{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1520 Esas<br>KARAR NO:2025/665 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:12/07/2023<br>NUMARASI:2022/336 E.  -  2023/536 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:14/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine davalı tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin icra takibine ilişkin ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra 27.10.2021 tarihinde alacaklı hesabına 25.000,00-TL, 03.12.2021 tarihinde alacaklı vekili ... hesabına (açıklamada  İstanbul ... İcra Dairesi ... kısmında taahhüt 2. Taksit ) yazılı şekilde 38.985,00-TL, akabinde 07.01.2022 tarihinde alacaklı vekili ...  hesabına (açıklamaya  İstanbul ... İcra Dairesi ... 3. Taksit) yazılı şekilde 20.000,00-TL, akabinde 01.03.2022 alacaklı vekili ... hesabına ( açıklamaya  İstanbul ... İcra Dairesi ... taahhüt bitiş ) yazılı şekilde 39.000,00-TL ödeme yaptığını ve tüm taahhütleri yerine getirerek borcu bitirdiğini, müvekkili şirketin alacaklı ve vekilinden icra dosyasını kapatmalarını istemesine rağmen dosyanın kapatılmadığını, dosya açık olduğundan müvekkilinin hacizlerini kaldıramadığını, müvekkilinin icra müdürlüğüne gittiğinde ise icra müdürlüğünce, alacaklı vekilinin talebi olmadan dosyanın kapatılamayacağının söylendiğini, müvekkili şirketin icra dosyası ile alakalı alacaklıya hiçbir borcu kalmadığını ve tahsil harcı bahanesiyle 2.985,00-TL fazladan ödeme yaptığını, müvekkilinin davalı yan ile icra dosyasındaki borca ilişkin 120.000,00-TL ödenmesi konusunda anlaşmaya vardıklarını, buna rağmen müvekkilinin 122.985,00-TL ödeme yaptığını, fakat icra dosyasının kapatılmadığını, müvekkili tarafından edimlerin yerine getirildiğini, dava konusu paranın tahsili halinde müvekkili şirketin ileride telafisi imkansız zararlara uğrayacağının muhtemel olduğunu belirterek, davaya konu takibin, Mahkemece uygun görülecek bir teminat mukabilinde ve dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek Mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, dava konusu paranın davalı yana ödenmesini engeller mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı aleyhine açılan menfi tespit davasının kabulüne ve İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyada müvekkilinin davalıya hiçbir şekilde borçlu olmadığının tespitine, Mahkeme aksi kanaatte ise şimdiye kadar alacaklı tarafından ödemelerin dosyaya beyan edilmemesi hukuka aykırı olup müvekkilinin alacaklı vekiline ödediği miktar olan 122.985,00-TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, avukatlık ücreti ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacı ile 02.11.2021 tarihli bir protokol imzalandığını ve bu protokol gereğince ödemelerini zamanında yapması kaydı ile davacıya dosya borcundan indirim yapıldığını, aynı protokolün 4. paragrafında davacının ödemeleri aksattığı takdirde yapılan indirimin geçersiz olacağının açıkça belirtildiğini, davacının son ödemesini yaklaşık 1 ay gecikmeli ödediğini ve sondan bir önceki ödemesini de eksik ödediğini yani ödemelerini  aksattığını, protokol indirim yönünden davalı açısından bağlayıcılığını kaybettiğini, protokol gereğince gecikme nedeni ile indirimlerin geçersiz olduğunu, davacının basiretli tacir olduğunu, ancak müzayaka halinde sözleşmeden cayabileceğini, huzurdaki davada, sırf davalıya zarar verebilmek, aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmettirebilmek için haricen yapılan ödemelerin de menfi tespit davasına konu edildiğini, davalının