{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     <br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ           <br>                    \t\t\t             (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br><br>ESAS NO\t: 2025/132 <br>KARAR NO\t: 2025/501<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...\t...<br>ÜYE \t: ...\t...<br>ÜYE \t: ...\t...<br>KATİP\t: ...\t...<br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 21/11/2024<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2023/545 E.-2024/1058 K.<br><br><br>Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili; müvekkilinin ödemesi gereken miktarı peşin olarak ödeyerek davalı kooperatife ortak olduğunu, Kayseri 3. Noterliğince 02.06.2001 tarih ve 16436 yevmiye no ile çekilen kur'a sonucu kendisine B-6 blok 2 numaralı dairenin isabet ettiğini, bu daireyi bedelini vererek 25.06.2001 tarihli sözleşme ile o tarihte kooperatif başkanı olan şahsa kurada isabet eden A-23 blok, 35 nolu daire ile takas ettiğini, müvekkiline bu güne kadar kur'a sonucu isabet eden dairenin veya takas ettiği dairenin ya da herhangi bir dairenin tahsis edilmediğini, müvekkiline en son gelen 30.04.2005 tarihli genel kurul çağrısında müvekkilinin borcu olmadığının bildirildiğini ileri sürerek, müvekkilinin takas yolu ile aldığı A-23 Blok 35 nolu dairenin veya kur'a sonucu kendisine isabet eden B-Blok 2 nolu dairenin, bunların mümkün olmaması halinde bu dairelere eş-muadil bir dairenin tahsisine ve müvekkilinin davalı kooperatife borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili; davacının müvekkili kooperatifin 124 nolu arsa karşılığı olarak kayıtlı üyeliğini ...'dan devraldığını, bu üyelik karşılığı ne ...'ın, ne de davacının müvekkili kooperatife arsa devri ya da aidat ödemesi yapmadığını, müvekkili kooperatifte peşin ödemeli üyelik sistemi olmadığını, davacının bir hak talep edebilmesi için bu üyelik karşılığı edimleri yerine getirmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.12.2027 tarih ve 2016/1547 E., 2017/1024 K. sayılı kararıyla; \"Dosyaya sunulan tüm deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı kooperatife 0124 numara ile üye olduğu, 02.06.2001 tarihindeki kura ile B 6 blok 2 nolu dairenin kendisine isabet ettiği, dava konusu edilen A 23 Blok 35 nolu dairenin ilk olarak eski kooperatif başkanı olan dava dışı ...'a kura neticesinde çıktığı, davacı ile ...'ın aralarındaki sözleşme ile dairelerin takas edildiği anlaşılmıştır. Davalı kooperatifin 17/06/2007 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlardan 9. maddesinde ve 29/06/2008 tarihli genel kurulun 6. maddesinde belirtildiği üzere ... ve diğer arsa sahiplerinden arsa karşılığı daire alanlar ile daire almaya hak sahibi edilenlerin arsa borçlarını kooperatif üzerine tescillerini yaptırmaları, aksi takdirde sözleşmelerin iptal edileceği bu konudaki her türlü işlemi yapmaya genel kurulun yetkili kılındığı, genel kurulda da arsalarını teslim etmeyen yani arsa edim borçlarını ifa etmeyen üyelerin 1 ay içerisinde bu borçlarını ifa etmeleri, aksi takdirde ana sözleşme hükümleri çerçevesinde yasal işlem yapılacağı konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Davacının üyeliğini devraldığı ...'ın kooperatife arsa devri karşılığı üye olduğu, bunun devri karşılığında üyeliğe dair hak ve yetkilere sahip olduğu, ...'ın bu üyeliğini ve kurada çıkan dairesini tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte davacıya trampa yolu ile devrettiği, dolayısıyla ...'ın ve ...'dan trampa yolu ile devralan davacının gerek üyeliği gerekse dairesi açısından arsa edim borcunun yerine getirilmesi gerektiği, çünkü kooperatif kayıtlarında da ...'ın arsa karşılığı kooperatife üye olduğunun kayıtlı olduğu, trampayı yapanların kooperatife karşı borçlarının arsa devri olduğundan sonuç itibarı ile tarafların kooperatife karşı borçlarının değişmeyeceği, ...'