{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/1559 <br>KARAR NO:2025/724<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:30/05/2023<br>NUMARASI:2014/1370 Esas -  2023/539 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:08/05/2025<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.08.2014 tarihinde ...'ın idaresindeki ... plakalı otobüsün ... plakalı ticari taksi ve yaya ...'ye çarpması ile meydana gelen kazada ...'ııin vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldığını, davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacıları için 2.500 er TL maddi (davacı ... için her iki sigorta şirketinden- davacı ... için ... şirketinden) ve her bir davacı için  40.000 er TL den toplam 80.000 TL manevi tazminatın (sigorta şirketleri hariç diğer davalılardan) olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında sunduğu 23/02/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini ... için 150.662,00-TL ve... için 112.338,00- TL'ye artırdıklarını bildirmiştir. Davalı ... AŞ (... AŞ) vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacıların kötü niyetli olarak dava açtığını, mahkemece kusur  oranlarının tespit edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;  vefat eden şahısın başka destekten yoksun kalan mirasçılarının bulunup bulunmadığının araştırılması ve varsa paylarının ayrılması gerektiğini, müvekkili kurumun davacıların taleplerinden sorumlu olmayacağını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, sürücü ...'in oluşan kazada bir kusurunun bulunmadığını belirterek,  davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'nin kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunu, müvekkilin söz konusu kazada oluşan tazminattan sorumluluğunun olmadığını, sürücü ...'in oluşan kazada bir kusurunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların kötü niyetli olarak dava açtığını, mahkemece kusur  oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, sürücü ...'in kazada herhangi bir kastı ve kusuru bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince;\"Somut olayda, Kazaya karışan ... Şirketi adına kayıtlı ...'ın idaresindeki ... plakalı otobüs 12.08.2014 kaza tarihini kapsayacak şekilde; ... A.Ş. taralından 16.05.2014-02.05.2015 tarihleri arasında ZMSS poliçesi ile kişi başına 268.000,00 TL sakatlanma-ölüm teminatı altında, ... A.Ş tarafından 06.05.2014-06.05.2015 tarihleri arasında Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta poliçesi ile kişi koltuk başına 175.000,00 TL sakatlık ve ölüm teminatı altında, nova ... Şirketi tarafından 06.05.2014-06.05.2015 tarihleri arasında Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk sigortası poliçesi ile kişi başına 268.000,00 TL sakatlanma-ölüm teminatı altında, ... A.Ş. tarafından 30.04.2014-30.04.2017 tarihleri arasında genişletilmiş kasko poliçesi ile kişi başına 75.000,00 TL sakatlanma-ölüm teminatı altında, Kazaya karışan ... Ancak adına kayıtlı ...'nin idaresindeki ... plakalı ticari otomobil 12.08.2014 kaza tarihini kapsayacak şekilde... (...) ... A.Ş. tarafından 22.07.2014-22.07.2015 tarihleri arasında ZMSS poliçesi ile kişi başına 268.000,00 TL sakatlanma- ölüm teminatı altındadır.Buna göre davacı tarafından sunula taleple dikkate alınarak (özellikle ıslah dilekçesi) taleple bağlılık ilkesi gereğince davalı ... (türkiye) sigorta şirketinden talep edilen maddi tazminat talebi bakımından sürücüsü ... kazanın meydana gelmesinde kusursuz olarak değerlendirildiğinden davacıların destekten yoksunluk tazminatlarından sorumlu olmayacağı yönünde değerlendirme yapılarak bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davalı iki çelebi gıda şirketi yönünden ise İşleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hâkimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Uzun süre kavramı, belirli bir gün sayısı ile sınırlı olmayıp, her somut olayın özelliğine göre ayrıca değerlendirilir. Ayrıca bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarına halel getirecek bir sonuç oluşturmaması şarttır. O hâlde;  kısa süreli olmamak kaydıyla, araç herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devredildiğinde artık üzerindeki fiili hâkimiyetin ortadan kalkması, bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının da bulunmadığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hâkimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimse işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulacak, araç maliki sorumlu tutulamayacaktır. Örneğin, aracı uzun süreli kiralayan kiracı işleten sıfatını kazanacak, araç malikine husumet yöneltilemeyecek, ona yöneltildiğinde ise davanın husumet nedeniyle reddine karar verilecektir. Burada verilen ret kararının borcun olmadığına dair bir ret kararı olmayıp, davalının borçlu sıfatına (taraf sıfatına) sahip olmadığına ilişkin verilen ret kararı   olacaktır. Somut olayda,  Kazaya karışan ... Şirketi adına kayıtlı ...'