{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN<br>                          T.C.<br>                     ANKARA<br>10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2023/788 <br>KARAR NO\t: 2024/644<br>BAŞKAN\t: ...           ...<br>ÜYE\t: ...      ...<br>ÜYE\t: ...    ...<br>KATİP\t: ...                ...<br><br><br>DAVA\t: Genel Kurul Kararının İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 15/11/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 02/10/2024<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH \t : 30/10/2024<br>Mahkememizde görülmekte olan genel kurul kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin 03/10/2017 tarihinden itibaren dava şirketin ortağı olduğunu, %35 oranında pay sahibi bulunduğunu, 5 yılı aşkındır süre genel kurul toplantısı yapılmadığını, toplantı yapılması için müvekkilinin dava açtığını, bunun üzerine 16/07/2023 tarihli genel kurul toplantısı yapıldığını, bu toplantıda alınan kararlarının da dava edildiğini, davacının 16/08/2023 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yaptığını, 5. maddesiyle 'huzur hakkı' adı altında çalışanlara ödeme yapılmasının karara bağlandığını, söz konusu kararın müvekkili dışarıda bırakarak geri kalan pay sahiplerine örtülü kar payı dağıtma saikiyle alındığını, huzur hakkının müdürlerin faaliyetinin karşılığı olarak tayin edilmesi gerektiğini, müvekkilinin kar payı dağıtım isteminin öncesinde de reddedildiğini, bu durumun muvazaa içerdiğini, alınan kararın kanun, ana sözleşme ve iyi niyet kuralların aykırı olduğunu ileri sürerek, iptaline verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>CEVAP : Davalı vekili, davanın davacının aktif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının davasını süresi içerisinde açmadığını, <br>davacının talep ettiği hususların zamanaşımına uğradığını, alınan kararların usulüne uygun olarak oy çokluğu ile alındığını, bu sebeple davacının iddialarının aksine <br>dürüstlük kurallarına aykırı bir işlem bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br>KANITLAR : Davalı şirketin ticaret sicil dosyası getirtilmiştir. <br>Dava konusu genel kurulu toplantı tutanağı ve ekleri celbedilmiştir.<br> .... .... ....  esas sayılı dosyasından verilen karar örneği sunulmuştur.<br>.... .... ....  Esas sayılı dosyası getirtilmiştir.<br>Davalı şirketin çalışanlarının kimlik bilgileri araştırılmıştır. <br>SMM, işletme ve nitelikli hesaplama uzmanı  bilirkişi kurulundan rapor alınmış, anılan raporda; davalı şirketin 2023 yılı net karının 308.670,26 TL olduğu, Mayıs-Aralık/2023 yılında (8 ayda)  şirket <br>ortaklarına yapılan huzur hakkı ödemesinin brüt 2.104.369,68 TL bulunduğu, başka bir ifade ile <br>şirket ödenen huzur hakkının, 2023 yılı karının % 681,75 ’ine tekabül ettiğinin tespit edildiği, söz konusu durumun ortaklar arasında mali haklar açısından bir dengesizliğe neden olacağı, sonuç olarak davalı şirketin 16.08.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 5 nolu kararın iptali şartlarının oluştuğu hususları görüş olarak açıklanmıştır.<br>GEREKÇE: Dava, genel kurulda alınan 5 nolu kararın  iptaline karar verilmesine ilişkindir.<br>Somut uyuşmazlıkta davacının, davalı şirkette %35 pay sahibi olduğu, 16/08/2023 tarihinde genel kurulun olağanüstü olarak icra edildiği, 5 numaralı karar ile şirkette fiili olarak çalışan ortaklara  pay durumuna göre 'huzur hakkı' adı altına ücret ödenmesine karar verildiği, davacının vekili ile katılımını sağladığı, bu karara karşı karşı oyunu kullandığı ve muhalefetini tutanağa geçirttiği, dava dışı en büyük pay sahibi .... .... .... 'in şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili müdür olduğu, başka müdürünün olmadığı, %1 pay sahibi ortaklar dışında 'huzur hakkı' adı altında ücret ödenmesine karar verilen ortakların davalı ile hizmet sözleşmelerinin bulunmadığı ve işbu davanın da 15/11/2023 tarihinde açıldığı hususları uyuşmazlık konusu değildir.<br>Çekişme, davalı limited şirketin genel kurulunda alınan 5 nolu  kararın kanun, esas sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırı olup olmadığı, iptal koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.