haricen yapılan ödemeleri inkar etmediğini, protokolün 3. maddesinden de anlaşılacağı üzere harçların davacıya ait olduğunu, haricen tahsil harcının 5.595,00-TL tutmasına rağmen davacı tarafından harç için olduğu iddia edilen, 2.985,00-TL ödeme yapıldığını, haricen tahsilin dosyaya bildirilmemesinin çözümünün menfi tespit davası açmak olmadığını, alacaklıya icra dosyasından muhtıra gönderdiğini, alacaklının, tahsil edilen tutarların mükerrer tahsili için ne bir talebi, ne de dosyadan herhangi bir işlemi olduğunu, davacının haricen tahsil edilen tutar yönünden menfi tespit davası açmasının kötü niyetli olduğunu ve davacının bu miktar yönünden açtığı davada hukuki yararının da olmadığını, protokolün 5. paragrafında İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2021/539 Esas sayılı 3. şahıs tarafından, davacının talimatı üzerine açılan dosyadan, davacı tarafından feragat edilmesinin sağlanacağını, davacının bu protokolde, davanın kendi talep ve talimatı ile açıldığını kabul ettiğini ve protokolün imzalanmasından itibaren 3 gün içinde bu dosyadan feragat edilmesini sağlayacağını, ... vekilinden bu hususta muvafakat aldığını protokole yazdırdığını, davacının bu davadan feragat edilmesini de sağlamadığını,  burada da kötü niyetli hareket ettiğini ve protokolü ihlal ettiğini, tüm bu sebeplerle; davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.             <br>MAHKEME KARARI:İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi  12/07/2023 tarihli 2022/336 E. -   2023/536K.  sayılı kararıyla; \"...Mahkememizce yapılan yargılama sırasında, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacı ve davalı arasında takip konusu borca ilişkin 02/11/2021 tarihli protokolün imzalandığı, söz konusu protokole göre davacı borçlu tarafından davalı alacaklıya toplam borç üzerinden 25.000,00-TL nin peşin ödendiği, kalan borcun ise protokol kapsamında 3 eşit taksitte ödenmesi hususunun kararlaştırıldığı, davacı tarafından davalıya bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere 03/12/2021 tarihinde 38.985-TL, 07/01/2021 tarihinde 20.000-TL ve  01/03/2022 tarihinde  39.000-TL ödemeler yapıldığı, söz konusu ödemelerin protokol kapsamında belirtilen 3 eşit taksitle yapılmadığı ve davacı tarafın protokole uygun davranmadığının tespit edildiği, bu haliyle davacının borcunun sona ermediği, yapılan ödemelerin artık kısmi ödeme olarak mahkememizce kabul edildiği, protokolde ödemelerin protokole uygun yapılmaması halinde yapılan indirimlerin geçersiz olacağının yazılı olduğu, bu haliyle davacının davalıya yapmış olduğu 122.985,00-TL nin TBK madde 100 dikkate alınarak icra dosyasında öncelikle faiz, icra masrafı ve diğer masraflardan düşülmesinin gerektiği anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; davaya konu olan ... sayılı takip dosyasından dolayı TBK 100. Maddesi hükmü dikkate alınarak İİK 72. Maddesi uyarınca ödenen ve dosyamız üzerinden harcı yatırılan  111.171,92-TL bedel  yönünden DAVACININ DAVALIYA  BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE karar verilmiş, dava tarihi itibariyle davalı alacaklı tarafından icra dosyasına herhangi bir haricen tahsilat bildiriminde bulunulmadığından, bu durumda davalı tarafın sanki ödeme hiç yapılmamış gibi icra takibine devam ettiğinden, haricen tahsil bildiriminin mahkememiz dosyası üzerinden menfi tespit davası açıldıktan sonra 14/06/2022 tarihinde bildirim yapıldığı ve harcının yatırıldığından , davanın açılmasına davalı taraf sebebiyet verdiğinden yargılama gideri ve vekalet ücreti