ın idaresindeki ... plakalı otobüsün sunulan 02/05/2014 tarihli taşıt sözleşmesi ile aracın davalı ... firmasına iş bu davalının işleten sıfatını taşıması suretiyle verildiği sabit olmakla ve sözleşemeye bu şekilde yazılmakla  uzun dönemli araç kiralama sözleşmesi ile kiralandığı ve ödeme planı ile ödemelere ilişkin belgelere göre  olay tarihi itibarıyla uzun süreli kira sözleşmesi nedeniyle kiracının hakimiyeti altında olduğu anlaşılmakla davalı kamilkoç un sürücüsü ile birlikte müşterek sorumlu olduğu gerekçesi ile ikiçelebi gıda şirketi yönünden davanın husumet nedeniyle reddine  karar verilmiştir.Diğer davalı ... şirketi bakımından talep edilen maddi tazminat talebi bakımından yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre ölen kişinin kusur durumu  desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceğinden buna göre hesaplanan miktar davacı ... için 541.975,61 TL, davacı ... için 408.749,71 TL olmakla davalının teminat limiti dahilinde ... A.Ş.'nin kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatı limiti kapsamında garameten hesaplama yöntemine göre ...'nin 114.838.00 TL kısmından ...'ın 153.162,00 TL kısmından olmak üzere toplam 268.000,00 TL üzerinden sorumlu olduğu kanaatine varılarak ıslah dilekçesinde yer alan miktarlar doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. (Davacının sigorta şirketine dava tarihinden önce başvurusu olmadığından temerrüt tarihi sigorta şirketi için 03.10.2014 dava tarihi kabul edilerek) Davacıların manevi tazminat istemine yönelik olarak davalı kamilkoç ve ... (davalı iki çelebi bakımından dava husumet nedeniyle reddedilerek) aleyhine açmış olduğu manevi tazminat istemli dava da ise  tarafların ekonomik ve sosyal durumları, buna dair yapılan araştırma tutanaklarında yazan bilgiler ile kazanın meydana geliş şekli ve kusur oranı, paranın satın alma gücü nazara alınarak takdiren her bir davacı için 10.000,00 er TL sinin kabulü ile kaza tarihi olan 12/08/2014 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesi gerektiği kanaatine varılarak  aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle;a-Davacı ... nin ve ... in maddi tazminat taleplerinin KABULÜ ile  Davacı ... yönünden hesaplanan 541.975,61 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... yönünden 408.749,71 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere hesaplanan miktardan taleple bağlı kalınarak toplam 268.000 TL maddi tazminatın (... için 153.162,00 TL, ... için 114.838,00 TL) davalı ... şirketi yönünden (poliçe teminat limiti olan 268.000 TL ile sorumlu kalacak şekilde ) sigorta şirketi yönünden dava tarihinden (13/10/2014) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iş bu davalıdan  tahsili ile davacıya verilmesine, b-Davanın davalı... (...) sigorta  yönünden REDDİNE,c-Davanın davalı ikiçelebi gıda şirketi yönünden husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,ç-Davacı ... nin manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden (12/08/2014) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketi ve davalı ... den müştereken ve müteselsilen  alınarak bu davacıya verilmesine,d-Davacı ... in manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden (12/08/2014) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketi ve davalı ... den müştereken ve müteselsilen  alınarak alınarak bu davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili  tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacılar vekilinin istinaf nedenleri; ilk derece mahkemesi tarafından eksik inceleme ve araştırma yapılarak karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, kusur bilirkişisi raporunda dava konusu kazanın gündüz vakti olduğuna yönelik tespitin hatalı olduğu, davalılardan ...'ın yargılandığı Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/108 Esas sayılı dosyasından yapılan 16.06.2015 tarihli 1.duruşmada ...'ın vermiş olduğu ifadesinde \"Hava da yeni aydınlanmak üzereydi.