{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     <br>                      T.C.<br>                 ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        31. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t            (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t\t            (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca \t\t\t\t            Başvurunun Esastan Reddine)<br>ESAS NO\t: 2025/382 <br>KARAR NO\t: 2025/504<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: ... ...<br>ÜYE\t: ... ...<br>ÜYE\t: ... ...<br>KATİP\t: ... ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 17/12/2024<br>NUMARASI\t: 2023/475 Esas -  2024/926 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesine Dayalı Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ\t: 29/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ    \t: 29/05/2025<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; <br>\tİDDİA\t\t\t\t: <br>\tDavacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile, davacının davalı şirkete iş makinası ile, taşıma, nakliye, hafriyat ve forklift işi yaptığını, davalının iş bedelini ödememesi üzerine icra takibine başladıklarını, davalının takibe vaki itirazının iptali için açılan Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/535 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, ...Şubesi'ne ait 285433 nolu 13/12/2013 keşide tarihli 65.000,00 TL bedelli çekin müvekkiline teslim edildiğinden bahisle davalının borcu olmadığının hatta alacaklı olduğunun bildirildiğini, ancak müvekkiline gerçekte teslim edilmeyen müvekkilinin ciro etmediği çek nedeni ile davalının alacaklı olmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, davalının bilirkişi raporu uyarınca müvekkili aleyhine cari hesap alacağına dayalı başlattığı Ankara 5. İcra Dairesi'nin 2016/20037 esas sayılı dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tSAVUNMA\t\t\t\t  :<br>\tDavalı vekili; yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davacının iddialarının Ankara 7. ATM'nin 2015/535 Esas sayılı dosyası üzerinden değerlendirildiğini, davaya konu ettiği icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkilince süresinde itirazın iptali davası açmadığını, bu nedenle davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ\t       : <br>\tMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; \"Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibi nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>\tMahkememizce davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilinin istinaf etmesi üzerine Ankara BAM 31. HD  2022/1071 esas 2023/802 karar sayılı ilamı ile, \"Görevli mahkeme açık ve net olarak saptanmadan davanın esası hakkında hüküm kurulmasının doğru olmadığı, Mahkemece öncelikle, davalı alacaklıya alacağının dayanaklarının ve miktarlarının açık ve net bir şeklide açıklattırılmasının gerekli olduğu, davacı tarafça takibin dayanakları açıklandıktan sonra, takibin 65.000,00 TL bedelli ... bankası çekine dayalı kısmı bakımından, ATK Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'nin, söz konusu çek arkasındaki ciranta imzasının davacının eli ürünü olmadığı yönündeki raporu doğrultusunda, çek keşidecisi olan davalı alacaklı şirketin, söz konusu çek nedeniyle davacıdan bir alacağının olamayacağı gözetilmeli, davalı alacaklının çek bedeli üzerindeki kısım nedeniyle, bahse konu çek dışında bir sebebe dayalı olarak alacak talep etmesi durumunda; taraflar arasında iddia edildiği şekilde bir  ticari ilişki olup olmadığı hususu araştırılmalı, davacının tacir olması durumunda, tarafların ticari defter ve belgeleri mali müşavir bilirkişiye inceletilmeli ve davacının iddia ettiği nedene dayalı olarak, davalı taraftan  alacaklı olduğunu ispat edip edemediği irdelenmeli ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda hüküm verilmesi\" gerektiğinden bahisle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>\tKaldırma ilamı doğrultusunda öncelikle davacının tacir olup olmadığı araştırılmış olup gelen yazı cevaplarından tacir olduğu anlaşılmıştır.