{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/327 <br>KARAR NO\t\t: 2025/572<br>KARAR TARİHİ\t: 13/03/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/01/2025 Tarihli Ara Karar<br>NUMARASI\t\t: 2025/39 Esas <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 13/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/03/2025<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile davalılar arasında akdedilen 12.09.2023 tarihli sözleşme uyarınca müvekkilinin kullanımında olan ... Mahalle ... Caddesi No:... .../... adresinde yer alan otel ve kafenin devir bedeli olan 3.750.000,00 TL'nin ödenmesine ilişkin hususların düzenlendiğini, bu sözleşme uyarınca müvekkili tarafından işletilmekte olan ...e ilişkin dava dışı mülk sahibi ile müvekkili arasında olan kira sözleşmelerinin feshedildiğini ,  bu yerler ile ilgili olarak dava dışı mülk sahibi ile davalılar arasında yeni kira ilişkisi kurulduğunu, bu minvalde, müvekkilince sözleşme ile taahhüt edilen tüm edimlerin yerine getirildiğini, bu sözleşmenin 3.2 maddesi ile \"Söz konusu adreste yer alan otel, işletme ve ofis için yapılan masraf, ödenen devir bedeli, tadilat vb. Masraflar için ... tarafından geçmiş tarihte ödenmiş olan toplam 3.750.000,00 TL ... ve ... tarafından ...'a aşağıda belirtilen şekillerde ödenecektir: Taraflar devir bedelinin ödeme vadesi olarak 30.09.2024 tarihini belirlemiştir. ... ve/veya ..., ...'ın İzmir İli, Urla İlçesi sınırlarında alacağı arsa, konut veya işyeri niteliğini haiz taşınmazın alım sürecinde sözleşme konusu devir bedeli olan 3.750.000,00 TL miktarı nakden veya malen ödeyecektir. Taşınmazın satın alınması sürecine ... ve/veya ... tarafından aracılık edilecek olup ... ve/veya ..., 2024 yılı Eylül ayı içerisinde ...'a alınabilecek bir arsa, konut veya işyeri teklif etmesi ile üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmiş sayılacak bu tekliflerin ... tarafından kabul görmemesi halinde ... ve/veya ... için temerrüt veya sözleşmeye aykırılık hali oluşmayacaktır. Bu ödeme nakden olabileceği gibi tarafların mutabık kalması ile satış bedelinde ... ve/veya ... aracılığı ile yapılacak indirim de ödeme kapsamında değerlendirilecektir. ..., ... ve/veya ... tarafından işbu sözleşmedeki borcun ifası için kendisine devredilmek istenen arsa, konut veya işyeri niteliğini haiz taşınmazı teslim almaktan imtina etmeyeceğini kabul beyan ve taahhüt eder.\" şeklinde ödemenin nasıl yapılacağına ilişkin hükümlerin düzenlendiğini, Karşıyaka 2. Noterliği'nin 02/10/2024 tarihli, 16712 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalılara \"30.09.2024 tarihinde ödenmesi gereken sözleşme bedelinin nakden veya malen ödenmemesi nedeniyle temerrüde düştükleri, ihtarnamenin taraflarına tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde sözleşme ile kararlaştırılan bedelinin tarafımıza ödenmesi\" hususlarını içeren ihtarname ile Karşıyaka 2. Noterliği'nin 27/11/2024 tarihli, 19471 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalılara \"Müvekkil tarafından yapılan araştırmalar neticesinde tespit edilen  ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel adresinde kayıtlı zemin kat 1 no'lu bağımsız bölüm\"ün satışı için, taşınmaz maliki ... ile 3.750.000,00 TL bedel ile anlaşma sağlandığı, işbu taşınmazın müvekkil adına satın alınarak 12.09.2023 tarihli sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ifa etmeleri\" hususlarını içeren ihtarnamelerin gönderildiğini, taahhüt edilen meblağın müvekkiline ödenmediğini , sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde ev, arsa, konut, iş yeri vb. taşınmazın müvekkiline devrine yönelik yazılı ya da yazısız herhangi bir teklif yapılmadığını, davalılara ihtarname gönderilmek suretiyle yapılan teklifin cevapsız bırakıldığını, bu minvalde, davalıların üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, 02/10/2024 tarihinde gönderdikleri Karşıyaka 2. Noterliği'nin 02/10/2024 tarihli, 16712 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile temerrüte düştüklerini, İzmir 11. İcra Müdürlüğü'nün 2024/10843 E. sayılı dosyası ile davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını ve borçlular tarafından \" Müvekkilimizin alacaklı tarafa karşı ödeme emrinde belirtilen yahut haricinde herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Bu sebeple alacaklı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan icra takibine, ödeme emrine, asıl alacağa, faize, ferilerine itiraz etme zarureti hasıl olmuştur.