\" şeklindeki beyanından kazanın meydana geldiği sırada  havanın aydınlanmadığı, henüz gece karanlığının tamamen sona ermediğinin açıkça beyan edildiği buna rağmen itiraza konu bilirkişi raporunda da ...'a %30 oranında kusur atfedilerek bu yönü ile ATK raporu ile örtüştüğü, davalı ...'ın ceza dosyasında verdiği savunmasında da olayda asli kusurlu kişinin kendisi olduğunu bildirdiği, itiraza konu kusur raporunda bu beyanlara itibar edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, ilk derece mahkemesi tarafından verilen manevi tazminatın yetersiz olduğu ve ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılması gerektiği hususlarına ilişkindir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm olayına dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.(1)Kaza tespit tutanağında, ... plakalı araç sürücüsü ...'nin; 2918 sayılı KTK'nın 84.maddesinde yer alan diğer kusurlardan 59; yerleşim birimleri dışındaki karayolunda zorunlu haller dışında duraklamak ve park etmek, zorunlu hallerde gerekli tedbir ve önlemi almamak kuralını ihlal ettiği, otobüs sürücüsü ... ise aynı kanunun aynı madde olan diğer kusurlardan 47/D;  trafik düzeni ve güvenliği ile ilgili yükümlülüklere uymadığı hususlarının belirtildiği, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/108 Esas sayılı dosya için ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından  hazırlanmış dosyada mevcut  12.10.2015 tarihli bilirkişi raporunda; davalı sürücü ...’ın tali kusurlu olduğu, maktül yaya ...'nın ise asli kusurlu olduğu, ...'nin ise kusursuz olduğu  yönünde görüş açıklandığı, bu rapora dayanılarak verilen Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/108 Esas 2015/317 Karar sayılı ilamının Yargıtay 12.Ceza Dairesi'nin 2020/3656 Esas 2020/7381 Karar sayılı ilamı ile onanarak 22/12/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış olup,Mahkemece yargılama sırasında ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden aldırılan 04/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalı sürücü ...’ın ilerisinde arıza nedeniyle park edilen aracı fark etmesine rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle dava konusu kazanın meydana gelmesinde ikinci derece de %30 oranında kusurlu olduğu, maktül yaya ...'nın yol platformuna kontrolsüz, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak çıkması nedenleriyle birinci derecede %70 oranında kusurlu olduğu, ...'nin ise kusursuz olduğu  yönünde görüş açıklandığı anlaşılmıştır.Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. (HGK'nun 11/10/1989 gün ve E:1989/11-373, K:472; HGK'nun 27/04/2011 gün ve E:2011/17-50, K:2011/231 sayılı ilamları) 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 74.maddesi (818 sayılı BK'nın 53.m) gereğince hukuk hakimi kusurun mevcudiyetine ilişkin ceza mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de, ceza mahkemesinde kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında mahkumiyet kararı verilen kimse hukuk mahkemesinde tamamen kusursuz kabul edilemez. Ceza mahkemesinin mahkumiyet kararındaki fiilin \"hukuka aykırılığını\" ve \"illiyet bağının varlığını\" saptayan maddi olgu konusundaki kabul hukuk hakimini de bağlar.Somut olaya gelince;Az yukarıda açıklandığı üzere, ceza mahkemesince hükme esas alınan kusur oranının hukuk hakimini bağlamayacağı ancak kazanın oluşum şekli ile illiyet bağının varlığını saptayan maddi olgular konusundaki kabulün hukuk hakimini bağlayacağı tereddütsüzdür.Görülmekte olan davada, ceza mahkemesince kabul edilen ve kesinleşen maddi olgulara göre ve maddi olgular ile uyumlu olan yargılama sırasında mahkemece aldırılan  04/11/2022 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi kusur raporunun hükme esas alınmasında; yukarıda açıklanan hususlar ve olayın oluş şekli ile maddi deliller birlikte değerlendirildiğinde isabetsizlik  görülmemiştir. Bu nedenle davacılar vekilinin bu hususa temas eden istinaf talebi yerinde değildir.