davalı üzerinde bırakılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Kötü niyet tazminatı talebi öğreti ve Yargıtay uygulamasına göre alacağın bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde icra takibine girişen alacaklı kötü niyetli kabul edilir. Davalının icra takibine girişmekle kötü niyetli olduğu hususunun dosya kapsamında açıkça kanıtlanmamış olması ya da öyle olduğu açıkça kanıtlanmasına gerek olmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılmasının mümkün olduğu bir durumun dosya kapsamında mevcut olmadığı anlaşıldığından bu itibarla kötü niyet tazminatı koşullarının bulunmadığı kanaati oluştuğundan davacı tarafın kötü niyet tazminat talebin reddine karar verilmiştir.<br>KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-DAVANIN  KABULÜ İLE;1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; davaya konu olan ... sayılı takip dosyasından dolayı TBK 100. Maddesi hükmü dikkate alınarak İİK 72. Maddesi uyarınca ödenen 111.171,92-TL bedel  yönünden DAVACININ DAVALIYA  BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davacı tarafın şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine,\" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde;Mahkeme hukuki yarar yönünden eksik değerlendirme yapmış olup, davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının harici tahsili kendisinin de İcra Müdürlüğüne bildirebileceğini,  harici ödemeyi İcra Müdürlüğüne bildirmediğini, İcra Müdürlüğü tarafından da taraflarına harici ödeme ile ilgili bir ihtar yapılmadığını, yalnızca İcra Müdürlüğüne bildirerek ve icra müdürlüğünden yazılacak bir müzekkere ile çözülebilecek bir durumun menfi tespit davasına konu edilmesi durumunda öncelikle davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığına karar verilmesi gerektiğini, kaldı ki davacının son ödemeyi 01.03.2022 tarihinde yaptığını, davayı ise 27.05.2022 tarihinde açtığını, davacının dosya borcunu bitirmediğini, protokolde anlaşılan tutarın harçlar hariç tutar olduğunu,  davalı tarafından, hala bakiye ödemenin yapılmasının beklendiğini, son ödeme tarihinden iki ay bile geçmediğini ve İcra Müdürlüğüne herhangi bir bildirim yapılmadığını, talep açılıp harçların ödenmeye hazır olduğunun bildirilmediğini ve dahi taraflarından ödenen bedel ile ilgili herhangi bir haciz ve icrai işlem talebinde bulunulmadığı hususları da dikkate alındığında, artık davacının davasının kötü niyet eseri bir dava olduğu, hukuki yarardan yoksun olduğunun tartışılmayacak kadar açık olduğunu,İcra dosyası incelendiği takdirde dosyadan herhangi bir şekilde haricen ödenen tutar ile ilgili  icra işlemi yapılmadığının da görüleceğini,Ayrıca davacının icra dosyasının tümünden borçlu olmadığına karar verilmesini talep etmiş olup, Mahkemenin davacının icra dosyasının  111.171,92 TL bedeli yönünden borçlu olmadığına karar verdiğini, bu yönüyle verilen kısmi kabul kararı sonucunda davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının da hatalı olduğunu, İlamın anlaşılır, infaz edilebilir olması ve tartışmaya açık olmaması gerektiğini,  Mahkemenin kararının bu yönüyle de eksik olup, infazda tereddüt oluşturacak cinsten bir karar olduğunu,  bu yönüyle de kaldırılması ve düzeltilmesi gerektiğini,Ayrıca Mahkeme kararının gerekçe bölümünde \"davalı tarafın sanki ödeme hiç yapılmamış gibi icra takibine devam ettiğinden\" şeklinde bir gerekçe yazılmış olup, bu gerekçenin de eksik inceleme ürünü olduğunu, kesinlikle taahhüt tarihinden haricen tahsil bildirimi yapılan döneme kadar icra takibine