ın üyelik esnasında ya da üyeliğin devralınması ve trampadan sonra arsa devir borcunu yerine getirmediği, bu konuda davacı tarafça her hangi bir tapu devir işlemi bilgisi ve belgesi de sunulamadığı, ayrıca davacının dava dışı ...'na ait üyeliği devraldıktan sonra herhangi bir aidat ödemesi yapmadığı, oysa tüm yargılama boyunca sunulan delil ve belgelere göre davacının kooperatife herhangi bir aidat ödemesi veya arsa karşılığı üyelikten doğan ve birbirlerine intikal eden arsa edim borcunu yerine getirdiklerine dair her hangi bir delil ve belge sunulamamıştır. Davacı vekilinin sunduğu üye olduğu 22/09/1998 tarihli tahsilat makbuzundaki bedelden başka bir ödemesinin bulunmadığı bu tarihten sonraki kooperatif aidatlarını ödemediği, ayrıca 05/11/1998 tarihli kartvizit arkasına yazılmış 13.500 DM bedelin ödendiğine ilişkin belgenin hisse devir bedeli olarak dava dışı ...'a ödendiğinin kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacının davalı kooperatife de peşin ödemeli ortak olarak üye olmadığı tespit edilmiştir.<br>Davacının gerek kendisince gerekse devraldığı önceki kişiler tarafından kooperatife karşı arsa edim borcunun yerine getirilmediği anlaşıldığından ve davacının kooperatife üyeliği de devam ettiğinden ayrıca davasında kooperatife borçlu olmadığının tespitini de talep ettiğinden dava tarihi itibarı ile davacının davalı kooperatife üyelikten kaynaklı aidat v.s. borçlarının bulunup bulunmadığı da hesaplattırılmış bu konuda bilirkişilerce sunulan 16/08/2017 tarihli raporda da ayrıntılı olarak açıklandığı ve hesaplandığı üzere davalı kooperatifin genel kurul kararları, ana sözleşme hükümleri ve yapılan devirler ile devredenlerin durumları da gözetildiğinde davacı üyenin davalı kooperatife üyeliğinden kaynaklı olarak dava tarihi itibarı ile 66.244,00 TL aidat borcunun da bulunduğu anlaşılmıştır. <br>Her ne kadar davacı tarafça iş bu davasında davalı kooperatife borcunun bulunmadığının tespitini ve kurada çıkan dairenin kendisine ait olduğunun tespitini talep ve dava etmiş ise de yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere ve bilirkişilerin davalı kooperatifin tüm defter, kayıt ve belgeleri, ana sözleşmesi hükümleri, genel kurul kararları ile tüm dosya kapsamı da incelenmek sureti ile hesapladıkları üzere davacının davalı kooperatife dava tarihi itibarı ile üyelikten kaynaklı olarak 66.244,00 TL borçlu olduğu anlaşıldığından davacının menfi tespit talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça aynı davasında A 23 Blok 35 nolu dairenin veya noter kurası sonucu kendisine isabet eden B 6 Blok 2 nolu dairenin de kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini de talep etmiş ise de bu konudaki emsal Yargıtay kararlarında da açıkça belirtildiği üzere kooperatif üyesinin üyelikten kaynaklı olarak kooperatiften daire tahsisi, tespiti ya da adına tapusunun tescilini talep edebilmesi için kooperatife karşı üyelikten doğan tüm yükümlülüklerini yani borçlarını eksiksiz olarak yerine getirmiş olması ve ödemesi gerektiği, oysa yukarıda da belirtildiği gibi bilirkişilerce de tespit edilip hesaplandığı üzere davacının dava tarihi itibarı ile davalı kooperatife üyelikten kaynaklı 66.244,00 TL borçlu olduğu anlaşıldığından bu konudaki talebinin de sübut bulmadığından reddine karar vermek gerekmiş\" denilerek, davanın reddine karar verilmiştir.  <br>Karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 10.05.2023 tarih ve 2019/323 E., 2023/839 K. sayılı kararıyla; \"Dava, daire tahsisi ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. <br>1-Davacının daire tahsisi istemi yönünden; <br>Dosya kapsamından; <br>Dava dilekçesi ekinde sunulan, dava dışı ...'ın devreden, davacının devralan sıfatıyla imzaladıkları tarihsiz sözleşmede; \"120 m² 124 nolu dairemi ...'a devretmek istiyorum, Dairemin karşılığı olan paramı elden aldım. Bu dairede hiç bir hakkım kalmamıştır.\" dendiği,<br> Kayseri 3. Noterliğinin 02.06.2001 tarihli 16436 yevmiye numaralı kur'a zaptı incelendiğinde 124 numaralı üyeliğin davacıya ait olduğu ve davacıya  B-6 Blok, Zemin Kat, 2 numaralı dairenin isabet ettiği,<br>  25.06.2001 tarihli yine dava dışı ... ve davacı tarafından imzalanan sözleşmede ise \"A 23 Blok 8. Kat 35 nolu 120 m²'lik hissemi ... adına  devretmek istiyorum. Dairem karşılığı olan paramı elden aldım. Bu dairem üzerinde hiç bir hukuki hakkım kalmadığını beyan ederim.