{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2023/430  <br>KARAR NO\t: 2025/434<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 22/06/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 14/05/2025<br><br>Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonundu:<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili tarafından tedbir talepli olarak ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:<br>''...<br>KONU: 31.03.2023 tarihli şirket olağan genel kurulu kararlarının iptaline karar verilmesi taleplerimizi içerir dava dilekçemizin sunumudur. <br><br>AÇIKLAMALAR<br>A. OLAYLAR<br>1. Müvekkil  -----, davalı şirketin %45 hissedarı olup; dava dışı  ----- ise işbu şirketin diğer hissedarı ve aynı zamanda şirketi temsile yetkili tek müdürdür. (EK.1. Dava Konusu şirkete ilişkin ----- kayıtları)<br>2. Müvekkil,  ----. Noterliği’nin 03.03.2021 tarih ve ----- yevmiye numaralı limited şirketi pay devri sözleşmesi ile babasına ait davalı şirket hisselerinin %45’ini satın alarak davalı şirkete ortak olmuşsa da, şirketin diğer ortağı ve babası olan  ------, müvekkilin annesi ile boşanma aşamasına girdikten sonra müvekkilin, şirket ortaklığından kaynaklanan tüm haklarını kullanmasına engel olmuştur. <br>Davalı şirketin hakim ortağı ve müdürü olan -------, müvekkilin şirket hak ve yetkilerini kullanmasını bertaraf etmesine müteakiben şirket kaynaklarını kendi ihtiyaç ve menfaatleri doğrultusunda kullanmış, şirket menfaatlerini düşünmeksizin tamamen kendi çıkarları ve menfaatleri doğrultusunda kanunlara ve şirket sözleşmesine aykırı işlemler yapmış, haksız rekabet kurallarını ihlal ederek davalı şirkete ve müvekkile zarar vermiş, müvekkilin şirket kayıtlarına erişimine engel olarak eşit davranma yükümlülüğünü ihlal etmiştir.  <br><br>3. Davalı şirketin diğer ortağı ----, müvekkilin bilgi edinme hakkını kullanmasını; şirket bilgi, belge ve kayıtlarına ulaşmasını, yaptığı usulsüzlüklerin müvekkil tarafından öğrenilmesini engellemek adına usul ve yasaya aykırı davranması üzerine tarafımızca müvekkil adına  ---- Noterliği’nin 29.06.2022 Tarih ve ------ Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıdan ve diğer ortak ----- müvekkilin şirket kayıt ve hesaplarını incelemesi için gün tayin edilmesi ve müvekkile ait kar payının ödenmesi talep edilmiştir. (EK.2. ----. Noterliği’nin 29.06.2022 Tarih ve ------ Yevmiye numaralı ihtarnamesi)<br>4. Davalı şirket ve diğer ortak ---- tarafından gönderilen --- . Noterliği’nin 05 Temmuz 2022 Tarih ve ------ yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile 19.07.2022 saat 14:00’ da şirketin hesap ve işleri hakkında şirket müdürü tarafından bilgi verileceği; kar payı konusunda genel kurulun yetkili olduğu ve genel kurul gündemine konunun dahil edileceği bildirilmiştir. (EK.3. ---- Noterliği’nin 05 Temmuz 2022 Tarih ve ----- yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi)  <br>Ancak ne var ki mezkur ihtarda belirtilen gün müvekkilin şirkete gitmesi mümkün olmadığından mail yolu ile 30.09.2022 tarihi saat 15:00’da toplantı yapılması yönünde yeni bir gün kararlaştırılmıştır. Belirtilen gün müvekkili temsilen gitmiş olmamıza rağmen; diğer ortak -----, daha evvel kendisine gönderilen vekaletnameyi bildiği halde ve dahası aynı gün müvekkil tarafından e-mail yoluyla yetkilendirilmiş olmamıza rağmen şirket bilgi ve belgelerini bizlerle paylaşmamıştır. (EK.4. Müvekkilin davalı şirkete gönderdiği mailler) <br>Müvekkilin ------ eğitimde olması sebebiyle belirtilen toplantıya katılamayacağını bildiği halde bizleri ayağına kadar götürüp usul ve yasaya aykırı bir şekilde ‘ama siz yetkisizsiniz’ diyerek kapıları suratımıza kapatmıştır. (EK.5. Müvekkilin şirket hesap ve kayıtlarını incelemesine izin verilmediğine dair tutanak)<br>TTK’nın 614/1-2. Cümlesinde ortakların bilgi alma hakkının ancak ve ancak genel kurul kararıyla sınırlanabileceği açıkça düzenlenmesine rağmen diğer ortak ------, müdür yetkilerini aşarak, kötü niyetle ve şahsi duygularla müvekkilin bilgi alma hakkına engel olmuştur.