devam edilmediğini, dosyaya talep açılmadığını, haciz istenmediğini, şayet haricen tahsil bildiriminde bulunmadan tüm dosya borcu ile bir haciz tatbiki talepleri olsaydı Mahkemenin bu beyanının gerçek bir beyan olabileceğini, ancak Mahkemenin bu gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını,Nitekim Yargıtay kararlarında da \"icra muamelelerinin aynı tutar üzerinden devamı halinde borçlunun dava açmakta hukuki yararı\" olduğu yönünde karar verildiğini, yani icra muamelesi devam etmedikçe, borçlu için ödenen kısım üzerinden haciz talep veya  işlemi yapılmadıkça, borçlu tarafından tek bir talep ile halledilebilecek bir sorun için, davacı alacaklıya herhangi bir bildirim yapılmadan, icra müdürlüğüne herhangi bir talepte bulunmadan ve icra muamelelerine devam edilmediği halde dava açmakta hukuki yarar olduğunu kabulünün mümkün olmadığını belirterek, arz ve izah ettikleri nedenlerle, açıkça usul ve yasaya aykırı olan ve eksik inceleme ürünü olan  mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>DELİLLER: ...sayılı dosyanın incelenmesinde; davalı ... tarafından davacı aleyhine 04/06/2021 vadeli, ... seri numaralı 100.000,00-TL bedelli çeke dayanılarak, 100.000,00 TL asıl alacak, 300,00 TL komisyon, 10.000,00 TL tazminat, 871,92 TL   işlemiş faiz olmak üzere toplam 111.171,92 TL alacak için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapıldığı, 01/08/2022 tarihinde dosya kapak hesabı yapıldığı ve buna göre  en son yapılan kapak hesap raporuna göre toplam alacağın 139.819,93-TL olduğu, yapılan ödemeler toplamının 122.985,00-TL olduğu ve bakiye borcun 16.834,93-TL olduğu, davalı-alacaklı vekili tarafından yapılan harici ödemelerin 14/06/2022 tarihinde icra dosyasına bildirildiği, icra dosyası üzerinden yapılan son işlemlerin borçlunun protokol şartlarına uymaması üzerine kalan bakiye borç üzerinden  devam edildiği  anlaşılmıştır.Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan banka dekontları incelendiğinde; 27/10/2021 tarihinde ... tarafından ... hesabına açıklama olmaksızın 25.000,00 TL, 03/12/2021 tarihinde İst. ... İcr. ... taah. 2. Taks. Açıklaması ile ... tarafından ... hesabına 38.985,00 TL, 07/01/2022 tarihinde ... Açıklaması ile ... tarafından ...'ye 20.000,00 TL, 01/03/2022 tarihinde, 5. İcra Taah. Bitiş açıklaması ile 39.000,00 TL  ... tarafından ...'ye havale yapıldığı, toplam ödemenin 122.985,00 TL olduğu tespit edilmiştir.İcra dosyasında mevcut 01/11/2021 tarihli taahhüt belgesi incelendiğinde; takipte kesinleşen dosya alacağının 111.171,92 TL, 6.011,64 TL toplam faiz, 14.511,33 TL vekalet ücreti, 143,80 TL masraf, 10.116,64 TL tahsil harcı olmak üzere toplam alacağın 141.955,33 TL  olarak hesaplandığı, davacı/borçlu şirket yetkilisi ...’un bu borcu kabul ettiğini ve 01.11.2021 tarihinde 25.000,00 TL, 01/12/2021 tarihinde 38.985,00 TL, 01/01/2022 tarihinde 38.985,00 TL ve 01/02/2022 tarihinde 38.985,33 TL ödemeyi taahhüt ettiği, alacaklı vekilinin de taahhüdü kabul ettiği, taahhüt tarihlerine göre işleyecek faizlerden vazgeçtiği tespit edilmiştir.Taraflar arasında imzalanan tarihsiz \"PROTOKOL\" başlıklı sözleşme örneği incelendiğinde; \"... yetkilisi ..., ile ... aşağıdaki hususlarda anlaşmışlardır. ...,... sayılı dosya borcuna herhangi bir itirazının olmadığını, dosya konusu çek ile ilgili olarak talep ve talimatı ile açılmış olan davalardan feragat edileceğini, kabul edecek, ..., borçlu ...'nin dosya borcunu taahhütte bulunarak, 25.000. TL peşin kalanı 3 eşit taksit halinde ödemesini kabul edecektir.Borçlu ... talimatı ile ... ŞİRKETİ tarafından açılmış olan, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/539 E sayılı dosyalardan, Protokolüm imzalanmasından itibaren 3 gün içinde feragat edilmesini, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi ve 2021/372 E sayılı dosyanın da kesinleştirilmesini sağlayacaktır.” Şeklinde anlaştıkları, ayrıca altına el yazısı ile “Dosya borcu taahhüt ihlal edilmediği takdirde 120.000 TL+Harçlar olmak üzere ödendiğinde icra dosyası kapanacaktır.