\" dendiği<br>Görülmüştür.<br>Yine davacı tarafından 22.09.1998 tarihli 35.000.000 (Eski) TL. yatırıldığına dair 22.09.1998 tarihli makbuz ve ...'ın imzasını taşıyan, \"13.500 DM aldım. Yapmış olduğum hisse devrinde hiç bir borcu kalmamıştır.\"  yazılı 05.11.1998 tarihli ...'a ait kart sunulmuştur. <br>Davalı kooperatif vekilince, davacının 124 no'lu arsa karşılığı olarak kayıtlı üyeliği ...'dan devraldığı savunulmuştur.  <br>İlk derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda; davalı kooperatife ait üye kayıt defterinde davacının arsa karşılığı üye olduğu, nitekim üye aidatı tahsilatı kısmında \"arsa sahibidir\" açıklamasının yazıldığı, Kayseri 3. Noterliğinin 02.06.2001 tarihli 16436 yevmiye numaralı kur'a zaptı incelendiğinde 124 numaralı üyeliğin davacıya ait olduğu (bu üyelik ilk önce dava dışı ... adına kayıtlıdır. ... kooperatiften ayrılmış ve davacıya geçmiştir) bu üyelik karşılığında B-6 Blok, Zemin Kat, 2 numaralı dairenin isabet ettiği, aynı kura zaptında A-23 Blok, 8. Kat, 35 numaralı dairenin ise dava dışı ...'a isabet ettiği, 25.06.2001 tarihli davacı ve dava dışı ... arasında yapılmış adi yazılı sözleşmeler incelendiğinde davacıya isabet eden zemin kat 2 numaralı daire ile dava dışı ...'a isabet eden A-23 Blok, 8. Kat, 35 numaralı dairenin takas edildiğinin anlaşıldığı, davacının ve dava dışı ...'ın davalı kooperatifteki üyeliklerinin arsa karşılığı olduğu, her ikisinin de kooperatife geçen arsasının bulunmadığı,  davacının kur'a çektiği B-6 Bloğun şimdiye kadar yapılmadığı, davacının üyelik devri sonucu dava dışı ...'ın kooperatiften 120 m² daire alma hakkını edindiği, davacının 124 nolu üyeliğini arsa karşılığı olarak kooperatif eski yöneticisi ...'dan devraldığı  tespit ve görüşü bildirilmiştir. <br>Bilirkişi raporu kendi içinde çelişkili olup ve davacıya ait olduğu uyuşmazlık dışı olmayan 124 nolu üyeliğin öncesinde kime ait olduğu yolunda net belirlemeler içermemektedir. Raporun ilk bölümünde 124 nolu üyeliğin dava dışı ...'na ait olduğu ve adı geçenin ortaklıktan ayrılması üzerine davacıya geçtiği bildirildiği halde, sonuç bölümünde bu belirleme ile çelişecek şekilde davacının 124 nolu üyeliği arsa karşılığı olarak kooperatif eski yöneticisi ...'dan devraldığı görüşü belirtilmiştir. Nitekim yine bilirkişi kurulunca davacının ve dava dışı ...'ın 25.06.2001 tarihli kur'ada kendilerine isabet eden daireleri takas ettikleri de tespit edilmiştir. Davalı tarafça da 124 nolu üyeliğin ...'dan devralındığı savunulmuştur. \t<br>Davacının bilirkişi raporuna itirazları bilirkişilerce ek raporda da cevaplandırılmamış, çelişki giderilmemiş, davacının dava dışı ...'a üye olurken kooperatif başkanı sıfatıyla 13.500 DM. ödediğine ve takasın ise kura çekiminden sonra yapıldığına ilişkin itirazları değerlendirilmemiştir. <br>Öte yandan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.04.2011 tarih ve  2011/16-10 E., 2011/179 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi hükmüne göre kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşittirler. Diğer üyelerin konutları tamamlanıp teslim edilmiş ise davacının da dairesinin bitirilip teslimini istemek hakkıdır. Kooperatifin aidat alacağının bulunması, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16 ve 27. maddesi uyarınca ihraç prosedürü uygulamadıkça, kooperatifin kuruluş amacı olan konut teslimi yükümlüğünü ortadan kaldırmaz. Buna göre, İlk derece Mahkemesinin kabulünün aksine, davacının daire tahsisi hakkının bulunduğunun tespiti halinde yani diğer üyelerin konutları teslim edilmiş ise, kooperatife borcunun bulunması bu hakkı kullanmasına engel olmayacaktır. Kooperatif ortağının kooperatife borcu olması, tahsis hakkını kullanmasına engel olmamakta, tapu iptali tescil talep edememesi sonucunu doğurmaktadır. <br>Bu durumda İlk derece Mahkemesince, davacıya ait 124 nolu üyeliğin öncesinde arsa karşılığı hisse olup olmadığı, ne