<br>6. Davalı şirket ve diğer ortak----- Noterliği’nin 23.12.2022 Tarih ve ------ yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilerek müvekkilin şirket kayıtlarını inceleme talebi yinelenmiş ve genel kurul yapılarak kar payı dağıtımının gündeme alınması talep edilmiştir. (EK.6. ---- Noterliği’nin 23.12.2022 Tarih ve------ yevmiye nolu ihtarnamesi)<br>7. Diğer ortak ------haksız ve hukuka aykırı eylemleri sonrası, işbu haksız ve hukuka aykırı eylemlerin tespiti, diğer ortak -----görevini özenle yerine getirmemesi ve dürüstlük kuralına aykırı davranışları sebebiyle müdürlükten azli, diğer ortak ----TTK 553 ve 555. Maddeleri uyarınca tazminat ödemesi, diğer ortak ---- şirket hissedarlığından ihracı ve de diğer ortak ----- davalı şirket ile aynı iş kolunda----- kurmuş olması sebebiyle TTK’nın haksız rekabet hükümlerine uyarınca tazminata hükmedilmesi talebiyle --- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin----. Numaralı dosyası üzerinden diğer ortak ---- ve ------ aleyhine dava açılmıştır.  <br>8. Mezkur davanın açılmasını müteakiben davalı şirket, ----- Noterliği’nin 09.03.2023 tarih ve------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili 31.03.2023 tarihi saat 09:00’da yapılacak 2023 yılı olağan genel kurula davet etmiştir. (EK.7. -----. Noterliği’nin 09.03.2023 tarih ve ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi)<br>9. Davalı şirketin genel kurul çağrısı üzerine, müvekkilin düzenlediği özel yetki içeren vekaletnameye dayalı olarak tarafımızca genel kurula iştirak edilmişse de genel kurul öncesinde de sonrasında da şirket bilgi ve belgelerinin müvekkil adına incelenmesi talebimiz yine reddedilmiştir. <br>10. Şirket ortaklığından kaynaklanan hiçbir hakkı kendisine kullandırılmayan müvekkilin, -----Asliye Ticaret Mahkemesi’nde dava açması üzerine davalı şirket sırf mezkur davaya delil oluşturmak adına genel kurul düzenlemişse de yapılan genel kurul sadece prosedürel olarak gerçekleşmiş müvekkilin hiçbir talepte bulunmasına ya da inceleme yapmasına asla izin verilmemiştir. Müvekkil, adeta bir izleyici muamelesi görmüş, davalı şirketin diğer ortağı --- usul ve yasaya aykırı şekilde istediği kararları almasını  seyrederek toplantı bu şartlarda sona erdirilmiştir. <br>11. Şirket merkezinde gerçekleşen 31.03.2023 tarihli genel kurulda;<br>“I. Toplantı başkanlığına  ----, oy toplama memurluğuna ----, tutanak yazmanlığına, ----- seçilmelerine oy birliğiyle karar verildi.<br>II. Şirket Müdürünün 2021 ve 2022 yıllarına ait yıllık faaliyet raporları ve varsa denetçi tarafından verilen rapor okundu ve müzakere edildi.<br>III. Finansal tablolar okundu ve müzakere edildi. Yapılan oylama sonunda bilanço ve kar/zara hesapları oy çokluğu ile tasdik edildi.<br>IV. Şirket müdürü oy çokluğu ile ibra edildi. <br>V. Şirket karından, şirket esas sözleşmesindeki kar payının %20 yedek akçe olarak ayrılmasına, şirket karından %70’inin de araç satın alma ve yeni bir işyeri satın almak/taşınmaz üzere yedek akçe olarak ayrılmasına, bakiye karın öncelikle ortaklar cari hesabındaki borçlarına mahsup edilerek payları oranında dağıtılmasına oy çokluğu ile karar verildi.<br>VI. Şirket Müdürünün maaşının belirlenmesi konusunda Ortaklar Kurulu’na yetki verilmesine karar verildi.” şeklinde kararlar alınmış olup müvekkil  işbu kararlara muhalefet şerhi koymuştur. (EK.8. 31.03.2023 tarihli genel kurul toplantı tutanağı) <br>12. Davalı şirketin 31.03.2023 tarihli genel kurulunda alınan tüm kararlar kanuna ve dürüstlük kuralına  aykırı olarak alınmış olup söz konusu kararların iptali usul ve yasa gereğidir. <br>B. DAVALI ŞİRKETİN 31.03.2023 TARİHLİ GENEL KURULUNDA ALINAN 2,3,4,5 VE 6 NUMARALI KARARLARIN İPTALİ USUL VE YASA GEREĞİDİR. <br>Sayın Mahkemenin bilgi ve takdirinde olduğu üzere limited şirketlerin genel kurul kararlarının butlanı ve iptalini düzenleyen TTK’nın 622. Maddesindeki atıf gereği anonim şirketlerin genel kurul kararlarının butlanı ve iptaline ilişkin