<br>\tKaldırma ilamı doğrultusunda davalı vekiline alacağın kaynağına ilişkin beyanda bulunması için süre verilmiş, davalı vekili 28/09/2023 tarihli dilekçesinde söz konusu borcun kaynağının cari hesap ekstresi olduğunu bildirmiş, bunun üzerine defter ibrazı için HMK'nun 222. maddesi uyarınca ihtaratlı süre verilmiş ve tarafların defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davalı defterleri üzerinde talimat mahkemesi aracılığı ile inceleme yapan mali müşavir bilirkişi 13/09/2024 tarihli raporunda, davalı şirketin davaya konu edilen 65.000,00 TL tutarlı, keşide tarihi olan 2013 yılı ticari defterlerinin yasal saklama süresi dolduğu için imha edildiğinin bildirildiği, 2013 yılı ticari defterlerinin incelemeye sunulmadığı, 2014 yılı ticari defter içeriklerinin siber hırsızlık nedeniyle silindiğinden defterleri incelemeye sunmadığı, 2015 yılı ticari defter açılış kaydında 2014 yılından devir gelen bakiyesinin 80.400,20 TL olduğu, Ocak/2015 döneminde davacıya 5.000,00 TL tutarlı çek keşide edildiği, dosyada bulunan 2013 yılı faturaları ile davalıya ait önceden sunulan cari hesapların incelenmesinde davalı tarafından davacıya verildiği beyan edilen 65.000,00 TL tutarlı çek sonrasında bu tutar karşılığı bir ticari ilişki olmadığı, alacak bakiyesinin davalı kayıtlarında 2015 yılında da devam ettiği bildirilmiştir. Davacı defterleri üzerinde inceleme yapan mali müşavir bilirkişi 22/11/2023 tarihli raporunda; davacının 2013/2014/2015 yıllarına ait ticari defterlerin Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/535 esas sayılı dosyasında incelendiğini, ilgili dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporuna göre defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yapıldığı ve kendisi lehine delil teşkil ettiği, davalının defterleri İstanbul'da olduğundan dava dilekçesi ekinde sunulan muavin kayıtları incelenerek rapor tanzim edildiğini, taraflar arasında faturadan kaynaklı ticari ilişkinin bulunduğu, ticari defter kayıtlarının birbirini teyit etmediğini, takip ve dava konusu 03.02.2015 tarih 24641 seri numaralı 1.416,00 TL, 02.03.2015 tarih 24663 seri numaralı 1.475,00 TL ve 28.04.2015 tarihli 24689 seri numaralı 1.180,00 TL tutarlı faturaların tarafların ticari defter kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafından keşide edilen 13.12.2013 tarih 65.000,00 TL tutarlı 0285433 seri numaralı ... Bankasına ait çekin ticari defter kayıtlarında bulunduğu, davacının ticari defter kayıtlarında bulunmadığı, takip ve dava konusu 3 adet 4.071,00 TL tutarlı faturadan dolayı düzenleme tarihi olmayan ... ve ... tarafından imza edilen feragatnameye mahkemenin itibar etmesi halinde icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı bulunmadığı, 13.12.2013 tarih 65.000,00 TL tutarlı 0285433 çek davalı tarafından davacıya verildiği 65.000,00 TL bedelli ... Bankasına ait çekin arkasındaki ciranta davacının imzasının olup olmadığı belirlenmesi gerektiği çekin arkasında cirantanın davacıya ait olması halinde davalının davacıdan 65.000,00 TL alacağı olabileceği aksi durumda alacağı olmayacağı bildirilmiştir. Davalı defterleri üzerinde inceleme yapıldıktan ve Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki raporlar dikkate alınarak alınan 11/11/2024 tarihli ek raporda, dosyaya sunulan ve düzenleme tarihi olmayan ... ile Ortağı ... tarafından imzalanmış ibraname-feragatname başlıklı belge dikkate alındığında davacının icra takibi itibariyle davalı şirketten alacağı bulunmadığı, davacının davalı şirkete forklift hizmeti verdiği bunun karşılığı 3 adet 03.02.2015 tarih 1.416,00 TL bedelli 02.03.2015 tarihli ve 1.475,00 TL bedelli ve 28.04.2015 tarihli 1.180,00 TL bedelli toplam 3 adet 4.071,00 TL faturaların tarafların ticari defter kayıtlarında yer aldığı, 4.071,00 TL karşılık davalının ödemesi olmadığı, 4.071,00 TL davalıdan alacaklı olduğu bildirilmiştir. Ek rapor tüm dosya kapsamı ile taraf defterleri üzerinde inceleme yapılarak değerlendirme yaptığından hükme esas alınmıştır.