{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/70 <br>KARAR NO:2025/490<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:25/06/2021<br>NUMARASI:2020/383 E. - 2021/515  K.<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin 31.05.2017 tarihinde satın aldığı 2 adet çekicinin yakıt filtrelerinde arızalar meydana geldiğini, ... plakalı çekiciye ait 03.04.2018 tarihli, ... plakalı çekiciye ait 22.06.2018 tarihli iş emirleri bulunduğunu, arızaların kullanım hatasından veya alınan yakıtın kalitesinden kaynaklı olmadığını, standart dışı veya sözleşmeye aykırı yakıt kullanılmadığını, numunesi alınan yakıtların müvekkile ait araçlardan alındığının şüpheli olduğunu, yakıtların standart dışı olması halinde dahi müvekkilin gerekli önlemleri almış olduğundan kusur izafe edilemeyeceğini,  ... plakalı araca dair ödenen 35.000,00 TL bedel ve ... plakalı araca ödenen 27.966,65 TL bedelin tahsili amacıyla ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazının iptali ile takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; çekicilerdeki arızaların standart dışı yakıt kullanımından ileri geldiğini, 09.01.2020 tarihli belgedeki arızalanan parçaların yakıt sistemine ait olduğunu, 24.01.2020 ve 30.01.2020 tarihli kalite raporunda  çekicinin standart dışı yakıttan kaynaklı arızalandığının tespit edildiğini, yakıttan ileri gelen arızaların tamir onarım işleri bakımından müvekkilinin garanti yükümlülüğün bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile %20sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Ticari defterlerin kanıt olması, bu defterlerin Ticaret Kanunu'nun öngördüğü şartlar içinde tacirin lehinde veya aleyhinde olarak kullanılması ve ticari bir uyuşmazlığında hükme esas teşkil etmesidir. Böylelikle ticari bir uyuşmazlıkta ticari defter kaydı, uyuşmazlığın çözümünde yazılı bir kanıt aracıdır. Tacirin tuttuğu bütün defterlerdeki kayıtların birbirine uygun olması, birbirini tutması ve doğrulaması şarttır. Ayrıca ticari defterlerin kanuna uygun olarak tutulmuş olması yanında tasdike tabi olan ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin de Ticaret Kanununda belirtilen sürelerde ve şekillerde yapılmış olması gerekmektedir. Aksi takdirde defterler, sahipleri lehine kanıt olma niteliklerini kaybederler. Bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağın olduğunu iddia eden taraf yazılı belgeler ile ispat etmesi gereklidir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddeleri ayrıca HMK Madde 222 de Ticari defterlerinin ibrazı  ve delil olması açısından ilgili düzenlemeler mevcuttur.Bilirkişi raporu, dosyadaki fatura ve sözleşmeler ile tüm belgeler göz önüne alındığında taraflar arasındaki kamyon servis paket sözleşmesi ile davalı şirket üretimini ve ithalatını yaptığı kamyonların servis hizmetlerini yetkili servisleri aracılığıyla yerine getirmeyi üstlendiği, gene sözleşme kapsamında müşteriye ait olan araçların ilk satış ve trafiğe tescil tarihinden itibaren 36 ay veya 330.000 km boyunca periyodik bakım uygulanması ve belirtilmiş içerikte aşıntı parçası değişimi, onarım işlemlerinin yapılması, orjinal yedek parça, işletme sıvıları, sarf malzemeleri ve işçilik dahil istisnai durumlar dışındaki tüm masrafların belirtilen yetkili servisleri aracılığıyla yetkili servis ile müşterilerinin belirledikleri fiyat üzerinden sağlanmasını davalı ... A.