{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1188 <br>KARAR NO:2025/827<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:02/11/2021<br>NUMARASI:2018/475 Esas 2021/633 Karar <br>DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:22/05/2025<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili; müvekkil banka genel müdürlüğünden şubelere dağıtılmak üzere ... Kargo'ya teslim edilen gönderiler içerisinde bulunan ... Bankası ... Şubesine ait keşidecisi ... Mühendislik, lehdarı ... Tekstil olan 12.05.2018 keşide tarihli, ... seri numaralı, 8.425-TL bedelli çekin hırsızlık sonucu çalındığını, konu ile ilgili olarak Bakırköy C aşsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, çekin zayi nedeniyle iptali talebiyle İstanbul 1. ATMnin 2017/1050 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, çek hakkında ödemeden men kararı verildiğini, çeki kabul ve ciro eden davalıların çekin çalındığını öğrenmelerine rağmen çeki kabul ettiklerini, bu durumun davalıların kötü niyetini gösterdiğini belirterek, çekin davalılardan istirdadı ile müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı ...; çekin çalıntı çıkması nedeniyle kendisinden sonraki cirantaya aynı tutarlı çek vererek zararını karşıladığını, ancak çeki kendisine veren ...'nın ödeme yapmayarak kendisini mağdur ettiğini beyan etmiştir.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; zayi olan çekin istirdadı istemine ilişkin işbu davada ispat yükü davacıda olup, davacının, kendisinin yetkili hamil olduğunu, senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran davalıların kötüniyetli ve çeki iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesinin gerektiği, dava konusu çekin davacının elindeyken çalındığı, çekin incelenmesinde davalılarca düzgün bir ciro silsilesi ile iktisap edildiği, bu sebeple dava konusu çekin önceki cirantaların elinden rızası dışında çıkıp çıkmadığını araştırmasının beklenemeyeceği, muntazam ciro silsilesine uygun olarak iktisap edilen çekte hamilin kötü niyetli olduğu veya ağır kusurlu bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili; mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği, delillerinin toplanmadığını, davalıların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmadığını, hırsızlık ile çalınan çekleri eline geçiren gerçek veya tüzel kişilerin kanunun lehe karinelerinden faydalanmak için sahte imza ve kaşelerle cirolar atarak çeki ibraz etmelerinin TMK'nın 2. maddesi hükmüne aykırı olduğunu, çeki ibraz eden ve ciro edenlerin, çek aldıkları kişinin ilgili firmanın yetkilisi veya ilgili gerçek kişinin kendisi olup olmadığını gösterir vesaik ibraz edilmesini talep etmek zorunda olduklarını, aksi durumda basiretli davranma yükümlülüğünün ihlal edilmiş olacağını ve bu durumun da davalıların ağır kusurunu ispat edeceğini, davaya konu çeki ibraz eden davalı ... olup, bir önceki ciranta ...'in çek üzerindeki imzası ile firmanın yetkilisinin imza örneği arasında gözle görülür farklılık olduğunu, davalı ...’nın imza sirkülerinde yer alan imza örneği ile çek üzerindeki imzanın da birbirinden farklı olduğunu, sadece bu hususun dahi davalıların kötü niyetli, ağır kusurlu olduklarını gösterdiğini, ancak mahkemece taleplerine rağmen çek üzerinde imza incelemesi yaptırılmadığını, davalı firmaların gerçek bir ticari ilişkileri olup olmadığı, davaya konu çekin defter ve kayıtlarında yer alıp almadığı bilirkişi marifetiyle tespit edilebilecekken, mahkemece hiç bir inceleme yapılmadan karar verildiğini, mahkemenin ödeme yasağı ve savcılığın celp kararları kapsamında çek üzerine tedbir konulduğunu, çekin çalındığını bilerek çeki kabul ve ciro eden davalıların kötü niyetli olduklarını, bu kapsamda çeke ilişkin tedbir kararının hangi tarihte sisteme işlendiğinin, iptal davasındaki ilanların hangi tarihte yayımlandığının da mahkemece araştırılmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine dayalı olarak çekin istirdatı istemine ilişkindir.TTK’nın 792. maddesine göre; \"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu  olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür\".TTK'nın 790. maddesinde ise, \"cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır\" hükmü düzenlenmiştir.Çek istirdatı davalarında davacının; çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir.Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır.Somut olayda; dava konusu ... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı, 12.05.2018 keşide tarihli, 8.425-TL bedelli, keşidecisi ... Mühendislik, lehtarı ... Tekstil olan çekin hırsızlık sonucunda davacının elinden rızası dışında çıktığı, çek cirantalarının sırasıyla ... Tekstil, ... Kimya, ..., ... Gıda, ...,... Plastik ve ... Plastik olduğu, davacı tarafça çekin zayi nedeniyle iptali istemiyle dava açıldığı, çekin son hamil .... Plastik tarafından bankaya ibrazında tedbir kararı nedeniyle bedelinin ödenmediği ve çekin Bakırköy C. Başsavcılığına gönderildiği anlaşılmaktadır.İspat yükü üzerinde bulunan davacı, yukarıda da açıklandığı üzere öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası dışında elinden çıktığını, sonrasında ise davalıların çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduklarını kanıtlamak zorundadır. Somut olayda davacının çek üzerinde cirosu bulunmamaktadır. Ancak sunulan çek senet tevdi bordrosuna göre çekin... Kimya tarafından davacı bankaya tevdi edildiği, bu nedenle davacı bankanın çekte yetkili hamil olduğu, soruşturma dosyasındaki tespitlere göre de çekin hırsızlık sonucunda rızası dışında davacının elinden çıktığı sabittir.Son hamil davalı ... Plastik bakımından yapılan değerlendirmede; çekte düzgün bir ciro silsilesi bulunmakta olup, ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmamaktadır. İstirdat davasında çek arkasındaki cirolardan birinin imzasının sahteliği, şeklen incelenmesi gereken ciro silsilesini koparmayacağı gibi, imzaların istiklali ilkesi gereğince dinlenmesi de mümkün değildir.Soruşturma dosya içeriğinde ise ;Plasport şirketinin çeki ağır kusurla davacı  zararına iktisap ettiğine ilişkin bir tespit yapılamamaktadır. Kambiyo senetlerinin soyutluğu ilkesi gereğince çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti de bulunmamaktadır. Bu durumda davacı tarafça, davalının çeki iktisapta kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu kanıtlanamamış olup, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davaya konu çekin son hamil davalı tarafından davacı zararına  iktisap edildiği ispat edilemediğinden istinaf nedenleri yerinde olmayan  davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e0da49734253d397","SID":"0a69dc52250bdc2c"}}