<br>6102 sayılı TTK'nın 445 ve devamı maddelerinde iptal ve butlan davası açılmasının koşulları etraflıca düzenlenmiştir. İptal davası, karar tarihinden itibaren 3 ay içinde açılmalıdır. Bu süre, hak düşürücü süredir. Butlan davası ise, süreye tabi değildir. Kural olarak toplantıya katılan ortağın iptal davası açması için, karara karşı olumsuz oy vermesi ve muhalefetini tutanağa yazdırması gereklidir. Ancak, anılan Kanun 446-1-b maddesi hallerinde toplantıya katılıp katılmamasının ve karşı oy kullanıp kullanmamasının sonuca etkisi yoktur. Butlan hallerinde de toplantıya katılmasının ve/veya karara karşı olumsuz oy kullanmasının dava açılmasına engel hal teşkil etmeyecektir. Ortak, süresiz butlan davasını açmak hakkına haizdir.<br>İddia, savunma, ticaret sicil dosyası, genel kurul tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının, davalının ortağı olduğu, bu sıfatını halen koruduğu, aktif dava ehliyetinin bulunduğu, genel kurul tutanağı ve eklerinin incelenmesinde gerek çağrıda gerekse toplantı ve karar alma süreçlerinde butlanı gerektirir bir durumun tespit edilmediği, genel kurulun bütünüyle batıl olduğu iddiasının yerinde olmadığı, davacının, dava konusu genel kurula vekili vasıtasıyla katıldığı, iptalini dava ettiği karara yönelik karşı oy kullandığı, muhalefetini tutanağa geçirttiği ve davasını da üç aylık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmaktadır. O halde, alınan 5 numaralı kararın iptali koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.<br>6102 sayılı TTK'da ayrıca ve açıkça limited şirketlere ilişkin hükümlerde huzur hakkından bahsedilmemiş, müdürlerin ücret alabilecekleri ve bu ücretin genel kurul tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Anılan Kanun anonim şirketlere ilişkin 394. maddesinde yönetim kurulu üyelerine her toplantı günü için bir ücret, huzur hakkı verileceği hüküm altına alınmıştır. Kural olarak huzur hakkı, yöneticilerin toplantı faaliyetinin bir karşılığı olarak ödenen ücrettir. Bu ücret, ana sözleşmeyle ve/veya genel kurul kararıyla belirlenir. Aylık olabileceği gibi toplantı başına da kararlaştırılabilir. Her ne kadar 6102 sayılı TTK'nın 644. maddesinde açıkça anılan Kanunun 394. maddesine açık atıf yok ise de limited şirketlerde de müdürlere huzur hakkı verilmesine engel bir düzenleme mevcut değildir. <br>Dava konusu olayda davacının, davalı şirkette %35 pay sahibi olduğu, önceki genel kurul kararında kar payı dağıtımı isteminin reddine karar verildiği, şirketin tek temsil ve ilzama yetkili müdürünün olduğu, gerek bu müdür ortağın gerekse %1'er pay sahibi olmayan diğer ortakların şirketle hizmet sözleşmelerinin bulunmadığı, hal böyleyken 'huzur hakkı' adı altında davacı dışındaki tüm ortaklara fiilen şirkette çalıştıkları gerekçesiyle ücret tayin edildiği, üstelik bu ücretin de çalışma karşılığı esas alınmadan pay durumuna göre belirlendiği, anılan durumun örtülü kar payı dağıtım sonucunu doğurduğu gibi ortaklar arası eşitliği ihlal ettiği, ortaklık yapısıyla bağdaşmadığı, mali mevzuata ve iyi niyet kurallarına aykırı bulunduğu, iptali gerektiği sonucuna varılarak davacının davasının kısmen kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının davasının kabulüne, davalının 16/08/2023 tarihli genel kurulunda alınan 5 numaralı kararın iptaline, diğer istemlerin reddine,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcı için peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,<br>3-Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına kabul edilen talep yönünden hesaplanan 17.900,00 TL maktu  vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,<br>5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına reddedilen talep yönünden hesaplanan 17.900,00 TL maktu  vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafça yapılan 269,85 TL başvuru harcı, 10.500,00 TL bilirkişi ücreti, 148,75 TL posta/tebligat gideri toplamı 10.918,6‬0‬ TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre taktiren 1/2 oranında hesaplanan 5.459,3‬0 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>7-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde  iadesine,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere 02/10/2024  tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br>Başkan ...                         Üye ...                       Üye ...              Katip ...<br>    ✎ e-imzalıdır                ✎ e-imzalıdır           ✎ e-imzalıdır    ✎ e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae4cbcced33eb8bf","SID":"c788578ee47ff9b7"}}