Ş.'nin garanti edeceğinin kararlaştırıldığı ve bu doğrultuda davalı şirketin garanti kapsamı dahilinde kalan onarım ücretlerini karşılamakla yükümlü olduğundan davalı şirketin uyuşmazlık kapsamı değerlendirildiğinde pasif husumet itirazlarının reddi gerekmiştir. Arızaların standart dışı yakıt kullanımından kaynaklandığını gösterir davaya konusu araçların yakıt depolarından ve araçların yakıt aldığı akaryakıt istasyonlarının depolarından numunelerin alınıp akredite laboratuvarlarındaki analiz edilip belgelendirildiğine dair dosya kapsamında somut delil bulunmadığı için davalının davacının taleplerinin tümüyle garanti kapsamı dışında kaldığına ilişkin savunmalarına itibar edilmemiştir. Bilirkişi raporu ile davacı şirkete ait onarımı yapılan parçalardan garanti kapsamında olanlara ilişkin yapılan tespit ve hesaplamaları dikkate alınarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle  25.879,35TL asıl alacaklı olduğu bu nedenle yapılan icra takibine konu olabilecek alacak miktarının Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile  tespit edildiği ve rapor  yerinde görülmekle, takip öncesi işlemiş faiz alacağı ile ilgili icra takibinden önce davacı alacaklının davalı borçluyu temerrüte düşürdüğüne dair  herhangi bir ihtarname de dosyaya ibraz edilen deliller arasında yer almadığından ve bu yönde somut dayanağın olmamasından dolayı işlemiş faiz alacağı talepleri hükme esas alınmamıştır.Taraflar tacir olup, yapılan iş de ticari işletmesi ile ilgili ticari iş olduğundan talep edilen alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 2/II. maddesi uyarınca ticari işlerde uygulanan avans faizi isteyebileceği ve davacı da takip talebinde ticari avans faizi talep ettiğinden, kabul edilen alacağa takip tarihinden sonra avans faiz uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.İcra ve İflas Kanunu' nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Somut uyuşmazlık bakımından ise; alacağın likit olmadığı ve davalı tarafından da belirlenebilir olmadığı için icra inkar tazminatı şartları oluşmadığı için reddi gerekir. Ayrıca şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin de reddi gerekmiştir.<br>HUAK 18/A-(13) fıkrası : \"Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.\" HUAK 18/A-(14) fıkrası : \"Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.\" hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: 2020/36197 sayılı dosyasından arabulucuya 1320 TL tarife bedeli üzerinden ödeme yapıldığı tespit edilerek tarafların görüşme sonucu anlaşamaması nedeniyle taraflar aleyhine kabul red oranınca arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır...\" gerekçesiyle,  davanın kısmen kabulüne, ... Sayılı  takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile  takibin 25.879,35 TL üzerinden ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi üzerinden devamına, fazlaya dair istemlerin reddine, icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait iki adet kamyonun 31.05.2017 tarihinde davalı şirketten satın alındığını, davalı şirketin iki aracını kapsar şekilde 36 ay veya 330.000 km ile sınırlı olarak kamyon servis paketi satın alındığını, söz konusu ... plakalı araçta 15.01.2020 tarihinde yapılan işlemler ve değişen parçalara ilişkin ödenen tutar ile... plakalı araçta 07.02.2020 tarihinde yapılan işlemler ve değişen parçalara ilişkin ödenen tutarın karşılanması gerekmekte ise de davalının hiçbir gerekçe göstermeksizin müvekkilinin ödediği tutarları karşılamadığını bu sebeple müvekkilinin iki araç için ödenen alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatığını, itiraz üzerine dava açıldığını, davanın kısmen kabulüne hükmedildiğini buna rağmen davalı yararına avukat asgari ücret tarifesinin 13/3maddesi ihlal edilerek yanılgılı karar verildiğini, davalı şirketin kamyon servis paketi uyarınca müvekkili şirkete ait araçlarda oluşan tüm masraflardan/giderlerden sözleşmesel sorumluluğu bulunduğunu, müvekkili şirkete ait araçlarda standart dışı yakıt kullanılmadığını, bilirkişi heyet raporu ile