şekilde ve hangi ortaklar yoluyla davacıya geçtiği, ...'nın 24.07.1997 tarihinde istifasından sonra ...'a mı, davacıya mı geçtiği, davacının ne sebeple arsa sahibi üye olarak kayıtlara yazıldığı kesin ve şüpheden uzak bir şekilde belirlenmelidir. <br>2-Davacının borçlu olmadığının tespiti istemi yönünden; <br>1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadırlar. Yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu, genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerekmekte veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi icap etmektedir. Bu nedenle, sabit ve peşin bedel ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın (devam eden inşaatların finansmanına katılımı için) üyelik aidat yükümlülüğü devam eder. Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve alt yapı giderlerinden ortağın sorumluluğu devam eder. Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsenmedikçe 1163 sayılı Kanun'un 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz. Öte yandan,  davacıya üyeliği devreden kişinin peşin bedelli ortak olduğunun belirlenmesi halinde, davacının da peşin bedelli ortak olarak kabul edileceği tartışmasızdır. Anılan genel kurul kararının peşin bedelli ortaklık tesis eden bir karar olmadığı sonucuna varılması halinde, üyeliği devredenlerden ya da davacıdan uzunca bir süre inşaat finansmanı için aidat istenilmemiş ise, bilançolarda, hesap cetvellerinde, faaliyet raporlarında, genel kurullarda ve üye kayıt defterlerinde; bu yönde bir borç kaydı yer almamışsa, davacının peşin bedelli ortak olduğunun kooperatifçe zımnen benimsendiği ve sadece genel yönetim ve altyapı giderlerinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Diğer yandan, anasözleşmenin 17/3. maddesi uyarınca devir halinde eski ortağın kooperatife olan yükümlülükleri yeni ortağa geçer.<br>Bu durumda, mahkemece, kooperatif konusunda uzman yeni bir bilirkişi ya da kurulu aracılığıyla kooperatif defter, kayıt ve belgeleri, genel kurul tutanakları üzerinde inceleme yaptırılarak, (davacının üyeliği devir yoluyla oluşmuş ise) üyelikleri devredenlerin üyeliklerinin ne şekilde oluştuğu, (üyeliğin ...'dan devralındığının tespiti halinde ...'ın üyeliğinin normal statüde ya da peşin bedelli üyelikten hangisi olduğu, ... tarafından bu üyeliklere karşılık arsa devri yapılıp yapılmadığı, üyeliklerini davacıya devreden ...'ın ya da sonradan davacının bu ilkelere uygun olarak peşin bedelli üye (sadece arsa devri karşılığında bir üye) yapılıp yapılmadığı üzerinde durularak, davacının peşin ödemeli ortak mı, normal statülü ortak mı olduğunun belirlenmesi, yapılacak tespite göre kooperatife karşı üyeliğin türünün gerektirdiği parasal ya da ayni (arsa payı) yükümlülüklerini tam olarak yerine getirip getirmediği ve buna göre borçlu olup olmadığı ve miktarı belirlenmelidir.\" gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi uyarınca, esası incelemeden İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. <br> İlk derece Mahkemesince; \"Eşitlik ilkesi gereğince ortaklar hak ve yükümlülüklerinde eşit olduklarından, normal statüdeki ortaklardan farklı olarak sabit ve peşin ödeme ile ortak alımına karar verilebilmesi için bu hususun genel kurulun gündemine alınması ve genel kurul tarafından tartışılarak bir karar verilmesi ya da genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi gerekmektedir. Bu nedenle, sabit ve peşin aidat ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın ( devam eden inşaatların finansmanına katılımı için) üyelik aidat yükümlülüğü devam eder. Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de, kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve altyapı giderlerinden ortağın sorumluluğu devam eder. Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsemedikçe 1163 Sayılı Kanun'un 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz.<br>Anılan rapor ve ek raporun incelenmesinde; 124 nolu üyeliğin 22.04.1997 tarihinde 35,00-TL (35.000.000,00-ETL) ödeme yaparak dava dışı ...'nın 100-m2 lik daire için normal statüde üye olduğu tespit edilmiştir. Toplam ödemesinin 105,00-TL (105.000.000,00-ETL) olduğu, ödemelerin ise 22.04.1997=35,00-TL 21.05.1997=35,00-TL ve  23.06.1997=35,00-TL şeklinde olduğu üye defterinden ve banka dekontlarından tespit edilmiştir. Dava dışı ...'nın söz konusu üyelikten ayrılmak istediğini 24.07.1997 tarihinde kooperatife yazılı olarak bildirdiği, yönetim kurulunun ayrılma talebini aynı tarihte tebellüğ ve kabul ederek 03.08.1997 tarihli 0224524 nolu çek ile alacağını (davadışı ...'nın üye ödentilerinin iadesini) ödediğini ve aynı tarihte dava dışı ...' nın hiç bir hakkının kalmadığı yönünde kooperatifi ibra ettiği tespit edilmiştir. Söz konusu üyelik defteri üzerinden ... 100-m2 lik üyeliğinin sonlandığı ve ...'a 120-m2 daire üyeliği şeklinde geçtiği, ancak hissenin devir tarihinin belli olmadığı tespit edilmiştir.<br>Davacının 124 nolu üyelik için 22.09.1998 tarihli 0005 nolu kooperatifin tahsilat makbuzu ile 35,00-TL (35.0000.0000,00-ETL) ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Bu ödeme ile davaya konu olan 124 nolu üyelik için toplam 140,00-TL (105,00-TL dava dışı ... ve 35,00-TL davacı tarafından) ödeme yapıldığı tespit edilmiştir.<br>Davacının 05.11.1998 tarihinde kooperatif başkanı olan ...'a 13.500,00-DM ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Yapılan ödemenin kooperatif başkanı ...'ın kartvizitinin arkasına yazılı olduğu ve ... tarafından imza edildiği, açıklama olarak \"13.500,00-DM aldım. Yapmış olduğum hisse devrinde hiç bir borcu kalmamıştır. 05.11.1998\" ifadesinin yer aldığı tespit edilmiştir. Ödeme tarihindeki 1 DM= 0,142080-TL (142.080,00-ETL) olduğundan ödenen 13.500,00-DM'nin Türk Lirası karşılığının 1.918,08-TL (13.500,00x0,142080) olduğu hesap ve tespit edilmiştir.<br>Kayseri 3. Noterliğinin 02.06.2001 tarihli 16436 yevmiyeli kura zabtı incelendiğinde 124 numaralı üyeliğin davacıya ait olduğu bu üyelik karşılığında B-6 Blok, Zemin Kat, 2 numaralı dairenin kura zaptında A-23 Blok, 8. Kat, 35 numaralı dairenin ise dava dışı ...’a isabet ettiği tespit edilmiştir. Dosyadaki 25.06.2001 tarihli davacı ve dava dışı ... arasında yapılmış adi yazılı sözleşmeler incelendiğinde davacıya isabet eden zemin kat 02 numaralı daire ile dava dışı ...'a isabet eden A-23 Blok, 8. Kat, 35 numaralı dairenin takas edildiği tespit edilmiştir.<br>Dosyada mevcut üye kayıt defterinde davacının üye aidatı tahsilatı kısmında \"arsa sahibidir\" açıklamasının yazdığı, kura zaptında arsa sahibi olarak yer aldığı tespit edilmiştir. Ancak üye kayıt defterinde gerek davacının gerekse davacının üyelik devir aldığı ...'ın kooperatife ne kadar arsa vereceği hususuna ilişkin herhangi bir bilgi içermediği tespit edilmiştir. Bununla birlikte davaya konu üyeliğin normal statüde bir üyelik olduğu görülmektedir.<br>Davalı kooperatif davaya konu olan 124 nolu üyeliğin kooperatife arsa teslimi veya üye aidatı ödemesi yapılmadığını iddia etmesine karşılık; davaya konu 124 nolu üyeliğin 22.04.1997 tarihinde 35,00-TL (35.000.000,00-ETL) ödeme yaparak dava dışı ... adına oluştuğu sonrasında dava dışı ...'a geçtiği ve ...'dan da davacıya geçtiği tespit edilmiştir. Bu devirler aşamasında dava dışı ...'ın herhangi bir ödeme kaydının olmadığı, davacının 35,00-TL üyelik ödentisi yaptığı ve dava dışı ...'a 13.500,00-DM ödeme yaptığı tespitlerinden davaya konu üyeliğin arsa karşılığı üyelik olmadığı tespit edilmiştir. Üye kayıt defterinde davacının üye aidatı tahsilatı kısmında \"arsa sahibidir\" ibaresinin gerçeği yansıtmadığı görülmüştür.<br>Davacı davaya konu 124 nolu üyeliğin peşin bedelli üyelik olduğu iddiasına karşılık;  davaya konu 124 nolu üyeliğin 22.04.1997 tarihinde 35,00-TL (35.000.000,00-ETL) ödeme yaparak dava dışı ... adına oluştuğu sonrasında dava dışı ...'a geçtiği ve ...'dan da davacıya geçtiği tespit edilmiştir. Bu devirler aşamasında dava dışı ...'ın herhangi bir ödeme kaydının olmadığı, davacının 35,00-TL üyelik ödentisi yaptığı ve dava dışı ...'a 13.500,00-DM ödeme yaptığı, peşin bedelli üyelik ile ilgili GK veya YK kararının olmadığı tespitlerinden davaya konu üyeliğin peşin bedelli üyelik olmadığı tespit edilmiştir.