\" ibaresinin yazıldığı, altında ... vekilinin imzasının mevcut olduğu tespit edilmiştir.Dava dilekçesi ekinde sunulan imzasız 02/11/2021 tarihinde imzalanan “PROTOKOL” başlıklı belge incelendiğinde; \"... yetkilisi ..., ile ... aşağıdaki hususlarda anlaşmışlardır. ..., ... sayılı dosya borcuna herhangi bir itirazının olmadığını, dosya konusu çek ile ilgili olarak talep ve talimatı ile açılmış olan davalardan feragat edileceğini kabul edecek, ..., borçlu ...'nin dosya borcunu ödemek için taahhütte bulunmuş olup, taahhüdünü aksatmadan yerine getirecektir.Borçlu taahhüdünü aksatmadan yerine getirdiği takdirde, dosya borcundan indirim yapılacak olup, dosya borcu, harçlar hariç 120.000. TL ye kapatılacaktır. Borçlu borcunu taahhüt ettiği taksitlerde ödeyecek olup, indirim son taksitte yapılacaktır.Borçlu ödemelerini aksattığı takdirde yapılmış olan indirim geçersiz hale gelecektir.Borçlu ... talimatı ile ... ŞİRKETİ tarafından açılmış olan, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/539 E sayılı dosyalardan, protokolün imzalanmasından itibaren 3 gün içinde feragat edilmesini, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi ve 2021/372 E sayılı dosyanın da kesinleştirilmesini sağlayacaktır. Borçlu ile ... Ltd. vekili aynı olup, Borçlu feragat hususunu ... ile ve vekille görüşmüş ve bu hususta muvafakat aldığını beyan ve kabul eder. Alacaklı feragat nedeni ile lehine doğacak vekalet ücretinden feragat etmemektedir.\" şeklinde anlaştıklarının yazıldığı tespit edilmiştir.İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/539 Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacının ... Şti., davalının ... olduğu, davacının son hamil olarak elinde bulundurduğu ... Bankası... Şubesine ait ... seri numaralı 100.000  TL çek bedelli, keşidecisi ... A.Ş. olan çekin istirdatına karar verilmesi talebiyle dava açıldığı, UYAP üzerinden yapılan incelemede davanın sübut bulmadığından reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 18/04/2023 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/372 Esas, 2022/336 Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacının hamili olarak bulunduğu...,... şubesine ait, Keşidecisi ...A.Ş olan, ,,, seri numaralı, 30/05/2021 keşide tarihli, 70.000.-TL bedelli ve... seri numaralı, 04/06/2021 keşide tarihli, 100.000.-TL bedelli çeklerin rızası hilafına elinden çıktığından bahisle ödeme yasağı konulmasına ve iptaline karar verilmesi talebiyle dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, ...,... şubesine ait, ... A.Ş olan, ... seri numaralı, 04/06/2021 keşide tarihli, 100.000.-TL bedelli çeke ilişkin istirdat davası açıldığından ve dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ...,bank .... şubesine ait, ... A.Ş. olan,... seri numaralı, 30/05/2021 keşide tarihli, 70.000.