{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ    <br>\t<br>ESAS NO\t: 2024/6 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/333<br><br>DAVA\t: Şirketin Feshi<br>DAVA TARİHİ\t: 03/01/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 22/05/2025<br> <br>Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; müvekkilinin iradesi ve bilgisi dışında adına ... Şirketinin 31.05.2022 tarihinde kurulduğunu ve kuruluşa ilişkin ana sözleşmenin, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin ... tarihli ... sayının 126. ve ... sayfalarında yayımlandığını, ... sicil numarası ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğünde şirketin kayıtlı göründüğünü, işbu şirketin kurulması ile birlikte şu anda bile münferit yetkilisinin müvekkili olarak gösterildiğini, müvekkilinin şirket kurması, ortak olması veya şirketi yönetme yetkisinin bulunmadığını, nitekim müvekkilinin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas -... Karar sayılı dosyası ile kısıtlandığını ve kendisine yasal danışman atandığını,  aynı dava dosyasında vasi adayı olarak bulunan müvekkilinin eşi ...'nın 24.08.2017 tarihinde vasi olarak atanmasından feragat dilekçesi sunması nedeniyle Mahkeme tarafından vasi olarak atanmadığını, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ihbarı üzerine, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas - ...Karar sayılı dosyasında 13.10.2022 tarihinde müvekkilinin kısıtlanmasına karar verildiğini ve eşi ...'nın vasi olarak atandığını, müvekkilinin iradesinin 3. şahıslar tarafından etkilenmek suretiyle kendisi ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne getirilerek hükümsüzlüğünü ve iptalini talep edilen şirketin kuruluş sözleşmesinin imzaladığını, dava dilekçesi ekinde sunulan  şirket kuruluş sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin 500.000 TL sermaye borcunu şirketin tescilini izleyen 24 ay içerisinde ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak müvekkilinin TMK madde 429 vd. gereği kendisine yasal danışman atanan kişi durumunda olduğunu ve sınırlı ehliyetli olduğunu, yasal danışman onayı olmaksızın vermiş olduğu bu taahhütün geçerli olmadığını belirterek davanın kabulünü, öncelikle kuruluş sözleşmesi hukuka aykırı olan ... Şirketinin hükümsüzlüğünün tespitine ve ticaret sicilden terkikinine, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde Şirketin TTK’nun 636/3. maddesi uyarınca haklı nedenle tasfiyesiz olarak feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı şirketin tek ortaklı Limited şirket olması ve şirket müdürünün de davacı olması nedeniyle bu davada davalı şirketi temsil etmesi için kayyım atanmasını teminen davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekili tarafından davalı şirkete kayyım atanması için açılan dava sonucunda; ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/03/2024 tarih ve ...Esas - ...Karar sayılı kararı ile;  Mahkememizin bu dava dosyasında davalı konumunda olan ...Tic. Ltd. Şti.'ni temsil etmesi için ...'ın temsil kayyımı olarak atanmasına karar verildiği ve kayyımın 18/12/2024 tarihi itibari ile görevine başladığı anlaşıldığından kayyıma dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı şirket kayyımı davaya karşı cevap vermemiştir.<br>Dava; davalı şirketin hükümsüzlüğünün tespiti ve haklı nedenle şirket feshi davasıdır. <br>Davalı şirket ticaret sicil dosya sureti, ... Vergi Dairesi kayıtları celp edilmiş, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... E. ve ... E. sayılı dosyaları UYAP'tan celp edilmiştir.<br>Davalı şirket ticaret sicil dosyasının incelenmesinde; davalı şirketin adresinin ... ilçesinde olduğu bu nedenle bu davada Mahkememizin yetkili olduğu, davalı şirketin 31.05.2022 tarihinde kurulmuş tek ortaklı Limited şirket olduğu, şirketin tek ortağının ve şirket müdürünün davacı ... olduğu anlaşılmıştır.<br>... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...tarih ve ... Esas - ...Karar sayılı kararı ile; davacı ...'ya 4721 sayılı TMK.nın 429. maddesinde yer olan işlemlerde sayılan (dava açma ve sulh olma, taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynı hak kurulması, kıymetli evrakın alımı, satımı ve rehnedilmesi, olağan yönetim sınırları dışında kalan yapı işleri, ödünç vermek ve alma ana parayı alma, bağışlama, kambiyo taahhüdü altına girme, kefil olma)  hususlarında görüşü alınmak üzere yasal danışman olarak ...'ın atandığı anlaşılmıştır. <br>... Sulh Hukuk Mahkemesinin 13/10/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile; davacı ...'nın  TMK.nın 406.ve 408. maddeleri uyarınca kısıtlanmasına ve iki yıl süre ile vasi olarak ...'nın atanmasına karar verildiği ve kararın 18/11/2022 tarihinde kesinleştiği, Mahkemece verilen 17/07/2024 tarihli ek kararı ile davacının kısıtlılık halinin devamı ile vasi ...'nın görevinin iki yıl süreyle uzatılmasına karar verildiği görülmüştür.<br>Davacının öncelikle talebi davalı şirketin hükümsüzlüğünün tespitine ilişkindir.  Davacı vekili müvekkiline yasal danışman atandığını ve müvekkilinin  iradesinin 3. şahıslar tarafından etkilenmek suretiyle kendisi ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne getirilerek şirketin kuruluş sözleşmesinin imzaladığını iddia etmiştir. Davalı şirketin kurulduğu 31.05.2022 tarihinden önce davacıya TMK.nın 429. maddesi gereğince yasal danışman atandığı, ancak kararda da belirtildiği üzere yasal danışmanın; dava açma ve sulh olma, taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynı hak kurulması, kıymetli evrakın alımı, satımı ve rehnedilmesi, olağan yönetim sınırları dışında kalan yapı işleri, ödünç vermek ve alma ana parayı alma, bağışlama, kambiyo taahhüdü altına girme, kefil olma hususlarında  görüşü alınmak üzere atandığı, şirket kurma ile ilgili görüşü alınmak üzere atanmadığı, buna göre yasal danışmana, danışmadan davacının şirket kurabileceği hususu, şirketin tek ortaklı olması ve iradesinin 3. şahıslar tarafından etkilenmek suretiyle şirket kurduğuna ilişkin soyut iddialar göz önüne alındığında; davalı şirketin hükümsüz olduğu iddiasının yerinde olmadığı ve yasal dayanağının bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>Davacının diğer talebi TTK.nın 636/3. maddesi gereğince şirketin haklı nedenle fesihine karar verilmesidir.<br>TTK.nın 636/3. maddesinde haklı sebeplerin varlığında her ortağın Mahkemeden şirketin feshini talep edebileceği düzenlemiştir. <br>Davalı şirketin tek ortaklı olması nedeniyle ortak her zaman fesih ve tasfiye kararı alıp şirketi kapatabileceği, şirketin feshi için Mahkeme kararına ihtiyaç bulunmadığı ancak davalı şirketin tek ortaklı olması ve şirket ortağı olan davacıya vasi tayin edilmiş olması nedeniyle; vesayet hukukuna ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.<br>TMK.nın 443. maddesinde bulunan; \" Vesayet altındaki kişinin malvarlığı içinde ticarî, sınaî veya benzeri bir işletme varsa; vesayet makamı, bunların işletilmesinin devamı veya tasfiyesi için gerekli talimatı verir.\"<br>TMK.nın 463. maddesinde bulunan; Aşağıdaki hâllerde vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni gereklidir:<br>3. Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması,<br>Hükümleri göz önüne alındığında; davalı şirketin tek ortağın olan davacının vasisinin Vesayet Makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesinden ve Denetim Makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesine başvurarak ve onlardan onay alarak şirketin fesih ve tasfiyesine karar verebileceği ve bu nedenle Mahkememize fesih davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından davacının bu talebinin de yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 187,8‬0 TL harcın davacıdan tahsiline,<br>3-Davacının yapmış olduğu  yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.  22/05/2025<br><br>Başkan <br> ¸e-imzalıdır<br>Üye <br>¸e-imzalıdır <br>Üye <br> ¸e-imzalıdır<br>Katip <br>¸e-imzalıdır <br><br><br>    **Bu belge 5070 sayılı Kanun Kapsamında Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.* <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf7ca3aaad138c17","SID":"e31746dfbc68a3b1"}}