açık şekilde ortaya konulduğunu, mahkeme tarafından ek rapordaki hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, davalının periyodik bakım uygulaması ve parça değişimi, onarım işlemlerinin yapılması, orjinal yedek parça, işletme sıvıları, sarf  malzemeleri ve işçilik dahil istisnai durumlar dışındaki tüm masrafları karşılamayı garanti ettiğini, davalı tarafça arızanın standart dışı yakıttan kaynaklandığı ve arızalanın tüm parçaların yakıt sistemine ait olduğu savunmasında bulunulduğunun göz ardı edildiğini, davanın aynen kabulüne karar verilmesi gerektiğini, alacak likit olduğunda %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca davalı yararına verilen  vekalet ücretinin kendileri için verilen vekalet ücretini aşamayacağını, davalı lehine 5.637,47 TL vekalet ücreti verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın aynen kabulü ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilene karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin davada pasif dava ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili ile davalı arasında çekiciler için kamyon servis paketi başlıklı sözleşmenin imzalandığını, mahkeme tarafından müvekkilinin garanti kapsamında kalan ücretleri karşılamak zorunda olduğundan bahisle hatalı olarak pasif husumet yokluğu itirazının reddine karar verildiğini, oysa ki müvekkili şirketin davacının sahip olduğu iki adet çekicinin akıllı bakım paketinde yer alan adette periyodik bakım ve onarımlarının yapılması, aşıntı parçalarının değiştirilmesi, sarf malzeme ve işçilik dahil istisnai durumlar dışında kalan masrafların yetkili servis istasyonu ile davacı arasında belirlenen fiyat üzerinden yapılmasını garanti etme yükümlülüğünü üstlendiğini, tüketici davası olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, arızaların standart dışı yakıt kullanımından kaynaklandığının davacı tarafından kabul edildiğini, bundan kaynaklanmadığının davacının ispatı gerektiğini, rapor ve fotoğraflar olduğunu, yakıt üzerinde fiziken analiz yapılması imkanı ortadan kalktıktan sonra davacının dava sürecini başlattığını, 25.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda ise araçlarda değişimi yapılan parçaların yakıt sistemine ilişkin olduğu, değişimi yapılan parçaların tespit, fotoğraf vs bulunmadığından arızanın neden ileri geldiğinin tespit edilemediği yönünde görüş bildirildiğini, ancak arızanın neden ileri geldiğine ilişkin fotoğrafların en başından beri dosya içerisinde mevcut olduğunu, davacının fotoğraflara yönelik mesnetsiz beyan ve iddialarda bulunduğunu, icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının çekicilerde kullanılan yakıtı bilinen akaryakıt istasyonlarından alındığına ilişkin beyanına itibar edilemeyeceğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını, davanın reddine, %20 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ticari satım ile kamyon servis paket sözleşmesi kapsamında karşılanmayan onarım servis alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, her iki taraf vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, araç satımının gerçekleştiği ve kamyon servis paketi sözleşmesinin imzalanmış olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, takip konusu edilen araç hasar bedellerinden  dolayı davalının sorumlu olup olmayacağı, meydana gelen hasarların orijinal yakıt kullanılmamasından dolayı meydana gelip gelmediği, davalı şirkete husumet yöneltilmesinin isabetli olup olmadığı, davacı yararına kabul edilen miktar yönünden icra inkar tazminatına karar verilmemiş olmasının ve vekalet ücreti yönünden taraflar yararına verilen ücretin AAÜT hükümlerine uygun olup olmadığı ile kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından davalı şirketten ... marka araçlar satın alındığı, buna ilişkin 31.05.2017 tarihli faturaların ayrı ayrı düzenlenmiş olduğu, fatura tutarlarının 358.766,02 TL olduğu, araçlardan birinin ... plaka ile  bir diğerinin ... plaka sayılı olarak davacı şirket adına kaydedilmiş olduğu, araç cinsinin çekici olarak belirtildiği, aracın 2016 model olduğu, taraflar arasında 06.06.2017 tarihli kamyon servis paketi sözleşmesinin imzalandığı,  06.06.2017 tarihli fatura ile üç yıllık temel bakım servis sözleşmesi olarak 26.133,67 TL KDV ile birlikte 30.837,73 TL tutarında fatura düzenlendiği, kamyon servis paketinde davacı şirketin müşteri olarak yer aldığı, sözleşmenin konusunun 2.maddede, yetkili servisin kendi ticari kararlarına göre belirledikleri ücret karşılığında madde 3'te açıklanan işlerin katılımcı yetkili servisleri vasıtasıyla müşteriye sunulacağının taahhüt edildiğinin belirtildiği, 2.2.maddede, bu paketin ek1'de detaylı tanımlanan şase numaraları, motor seri numaraları belirtilen  müşteriye ait olan araçların ilk satışını ve trafiğe tescil tarihlerini takip eden 36 ay veya 330.000 km boyunca (hangisi önce dolarsa) paket süresince ek2'de belirtilmiş akıllı bakım sisteminde belirtilen adette periyodik bakım uygulanması ve belirtilmiş içerikte aşıntı parçası değişimi, onarım işlemlerinin yapılmasına, orijinal yedek parça, işletme sıvıları, sarf malzemeleri ve işçilik dahil istisnai durumlar dışındaki tüm masrafları yetkili servisler aracılığıyla yetkili servis ile kendi aralarında belirledikleri fiyat üzerinden sağlanmasını davalı şirketin garanti edeceğine yer verildiği, kapsam dışı işlerin 4.maddede sıralandığı, 4.1.7.maddede, yakıt ve Adblue  giderleri, 4.1.17.maddede araçta tespit edilen bir arızanın derhal bildirilmemesi veya yetkili servis tarafından onarılmasına fırsat bırakılmaması sebebiyle oluşabilecek masraflarında kapsam dışı işler arasında sayıldığı, müşterinin yükümlülüklerinin 4.2.maddede düzenlendiğini, 4.2.6.bantte, müşterinin araçları iyi şartlarda, periyodik gerekleri dahilinde ve amacına uygun kullanacağı 4.2,7.bentte, araçları müşterinin hatalı, kötü ve bakım kurallarına aykırı kullanmayacağı, 4.2.8.9.bentlerde, araçlarda  işletme talimatında belirtilen norm dışında  yakıt kullanılmayacağı, standartlar dışında yağ kullanılamayacağı vb hususlara yer verildiği, davacı şirket tarafından davalı hakkında ... sayılı dosyasında toplam 63.462,38 TL tutarındaki alacağın tahsili amacı ile 20.02.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, takip talebinde iki adet araçta garanti kapsamında ve ekstre satın alınan kamyon servis paketi kapsamında karşılanması gerektiği halde karşılanmayan servis işlemleri sonucunda ödenen bedelin tahsili istemi olduğuna yer verildiği, davalı şirket tarafından icra takibine karşı itiraz edildiği, davacının ise İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır.Tarafların delillerini ibrazı ve celbi gereken delillerin dosya içerisine celbi sonrasında bilirkişi raporu alınmıştır. 25.12.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı vekilinin dilekçesi ekinde ... plakalı çekiciye ait sunulan yakıt faturalarından 09.09.2019 ile 29.01.2020 tarihleri arasında olduğu, ... Akaryakıt, ... Petrol, ...Petrol, ...Petrol ve yoğun olarak ... Petrol akaryakıt istasyonlarından yakıt alındığının anlaşıldığı, davacı vekilinin dilekçesi ekinde ... plakalı çekiciye ait sunulan yakıt faturalarından 05.03.2019 ile 05.12.2019 tarihleri arasında olduğu,..., ... Petol, ... Petrol ve yoğun olarak ... Petrol akaryakıt istasyonlarından yakıt alındığının anlaşıldığı, dosya kapsamında her ne kadar iş emri ve kalite raporlarında ... plakalı ve  ...8 plakalı çekicinin yakıtlarının