formu, ... 16 GB Kampanyası Taahhütnamesi Tarife Bağımsız Taahhütnameleri ile abonelik ilişkileri kurduğu, bu sözleşmeler karşılığı çok sayıda ... Hattını davacı tarafın kullanımına sunduğu, bu ... hatlarına başlangıç ve bitiş tarihleri değişen 12 aylık yahut 24 aylık taahhütlü abonelik ilişkileri kurduğu, 2011 yılından itibaren 12 aylık yahut 24 aylık taahhütlü aboneliklerin yenilenerek devam ettiği, abonelik taahhüt sözleşmelerinde abonelik süresi boyunca davacı tüketiciye sağlanan hizmetlerde çok sayıda ... Hattının kurumsal ... ve ...numaralı 2 adet ... Numarası altında indirimli fatura tahakkuk ettirileceği, taahhüt süresinden önce abonelik feshedilmesi durumunda aboneye sağlanan indirimlerin ve aboneye tahakkuk ettirilmemiş bağlantı, cihaz ve kurulum hizmet ücretleri ile taksitli satışı yapılmış akıllı telefonların kalan taksit bedellerinin aboneye tahakkuk ettirileceğinin açık ve net bir şekilde görüldüğü, ... Fatura Referans Numarası kapsamında ... Nolu Aralık 2016, ... Nolu Ocak 2017, ... Nolu Şubat 2017, ... Nolu Mart 2017,... Nolu Nisan 2017 faturalarının ve ... Fatura Referans Numarası kapsamında ... Nolu Aralık 2016,...Nolu Ocak 2017, ... — Nolu Şubat 2017, ... Nolu Mart 2017, ... Nolu Nisan 2017 faturalarını ödemediği, ödenmeyen faturalar için ... Dosyası ile 41.043,53 TL tutarlı icra takibi başlatıldığı...Özü itibariyle davalı ... A.Ş'nin davacı ... A.Ş ile iş ilişkisinde bulunduğu ve davacıya hizmet sunduğu, sunduğu bu hizmetler karşılığı faturalar tahakkuk ettirdiği çok açık ve net olarak görülmektedir.\" şeklinde görüş bildirilmiştir.Mali müşavir ...  ve  ... raporlarında  ise, \" Davalı şirket tarafından ... nolu ... hattı için 2016 yılı Aralık dönemi ile 2017 Mart ayı dönemi için düzenlendiği 9.480,80 TL tutarlı 4 adet faturanın abonelik hizmet faturası, 2017 Nisan dönemi için düzenlediği 21.975,90 TL tutarlı faturanın fesih tarihine kadar olan sürede uygulanan indirim tutarlarına ilişkin olduğu, Davalı şirket tarafından ...hattı için 2016 yılı Aralık dönemi 2017 Mart ayı için dönemi için 3.163,30 TL tutarlı 4 adet faturanın abonelik hizmet faturası 2017 Nisan dönemi için düzenlenen 6.435,50 TL tutarlı faturanın fesih tarihine kadar olan sürede uygulanan indirim tutarlarına ilişkin olduğu, Bir kısım aboneliklerin 13. Taahhüt ayında olduğu ve 24 aylık Taahhüt bitiş süresine 11 ay kaldığı, iş bu abonelikler için sözleşmeler ve mevzuat gereği fesih tarihi ile fesih tarihinden taahhüt bitiş tarihine kadar uygulanacak indirimlerin (11 ay) aboneliğin başlangıcından fesih tarihine kadar olan sürede uygulanan indirimlerden (13 ay) daha düşük olduğunun görüldüğü ve düşük olan indirim miktarının davalı tüketici lehine olacak şekilde 24.04.2017 son ödeme tarihli faturada içinde 21.975,90 TL ve 24.04.2017 son ödeme tarihli faturada içinde 6.435,50 TL olarak tahakkuk ettirildiği,...Bir kısım aboneliklerin taahhüdün kaçıncı ayında olduklarının bilinmediğinden faturalara ne kadar indirim tahakkuk ettirildiğinin görülmediği...\" şeklide görüş bildirilmiştir. 4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran; iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur. İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu, ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin varlığını kanıtlamak durumundadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/02/2015 tarih, 2013/19-1362 E. - 2015/826 K. sayılı, 20/04/2016 tarih, 2014/13-856 E. - 2016/523 K.) Eldeki dosyada, davalı/alacaklı davacı ile abonelik sözleşmesi olduğunu, imzalanan taahhütnameler gereği davacının faturaları zamanında ödemediği için abonelik sözleşmesinin feshedildiğini, taahhütnameler gereği de davacıya sağlanan indirimlerin geri istendiğini ileri sürmüş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda takip dayanağı ...  ve  ... hatlarına ilişkin abonelik başlangıç tarihleri ile takipteki faturaların taahhütnamelerinin başlangıç ve bitiş tarihlerinin değerlendirilmediği, raporda takip ve davaya konu olmayan başkaca hatlara ilişkin değerlendirmelerde bulunulduğu, bir kısım aboneliklerin başlangıç ve bitiş tarihlerinin tespit edilemediğinin belirtildiği anlaşılmakla mahkemece yeni seçilecek bilirkişiden bu konularda hükme elverişli ve denetime açık rapor alınarak itirazların karşılanması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-a-6 md gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde yeniden rapor alınarak abonelik sözleşmeleri ile taahhütnamelerin başlangıç ve bitiş tarihleri saptanarak ve davacıya sağlanan indirimler de hesaplanarak  hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere  dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3a245e3f308ceae3","SID":"85fcbd32f5648824"}}