{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/2052 <br>KARAR NO: 2025/755<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 21/05/2024<br>NUMARASI: 2023/297 Esas - 2024/352 Karar<br>DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/02/2018 tarihinde meydana gelen Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi bulunmayan ... plaka sayılı aracın ... sevk ve idaresinde iken ... plaka sayılı araç sürücüsü olan ...  ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, bu kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, ...  plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında ... plaka sayılı aracın ...'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu, müvekkilinin  söz konusu trafik kazası nedeniyle, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesi'nden 13/08/2021 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre % 6 oranında malul kalmış olduğunu, müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edilmekte olduğunu, müvekkilinin bu mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için dava açma mecburiyeti doğmuş olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile  fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; 1.000-TL sürekli iş göremezlik, 500-TL geçici iş görmezlik 250-TL. bakıcı gideri, 250-TL tedavi gideri tazminatı  olmak üzere şimdilik toplam 2.000-TL'nin  kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kesin hüküm itirazlarının söz konusu olduğunu, mahkemede görülmekte olan davada; 20/02/2018 tarihinde ... sevk idaresindeki ... plakalı araç ile ... sevk idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan başvurucuda meydana gelen sakatlık nedeniyle daha önce Sigorta Tahkim Komisyonuna 22/01/2022 tarihli ve 2022.E. 24176 sayılı başvuru yapıldığını, yapılan başvuru ile hukuki değerlendirme yapıldığını ve 12/07/2022 tarihinde alınan kusur raporu sonrasında Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından 26/07/2022 tarihinde 2022/180534 K sayılı karar ile başvurunun reddine kesin olmak suretiyle karar verildiğini, verilen karar dolayısıyla  görülmekte olan davada kesin hüküm itirazlarının söz konusu olduğunu, davanın kesin hüküm dolayısıyla reddine karar verilmesi gerektiğini, kuruma başvuru şartı yerine getirilmediğini, 13/08/2021 tarihli dosyaya sunulan raporun yönetmeliğe uygun düzenlenmemiş olduğunu,   20/02/2018 tarihinde ... sevk idaresindeki ... plakalı araç ile ... sevk idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan başvurucuda meydana gelen sakatlık nedeniyle işbu başvuru yapılmış olduğunu, bu poliçelerden dolayı sorumluluklarının davacının kusuru oranında olmak üzere, yaralanma ve sürekli sakatlık halinde olay tarihi itibariyle kişi başı azami 360.000-TL ile sınırlı olduğunu, davada ZMMS poliçesi bulunmayan araca kusur izafe edilmediğinden ...'nın sorumluluğunun da söz konusu olmayacağını,  poliçe teminatına girmeyen kazanç kaybı, tedavi gideri, muayene ve rapor ücretleri, bakım, yol masrafı ve diğer dolaylı zararların tümden reddini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini ve davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacının davasının,  sürekli iş görmezlik tazminatı, geçici iş görmezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı talepleri yönünden, kesin hüküm nedeniyle HMK 114.maddesinin 1.fıkrasının (i) bendi ve HMK.115/2. Maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, davacının davasının, tedavi  gideri talebi yönünden reddine, \"karar verilmiştir.  Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesi ekinde sundukları Sayman Mutemed Alındısı ve Tahsilat Makbuzuna bakıldığında Av. ... tarafından 13.09.2024 tarihinde Gaziantep Hukuk Mahkemeleri Ön Bürosu tarafından istinaf harçları ve gider avansı yatırıldığını,  istinaf mahkemesince esasa ilişkin inceleme yapılması gerektiğini,  Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurunun hukuk uyuşmazlıklarında alternatif bir çözüm yolu olduğunu, komisyonda genel mahkemelere göre daha sınırlı bir incelemeyle karar verildiğini, söz konusu başvuruda komisyonunun sınırlı inceleme alanı içerisinde delillerin yetersiz kalması nedeniyle reddedildiğini, genel mahkemelerin inceleme alanının daha geniş olduğunu, taraflarca sunulamayan delillerin dahi mahkeme kararıyla temin edilebileceğini, Sigorta Tahkim Komisyonunca verilen kararın el çekme kararı niteliğinde olduğunu, tahkim komisyonu tarafından esasa ilişkin inceleme yapılamadan verilmiş olan ret kararının genel mahkemelerde açılan dava açısından bir bağlayıcılığı olmadığını, Tahkim Komisyonu tarafından verilen el çekme kararlarından sonra genel mahkemelerde dava açma hakları saklı ise dava konusu olayda da yine Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen kararın içerik itibariyle bir nevi el çekme mahiyetinde olduğunu, genel mahkemede dava açma haklarının saklı olduğunu ve genel mahkeme için tahkim kararı kesin hüküm teşkil etmemesi gerektiğini, ilk derece mahkemesince verilmiş olan kararın istinaf edilmemiş sayılmasına ilişkin kararın ortadan kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 02.02.2021 günü saat 06.00 sıralarında, ortasından tramvay yolu geçen ... Caddesini takiben İpekyolu yönünde seyreden yetersiz belgeli sürücü ... yönetimindeki trafik sigortası bulunmayan ... plakalı otobüsün sağ yan arka kesimine, dört yönlü ... Caddesi ışık kontrollü kavşağında, seyrine göre sağ koldan ...Caddesinden kavşağa giren sürücü ... yönetimindeki ... plakalı Özel Halk Otobüsünün ön kesimi çarpmış, çarpma etkisi ile savrulan ... plakalı otobüs orta refüj üzerine sol yan kesimi üzerine devrilmesi ile ölümlü  ve yaralamalı dava konusu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Davacının davalı ... aleyhine dava konusu kaza ile ilgili olarak geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı talebinde bulunduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davalı nezdinde sorumlu olan sürücünün kusursuz olduğu gerekçesi ile başvurunun reddine karar verildiği, itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyeti inceleme sonucu itirazın reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. İtiraz Hakem Heyetinin kesin olarak karar vermesi Mahkemeyi bağlayıcı nitelikte bulunmadığından, şekli anlamda kesinleşmenin denetlenmesi için kararın tebliğe çıkıp çıkmadığı, kesinleşmiş olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru olmamıştır. O halde Mahkemece İtiraz Hakem Heyetinin kararının kesinleşmesi, temyiz edilmiş olup olmadığı araştırılmalı, sonucuna göre davacının sigorta tahkim talebinde bulunmayan tedavi gideri yönünden de eldeki davada talepte bulunduğundan bu hususun da değerlendirilmesi ile karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"43dbf2bc902d6b4c","SID":"8ead2a9205537e9c"}}