(2)6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Somut olayda kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, ölümün en ağır sonuç olması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve paranın satın alma gücü hep birlikte nazara  alındığında, davacılar için ayrı ayrı hükmedilen manevi tazminat tutarlarının bir miktar az olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin bu hususa yönelik istinaf istemi yerindedir.Ancak manevi tazminata ilişkin tespit edilen bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 353/1-b/2. madde hükmü gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması, davacılar yararına hükmedilen manevi tazminatlar bir miktar artırılmak suretiyle manevi tazminata hükmedilmesi gerekmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2023 tarih ve 2014/1370 Esas - 2023/539  Karar sayılı kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun; yukarıda (1) no lu maddede açıklanan hususta HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine, (2) no lu maddede açıklanan hususta kısmen kabulüne, (HMK.m.353/1-b/2) 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacılara iadesine,3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına 4/İstinaf aşamasındaki diğer yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 5/İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2023 tarih ve 2014/1370 Esas - 2023/539 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,a/Davacı ...'nin ve ...'in maddi tazminat taleplerinin kabulü ile, davacı ... yönünden hesaplanan 541.975,61 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... yönünden 408.749,71 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere hesaplanan miktardan taleple bağlı kalınarak toplam 268.000 TL maddi tazminatın (... için 153.162,00 TL, ... için 114.838,00 TL) davalı ... şirketi yönünden (poliçe teminat limiti olan 268.000 TL ile sorumlu kalacak şekilde ) sigorta şirketi yönünden dava tarihinden (13/10/2014) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iş bu davalıdan  tahsili ile davacıya verilmesine,  b/Davanın davalı... (...) Sigorta AŞ yönünden REDDİNE, c/Davanın davalı  ... Şirketi yönünden husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,d/Davacı ... nin manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden (12/08/2014) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Şirketi ve davalı ... den müştereken ve müteselsilen  alınarak bu davacıya verilmesine, e/Davacı ...in manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden (12/08/2014) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Şirketi ve davalı ... den müştereken ve müteselsilen  alınarak alınarak bu davacıya verilmesine, 6/Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince maddi tazminat bakımından alınması gereken 18.307,08-TL karar ve ilam harcından, peşin harcın ve ıslah harcının mahsubu  ile eksik kalan 17.383,60-TL harcın davalı ... AŞ'den  tahsili ile hazineye irat kaydına,7/Manevi tazminat bakımından alınması gereken 2.732,400 TL karar harcının davalı ... Şirketi ve davalı ... den müştereken ve müteselsilen  alınarak  hazineye irat kaydına,8/Vekalet ücretleri yönünden;a/Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan maddi tazminat bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 40.520,00-TL vekalet ücretinin  davalı ... AŞ'den alınarak davacılara verilmesine,b/Davalı ... AŞ vekil ile temsil edildiğinden maddi tazminat bakımından ret olunan değer üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.gereğince 2.500,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak iş bu davalıya verilmesine,c/Davalı ... Şirketi vekil ile temsil olunduğundan  manevi tazminat bakımından ret olunan değer üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak iş bu davalıya verilmesine, d/Davacılar ...'ın ve ...'nin Manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin  davalı... Şirketi ve davalı ... den müştereken ve müteselsilen  alınarak davacılara ödenmesine, e/Davalı ... Şirketi vekil ile temsil olunduğundan tazminat bakımından ret olunan değer üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.gereğince 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak iş bu davalıya verilmesine,9/Yargılama giderleri;a/Davacı tarafından maddi tazminat talebi açısından  yapılan toplam 2.852,48-TL yargılama giderinin davalı ... AŞ'den alınarak davacıya verilmesine,b/Davacı tarafından manevi tazminat talebi açısından  yapılan toplam 450-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 67,50 TL sinin davalı ... Şirketi ve davalı ... den müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak  davacıya verilmesine, c/Davalı ... Şirketi tarafından yapılan toplam 48 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.08/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd608a71157b67fa","SID":"e7a952ab6a13784a"}}