<br>Bilirkişi raporunda, 24 nolu üyeliğe ait davacının 140,00 TL davalı defterinde bulunduğu başkaca bir ödeme olmadığı görülmüştür. Kooperatif başkanının davacıyı \"13.500,00-DM aldım. Yapmış olduğum hisse devrinde hiç bir borcu kalmamıştır.\" şeklindeki davacıyı ibrasını kooperatif adına olmadığı sadece kooperatif hisse devrine ilişkin olarak davacı tarafından dava dışı kooperatif başkanına yapılan ödeme olduğu\" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk derece Mahkemesince yeterli araştırma ve inceleme yapmadan özellikle, müvekkilinin kooperatife ödediği 05.11.1998 tarihli.  o tarihte kooperatif başkanı olan ...'a kooperatif başkanı sıfatı ile ödediği 13.500 DM.'yi \"...'a hisse devri için verilmiş gözükmektedir\" diyerek, müvekkilemin kooperatife hiçbir para ödemediğini beyan eden, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmayan, bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine karar verildiğini, <br>Müvekkilinin ödediği parayı kooperatif başkanı olarak ... kooperatif kayıt ve hesaplarına geçmemiş ise, müvekkilinin hiçbir kusuru ve ihmali olmadığını, ayrıca müvekkilinin okuma ve yazması olmadığını, bu belgede kooperatif hisse devrinden bahsedildiğini, daire takasından bahsedilmediğini, zira müvekkilinin ... adına kayıtlı üyeliği devir aldığını, 124 nolu üyeliği ...'dan değil ...'ndan devir ve satın aldığını, <br>Müvekkili ... ile daire takas işlemini 25.06.2001 tarihinde yapmış olup,13.500 DM'nin 05.11.1998 tarihinde, müvekkili, kooperatiften ...'nun hissesini devir aldıktan hemen sonra bu bedeli ödediğini, tarihlerin uyuşmadığını, <br>Durum yukarıda arzettikleri gibi olmasaydı müvekkilinin kooperatifin 02.06.2001 tarih ve 16436 yevmiye nolu kur'asına katılmaması gerektiğini, önce kur'a çektiğini, daha sonra takas işlemi yaptığını, en azından bu dairenin müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğini, <br>İlk derece Mahkemesince Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 2019/323 E., 2023/839 K. sayılı kaldırma kararı gereklerini yerine getirmeden davanın reddedildiğini, <br>Bilirkişi incelemesinde, kooperatif kayıt ve defterlerinde veya başka bir yerde müvekkiline ait herhangi bir borç kaydı tespiti yapılmadığını, bu itibarla müvekkilinin peşin ödemeli üye olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, <br>Müvekkiline 30.04.2005, çoğunluk sağlanmazsa 07.05.2005 tarihinde genel kurul yapılacağına ilişkin bildirimde -0- borcunun olduğunun belirtildiğini, müvekkili hakkında herhangi bir borç ihtarı veya ihraç ile ilgili işlem yapılmadığını, <br>Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak bozulmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>I-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine  aykırılığın da tespit edilmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>II-Dava, kooperatif ortaklığına bağlı olarak daire tahsisi ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. <br>1-<br>Dairemizin kaldırma kararı sonrasında İlk derece Mahkemesince alınan bilirkişi kurulu raporunda; <br>\"22.04.1997 tarihinde dava dışı ...'nın 35,00 TL.( 35.000.000 ETL) ödeyerek 124 nolu üyeliğe, 100m²'lik daire için normal statüde üye olduğu, toplam ödemesinin 105,00 TL. (105.000.000 ETL.) olduğu, adı geçenin 24.07.1997 tarihinde kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini yazılı olarak bildirdiği, aynı tarihli yönetim kurulu kararı ile istifasının kabul edildiği ve 03.08.1997 tarihinde çıkma payının ödendiği, <br>Üyelik defteri üzerinde ... 100 m²'lik üyeliğinin sonlandığı ve ...'a 120 m² daire üyeliği şeklinde geçtiği, ancak hissenin devir tarihinin belli olmadığı, <br>Davacının 124 nolu üyelik için 22.09.1998 tarihli 0005 nolu kooperatifin tahsilat makbuzu ile 35,00 TL (35.000.000 ETL) ödeme yaptığı,  <br>Kayseri 3. Noterliğinin 02.06.2001 tarihli 16436 yevmiyeli kur'a zabtına göre davacıya 124 nolu üyeliği karşılığında B-6 Blok, Zemin Kat, 2 numaralı dairenin, ...'a da A-23 Blok, 8. Kat, 35 numaralı dairenin isabet ettiği, 25.06.2001 tarihli adi yazılı sözleşmelere göre davacıya isabet eden zemin kat 2 nolu daire ile ...'a isabet eden A-23 Blok, 8. Kat, 35 numaralı dairenin takas edildiği, <br>Üye kayıt defterinde davacının üye aidatı  tahsilat kısmında ve kur'a zabtında \"arsa sahibidir\" açıklamasının yazıldığı, ancak üye kayıt defterinde gerek davacının, gerekse davacının üyelik devir aldığı ...'