hükümler limited şirketlere de kıyasen uygulanmakta olup Türk Ticaret Kanunu’nun 446. Maddesi “a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir.” hükmüne, <br>Türk Ticaret Kanunu’nun 445. Maddesi ise “446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.” hükmüne havidir. <br>Mezkur hükümler kapsamında müvekkil vekili vasıtasıyla toplantıya iştirak etmiş olup  yanında genel kurul toplantı tutanağına da muhalefet şerhi işlenmiştir. Bu kapsamda müvekkilin dava açma hakkının bulunduğu hususunda şüphe bulunmamaktadır. Genel kurulda alınan her bir karar kapsamında ayrı ayrı iptal sebeplerini açıklamak gerekirse;<br>I. Davalı Şirketin 31.03.2023 Tarihli Genel Kurulunda Alınan 2 Numaralı Karar Bakımından İptal Sebepleri;<br>1. Davalı şirketin 31.03.2023 tarihli genel kurulunda “Şirket Müdürünün 2021 ve 2022 yıllarına ait yıllık faaliyet raporları ve varsa denetçi tarafından verilen rapor okundu ve müzakere edildi.” şeklinde karar alınmışsa da karşı oy yazısında da belirtildiği üzere faaliyet raporları müzakere edilmemiştir.<br>2. Yukarıda da arz ve izah ettiğimiz üzere toplantı gününde dahi müvekkilin şirket ortaklığından kaynaklanan bilgi edinme hakkını kullanmasına, şirket defter ve kayıtlarının incelenmesine izin verilmemiştir. <br>3. Şirket defter ve kayıtları incelenmeksizin yıllık faaliyet raporlarının müzakere edilmesi imkanı bulunmamaktadır. Müzakere kelime anlamı olarak TDK’da “Bir konuyla ilgili fikir alışverişinde bulunma, oylaşma” olarak tanımlanmakta olup şirketin diğer ortağı----- tek başına herhangi bir konuyu müzakere etmesi imkanı bulunmamaktadır. <br>4. Yukarıda arz ve izah ettiğimiz üzere TTK’da kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırılık genel kurul kararının iptal sebebi sayılmış olup davalı şirket genel kurulunda kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde müvekkilin şirket kayıtlarını incelemesine izin verilmeksizin faaliyet raporlarının müzakere edildiği hususu gerçeğe aykırı olarak tutanağa bağlanmıştır. Üstelik, davalı şirket, genel kurula davet ihtarında şirkete ait finansal tablolar, yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve kar dağıtım önerisinin genel kurul toplantısından en az 15 gün önce şirket pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulacağı belirtilmesine rağmen toplantı öncesinde belirtilen hususlarda inceleme yapılmasına dahi müsaade edilmemiştir. Bu manada şirket kayıtları incelenmeksizin alınan karar kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olarak alınmış olup iptali usul ve yasa gereğidir. <br>II. Davalı Şirketin 31.03.2023 Tarihli Genel Kurulunda Alınan 3 Numaralı Karar Bakımından İptal Sebepleri;<br>1. Bir üst başlıkta arz ve izah ettiğimiz üzere 3 numaralı ara kararda da aynı şekilde finansal tablolar (bilanço ve kar/zarar) müzakere edilmemiştir. Davalı şirket 2 ortaklı olup diğer ortağın tek başına herhangi bir hususu müzakere etmesi imkanı bulunmamaktadır. <br>2. Bunun yanında Sayın Mahkemenin bilgi ve takdirinde olduğu üzere TTK’nın 409. Maddesi “Genel kurullar olağan ve olağanüstü toplanır. Olağan toplantı her faaliyet dönemi sonundan itibaren üç ay içinde yapılır. Bu toplantılarda, organların seçimine, finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, kârın kullanım şekline, dağıtılacak kâr ve kazanç paylarının oranlarının belirlenmesine, yönetim kurulu üyelerinin ibraları ile faaliyet dönemini ilgilendiren ve gerekli görülen diğer konulara ilişkin müzakere yapılır, karar alınır.” Hükmüne havi olup faaliyet raporlarının müzakere edilmesi kanuni bir zorunluluk olarak düzenleme altına alınmıştır. <br>3. Davalı şirket ve davalı şirketin diğer ortağı ----- müvekkilin bilgi edinme hakkını kullanması talebine defalarca olumsuz karşılamış, genel kurul gününde de bu hakkın kullanılmasına izin verilmemiştir. Davalı şirketin, müvekkilin bilgi edinme hakkını kullanması yolundaki tüm engellemeleri karşısında finansal tabloların müzakere edildiğinin kabulü kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olup 