çok kötü olduğu yönünde tespitlere yer verilmiş ise de,  yakıt deposundan ve akaryakıt aldığı istasyonlardan alınmış yakıt numunesinin akredite laboratuvarlardaki analiz neticelerinin dosyasında bulunmadığından, davacı yanın her iki çekici için satın alarak kullandığı akaryakıtların standart dışı olup olmadığının taraflarınca tespit edilmediği,  her iki çekicinin common rail enjektörü, yüksek basınç pompası, yüksek basınç hattı, enjektörler, besleme pompası, filtre elemanı ve filtre kartuşu değiştirilmiş olduğu sabit olup, söz konusu yakıt sistemi elemanlarının hasarlarını gösteren tespitler, diyagnostik test sonuçları, fotoğraflar vb. teknik bilgi ve belgeler dosyaya sunulmadığından değerlendirilmesi ve yakıt sistemindeki arızanın üretimden mi yoksa standart dışı yakıttan mı kaynaklandığının tereddüte mahal bırakmayacak netlikte ve kesinlikte tespitinin mümkün olmadığı, davacıya ait ... plakalı ve ... plakalı çekicilerin yakıt depolarından alınmış yakıt numunelerinin ve motorin alınan akaryakıt istasyonlarının depolarından alınan numunelerin akredite laboratuvarlardaki analiz neticelerinin değerlendirilmesi ve çekicilerde kullanılan akaryakıtların standartların dışında olduğunun belgelenmesi durumunda söz konusu arızaların standart dışı yakıt kullanımdan kaynaklanabileceği, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgelerden yakıt sistemindeki arızanın kesin sebebinin çekicilerde kullanılan yakıttan veya üretim hatasından kaynakladığının tespitinin mümkün olmadığı belirtirmiştir.Davacı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı şirketten sıfır araç garantisine ilave olarak periyodik bakım uygulaması satın aldığını, davalı tarafça karşılanması gereken tutarlarının hiçbir gerekçe gösterilmeden karşılanmadığını, standart dışı  yakıt kullandığı bahanesine dayanıldığını, davalı şirket tarafından sunulan raporların müvekkili şirketin bilgisi dışında olduğunu, davalının ispat etmesi gerektiğini, yeni delil sunulmasına muvafakat etmediklerini, şirkete ait çekicilerdeki arızaların kullanılan akaryakıttan kaynaklanmadığını belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili rapora karşı itiraz dilekçesinde; raporda arızanın standart dışı yakıttan meydana gelmesinin olası olduğu ancak arızanın sebebinin kesin olarak tespit edilmesinin mümkün olmadığının ifade edildiğini, dava konusu araçlarda davacının iddia ettiği gibi bir üretim hatası bulunduğuna ilişkin kesin bir tespit veya hiçbir tespitin bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, dava konusu araçlarda yakıt analiz raporunun bulunmamasının arızaların imalat hatasından ileri geldiğini göstermeyeceği gibi somut olayda servisten buna ilişkin bir rapor alınmasınında beklenemeyeceğini, davacıya araçların yaklaşık tamir-onarım masraflarının iletildiğini, onay alındıktan onarıma başlandığını ve sorunsuz şekilde teslim edildiğini, belgelerin cevap dilekçesinde sunulduğunu, 200.000 km üzerinde kullanılmış olan araçların servis geçmişlerinde yakıt sisteminden kaynaklanan hiçbir şikayetin olmadığını, yakıt sistemlerinin arıza tarihine kadar sorunsuz şekilde çalıştığını, arıza sonrasında yapılan onarım işlemlerinin kapsamı incelendiğinde ise değiştirilen parçaların araçlarda standart dışı yakıt kullanılması halinde hasarlanan parçalar olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>18.05.2021 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; davacı şirketin ticari defterlerinden açılış- kapanış tasdiki zorunlu olan yevmiye ve defter-i kebir defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin tam ve eksiksiz olduğu, 2019 ve 2020 mali yıllarının e-defter üzerinden tutulduğu devamında envanter defterinin noter tasdikinin