<br>\tDava konusu 21/10/2016 tarihli ödeme emrinde davalının 73.329,20 TL cari hesap ve 6.201,84 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğundan bahisle takip başlattığı, kaldırma ilamı dikkate alınarak imzanın davacıya ait olmaması nedeni ile 65.000,00 TL çek bedeli ve işlemiş faize ilişkin talep yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı, davalının bakiye 8.329,20 TL alacağın cari hesaba dayandığına ilişkin beyanı doğrultusunda değerlendirme yapıldığında BA-BS bildirimleri ile faturalar uyarınca taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, bildirimlerin ve taraf defterlerinin birbirini doğrulamadığı, davalının 2013-2014 yıllarına ait defterlerine ulaşılamadığı, bu nedenle Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/535 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları da dikkate alınarak mali müşavir bilirkişilere mevcut taraf defterleri üzerinde inceleme yaptırıldığı, hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davacının 65.000,00 TL bedelli çek nedeni ile borçlu olduğu, feragatname dikkate alındığında borcunun bulunmadığını, cari hesaba ilişkin olarak ise davalıdan 4.071,00 TL alacaklı olduğu ve borcunun bulunmadığı, bu hali ile takip tarihi itibari ile davacının davalıya borçlu olmadığı hususunun sübut bulduğu, alacak yargılamayı gerektirdiğinden, ibraname bulunması ve davalının takip başlatmakta kötü niyetli olduğuna ilişkin dosyada delil bulunmadığı\" gerekçesi ile, davanın kabulüne, Ankara 5. İcra Dairesi'nin 2016/20037 esas sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/535 E. sayılı dosyasında da ...'ın davacı olduğunu, bahsi geçen dosyada müvekkilinin ticari defterlerinin incelendiğini ve davanın reddine karar verildiğini, itirazın iptali dosyasının kesinleşmesi nedeniyle bu dosya kapsamında yapılan usuli işlemlerin, yapılan defter incelemesinin de kesin hüküm teşkil ettiğini, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde yapılan 2013 ve 2014 yılı ticari defter incelemeleri ve burada yapılan tespitlerin huzurdaki davada da kesin hüküm ilkesi gereğince bağlayıcı olduğunu, icra takibine ve dava konusu alacağı cari hesap alacağı olduğunu, huzurdaki dava da müvekkili şirketin söz konusu çeki teslim edip etmediğinin incelenmesi gerektiğini, 65.000,00 TL bedelli çekin de aralarında bulunduğu toplam 14 adet çek için müvekkil şirket tarafından çek çıkış bordrosu düzenlendiğini, söz konusu çek çıkış bordrosunun dosya kapsamında mevcut olduğunu, çeki teslim alan kişinin, davacının şirketi olan ... Makine'ye ait kaşeyi kullandığını, çek çıkış bordrosu üzerinde “Ortağım ... adına aldım” notuyla ...'in imzasının bulunduğunu, dava konusu edilen 65.000,00 TL bedelli çekin davacıya verildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, raporda çelişkili ibareler bulunduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE    : <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda gerekli inceleme ve değerlendirmelerin yapıldığı, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 5.432,77 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.817,37 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalı üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\t5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 29/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br><br>Başkan ...<br>E-imzalıdır <br><br>Üye ...<br> E-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> E-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> E-imzalıdır<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a22ff80b0a405eef","SID":"497b1a7808454ac3"}}