3 numaralı kararın iptali usul ve yasa gereğidir. <br>III. Davalı Şirketin 31.03.2023 Tarihli Genel Kurulunda Alınan 4 Numaralı Karar Bakımından İptal Sebepleri;<br>1. Sayın Mahkemenin bilgi ve takdirinde olduğu üzere TTK’nın 619. Maddesi “Herhangi bir şekilde şirket yönetimine katılmış bulunanlar, müdürlerin ibralarına ilişkin kararlarda oy kullanamazlar” hükmüne havidir. <br>2. Davalı şirketin diğer ortağı ------, şirketi temsile tam ve münhasır yetkili olup şirket yönetimini tamamen kendi aldığı kararlar ile gerçekleştirmektedir. TTK’nın açık hükmü karşısında şirket yönetiminde tek söz sahibi olan diğer ortak ------- kendi ibrası için oy kullanması mümkün değildir. <br>3. Sayın Mahkemenin bilgi ve takdirinde olduğu üzere ibra ile değerlendirilen husus, ortaklığın yönetimi görevini almış kişinin, bu görevi layıkıyla yerine getirip getirmediği; bu görev esnasında ortaklığa zarar verip vermediğine ilişkindir. Böyle olunca da ibra, ortaklığın menfaatinin ihlal edilip edilmediği hakkında bir değerlendirme anlamını taşımaktadır. Bu değerlendirmeyi yapmak kuşkusuz faaliyeti değerlendirilecek kişiye ait değildir. Kaldı ki, ibra edilecek kişinin kendi faaliyetlerine güven duymaması ve olumsuz oy vermesi de mümkün olmadığından, kendi ibrasına akla ve mantığa da uygun değildir. <br>Diğer ortak ------ şahsi çıkar ve maddi menfaatleri doğrultusunda, kanun hükmünde açıkça aykırı şekilde kendi ibrası için oy verdiği ortada olup iptali usul ve yasa gereğidir. <br>IV. Davalı Şirketin 31.03.2023 Tarihli Genel Kurulunda Alınan 5 Numaralı Karar Bakımından İptal Sebepleri;<br>1. Sayın Mahkemenin bilgi ve takdirinde olduğu üzere TTK’nın 608. Maddesi “(1) Kâr payı, sadece net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabilir. Kâr payı dağıtımına ancak, kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçeler ayrıldığı takdirde karar verilebilir. (2) Şirket sözleşmesi ile aksi öngörülmedikçe, kâr payı, esas sermaye payının itibarî değerine oranla hesaplanır; ayrıca yerine getirilen ek ödeme yükümlülüklerinin tutarı da kâr payının hesaplanmasında itibarî değere eklenir. (3) Şirket genel kurulu, kanun ya da şirket sözleşmesinde öngörülmeyen veya öngörüleni aşan tutarlarda yedek akçelerin ayrılmalarına sadece; a) Zararların karşılanması için gerekliyse, b) Şirketin gelişimi için yatırım yapılması ihtiyacı ciddi bir şekilde ortaya konulmuşsa, bütün ortakların menfaati böyle bir yedek akçe ayrılmasını haklı gösteriyorsa ve bu hususlar şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmişse, karar verebilir.” hükmüne havi olup kar payı dağıtımına hangi hallerde ve şartlarda karar verilebileceği düzenlenmiştir. <br>2. Davalı şirket, 31.03.2023 tarihli genel kurulda her ne kadar kar payı dağıtımına ilişkin karar almışsa da esasen bu karar, kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olarak müvekkilin, davalı şirkete önce borçlandırılıp sonra da bu borçların silinmesi amacıyla alınmış olup diğer ortak -------- maddi menfaat sağlamaktadır. Şöyle ki; <br>2.1.    Müvekkil, şirket ortağı olmadan önce de dönem dönem davalı şirkette çalışmış olup diğer ortak ------- ile müvekkilin annesi boşanma aşamasına gelene kadar da çalışmaya devam etmiştir. <br>2.2. Eczacılık Fakültesi mezunu olan müvekkilimiz,  2021 yılı boyunca davalı şirkette bilfiil çalışmasına rağmen stajı sebebiyle SGK girişi yapılmamıştır ve ücretleri de diğer ortak-----hesabından müvekkilin hesabına gönderilmiş olmasına rağmen davalı şirket tarafından müvekkile gönderilen ihtarnameler ile esasen bu çalışmalarının karşılığı olan ücretlerinin kar payına mahsuben yapılmış olduğu bildirilmiştir. Üstelik bahse konu ücretler ve ödemeler diğer ortak ---- hesabından müvekkilin hesabına “doğum günün kutlu olsun” “iyi bayramlar” ----- açıklamalarıyla gönderilmiş olup esasen hiçbir şekilde kar payına mahsup amacıyla yapılmamıştır.