{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2025/109 Esas - 2025/371<br>\tT.C.<br>\tSAKARYA<br>\tASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2025/109 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/371<br><br>HAKİM\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: ...<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 11/02/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 30/05/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 30/05/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı yan arasında doğan ticari iş ve işlemler neticesinde borç ilişkisi oluşmuş, davacı, davalı yan ile olan ticari ilişkisinden kaynaklanan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmiştir. Ancak buna karşılık olarak davalı yan tarafından yapılması gereken ödemeler yapılmamış ve davacının alacakları sürüncemede bırakılarak davalı yan tarafından mağdur edildiğini, davacı şirketin tüm taleplerine rağmen talebe konu alacaklar borçlu tarafından ödenmemiş ve dahi borçlu ile hiçbir şekilde iletişim kurulamadığını, davacı şirketin tüm bu iyi niyetli çabalarının sonuçsuz kalması nedeniyle  cari hesap ekstresi ve ekstreye konu faturalar dayanak gösterilmek suretiyle Sakarya 2. İcra Dairesi'nin 2024/14727 Esas numaralı dosyası üzerinden takibe geçilmiş ve davalı yana ödeme emri tebliğ edilmiştir. Mezkur ödeme emrinin tebliğ edilmesinin akabinde davalı yanca icra takibine itiraz edildiğini,  Davalının Sakarya 2. İcra Dairesi'nin 2024/14727 Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu hukuki dayanaktan yoksun itirazının şimdilik dava değeri olan 25.000,00 TL. tutarı itibariyle İPTALİ ile mezkûr icra takibinin, itirazın iptal edilen tutarları yönünden devamına, davalı yan tarafından haksız ve kötü niyetli olarak mezkûr icra takibine itiraz edilmesi nedeniyle dava değerinin % 20 sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini, Yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalıya tahmiline dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamış, tüm vakıaları inkar etmiş sayılmıştır.<br>6100 Sayılı HMK'nın 313 ve devamı maddeleri uyarınca; sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.<br>Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Ancak irade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir.<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin beyanları ve yukarıda anılan HMK hükümleri kapsamında, davacının takibe konu taleplerinin karşılanması nedeniyle sulh oldukları, sulhun yargılamaya son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemlerinden olduğu anlaşılmış ve sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına;  dava tarihindeki haklılık durumuna göre Arabulucuk sarf ücretinin, davacının takibe konu taleplerinin karşılanması nedeniyle davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından, davalı üzerinde bırakılması gerektiğine  dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br> 1-Taraflar arasındaki uyuşmazlığın sulh ile çözülmüş olması nedeniyle HMK'nun 315. Maddesi gereğince esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri hususunda talep bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, <br>3-Davacı vekilinin vekalet ücreti talebi olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>4-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,<br>5-Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL masrafın davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından, davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>6-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinden  verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, 6100 sayılı yasanın 321/2. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın en geç bir ay içinde re'sen tebliğe çıkarılacağı hususu da bildirilerek karar verildi.30/05/2025<br><br><br>Katip ...<br>  e-imzalı   <br> <br> <br>Hakim ...<br>  e-imzalı   <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa553ba06d55dcc6","SID":"ae3a0a0abc41ec7b"}}