{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1902 Esas<br>KARAR NO: 2025/709<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 05/10/2021<br>NUMARASI: 2019/22 Esas, 2021/1012 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 15/05/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin davalıya verdiği danışmanlık hizmeti kapsamında düzenlediği faturaların ödenmediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takipte icra dairesinin yetkisine, borca ve ferilerine haksız itiraz ettiğini, davalı Diyarbakır İcra Dairesinin yetkili olduğu gerekçesiyle icra dairesinin yetkisine itiraz etmişse de, kıyasen uygulanması gereken HMK'nın yetkiye dair hükümleri gereği genel yetkili icra dairesinin davalının yerleşim yeri icra dairesi olan Silvan İcra Dairesi olduğunu, bu nedenle yetkili icra dairesi doğru gösterilmediğinden yetki itirazının reddi gerektiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında hizmet alan davalının borca itirazının da kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı cevabında; takipte ve davada Diyarbakır İcra Dairesi ve Mahkemesinin yetkili olduğunu, takibin dayanağı faturaların kapalı fatura olduklarını, kapalı olarak düzenlenen faturanın borcun ödendiğine karine teşkil ettiğini  belirterek davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; faturaların kapalı fatura olarak düzenlendiğine ilişkin bilirkişi raporunda herhangi tespit bulunmadığı gibi, dosyaya sunulan fatura asıllarının incelenmesinde faturaların kapalı olarak düzenlediğine dair herhangi bir ibarenin yer almadığı, bu nedenlerle davalının faturaların kapalı olarak düzenlendiği savunmasının dikkate alınamayacağı, davalının borcun ödendiğini savunarak ispat yükünü üzerine aldığı, ancak fatura bedellerinin ödendiğine dair dosyaya herhangi bir yazılı delil sunulmadığı, davalının yemin deliline de başvurmayacağını beyan ettiği, buna göre davacının fatura konusu asıl alacağının bulunduğu, davalının icra takibinden önce temerrüde düşürdüğüne dair dosya kapsamında herhangi bir ihtarnamenin yer almadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 16.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; kapalı faturada satıcının sattığı malın veya sunduğu hizmetin bedelini aldığının beyan edildiğini, kapalı faturanın ödemeye karine olduğunu, davacı tarafından düzenlenen faturaların kapalı faturalar olduğunu,  ilgili ticaret ve sanayi odasına müzekkere yazılarak kapalı faturanın borcun ödendiğine delalet eden bir ticari teamül olup olmayacağı hususunun sorulması gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, fatura alacağının tahsili için yapılan takibin itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında 16.000,00 TL asıl alacak, 2.966,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam, 18.966,25 TL nin tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>İlk olarak mahkemece, yetki itirazının kabulü ile dosyanın süresinde talep edilmesi halinde yetkili Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2018/3173 Esas, 2019/48 Karar sayılı kararı ile, davalının işletmesinin Silvan'da bulunduğu, davacı alacaklının adresinin ise Tekirdağ olduğu, buna göre genel yetkili mahkeme Silvan Mahkemesi olmasına rağmen davalının yetkili olmayan Diyarbakır Mahkemesinin yetkili olduğunu belirtmesi nedeniyle usulüne uygun bir yetki itirazı bulunmadığı, bu nedenle davanın açıldığı mahkemenin yetkili olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece, asıl alacak miktarı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, takip dayanağı faturaların kapalı fatura olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.\"Kapalı fatura ile ilgili kanuni düzenleme olmamakla birlikte, açık-kapalı fatura terimi ticari hayatla kullanılmaktadır. Ankara Ticaret Odasının 21.12.1948 tarih ve 6 No'lu \"teamül kararı\" ile açık fatura-kapalı fatura uygulaması, bir örf ve adet hukuk kuralı haline gelmiştir. Bu teamülden sonra yürürlüğe giren 5590 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları Kanunu'ııun 5. maddesi hükmü Odalara \"Bölgeleri içindeki ticari teamülleri tespit edip, örf ve adet haline getirmek\" görevi verilmiştir. Bir faturanın açık fatura veya kapalı fatura olarak kabulü özellikle ödemenin yapılmış olduğuna karine teşkil etmesi açısından önem taşımaktadır.Açık fatura; mal veya hizmet tesliminde müşterinin, mal veya hizmet bedelini faturanın düzenlendiği anda ödemeyip, sonradan ödeyecek olması durumunda düzenlenen faturadır.Açık fatura düzenlenirken satıcı kaşe ve imzayı faturanın üst kısmına basar. Kapalı fatura ise, mal veya hizmet tesliminde müşterinin, mal veya hizmet bedelini, faturanın düzenlendiği anda ödemesi durumunda düzenlenen faturadır. Kapalı fatura düzenlenirken satıcı kaşe ve imzayı faturanın alt kısmına basar.Açık ve kapalı faturanın tespitinde \"fatura asılları\" üzerinde inceleme yapılmalıdır. (19.1ID.01/11/2017.T.2016/10175;7524)Yargıtay bir çok kararında kapalı faturanın borcun ödendiğine karine teşkil edeceğini, istikrarlı şekilde vurgulanarak ticari teamülü benimsemiştir.Somut olayda davalı vekili istinaf başvurusunda takibe dayanak faturaların örnekleri sunmuştur. Söz konusu faturalarda davacı adına atılmış kaşe ve imza da yer almaktadır. Bu durumda Mahkemece davalının sunduğu fatura asılları getirtildikten sonra, davacı tarafa faturalardaki kaşe ve imzanın kendisine ait olup olmadığı sorularak, faturaların kapalı fatura olup olmadığının tespit edilmesi ve davalının ödeme savunmasının değerlendirilmesi gerektiğinden, kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 bendi gereğince esası incelenmeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/22 Esas,  2021/1012 Karar ve 05/10/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 273,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 342,16 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.15/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8c9516d2dd82f8d9","SID":"4145b0c0035b6eb2"}}