<br>Keza, Sayın Mahkemenin bilgi ve takdirinde olduğu üzere Kar Payı Dağıtımı Hakkında Tebliğ’in 5. Maddesi “Şirketlerin kâr payı avansı dağıtabilmeleri için, şirket genel kurulunca kâr payı avansı dağıtılmasına ilişkin karar alınması ve kâr payı avansı dağıtılacak hesap döneminde hazırlanan üç, altı veya dokuz aylık ara dönem finansal tablolara göre kâr edilmiş olması gereklidir.” Hükmüne havi olup ortaklara kar payı avansı dağıtılması yönünde 2022 yılı genel kurulunda davalı şirket genel kurulunda alınmış bir karar bulunmamakta olup 2022 yılında genel kurul dahi yapılmamıştır. <br>3. Müvekkilin, çalışmaları karşılığı ve dahi diğer ortak ----- ile aile ilişkilerine dayalı olarak gönderilen paralar, müvekkilin ortaklar cari hesaplarına borç olarak kaydedilmiş olacak ki, davalı şirket 31.03.2023 tarihli genel kurulda kar payının öncelikle ortaklar cari hesabındaki borçlara mahsup edilmesi şeklinde dürüstlük kuralına aykırı bir karar alınmıştır.<br>4. Davalı şirketin işbu kararı almasındaki amaç, müvekkilin esasen borçlu olmadığı ödemelere kar payının mahsup edilerek müvekkilin kar payının şirkette tutulmasını ve gelecekte yine kar payı olarak diğer ortağa ödenmesini sağlamaktır. <br>5. Şu hususu da tekraren belirtmekte fayda görüyoruz ki, müvekkil, finansal tabloları inceleyememiş olup ne kendisinin ne de diğer ortağın ortaklar cari hesapları konusunda bilgi sahibidir. Keza TTK kapsamında da gerekli yedek akçelerin ayrılıp ayrılmadığını, kar payı dağıtımı şartlarının oluşup oluşmadığını da bilememektedir. Müvekkilin şirket ortaklığından kaynaklanan kar payı hakkını engellemek adına alınan karar usul ve yasaya aykırı olup iptali gerekmektedir. <br>IV. Davalı Şirketin 31.03.2023 Tarihli Genel Kurulunda Alınan 6 Numaralı Karar Bakımından İptal Sebepleri;<br>1. Sayın Mahkemenin bilgi ve takdirinde olduğu üzere TTK’nın 616. Maddesinde limited şirket genel kurulunun devredilemez yetkileri sayılmış olup bu yetkilerden birisi de şirket genel müdürlerinin ücretlerinin belirlenmesidir. <br>2. Davalı şirketin 31.03.2023 tarihli genel kurulunda ise kanun hükmüne açıkça aykırı olacak şekilde şirket müdürünün maaşının belirlenmesi hususunda ortaklar kuruluna yetki verilmesi kararı alınmıştır. Üstelik bu karar diğer ortak ------ esasen kendi maaşını kendisinin belirlemesine neden olacak şekilde yalnızca onun oyuyla alınmıştır. TTK hükmüne açıkça aykırı olacak şekilde müdür maaşını belirleme yetkisini ortaklar kuruluna devreden 6 numaralı genel kurul kararının iptali usul ve yasa gereğidir. <br>C. TEDBİR TALEBİMİZ<br>1. Sayın Mahkemenin bilgi ve takdirinde olduğu üzere limited şirketlere de uygulanabilen TTK’nın 449. Maddesi “Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.” Hükmüne havi olup iptal ve/veya butlan davası açılması halinde tedbir kararı verilebileceği düzenlemesine yer vermektedir. <br>2. Davalı şirketin 31.03.2023 tarihli genel kurulunda alınan kararların yürütülmesinin durdurulmaması halinde telafisi güç zararlar ortaya çıkabileceğinden söz konusu kararların dava süresince yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi usul ve yasa gereğidir. <br>.............<br>SONUÇ VE İSTEM<br>Yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın Mahkemenizce re’sen gözetilecek nedenlerle;<br>1. Davalı şirketin 31.03.2023 tarihli genel kurulunda alınan 2,3,4,5 ve 6 numaralı kararların iptaline,<br>2. Dava süresince 31.03.2023 tarihli genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulmasına,<br>...''<br>şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplere bağlı olarak 31/03/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2,3,4,5 ve 6 nolu kararların iptaline ve söz konusu genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulmasına kararı verilmesi talep ve dava edilmiştir.<br>Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir.<br>Davalı vekili tarafından ibraz edilen ve duruşmada açıklanıp tekrar edilen cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup, yürütmenin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilebilmesi için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve aynı anda telafisi imkansız sonuçlar doğurması gerektiği halde söz konusu kararların hukuka aykırı olmadığı gibi davalı şirketin hayatiyetini sürdürmesi için elzem yönetsel kararlar olduğu ve tedbir kararı için gerekli şartların mevcut olmadığı ileri sürülerek tedbir talebinin de reddine karar verilmesi istenmiştir.<br>Yapılan ön inceleme duruşmasında engel bir dava şartı bulunmadığı belirlenerek tahkikata geçilmek suretiyle bilirkişi incelemesi yapılması öngörülerek tedbir talebi yönünden TTK. Madde 449 gereğince yöneticiye tebligata ilişkin ara karar oluşturulmak suretiyle söz konusu yasal düzenlemenin gerekleri gözetilerek ve nihayet müteakip duruşma olan 24/01/2024 tarihli duruşmada zapta geçildiği şekilde yönetici tarafından ibraz edilen dilekçe ile tedbir talebinin reddine karar verilmesi yönünde yazılı görüş dosyaya sunulmuştur.<br>Söz konusu duruşmada davacı vekili bir önceki beyanları ve tedbir talebini tekrar etmiş, davalı vekili ise önceki beyanları tekrar ederek tedbir kararı verilmesini gerektirir bir durum olmadığını ifade etmiştir. İleri sürülen tedbir talebi yönünden davanın niteliği, şirketlerin kendi kendine yönetiminin asıl olması, müdahalenin çok istisnai kriterlere bağlı olarak düşünülmesi gereği, davacı dışındaki yönetim kurulu üyesinin yukarıda açıklanan yazılı görüşü, cevap dilekçesinde ileri sürülen savunmalar, yakın ispata ilişkin kurallar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleşmediği sonucuna varılarak 24/01/2024 tarihli ara karar ile tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Ön inceleme duruşmasında yapılan irdelemede dava şartları yönünden bir eksiklik bulunmadığı tespit edilerek ve ayrıca davanın konusunun 31/03/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2,3,4,5 ve 6 nolu kararlara ilişkin olması ve davanın 22/06/2023 tarihinde açılmış olması nedeniyle iptal talebi yönünden 3 aylık süre içinde açıldığı ve sonuçta süre yönünden de bir engel bulunmadığı belirlenmek suretiyle taraflar arasındaki ihtilafın 31/03/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yasa, ana sözleşme ve dürüstlük kuralına uygun olup olmadığı noktalarında toplandığı belirlenerek tahkikata geçilmek suretiyle ve deliller toplandıktan sonra oluşturulan bilirkişi heyetinden temin edilen rapora karşı ileri sürülen itirazlar, temin edilen rapor ve dosya kapsamı gözetilerek ek rapor alınması yoluna gidilmiş olup, bilirkişi heyetin tarafından düzenlenen 04/04/2025 tarihli ek raporun gerekli-yeterli kısımları:<br>\"... <br>TARAFLARIN İTİRAZLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ\t<br>Davacı Taraf İtirazları: Raporun sonuç ve kanaat kısmında, 2 ve 3 numaralı gündemde bir karar olmadığından butlanın veya iptalinin gerekmeyeceği belirtilmişse de 2 numaralı gündemde \"ilgili raporlar okunduğu ve müzakere edildiği\" 3 numaralı gündemde ise bilanço ve kar/zarar hesaplarının oy çokluğu ile tasdik edildiği\" belirtilmiş olup bir ortağın raporları tek başına okuyup müzakere etmesinin olağan kabul edilmesi, 3 numaralı gündemde bilanço ve kar/zarar hesaplarının tasdik edilmesine karar verilmiş iken, raporda \"bir karar olmadığının\" belirtilmesi izaha muhtaç olup raporun afaki bir şekilde hazırlandığının kanıtıdır.<br>Davacı Taraf İtirazlarının Değerlendirilmesi:<br>2-Şirket Müdürünün 2021 ve 2022 yıllarına ait yıllık faaliyet raporları ve varsa denetçi tarafından<br>GENEL KURUL TOPLANTI TUTANAĞI Müdürün 2021-2022 yıllarına ait yıllık faaliyet raporları okundu oy çokluğu ile kabul edildi<br>NETİCEDEN: Gündemin 2. maddesinde, faaliyet raporuna ilişkin bir karar alınmadığından, iptal yaptırımının da gündeme gelmesi söz konusu olamaz. Zira iptale karar verebilmek için ortada bir genel kurul kararı lazımdır<br>Yine işbu madde bakımından da davacı vekilinin peşin muhalefet ettiği, dolayısıyla iptal davası açma hakkının bulunmadığı kabul edilmelidir. Takdir sayın Mahkemenize aittir<br>Davacı Taraf İtirazları: 4. Raporun sonuç ve kanaat kısmında, 4, 5 numaralı gündem maddelerine ilişkin olarak davacının toplantıya katılan vekilinin, kararlara peşinen muhalefet ettiği, kararlar alındıktan sonra muhalefet şerhinin verilmediği Yargıtay uygulamasında bu durumda pay sahibinin iptal davası açma hakkının bulunmadığının kabul edildiği belirtilmişse de muhalefet şerhi kararlar alındıktan sonra verilmiştir. Peşinen verilen bir muhalefet şerhi olmadığı gibi bilirkişinin bu sonuca hangi gerekçe ile vardığı anlaşılmış değildir. Bu hususta yukarıda ayrıntılı olarak yaptığımız itirazlarımızı tekrar ederiz.