{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br> <br>ESAS NO\t: 2025/37 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/75<br><br>DAVA\t: Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle)<br>DAVA TARİHİ\t: 14/01/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 20/01/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 28/01/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin hissedarı ....'ın 12/01/2025 tarihinde İstanbul ..... Mahallesi Uzun .....Bulvarın'da bulunduğu sırada müvekkili şirkete ait karar defterinin de içinde bulunduğu çantasını tüm dikkatine rağmen çaldırdığını, anılan nedenle müvekkili şirkete ait karar defterinin  zayi olduğunu, Türk Ticaret Kanunun 82/7. maddesinin “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde olduğunu iddia ederek; bu nedenlerle  müvekkili şirkete ait karar defterinin müvekkili şirket hissedarının tüm özen ve dikkatine rağmen çalındığından zayi olan şirket karar defterinin tespiti ve zayi belgesinin verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.<br>TTK'nın 82/7.maddesi  ''Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir'' düzenlemesini içermektedir. <br>Davacının söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defter ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziya uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir. İleri sürülen mücbir sebebin de defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta  olması, başka bir deyişle  davacının irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması  gerekmektedir.<br>Somut uyuşmazlıkta; davacı şirket vekilinin, dava dilekçesi ile karar defterinin içinde bulunduğu çantanın şirket hissedarı yedinde bulunduğu sırada çalındığını iddia ettiği, TTK'nın 82. Maddesi uyarınca tacirin ticari defter ve kayıtlarını saklamakla yükümlü olduğu, bu konuda bir tacir olarak gerekli özeni göstermesi ve defter ve belgelerini şirket merkezinde bulundurmak ve korumak  için gerekli tedbirleri alması gerektiği, dava dilekçesi ekinde sunulan şikayetçi ifade tutanağından, her ne kadar davacı vekili karar defterinin içinde bulunduğu çantanın çalındığını iddia etmiş ise de davacı şirket yetkilisi ....'ın ..... Bulvarı üzerinde yürüdüğü esnada çantasının fermuarının açık olduğunu fark etmesi üzerine çantasına baktığında cüzdanının ve karar defterinin olmadığını fark ettiğini, cüzdanını ve karar defterini nerede düşürdüğünü hatırlamadığını beyan ettiği, davacı şirket yetkilisinin beyanlarından karar defterini kaybettiğinin anlaşıldığı, zira hırsızın, cüzdanla birlikte kendisi açısından ekonomik değeri yok denecek düzeyde karar defterini çalmasının hayatın olağan akışına ve gerçeklere ters düştüğü, somut olaya tacirin kusurlu olduğu ve iradesi dışında meydana gelen bir olaydan bahsedilemeyeceği, yine davacı tarafın olayda hırsızlık olduğu ve bu nedenle dava konusu karar defterinin zayi olduğuna ilişkin iddiasına yönelik kesin ve inandırıcı delil ibraz edilmediği gibi davacının tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle korumadığı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25/09/2017 tarih  2016/2438 E., 2017/4690 K. Sayılı ilamı, yine  Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05.12.2016 tarih 2016/1 E., 2016/9288 K. sayılı ilamı ve yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.06.2014 tarih 2014/5195 E., 2014/10394 K. Sayılı emsal içtihatları), davacı şirket yetkilisinin özensiz davranmış olduğu anlaşılmakla; davacının zayi iddiası samimi ve inandırıcı bulunmadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde dosya üzerinden karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>Davanın REDDİNE,<br>Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40 TL harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,<br>HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince davacının talebi halinde gerekçeli kararın tebliğine, <br>Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık  süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden  verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/01/2025<br><br>Katip ...<br>¸¸ <br> <br> <br>Hakim ...<br>¸¸ <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf617d875c52956d","SID":"7a047118ba8c18fa"}}