{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>55. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>GEREKÇELİ KARAR<br>DOSYA NO: 2025/2354 <br>KARAR NO: 2025/1470<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET <br>TARİHİ: 05/02/2025<br>NUMARASI: 2024/539 - 2025/93<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>İSTİNAF TARİHİ: 19/03/2025 <br>Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda,<br>GEREĞİ  GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ; İstinaf isteminde usul işlemleri tamam olduğundan, ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkındaki dairemiz üyesince düzenlenen rapor incelendi, istinaf başvuru  dilekçesinin  ve davanın esası  istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı.<br>İstinaf sebepleri: Davacı vekili, süresinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; davaya konu sözleşmenin bir kira sözleşmesi olmadığını, yap-işlet-devret sözleşmesi olduğunu, sözleşme'nin bu yöndeki diğer maddelerine ek olarak \"Sözleşmenin Konusu\"  başlıklı maddesinin aynen; \"Havaalanı arazisi üzerinde, tasarruf hakkı...'ta bulunan EK-1 vaziyet planında belirtilen boş arazinin, Uçak Bakım Hangarı ve Hangar Apronu yapılması kapsamında ...'ın onay vereceği yapıların yapılmasına yönelik altyapı ve üstyapı tesislerin Kiracı tarafından inşası ve Kiracının hava aracı bakım ve hangar faaliyetlerini gerçekleştirmesi amacıyla işbu sözleşme süresince ve koşullarında Kiracıya kiralanmasına ve sözleşme süresi sonunda inşa edilen tüm yapıların ...'a eksiksiz ve bedelsiz olarak borç, taahhüt ve herhangi bir kısıtlamadan ari olarak kayıtsız şartsız teslim edilmesine ilişkin şartların düzenlenmesidir.\"  şeklinde olduğunu, bu kapsamda dava konusu sözleşmenin salt bir kira sözleşmesi olmadığını; kira ve eser sözleşmesinin unsurlarını içeren karma sözleşmelerden olan Yap-İşlet-Devret niteliğinde bir sözleşme olduğunu, sözleşme kapsamında borçlunun, yalnızca taşınmazın kullanımına ilişkin bir bedel ödeme yükümlülüğü altına girmediğini, aynı zamanda sözleşme konusu alanda, sözleşme ile belirlenen bir eser de meydana getirerek, sözleşme süresi sonunda meydana getirdiği eseri müvekkili şirkete teslim etmeyi taahhüt ettiğini, Yap-İşlet-Devret sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin belirlenmesinde, uyuşmazlığın meydana geldiği aşamanın önem arz ettiğini, uyuşmazlığın sözleşmede belirtilen yerin yapımına ilişkin aşamada meydana gelmesi halinde eser sözleşmesi hükümleri uygulanmakta, işletilmesi aşamasında meydana gelmesi durumunda ise kira hükümleri uygulandığını, (Yargıtay 15. HD., E. 2018/2083 K. 2018/1568 T. 16.4.2018), dosyada mübrez taraflar arasında düzenlenen ve imzalanan 17.05.2023 tarihli tutanak ve 01.06.2023 tarihli Hangar Arazisi Kira Ek Sözleşmesi ile açıkça ikrar edildiği üzere borçlunun, yapılan tüm uyarılara rağmen inşaat faaliyetlerine başlamadığınığını, söz konusu tutanak ve Ek Sözleşme'nin imzalandığı tarihler itibariyle mevcut olan bu durumun, daha sonra da değişmediğini,  keşide edilen fesih ihtarnamesi ile dava konusu sözleşme feshedilene kadar inşaat çalışmalarına başlanmadığını ,bu kapsamda somut olayın özellikleri ile yukarıda belirtilen emsal kararlar birlikte değerlendirildiğinde, mevcut uyuşmazlığın henüz \"sözleşmede belirtilen yerin yapımına ilişkin aşamada\"  meydana geldiğini, somut olayda sözleşme konusu yerin işletilmesi aşamasına  belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı vekili,  davalı şirketin ... Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi, taraflar arasında imzalanan 10.09.2021 tarihli Hangar Arazisi Kirası Sözleşmesi  ile ...'ın tasarruf hakkına sahip bulunduğu Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Sahasında bulunan 36.685 m2 boş araziyi uçak bakım hangarı inşa etmek ve işletmek için 20 yıl süre ile kiraladığını, dava konusu sözleşmenin aslında bir kira sözleşmesi değil, Yap-İşlet-Devlet sözleşmesi niteliğinde bir sözleşme olduğunu, davalı şirketin taraflar  arasında kurulan sözleşme ilişkisinin devamı sırasında sözleşme ilişkisinin devamı sırasında sözleşme kapsamındaki ödeme yükümlülüklerini ifa etmekte zorlandığını ve belirli bir süre sonra aylık ödemelerini hiç yapmamaya başladığını, yine sözleşme kapsamında yapımını taahhüt ettiği inşaata da sözleşmenin açık hükümlerine  ve aradan geçen 2 yılı aşkın süreye rağmen hiç başlamadığını, 429.098,18 USD ve 345.252,84 TL  borcun ödenmesi için davalı şirkete 30 gün süre verildiğini ve ödeme olmadığı taktirde sözleşmenin feshedileceği hususunun ihtar edildiğini, buna rağmen davalı şirketin kendisine tanınan 30 günlük sürede de borcunu ödemekten imtina etmesi üzerine bu kez Üsküdar ... Noterliğinin 18.03.