de süresinde yapıldığı görülmüş olup tüm defterlerin kendi içlerinde birbirini teyid ettiği, davacı ile davalı taraf 06.06.2017 tarihinde imzaladığı “Kamyon Servis Paketi” kapsamında “Kamyon Servis Paketi Sözleşmesi” gereği sahibi olduğu ... ve... plakalı araçları dava dışı olan ... yetkili servisi ... AŞ firmasında gerekli bakım ve onarım hizmetlerini yaptırdığı,  davacı sözleşme kapsamında olan... ve ... plakaları araçları dava dışı olan ... yetkili servisi ... AŞ firmasında gerekli bakım ve onarım hizmetlerini yaptırdığı, ancak davalı tarafın bu araçlara yapılan işlemleri garanti kapsamında almadığı için  huzurdaki davanın açıldığı, dava konusu olan araçlar ile ilgili olarak yapılan değerlendirme sonucu ilgili araçların tamir bakım onarım zamanı yapılan bazı parçaların garanti kapsamında olduğunun değerlendirildiği, garanti kapsamında olması gereken ve erken dönem hasar görmüş olan parçaların ise ... plaka sayılı aracın 15.01.2020 tarihli faturasındaki,Yüksek basınç pompası 5.703,19, Enjektörler 993,60, Besleme pompası toplam 6.696,79, ... plaka sayılı aracın 07.02.2020 tarihli faturadaki ... enjektörü 14.253,68, Basınç sınırlama ventili 675,75, Besleme pompası 4.253,14, toplam 19.182,56 olmak üzere toplam da 25.879,35 TL yedek parça garanti kapsamında değerlendirilmiş ve davalı'nın davacı'ya ödemesi konusunun mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.Davacı vekili ek rapora karşı itirazda bulunarak, bilirkişinin onarımı yapılan parçaların garanti kapsamında olup olmadığını belirlerken hiçbir gerekçeye dayanmadığını belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ek rapora itiraz dilekçesinde; cevap dilekçesi ekinde sundukları bilgi ve belgeler değerlendirilmeksizin görüş bildirilmesinin hatalı olduğunu, UYAP sistemine cevap dilekçesi ekleri arasında sunulan ve  aracın arızalarına ilişkin servis istasyonunca düzenlenen kalite raporları, aracın kullanılan standart dışı yakıttan kaynaklı parçalara ilişkin resimlerin bulunduğunu, bu kayıtlar incelenmeden teknik yönden görüş bildirilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, bilirkişi ek raporundaki tespit edilen miktar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasında, araç satışı ile birlikte söz konusu satın alınan araçlar için kamyon servis paketi adı ile sözleşme mevcut değildir. Aracın satıcısı ile sözleşmenin tarafı olduğundan davalı vekilinin pasif husumet yokluğuna dair iddiası yerinde görülmemiştir. Pakette, aracın ilk satış ve trafiğe tescil tarihlerini takip eden 36 ay veya 330.000 km boyunca akıllı bakım sisteminde belirlenen adette periyodik bakım uygulanacağı ve belirtilen içerikte parça değişimi, onarım işlemlerinin vb garanti edilmiştir. Pakete dair sözleşmede, davacı müşterinin yükümlülükleri arasında 4.2.8. bentte, araçların işletme talimatında belirtilen norm dışında yakıt kullanmayacağı düzenlemesine yer verilmiştir.Bilirkişi raporunda her iki araçla ilgili olarak yakıt alınan istasyonların fişleri ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Ayrıca araçlara ait iş emirleri de  ayrı ayrı değerlendirilmeye tabi tutulmuştur. Değerlendirilmeler sonucunda iş emir ve kalite raporlarında yakıtların çok kötü olduğu yönünde tespitlere yer verilmiş olmasına rağmen yakıt deposundan ve akaryakıt aldığı istasyonlardan alınan yakıt numunesinin akredite laboratuvarlarındaki analiz neticelerinin dosyada bulunmadığı ve akaryakıtların standart dışı olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir. Davalı şirket tarafından her ne kadar, delilleri arasında davacı şirkete ait servisteki fotoğrafı ile birlikte ayrıca yakıt deposu olduğu anlaşılan fotoğraf ibraz edilmiş ise de yakıt deposuna ait fotoğrafın davacı