-TL bedelli çeke ilişkin olarak açılan davanın reddine karar verildiği, kararın 07/02/2022 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince Mali Müşavir bilirkişiden alınan 15/12/2022 tarihli raporda;  \"...dosyaya mübrez belge, bilgi, dava dosyası, davacı yana ait ticari defter ve belgeler ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Dava konusunun, davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan ... sayılı dosyasında başlatılan takipte davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti talebinden ibaret olduğu, davacı şirket yetkilisi olan ... tarafından davalı ve davalı vekili hesabına olmak üzere toplamda 122.985,00-TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, taraflar arasında akdedilen Protokole göre toplam 120.000,00-TL anlaşılan borcun 25.000,00-TL'si peşin kalanı 3 eşit taksit halinde ödeneceği kararlaştırıldığı, bu hükme göre peşin ödemeden sonra kalan borcun (120.000,00-TL - 25.000,00-TL=) 95.000,00-TL olduğu, kalanml bu borcun (95.000,00-TL /3 eşit taksit) 31.666,66-TL olarak 3 taksitte ödeneceği, protokolde ödenecek taksitlerin tarihine ilişkin bir maddenin yer almadığı, dolayısıyla bir ödeme günü de belirlenmediği, davacı yan tarafından her taksiti 31.666,66-TL olan 3 taksit ödemesi sırasıyla 03 Aralık 2021'de 38.985-TL, 07 Ocak 2022'de 20.000,00-TL, 01 Mart 2022'de 39.000-TL olarak yapılmış olduğu, yapılan ödemelerden görüleceği üzere 2022 Şubat ayında hiç ödeme yapılmamış olduğu ve davacı son ödemesini yaklaşık 1 ay gecikmeli ödediği ve sondan bir önceki ödemesini de eksik ödeyerek protokole göre ödemelerini aksattığı anlaşıldığı, neticeten; davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan ... sayılı takip dosyasında kesinleşen tutarın 136.116,88-TL olduğu anlaşılmakla Mahkemece davacı yanın ödemelerinin protol hükümleri ihlali niteliğinde olduğuna karar verilmesi halinde, davalı yanın davacı yandan bakiye 136.116,88-TL - 122.985,00-TL = 13.131,88-TL alacaklı olacağı sonuç ve kanaatine varılmaktadır...\" yönünde görüş beyan edilmiştir.Mahkemece aynı bilirkişiden alınan t 31/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporda; \"...dosyaya mübrez belge, bilgi, dava dosyası ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Dava konusunun, davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan ... sayılı dosyasında başlatılan takipte davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti talebinden ibaret olduğu, Davacı şirket yetkilisi olan ... tarafından davalı ve davalı vekili hesabına olmak üzere toplamda 122.985,00-TL ödeme yapıldığı anlaşıldığı, Dava konusu somut olayda asli uyuşmazlığın, davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan ... sayılı dosyası nezdinde davacı tarafından yapılan ödemelerin taraflar arasında akdedilen Protokol'e uygun olarak yapılıp yapılmadığı, protokol gereği yapılan indirimlerin hükümsüz kalıp kalmadığı, davacının Protokol hükümlerine uyup uymadığı, noktasında toplandığı, taraflar arasında akdedilen Protokole göre toplam 120.000,00-TL anlaşılan borcun 25.000,00-TL'si peşin kalanı 3 eşit taksit halinde ödeneceği kararlaştırıldığı, bu hükme göre peşin ödemeden sonra kalan borcun (120.000-TL - 25.000-TL-) 95.000,00-TL olduğu, kalan bu borcun (95.000,00-TL / 3 eşit taksit) 31.666,66-TL olarak 3 taksitte ödeneceği, protokolde ödenecek taksitlerin tarihine ilişkin bir maddenin yer almadığı, dolayısıyla bir ödeme günü de belirlenmediği, davacı yan tarafından her taksiti 31.666,66-TL olan 3 taksit ödemesi sırasıyla 03 Aralık 2021'de 38.985-TL, 07 Ocak 2022'de 20.000-TL, 01 Mart 2022'de 39.000-TL olarak yapılmış olduğu, yapılan ödemelerden görüleceği üzere 2022 Şubat ayında hiç ödeme yapılmadığı, bütün bu hususların birlikte değerlendirildiğinde