\" denmek suretiyle  takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu, borçluların itirazının haksız ve hukuka aykırı olup borçluların itirazında kötü niyetli olduklarını, icra takibinin borçlulardan birinin yerleşim yeri uyarınca İzmir İcra dairesinde başlatıldığını, itirazın iptali davası da icra takibinin başlatıldığı yer mahkemesinde ikame edildiğini, davalılar tarafından ödeme emrine itirazda yetki itirazında bulunulmuşsa da takibin başlatıldığı icra dairesi ve mahkemenin yetkili olduğunu. davaya konu alacağın , taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklanmakta olup likit (muayyen, belirlenebilir)  nitelikte olduğunu, İzmir 11. İcra Müdürlüğü'nün 2024/10843 E.sayılı dosyasına takip dayanağı belge olarak eklenen sözleşmenin davanın tarafları arasında akdedilmiş olup; sözleşmenin geçerliliği konusunda herhangi bir ihtilaf, icra takibine bu yönde yapılan bir itiraz bulunmadığını, bu minvalde, sözleşmeden kaynaklanan borcun davalılar tarafından bilinmekte olup,  İİK madde 67/2 maddesi uyarınca müvekkili lehine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 14.06.2006 tarihli 2006/19-347 E.sayılı ve 2006/377 K.sayılı ilamında \"alacak, başta bilinebilir (likit) nitelikte olduğundan, davacı yararına icra ve inkar tazminatına da hükmedilir.\" şeklinde hüküm tesis ettiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesine göre, alacak ve tazminat taleplerine ilişkin davalardan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olduğunu, bu çerçevede, 23/12/2024  tarihinde İzmir  Arabuluculuk Bürosu’na 2024/9443 başvuru numarasıyla başvuruda bulunulduğunu, ancak yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, anlaşma sağlanamadığından dolayı mahkemeye başvuru zorunluluğu doğduğunu, İİK Madde 257 – \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.\" İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için; a)Alacak para alacağı olmalıdır. b)Söz konusu alacak rehinle teminat altına alınmamış olmalıdır. c)İhtiyati haciz talep edilen alacağın vadesi gelmiş olmalıdır. d)Alacağa ilişkin ve ihtiyati haciz talebinin haklı olduğuna ilişkin deliller bulunmalıdır. somut olayda, müvekkilinin davalılardan olan alacağının rehinle teminat altına alınmadığını, vadesi gelmiş bir para alacağı olduğunu, müvekkilinin davalılardan alacaklı olduğu, davalılarca başlatılan icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğinin mahkemeye sunulan, 12.09.2023 tarihli sözleşme ile sabit olduğunu, haricen edinilen bilgilere göre; davalı şirketlerin bir çok borcunun olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ileride verilecek olan kararının infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, müvekkilinin davalılardan alacağı olan İzmir 11. İcra Müdürlüğü'nün 2024/10843 E.sayılı dosya borcu olan 4.774.870,56 TL alacağa yeter miktarda  davalı şirketler adına kayıtlı menkul, gayrimenkul mallar ile banka hesapları ve 3.kişilerdeki hak ve alacaklarına ilişkin ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, İİK 258/1 fıkrası uyarınca, alacaklının alacağı ve ihtiyati haciz sebeplerinin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli olup tam ispat kurallarının burada aranmayacağını, ihtiyati haciz taeplerinin dayanağının müvekkili ile davalılar arasında akdedilen ve mahkemeye sunulan 12.09.2023 tarihli sözleşme olduğunu, bu sözleşme uyarınca müvekkili tarafından dava dışı mülk sahibinden kiralanan ve sözleşme tarihine kadar müvekkil tarafından işletilen \"... Mahalle ... Cad. No:... .../... adresindeki taşınmazın, davalı şirket tarafından Temmuz 2023 tarihinden beri ofis ve otel olarak kullanıldığını, devir tarihinden itibaren sağlık turizmi yapılmak suretiyle gelir elde edildiğini ancak müvekkilinin alacağının ödenmediğini, keşide edilen ihtarnameler ve başlatılan icra takibi ile alacaklarının talep edildiğini ve borçluların temerrüte düşmüş olmalarına rağmen ödemeden kaçındıklarını, bu minvalde İİK madde 257/1'deki ihtiyati haciz koşulları oluştuğundan