şirket araçlarına ait olup olmadığı kesin olarak tespit edilememektedir. Bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde geçerli analiz raporları yoktur. Bu fotoğraflarla, davacının kötü yakıt kullanımı sonucu hasarın oluştuğu kabul edilemeyecektir.Bilirkişiler teknik olarak inceleme yaparak düzenledikleri ek raporda,tüm deliller  değerlendirilerek hangi parçaların garanti kapsamında olduğu ayrı ayrı belirlenmiştir. HMK'nın 190. Maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davacı şirket tarafından sunulan delillerle, davalıdan satın almış olduğu araçlarda meydana gelen hangi arızaların garanti kapsamında olduğu kısmen ispatlanmıştır. Tarafların imzaladığı kamyon servis paket sözleşme hükümleri açıktır. İddia edilen alacaklar, araçların hangi arızasının onarımına dair olduğu ve garanti kapsamında olup olmayacağı yönündeki değerlendirme sonucu tespit edilmiştir.Davalı taraf ise, söz konusu arızanın  davacının kötü yakıt kullanımından kaynaklandığı ve onarım bedellerinden sorumlu olamayacağını  savunmuş ise de yukarıda yer verildiği üzere, söz konusu savunmasını destekleyecek kabul edilecek deliller ibraz edilememiştir. Her ne kadar servisi gerçekleştirilen şirket tarafından düzenlenen iş emirlerinde bu hususa yer verilmiş ve davalı şirket tarafından bir kısım fotoğraflar ibraz edilmiş ise de bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, yakıtlara ilişkin değerlendirmeye esas alınabilecek analiz raporları mevcut değildir. Bu durumda, teknik bilirkişi raporu gereğince  mahkemenin kısmen kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tarafların buna dair   istinaf  nedenleri yerinde görülmemiştir.Diğer yandan, her iki taraf, kabul ve reddedilen miktarlar yönünden İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca  icra inkâr ve kötü niyet tazminatları konusunda istinaf sebepleri ileri sürmüşlerdir. Davaya konu alacak miktarı likit ve taraflarca bilinebilir nitelikte kabul edilemeyeceğinden İİK'nın 67/2. maddesindeki şartlar oluşmadığnıdan, mahkemece davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.  Reddedilen alacak miktarı  yönünden ise davalı yararına İİK'nın 67/2. maddesi gereğince kötü niyet tazminatına karar verilebilmesi için, takip alacaklısının takibe girişmekte haksız ve ayrıca kötü niyetli olması gerekmektedir. Somut davada davacı şirketin kötü niyetli olduğuna dair dosya içeresinde herhangi bir delil bulunmadığından, davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi isabetli olmuş, bu nedenle her iki tarafın bu konudaki istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.Mahkeme, kabul edilen miktar yönünden davacı yararına 4.080,00 TL, davalı yararına ise 5.637,45 TL vekalet ücreti takdir etmiştir. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. maddede, maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda karşı taraf vekili yararına tarifenin 3. kısmına göre hükmedilecek ücretin davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiştir. Ancak somut dava maddi tazminat davası olmayıp, İİK'nın 67. maddesi gereğince açılmış bir itirazın iptali davası olduğundan, davacının buna yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Hüküm tarihi itibari ile yasanın 13. maddesi kapsamında belirlenen vekalet ücretlerinde bir aykırılık olmadığından taraf vekillerinin aksine iddialarının reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf  başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.516,81 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,Hazineye gelir kaydına, 4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.20.03.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4e221f4ae778517a","SID":"d1990b23458a287a"}}