davacı yanın ödemelerinin Protokol'e uygun olup olmadığı veya protokol gereği yapılan indirimlerin hükümsüz kalıp kalmadığı hususların takdiri mahkemeye ait olacağı kanaati hasıl olduğu, neticeten; davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan ... sayılı takip dosyasında kesinleşen tutarın 136.116,88-TL olduğu anlaşılmakla Mahkemece davacı yanın ödemelerinin protol hükümleri ihlali niteliğinde olduğuna karar verilmesi halinde, davalı yanın davacı yandan bakiye 136.116,88-TL - 122.985,00-TL = 13.131,88-TL alacaklı olacağı, İş bu seçenekten devamla, dosyaya örneği yeni sunulan 01.11.2021 tarihli taahhüt evrağında toplam borcunun toplam 141.955,33-TL olarak belirtildiği ve davacı tarafın taahhüt evrağında “ayrıntılı olarak açıklanan 141.955,33-TL dosya borcunu yukarıda taksitlendirildiği şekilde ödemek için..” şeklinde yazılı beyanı mevcut olduğu, Mahkemece taahhüt evrağında belirtilen borcun kabul edilmesi halinde ise; davalı yanın davacı yandan bakiye 141.955,33-TL - 122.985,00-TL = 18.970,33-TL alacaklı olacağı, Mahkemece davacı yanın ödemelerinin protokol hükümleri ihlali niteliğinde olmadığına karar verilmesi halinde taraflar arasında akdedilen protokol hükümleri kapsamında harçların davacı tarafından ödeneceği kararlaştırıldığı anlaşılmakla davacı yanın davalı yana herhangi borcunun veya alacağının bulunmayacağı sonuç ve kanaatine varılmaktadır...\" yönünde görüş beyan edilmiştir.<br>G E R E K Ç E:Dava, icra takibinden sonra açılan borçlu olmadığının tespiti davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde, dava dilekçesinde dava değerinin icra takibinde kesinleşen asıl alacak miktarı olan 111.171,92 TL olarak belirtildiği ve harcın da bu tutar üzerinden yatırıldığı, davacı tarafından icra takibine konu borç için alacaklı-davalı vekiline toplam 122.985,00 TL harici ödeme yapıldığı ve icra dosyasına 4.502,46 TL harç ödendiği, davalı vekilinin bu harici ödemeleri icra dosyasına dava açıldıktan sonra 14/06/2022 tarihinde bildirdiği, bu nedenle davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu tespit edilmiştir.Taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık ise, imzalanan ödeme protokolü ve taahhüdünün davacı tarafından ihlal edilip edilmediği, bu nedenle takip konusu borcun harçlar hariç 120.000. TL olarak tahsil edilip edilmeyeceğine ilişkin olup, alınan bilirkişi raporları ve banka dekontları ile davacının 02/11/2021 tarihli protokole uygun şekilde taksitlerini ödemediği, ancak gecikmeli de olsa 122.983,00 TL ödeme ve harç ödemesi yaptığı, Mahkemece taleple bağlı kalınarak ve davacının kısmi ödeme yaptığı kabul edilerek, yalnızca harçlandırılmış olan 111.171,92 TL için borçlu olmadığının tespitine karar verildiği anlaşılmıştır.Bu durumda, taraflar arasındaki 02/11/2021 tarihli protokol gereğince davacı tarafından davalıya harici ödemeler yapıldığı, davacının ... sayılı icra dosyasından davalıya yapılan harici ödemeler kadar borçlu olmadığının kabul edilmesi gerektiği, Mahkemece harçlandırılan kısım üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Tüm  bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 7.519,15 TL nispi harçtan, peşin alınan 1.898,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.695,61TL eksik harcın  davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 142,50 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,  b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 14/05/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b13879a30dc7096b","SID":"e6f107673a4ce348"}}