ın kooperatife ne kadar arsa vereceği hususuna ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığı, <br>\tDavacının peşin ödemeli ortak alınması yönünde açıkça bir karar alma veya yetki verme durumunun söz konusu olmadığı, sabit fiyatlı ortak alımında ikinci yolun ise, bir genel kurul kararı olmasa dahi yönetim kurulunun kooperatife sabit fiyatlı ortak alması ve bunun genel kurul tarafından açıkça (yönetim kurulu tarafından alınan ortaklık kararının genel kurul tarafından onaylanması) veya zımnen (uzun süre aidat istenilmemesi, bu konuda bir uyarı veya takip yapılmaması) benimsenmesi olduğu, <br>\tDavacının veya devir aldığı ... ve ...'ın devir aldığı ...'nın peşin bedelli ortak olduğuna veya kabulüne dair bir kararın olmadığı, ancak davacıdan üye aidatlarının ödemesine dair bir talebin olmadığı gibi, arsa karşılığı üyelik iddiasına karşılıkta arsa teslimine dönük bir talebin de olmadığı,\" hususları tespit edilmiş, takdirin Mahkemeye bırakıldığı belirtilmiştir. <br>Davacının davalı kooperatifin üyesi olduğu hususunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamakta olup, davalı tarafça davacının arsa karşılığı üye olduğu, üyeliğine ilişkin arsa teslim etmediği gibi herhangi bir ödeme yapmadığı savunulmaktadır. <br>Davalı kooperatifçe; 22.09.1998 tarihinde kooperatife üye olan, 25.06.2001 tarihli kur'a çekimine katılan davacıdan arsa teslim etmesi talep edilmediği gibi, bu edimine karşılık aidat ödemesi yapması da talep edilmemiştir. Buna göre davacının peşin bedelli ortak olduğunun kooperatifçe zımnen benimsendiği, sadece genel yönetim ve altyapı giderlerinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.<br>2- <br>Davacı tarafça; ön yüzünde \"....\", arka yüzünde de,  \"13.500 DM aldım. Yapmış olduğum hisse devrinde hiç bir borcu kalmamıştır. 05.11.1998\" yazan ve ... tarafından imzalanan kartvizit sunularak, bu ödemenin ...'a kooperatif başkanı sıfatıyla, daire takası aşamasında yapıldığı, ancak adı geçence kooperatif kayıtlarına geçirilmemiş olduğu ileri sürülmüştür. Ancak, bilirkişi kurulunun tespitleri, sunulan kartvizitteki açıklamalar ve tarih dikkate alındığında, ... tarafından 124 nolu üyeliğin davacıya devri aşamasında alınmış olması mümkün olduğundan, İlk derece Mahkemesince bu ödemenin ...'a kooperatif başkanı sıfatıyla yapılmamış olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. <br>Yukarıda özetlendiği üzere; bilirkişi kurulunca dava dışı ... ortaklıktan istifa yoluyla ayrıldıktan ve çıkma payını aldıktan sonra ona ait ortaklığın ...'a ve onun tarafından da davacıya devredilmiş olduğu tespit edilmiştir. Ortaklık ... tarafından davacıya devredilmiş olmadığından, davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 17/3. maddesindeki \"Devir halinde eski  ortağın kooperatife  karşı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer, kooperatifçe, bu devir sebebiyle taraflardan ayrıca bir ödemede bulunmaları istenemez.\" hükmünün somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu nedenle, bilirkişi kurulunca, dava dışı ...'nın yaptığı ödemelerin davacı ödemelerine eklenmesi hatalı olmuştur.