{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2021/2293 <br>KARAR NO:2025/471<br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:29/04/2021<br>NUMARASI:2020/417 Esas, 2021/380 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ:06/05/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili , davalı taraf müvekkil şirketten teslim aldığı malların bedelinin bir kısmını ödemediğini, ... sayılı dosyası ite icra takibine geçildiğini, haksız itiraz nedeniyle takibin durduğunu, davalı itiraz dilekçesinde ticari ilişkiyi kabul ettiğini, ancak borcu bulunmadığını belirterek , itirazın iptaline, takibin devamına, davalı borçlunun asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf  duruşmaya  gelmedeği  gibi  her  hangi  bir  cevap  vermemiştir.Mahkemece , davacının , davalı adına Temel Fatura Senaryosunda düzenlediği takip dayanağı 10.730,34 TL bedelli faturanın davacının delil vasfı taşıyan ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, davacının delil vasfı bulunan ticari defter ve cari hesap kayıtlarında, davacının davalıdan 28.11.2019 takip tarihi itibariyle 10.730.34 TL alacaklı gözüktüğü, davalının Temel Fatura Senaryosu içinde kendisine davacı tarafından elektronik ortamda iletilerek tebliğ edilen takip dayanağı faturaya itiraz etmemesi, takip dayanağı faturanın davalı kayıtlarına alındığının ve bağlı bulunulan vergi dairesine bildirildiğinin davalı Ba Formlarından anlaşılması hususlarının, takip dayanağı faturanın davacı tarafından davalıya tebliğ edilmiş olunduğuna, takip dayanağı faturaya konu mal ve hizmetin de davacı tarafından davalıya verilmiş ve teslim edilmiş olunduğuna karine teşkil ettiği, ayrıca davalının ilgili faturalara yasal süre içersinde itiraz etmediği ve iade faturası düzenlemediği, 6102 no.lu TTK. nun 1530. Maddesi uyarınca davalının fatura tarihlerinden itibaren 30 günlük süre sonunda temerrüde düştüğü kanaatine varıldığı   davacının  takibe konu miktar itibariyle davalıdan   10.730,00-TL asıl alacak ve  80,26-TLişlemiş faizolmak üzere toplam 10.810,60-TL alacak  alacaklı olduğu kanaatine varılarak  davalının yapmış olduğu itirazı haksız olduğu , ve itirazın iptaline karar vermek gerektiği ,yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırıldığı belirtilerek , davanın kabulü ile ,Davalının ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 10.730,00-TL asıl alacak ve 80,26-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.810,60-TL alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle devamına, hükmedilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinafında , müvekkil şirketin ticari defterleri incelenmeden rapor düzenlendiğini , müvekkilinin davaya cevap vermeyerek davayı reddettiğini ,  29.04.20221 tarihli duruşmada müvekkilinin ticari defterleri üzerinde inceleme talep ettiklerini , mahkemenin taleplerine rağmen davayı karara çıkarttığını , müvekkilinin borcu bulunmadığını , davanın reddine karar verilmesi gerektiğini  belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde , davalının müvekkilinden aldığı malların bir kısımının bedelini ödemediğini belirterek faturaya dayalı icra takibi açtıklarını , davalının itirazının iptalini talep etmiştir.Davalı tarafın cevap layihası vermediği anlaşılmıştır. Yerel mahkeme dosya kapsamındaki bilirkişi raporuna dayanarak ,davalının faturaya itiraz etmediğini , BA formu ile vergi dairesine bildirdiği , davalının defterlerinde dava konusu faturanın kayıtlı olduğu hususlarına dayanarak davanın kabulüne karar vermiştir.Davalı taraf davaya cevap vermeyerek davayı reddetmiş durumdadır.Vergi Dairesinden davalıya ait BA formları ve dosya kapsamında alınan 19.02.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu 11.12.2018 tarihli faturanın davalıya tebliğ edildiği , davalı tarafça bu faturaya itiraz edilmediği gibi BA formu ile vergi dairesine bildirildiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle taraflar arasında bir sözleşmenin olduğu ,faturadaki karinenin davalı tarafça kabul edildiği ve karineyi çürütecek delil ya da makbuzların dosyaya davalı tarafça sunulmadığı anlaşılmıştır. Mahkemenin 19.11.2020 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflara ticari defterlerini sunmak üzere yasaya uygun kesin mehil verildiği ve duruşma tutanağının davalı tarafa tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple davalı tarafın ticari defterlerini sunmaması sebebiyle incelenmediği anlaşılmıştır. Davalı yana yasaya uygun mehil verildiği ve bu süreye riayet etmediği anlaşıldığından davalı vekilinin ticari defterlere ilişkin istinafı yerinde değildir.Dosya kapsamında alınan ve yerel mahkemece karara dayanak yapılan bilirkişi raporu denetime açık ,hukuka ve usule uygun olup , yerel mahkeme verilen karar isabetli olduğundan , davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1 - İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/04/2021 tarih ve 2020/417 Esas, 2021/380 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - Alınması gereken 738,47 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 184,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 553,86‬ TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3 - Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"00340525bc085d37","SID":"d303e1927f79dfcc"}}