{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/660 - 2025/735<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/660 <br>KARAR NO\t: 2025/735<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 31.01.2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/83 Esas <br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyat Haciz<br>KARAR TARİHİ\t: 29.05.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 29.05.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 02.10.2021 tarihinde  davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu  ... plakalı ticari aracın karşıdan karşıya geçen davacıya çarptığını, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün tam kusurlu olduğunun belirtildiğini,  davalı sigorta şirketine başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını belirtilerek HMK'nın 107 maddesi gereğince 5000,00TL maddi tazminatın davalılardan, 200.000,00TL manevi tazminatın davalılar işleten ve sürücüden tahsiline karar verilmesini,  maddi ve manevi tazminat talepleri kapsamında sunulan delillerin yaklaşık ispatı sağladığı ve davacının telafisi imkansız zarara uğrayacağı koşulların da mevcut olduğunu, İİK'nın 257 maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcuna dayalı dava bakımından davalının yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz mallarının ve alacaklar ile diğer haklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece verilen 31.01.2025 tarihli ara karar ile; alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi, alacağın bulunup bulunmadığı hususunun ancak yapılacak yargılama sonucu ortaya çıkacak olması, ihtiyati haciz verilmesini gerektirecek düzeyde İİK'nın 257/2 maddesince aranılan yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tİhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkemece ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddedildiğini, ancak hukuki düzenlemeler, Yargıtay içtihatları ve dosyaya sunulan deliller dikkate alındığında, davacının tazminat alacağı talebinin yaklaşık ispat şartını sağladığını, kazanın davalının kusuru sonucu meydana geldiğini, davacının kusurunun bulunmadığını, dava konusu olayda sunmuş oldukları delillerle yaklaşık ispatın sağlandığını, ayrıca trafik kazasına sebebiyet veren aracın ticari nitelikte olması ve elden çıkartılma hızının yüksek olması nedeniyle davalının mal kaçırma ihtimali mevcut olduğunu, mahkemece verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar, dosya kapsamına ve yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, davacının alacağını tahsil etmesini riske soktuğunu, bu nedenlerle İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu belirterek, mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılarak, davalıların taşınır, taşınmaz, üçüncü kişilerdeki alacak ve hakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tİhtiyati haciz talep eden davacı vekili, 02.10.2021 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacıya çarpması sonucu meydana gelen kazada davacı ...'nun yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere  5.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan, 200.000,00TL manevi tazminatın davalılar işleten ve sürücüden tahsiline, davalıların taşınır, taşınmaz, üçüncü kişilerdeki alacak ve haklarının ihtiyaten haczine kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece ihtiyati haciz talebi yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİİK'nın 257. maddesi hükmüne göre: \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.<br>\tVadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>\t1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>\t2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;<br>\tBu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.<br>\tİİK.'nın 258.maddesinde ise; \"İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.<br>\tMahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. <br>\t(Ek fıkra: 17.07.2003 - 4949 S.K./60. md.;Değişik fıkra: 02.03.2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.<br>\t2004 sayılı İİK'nın 258/1. madde metninden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' gereklidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değil, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Ancak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağın varlığı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanaat getirecek deliller sunulması gerekir. <br>\tDosya kapsamına göre davanın trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, davacının dava dilekçesi ile talep ettiği maddi tazminat miktarı dikkate alındığında alacak muaccel ise de talep edilen tazminat miktarı ve ölçülülük ilkesi gözetildiğinde, alacak miktarının hayatın olağan akışı içerisinde herkes tarafından ödenebilecek bir rakam olması,  manevi tazminatın miktarının, kapsamının ve koşullarının hakimin takdirine bağlı olarak belirlenen bir tazminat türü olması, tazminat yükümlüsünün tutum ve davranışları olayın özelliği, kusurun varlığı, maluliyetin bulunup bulunmaması ve oranı, niteliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gibi benzeri pek çok subjektif etkene göre belirlenen bir tazminat türü olup, maddi tazminat gibi miktarı objektif koşullara göre belirlenecek bir tazminat türü olmaması bu nedenlerle alacağın muaccel olması yanında, ihtiyati hacze esas belirli bir miktar olması gerekmesi, bu aşamada manevi tazminat alacağının miktarının hakim tarafından toplanacak deliller, maluliyet oranı gibi hususlara göre belirleneceği, koşullar değiştiğinde yeniden ihtiyati haczin talep edilebilmesinin mümkün olması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin ara karar yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin 31.01.2025 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-İstinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yerolmadığına, <br>\t3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1(f) maddesi gereğince KESİN olmak üzere 29.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"88cfb71251c1dda9","SID":"89b92e5e60ceedbe"}}