<br>5. Raporun sonuç ve kanaat kısmında, her bir gündem maddesi bakımından da iptali gerektirir bir kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılığın bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmişse de rapor hazırlanırken, davalı yanın ortaklık yapısı ve alınan kararların muhtemel sonuçlarının yeterince anlaşılmadığı ve eksik inceleme ve peşin hükümle rapor hazırlandığı görülmektedir.<br>Bu bakımdan rapora, rapordaki değerlendirme, görüş ve tespitlere itiraz edilmesi gerekmiştir.<br>Davacı Taraf İtirazlarının Değerlendirilmesi:<br>4-\tŞirket Müdürü oy çokluğu ile ibra edildi.<br>5-\tKARLARIN\tKULLANIM ŞEKLİ: Pay sahibi ----- \" Ekonomik kriz nedeni ile şirket tarafından kiralanan araçların şirkete maaliyetlerinin çok artmış ve bu kira bedellerinin şirketin ekonomik dengelerini olumsuz etkilemektedir. Kiralama yerine araç satın alınması daha rantabl olacağını, ayrıca şirket merkezini depreme karşı çok zayıf olması sebebi ile yeni bir işyeri satın alınması veya binanın güçlendirilmesi veya yeniden inşası gerekmektedir. Ayrıca EYT ile emekli olacak 2 personelin tazminatları için nakit bulundurma ihtiyacı bulunmaktadır. Net kar tespit edildiğinde Şirket Esas Sözleşmesindeki kar payının %20 yedek akçe olarak ayrılmasını müteakip Kar payının %70'inin de araç satın alma ve yeni bir işyeri satın almak/kiralamak/taşınmak üzere yedek akçe olarak ayrılmasını, Bakiye karın Öncelikle ortaklar cari hesabındaki borçlarına mahsup edilerek payları oranında dağıtılmasını öneriyorum.<br>4.md:\tBu hususta, yönetim kurulu üyelerinin ibraları ilgili \"oydan yoksunluk\" hali üzerinde durmak gerekir. İlgili hüküm olan TK m. 436/2 şu şekildedir: \"Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.\" Bu hüküm çerçevesinde, yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını, hem kendi ibralarında hem de diğer yönetim kurulu üyelerinin ibralarında kullanamazlar. İlgili genel kurul toplantı tutanağına bakıldığında, yönetim kurulu üyesinin olumlu oyla, oyçokluğuyla ibra edildiği anlaşılmaktadır. Diğer bir ifadeyle münhasıran kendi oyuyla kendi ibrası için oy verme durumu söz konusudur. Bu durum karşısında ibra açısından iptali gereken bir karar bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.<br>5.\tmd:\tToplantı tutanağı incelendiğinde, kâr dağıtılması konusunda belirsizlik bulunduğu, bunun ortaklar cari hesabındaki borçların mahsubuna dayalı şekilde karara bağlandığı, davacı vekilinin muhalefetinin bulunduğu gözetilerek iptalinin gerektiği, takdirin sayın Mahkemenize ait olduğu değerlendirilmektedir.<br><br>SONUÇ VE KANAAT: Yukarıda arz ve açıklanan nedenlerle; davalı şirketin 09.06.2021 tarihli olağan genel kurulunda alınan kararlardan;<br>1)\t2 ve 3 numaralı gündemde bir karar olmadığından butlanın veya iptalinin de gerekmeyeceği,<br>2)\t4, 5 ve 6 numaralı gündem maddelerine ilişkin olarak ise tutulan toplantı tutanağının arkasına davacı tarafça muhalefet şerhinin yazılmış olması da gözetilmek suretiyle:<br>a)\tAynı zamanda yönetici olan ortağın kendi imzasıyla tek başına kendi kendisinin ibrasına karar veremeyeceği dikkate alınarak, 4 no'lu ibra gündem maddesi hakkındaki genel kurul kararının iptali gerektiği,<br>b)\tOrtaklar cari hesabından yapılacak mahsuplaşmaya dayalı olarak kâr dağıtımı yapılamayacağı, ortada belirsiz bir durum bulunduğu dikkate alınarak 5 no'lu ibra gündem maddesinin kabulüne dair genel kurul kararının iptali gerektiği,<br>c)\tNihayet şirket müdürünün ücretinin genel kurul tarafından belirlenmesi gerektiği, bunun ortaklar kuruluna bırakılamayacağı, son tahlilde bir kimsenin kendi kendisinin ibrasına karar veremeyeceği gibi kendi ücretini de belirleyemeyeceği gözetilerek 6 no'lu gündem maddesinin kabulüne dair genel kurul kararının iptali gerektiği<br>Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Hukuki tavsif ve nihai takdiri sayın Mahkemenize ait olmak üzere, saygı ile arz ederiz. 