mütevellit ihtiyati haciz taleplerinin kabulü gerektiğini, müvekkili ... ... İli, ...dası ilçesindeki taşınmazını satarak bu taşınmazın satışından elde ettiği meblağ ile şuan davalıların kullanımında olan  \"... Mahalle ... Cad. No:....../... adresindeki\" işletmeyi devraldığını (...) sonrasında davalılar ile arasında akdedilen sözleşme uyarınca işletmesini kapattığını ancak işletme için harcadığı sermayeyi 1.5 yılı aşkın zamandır davalılardan tahsil edemediğini, müvekkilinin bugüne kadarki çalışmalarının karşılığı olan tek yatırımı, açtığı işletme için satmak zorunda olduğu Kuşadası ' ndaki evi olup, ev satıldığından ve bedelini davalılardan tahsil edemediğinden dolayı halihazırda üzerine kayıtlı hiçbir taşınmaz bulunmadığını, müvekkilinin şuan Almanya'da ikamet ettiğini, devlet desteği almadığını, iş yerini kapatmak zorunda kaldığı için sabit maaşı da  bulunmadığını, tarafların ödeme günü olarak 30.09.2024 tarihini kararlaştırmalarına rağmen sözleşmeden kaynaklanan borcun vadesinde ödenmediğini ve müvekkilinin alacağına kavuşamadığını, mağduriyeti günden güne devam etmekte olan müvekkilinin dava harçlarını karşılayabilecek ve ihtiyati haciz kararı için yatırabileceği teminat bulunmadığını, bu sebeple adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, ihtiyati haciz teminatının miktarı, İİK 259. Maddesi ve HMK 87.maddesi  gereğince hakimin takdirinde olduğunu, adli yardım taleplerinin kabulü ile öncelikle teminatsız olarak; mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilinin uzun zamandır alacağına kavuşamadığı ve halihazırda çalışmıyor olması gözetilerek bu minvalde ekonomik durumu nazara alınarak takdir edilecek teminatın taraflarınca yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ettiklerini belirtmiş ,  davanın ve adli yardım talebinin kabulüne, borçluların İzmir 11. İcra Müdürlüğü'nün 2024/10843 E.sayılı dosyası üzerinden borca ilişkin itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden borçlular aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı şirketler adına kayıtlı menkul, gayrimenkul mallar ile banka hesapları ve 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının üzerine tedbir niteliğinde ihtiyati haciz şerhi konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEMECE: \"...,İzmir 11. İcra Müdürlüğü'nün 2024/10843 sayılı dosyasının incelemesinde; alacaklının ..., borçluların ... Hizmetleri A.Ş. ile ... A.Ş., borç miktarının 3.750.000,00 TL 30/09/2024 tarihli sözleşme, 300.051,37 TL 30/09/2024 tarihli sözleşme işlemiş fazi olmak üzere toplam 4.050.051,37 TL olduğu, ödeme emrinin borçlu ... Hizmetleri A.Ş.'ne 17/12/2024, borçlu ... A.Ş.'ne 18/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlular vekilinin tarihsiz dilekçesiyle borca itiraz ettiği belirlenmiştir. <br>Her ne kadar davacı tarafça taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında oluşan alacağın tahsiline yönelik olarak davalılar hakkında icra takibi başlatılmış, davalıların itirazı üzerine durdurulan takibin devamına karar verilmesine ilişkin dava açılmış ve dava dilekçesinde davalı şirketler adına kayıtlı menkul, gayrimenkul mallar ile banka hesapları ve 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının üzerine tedbir niteliğinde ihtiyati haciz şerhi konulmasına karar verilmesi talep edilmişse de; dava ve takip konusu edilen alacağın varlığı ve miktarını belirlemenin yargılamayı gerektirdiği,  İİK' nin 257. ve devamı maddelerindeki ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli yasal koşulların oluştuğunun belirlenemediği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir,\" gerekçesi ile; \"Yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz isteminin REDDİNE,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil ... ile davalılar arasında akdedilen 12.09.2023 tarihli sözleşme uyarınca müvekkilin kullanımında olan ... Mahalle ... Caddesi No:... .../... adresinde yer alan otel ve kafenin devir bedeli olan 3.750.000,00 TL'nin ödenmesine ilişkin hususlar düzenlenmiş; işbu sözleşme uyarınca müvekkili tarafından işletilmekte olan ...e ilişkin dava dışı mülk sahibi ile müvekkil arasında olan kira sözleşmeleri feshedilmiş, bu yerler ile ilgili olarak dava dışı mülk sahibi ile davalılar