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle sözleşmenin feshedildiğini ve anılan bu son tarih itibari ile güncel borcunun toplam 703.829,18 USD ve 345.252,84 TL olduğu belirtilerek sözleşme konusu yerin davacı şirkete geri teslim edilmesi gerektiği hususunun ayrıca ihtar edildiğini, söz konusu ihtarnameye ek olarak 22.03.2024 ve 28.03.2024 tarihlerinde de sözleşme konusu yeri geri teslime davet edilen davalı şirket bu davetlere icabet etse de geri teslimin resen yapılmasını istemediğini ve bu şekilde geri teslimin gerçekleştiremediğini, davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası kapsamında icra takibine başlandığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı taraf dava dilekçesinde sözleşmenin her ne kadar kira sözleşmesi ise de yap-işlet-devret sözleşmesi niteliğimde olduğunu, uyuşmazlığın eser sözleşmesine tabi bölümü yönünden mevcut olduğunu, bu sebeple Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmede, davacı kiraya veren olup iş sahibi olmadığı gibi müvekkiline karşılık bir bedel ödemeyi üstenmesinin de söz konusu olmadığını, taraflar  arasındaki sözleşme kira sözleşmesi olup, davacı tarafın kira borçlarının ödenmemiş olması sebebiyle sözleşmeyi feshettiği iddiasıyla kira paralarının tahsiline yönelik  başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep ettiğinden, sözleşmenin başlangıcından itibaren davacı şirket tarafından düzenlenen tüm faturalar kira bedeli faturası olarak düzenlendiğinden, uyuşmazlık sözleşmenin kira sözleşmesi hükümlerine tabi bölümü yönünden çıkmış olduğundan iş bu davaya bakmaya Ticaret Mahkemesi görevli olmayıp Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu belirterek esas yönünden ise haksız ve mesnetsiz davanın reddine ve davacı aleyhine alacağın % 20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatın hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme; \"...taraflar arasında 10.09.2021 tarihli\" Hangar Arazisi Kira Sözleşmesi\" düzenlendiği, uyuşmazlığın bu sözleşmeden kaynaklandığı, takip dayanağı faturaların \" Hangar Arazisi Kira Bedeline\" ilişkin olduğu,  yasa gereği kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıklara bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemelerine ait olduğu, mahkememizin iş bu davaya bakmakta görevli bulunmadığı belirlendiğinden...\" gerekçeleriyle görevsizlik kararı vererek, karar kesinleştiğinde dosyanın  görevli İstanbul Anadolu Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. HMK 4/a maddesi gereğince \"kiralanan taşınmazların İcra İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu olan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde\" görüleceğinin düzenlenmiştir. Yap-işlet-devret sözleşmeleri, kira ve eser sözleşmesinin unsurlarını içeren karma sözleşmelerden olup, bir taraf kendisine ait olmayan taşınmaz üzerinde eser sözleşmesi hükümlerine göre bina, tesis veya başkaca bir eser meydana getirmekte, diğer taraf da taşınmazına yapılan bu eserin ayrıca bedelini ödemediği için diğer tarafın belli süreyle kullanmasına müsade etmektedir. Bu durumda eserin meydana getirilmesi ve bundan doğan talep hakları eser sözleşmesi hükümlerine tabidir. Oluşturulan eserin ve bulunduğu taşınmazın kullanılması aşaması ve bundan doğan talep hakları kira sözleşmesi hükümlerine tabidir. Eser sözleşmesinden doğan davalar için, tarafların sıfatından veya işlemin mahiyetinden doğan bir nedenle tüketici mahkemesi veye ticaret mahkemesinde görülmesini gerektirir bir neden yok ise, özel bir görev kuralı bulunmadığından genel mahkeme olarak Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Kira sözleşmeleri yönünden ise görevli mahkeme kanunda özel olarak düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesine göre; kiralanan taşınmazların, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre ilâmsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Yap-işlet-devret niteliğindeki sözleşmelerle ilgili özel bir görev kuralı bulunmadığından, uyuşmazlığın, sözleşmedeki eser bölümü yönünden çıkmış olması halinde genel mahkeme, kira bölümü bölümü yönünden çıkmış olması halinde ise sulh hukuk mahkemesi davaya bakmaya görevli olacaktır. Somut olayda, taraflar arasında, 10.09.2021 tarihli hangar arazisi kirası sözleşmesi bulunduğu, davalının sözleşme ve ek protokoller uyarınca yapmakla yükümlüğü olduğu inşaatı gelinen aşamada henüz tamamlayamadığının cevap dilekçesi ve dosya içerisindeki belge ve bilgilerden anlaşıldığı, taraflar arasında ki uyuşmazlığın sözleşmede kararlaştırılan inşaatın yapım aşamasında doğduğu, henüz kira hükümlerinin uygulanması aşamasına gelmediği gözetildiğinde mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmakla istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; duruşma yapılmasına gerek olmadığı, davaya bakma görevi kararı veren mahkemeye ait olmadığı halde yazılı olduğu şekilde gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden yargılamaya devam edilerek esasa ilişkin karar verilmiş olması sebebiyle,  mahkeme kararının yerinde olmadığı, istinaf sebebi  yerinde olduğundan HMK 353/1-a/3 maddesi gereğince istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle,Davacının istinaf  başvurusunun KABULÜNE,İlk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,Yargılamanın eksikler tamamlanarak kaldığı yerden devamı için dosyanın ait olduğu Mahkemeye İADESİNE,Peşin yatırılan istinaf başvuru harcının mahsubuna, Peşin yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,Gider avansından kalanın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,İstinaf başvurusu için yapılan harç ve masrafların ilk derece mahkemesince esas hakkında yeniden verilecek hükümle birlikte değerlendirilmesine, Dair dosya üzerinden, oy birliği ile KESİN olarak  karar verildi, açıkça  anlatıldı.30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"91216d6499727cab","SID":"96ca84fe35c128f6"}}