04.04.2025<br>...\"şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır. <br>Davacı vekili tarafından ek rapora itiraz edilerek karar verilmesi talep edilmiştir.<br>Davalı vekili tarafından ek rapora karşı itiraz dilekçesi ibraz edilerek yeni bir heyetten rapor alınması, aksi halde yeniden ek rapor alınması talebinde bulunulmuş olup, ayrıca itiraz dilekçesinde dava dilekçesine atfen tırnak içinde bazı ibarelere yer verilmiş ise de söz konusu ibareler dava dilekçesinde görülmemiştir.<br>İtiraz dilekçesinde dava dilekçesinde atfedilen ibarelerin dava dilekçesinde olmaması, ileri sürülen itirazların mahiyeti, temin edilen ek rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı vekilinin itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü deliller yönünden de olmak üzere sonuçta itirazlar yönünden yapılması gereken bir tahkikat işlemi olmadığı ve davanın aydınlandığı sonucuna varılarak tahkikat aşağıdaki şekilde bitirilmiştir.Sonuç olarak dava konusu genel kurula ilişkin toplantı tutanağı, hazirun cetveli, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, ana sözleşme, temin edilen dosya kapsamına uygun ve davanın aydınlanması yönünden Mahkememizce de yeterli görülen söz konusu ek rapor, ileri sürülen itirazların yerinde görülmemesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde genel kurulda alınan ibrayla ilgili 4 nolu ara kararın TTK. Madde 436/2 düzenlemesine aykırı olarak aynı zamanda yönetici olan ortağın kendi imzasıyla tek başına kendi kendisini ibra etmiş olması nedeniyle bu 4 nolu kararın iptal edilmesi gerektiği ve fakat diğer maddeler yönünden alınan kararların yasa, ana sözleşme ve dürüstlük kuralına aykırılığın söz konusu olmaması nedeniyle iptali gerektirir bir durumun bulunmadığı, aksine bilirkişi kanaatinin isabetli olmadığı ve fakat rapor, ek rapor ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde yeniden ek rapor alınmasına gerek olmadığı, rapor ve ek raporun davanın aydınlatılması yönünden yeterli olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından 4 nolu karar yönünden kararın iptaline ve diğer maddelere ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekmiş olup, bu doğrultuda davanın kısmen kabulüne ilişkin olmak üzere aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>Davanın kısmen kabulü ile 31/03/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan ibrayla ilgili 4 nolu kararın iptaline,<br>Diğer maddeler yönünden davanın reddine,<br>Maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 435,50 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>Davacı tarafından peşin ödenen harçlar toplamı 385,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacı tarafça harç dışında yapılan toplam 4.157,50 TL yargılama giderinden bilirkişilere takdir edilen ücret miktarı, davanın niteliği, her halde bilirkişi incelemesi yapılacak olması gibi hususlar da gözetilerek sonuçta kabul ve red oranına göre takdiren 2.500 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>Davalı tarafça yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına,  <br>Kısmen kabul yönünden davacı vekili için tarife gereğince belirlenen 30.000,00 TL maktu avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Kısmen red yönünden davalı vekili için tarife gereğince belirlenen 30.000,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>Artan avansın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, İlişkin olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7fcd2673db71ab48","SID":"50c25f80c613cad6"}}