arasında yeni kira ilişkisi kurulmuştur. Bu minvalde, müvekkilce sözleşme ile taahhüt edilen tüm edimlerin yerine getirildiğini, taahhüt edilen meblağın müvekkiline ödenmediğini,  sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde ev, arsa, konut, iş yeri vb. taşınmazın müvekkiline devrine yönelik yazılı ya da yazısız herhangi bir teklifin yapılmadığını, taraflarınca  davalılara ihtarname gönderilmek suretiyle yapılan teklifin cevapsız bırakıldığını, bu minvalde, davalıların üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, 02/10/2024 tarihinde taraflarınca gönderilen Karşıyaka 2. Noterliği'nin 02/10/2024 tarihli, 16712 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile temerrüte düştüklerini, haricen edinilen bilgilere göre; davalı şirketlerin bir çok borcunun olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ileride verilecek olan kararının infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, müvekkilinin davalılardan alacağı olan İzmir 11. İcra Müdürlüğü'nün 2024/10843 E.sayılı dosya borcu olan 4.774.870,56 TL alacaklarına yeter miktarda davalı şirketler adına kayıtlı menkul, gayrimenkul mallar ile banka hesapları ve 3.kişilerdeki hak ve alacaklarına ilişkin ihtiyati haciz kararı verilmesi İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden talep edilmişse de; Mahkemece \"Dava ve takip konusu edilen alacağın varlığı ve miktarını belirlemenin yargılamayı gerektirdiği, İİK'nın 257 ve devamı maddelerindeki ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli yasal koşulların oluştuğunun belirlenemediği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış\" gerekçesi ile ihtiyati haciz talebimizin REDDİNE karar verildiğini, somut olayda, müvekkilinin davalılardan olan alacağının rehinle teminat altına alınmamış, vadesi gelmiş bir para alacağı olduğunu, müvekkilinin davalılardan alacaklı olduğunun, davalılarca taraflarınca  başlatılan icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğinin 12.09.2023 tarihli sözleşme ile sabit olduğunu, taraflarınca keşide edilen ihtarnameler ve başlatılan icra takibi ile alacaklarının  talep edildiğini ve borçluların temerrüte düşmüş olmalarına rağmen ödemeden kaçındıklarını,  yapılan açıklamalar ve sunulan deliller ile yaklaşık ispat şartının sağlanmış olup, mahkemeye kanaat verecek delillerin ibraz edildiğini beyanla yerel mahkemenin 20/01/2025 tarihli ara kararının kaldırlarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini  istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br><br>Talep, sözleşmeden kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali davası sırasında verilen ihtiyati haciz isteminin reddine yönelik ara karara ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine  aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>İhtiyati haciz İİK’nın 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir\" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;\" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)<br>Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.\" şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.<br>İİK'nın 258.maddesinde ise; \"İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.<br>Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.\" hükümleri mevcuttur. <br>Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından dosya kapsamına göre yaklaşık ispat kuralının somut olay yönünden gerçekleşmemesine, iki tarafa ait yükümlülükler bulunan sözleşmeye göre muaccel bir alacağın olup olmadığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olmasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu  ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM    : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/01/2025 tarih, 2025/39 Esas sayılı  davacının ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin olarak verilen ara karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İhtiyati haciz talep eden davacı taraf adli yardımdan yararlanması nedeniyle istinaf aşamasında harç yatırılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>4-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 13/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5b194b356e14b2bd","SID":"6effa149fcc98bdb"}}