<br>Dairemiz kaldırma kararında belirtilmesine rağmen, davacının peşin bedelli ortak olduğu kabulüne göre sorumlu olduğu genel yönetim ve alt yapı giderleri ile ilgili herhangi bir tespit ve hesaplama yapılmamışsa da, davacının sadece 35,00 TL. ödemesi bulunduğunun anlışılması karşısında, İlk derece Mahkemesince, davacının borçlu olmadığının tespitine yönelik davasını reddetmesi sonucu itibariyle doğru olmuştur. <br>3-<br>Davacı tarafça kendisine kur'ada isabet eden B-6. Blok 2 nolu dairenin veya takas edilen A-23. Blok 35 nolu dairenin kendisine tahsisi  ile borçlu olmadığının tespiti istenmiş, Dairemizin 10.05.2023 tarih ve 2019/323 E., 2023/839 K. sayılı kararında da, davacının her bir talebi ile ilgili ayrı ayrı değerlendirme yapılmıştır. Ne var ki, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve İlk derece Mahkemesince davacının daire tahsisi talebi ile ilgili Dairemizin kaldırma kararı hiç gözetilmemiştir. <br>Dairemiz kararında; \"Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.04.2011 tarih ve  2011/16-10 E., 2011/179 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi hükmüne göre kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşittirler. Diğer üyelerin konutları tamamlanıp teslim edilmiş ise davacının da dairesinin bitirilip teslimini istemek hakkıdır. Kooperatifin aidat alacağının bulunması, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16 ve 27. maddesi uyarınca ihraç prosedürü uygulamadıkça, kooperatifin kuruluş amacı olan konut teslimi yükümlüğünü ortadan kaldırmaz. Buna göre, İlk derece Mahkemesinin kabulünün aksine, davacının daire tahsisi hakkının bulunduğunun tespiti halinde yani diğer üyelerin konutları teslim edilmiş ise, kooperatife borcunun bulunması bu hakkı kullanmasına engel olmayacaktır. Kooperatif ortağının kooperatife borcu olması, tahsis hakkını kullanmasına engel olmamakta, tapu iptali tescil talep edememesi sonucunu doğurmaktadır.\"  şeklinde belirleme yapılmıştır. <br>Buna göre İlk derece Mahkemesince, davacının borcu bulunmasının kural olarak sadece tapu iptali ve tescil talep etmesini engelleyeceği, borcu bulunmasının 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 16 ve 27. maddeleri uyarınca ihraç prosedürü uygulanmadıkça kooperatifin amacı olan konut teslim yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle, davacının en son dava dışı ...'dan takas yolu ile devraldığı üyeliğe kur'ada isabet eden A-23 Blok 35 nolu bağımsız bölüm yönünden davacının tahsis hakkı olduğunun kabulüne karar verilmesi gerekirken, borcu olduğu gerekçesiyle bu talebinin de reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>4-<br>Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını, davacının borçlu olmadığının tespiti talebi yönünden sadece gerekçe yönünden, daire tahsisi talebi yönünden de gerekçe ve hüküm yönünden düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin REDDİNE, <br>II-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.11.2024 tarih ve 2023/545 E., 2024/1058 K. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>Buna göre; <br>\"1-Davacının konut tahsisine yönelik davasının KABULÜNE, A-23. Blok 35 nolu bağımsız bölüm yönünden tahsis hakkı olduğunun TESPİTİNE,<br>Davacının borçlu olmadığının tespitine yönelik davasının REDDİNE, <br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak 85,39-TL harcın mahsubu ile bakiye 530,00-TL'nın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan 175,00 TL. tebligat gideri, 150,00 TL. posta gideri, 3.700,00 TL. bilirkişi ücreti, 1.169,40 TL. istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 5.094,40 TL. yargılama giderinin takdiren 1/2'si olan 2.547,20 TL.'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  <br>4-Davalı tarafınca yapılan 50,00-TL. yargılama giderinin takdiren 1/2'si olan 25,00 TL.'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2/(3). maddesi gereğince 30.000,00 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap edilen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya  verilmesine,<br>7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,\"<br>\tIII-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, <br>\tIV-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,     <br>\t21.05.2025 tarihinde, HMK'nın 361/(1). maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut İlk derece Mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  21/05/2025\t\t\t\t<br>    <br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Katip ...<br> e-imza<br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f7cd3fed5f0a8be0","SID":"5a4c33743a390cbf"}}