{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/766 - Karar No:2025/644<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/766 <br>KARAR NO\t: 2025/644<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/01/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/197 E-2023/44 K<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Rücuen Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 28.05.2025<br>YAZIM TARİHİ\t: 30.05.2025<br>\tEser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat talepli davada mahkemece verilen davanın kabulüne dair karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili özetle; müvekkili ile dava dışı idare arasında yapılan inşaat yapımına ilişkin sözleşme kapsamında muhtelif inşaat işlerinin 07.04.2017 tarihli sözleşme ile davalıya taşere edildiğini, sözleşmenin 10. maddesinde taşeronun iş yeri numarası alarak SGK dosyası tanzim etmesinin ve çalışanlarının işçilik ücret vs masraflarından sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını, davalının çalıştırdığı işçiler tarafından davalı ve müvekkiline karşı işe iade ve tazminat talebi ile 21 ayrı dava açıldığını, eldeki davaya konu işçi ... tarafından açılan Ağrı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/204 Esas sayılı davasında haklı yada geçerli bir neden olmaksızın sözleşmenin feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiğini, BAM tarafından istinaf taleplerinin esastan reddine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, adı geçen işçinin keşide ettiği ihtarname ile işe iade bildiriminde bulunulduğunu, davalının işçiyi işe iade etmediğini, tazminat ve ücretlerini ödemediğini, ilamlı ve ilamsız icra takipleri başlatıldığını, müvekkilinin icra tehdidi altında 3.527,66 TL ve 16.990,61 TL ödeme yaptığını, ayrıca yargılama giderlerini ödediğini öne sürerek 12.022,96 TL ödeme ile 315,70 TL istinaf harç ve gider avansı ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini dava etmiş; kısmi ıslah ile ödemeye ilişkin talebini 20.567,87 TL'ye arttırmıştır. <br>\tDavalı vekili özetle; dava dilekçesinde belirtildiği üzere dava dışı işçiler tarafından müvekkili ve davacıya karşı açılan davalarda aleyhe hüküm kurulduğunu, davacı şirket tarafından işçilere ödeme yapıldığını, ödemelerin davacı tarafından yapıldığı konusunda ihtilaf bulunmadığını ancak müvekkilinin ticari ilişki kapsamında davacıdan alacaklı olduğunu, takas ve mahsup def'inde bulunduklarını, tarafların ticari defterleri incelenerek müvekkilinin borçlu olup olmadığının tespiti gerektiğini, işçilerin açtığı davalarla ilgili olarak arabuluculuk ücretlerinin müvekkili tarafından ödendiğini, mahsubu talep ettiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk Derece Mahkemesince; \"Dava; asıl işveren tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davalı alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık;  davacı ... İnşaat A.Ş. tarafından dava dışı işçiye icra takibi aracılığıyla ödenen işe iadeden kaynaklı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve İcra marifetiyle ödenen faiz tutarları, vekalet ücreti, harç, masraf tutarlarının davalı Şirkete rücu edilip edilemeyeceğine ve rücu miktarına ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Dava dosyasına CD içinde dijital olarak sunulan Sözleşme metinlerinin ve eki Şartnamelerin incelenmesinden, dava dışı ... ile davacı ... İnşaat A.Ş. arasında ve davacı ... İnşaat A.Ş. ile davalı ... Yapı Ltd. Şti. (Yüklenici) arasında akdedilen Ağrı Suçatağı 300 Yataklı Hastane İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İkmal İşine dayalı Hizmet Alımına ait Sözleşmesinin ve eklerinin yukarıda verilen mevzuat hükümlerine göre incelenmesi sonucunda; işbu davadaki taraflar arasındaki Sözleşmenin 10. Maddesinde “....\"Sözleşme ifası süresince, işbu sözleşmenin imzalanmasını müteakiben yürürlükteki mevzuatın tanımlandığı çerçevede yapılacak yer teslimi prosedürleri neticesinde İşverence SGK'da açılmış olan dosyanın altında Taşeronca bir alt ,iş yeri numarası alınacak SGK dosyası tanzim edilecektir. Taşeron tarafından çalıştırılacak her türlü personel bu iş yeri numarası altında işlem görecektir. Taşeron çalıştırdığı personelin yürürlükteki mevzuata göre vergi, SGK primleri, işçilik ücretleri, tazminat ve masraflarını ve sözleşmenin ifası ile ilgili tüm vergi ve fonlarını ödemekle mükelleftir....” şeklinde hükümler olduğu görülmüştür. Eldeki davada taraflar arasındaki ilişki hukuki nitelikçe “hizmet temini (alım) sözleşmesi” olup; kendine has özellikleri olan bu sözleşme türü için zamanaşımı süresini düzenleyen ayrık bir hüküm de bulunmadığından, TBK'nın zamanaşımı konusundaki genel hükmü olan 146. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanmalıdır. Somut olayda TBK'nın 146. maddesindeki zamanaşımı süresinin henüz dolmadığından davalı tarafın zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir. Mevcut ticari ilişkiden dolayı davacının davalılardan olan alacağının tayin ve tespiti bakımından 26/10/2022 tarihli bilirkişi raporları  alınmıştır. Alınan bilirkişi raporu diğer delillerle birlikte değerlendirilerek yapılan inceleme sonucunda; Davalı ... Yapı Madencilik Enerji Ticaret Limited Şirketinin takas -mahsup def'inin araştırılması için görevlendirilen bilirkişi 25/10/2022 tarihli tutanak ve bilirkişi raporunda belirttiği üzere davalı taraf ticari defter ve belgeleri sunmadıklarından dolayı takas mahsup defi değerlendirmesi yapılamamıştır. Davacı ... İnşaat A.Ş. tarafından dava dışı işçi için işe iadeden kaynaklı işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, faizler, vekalet ücreti, yargılama giderleri, harç ve ferilerine dayalı olarak toplamda 20.567,87-TL ödeme yapmış olduğu, taraf şirketler arasında imzalanan Hizmet Alım Sözleşmesi hükümleri uyarınca davacı ... İnşaat A.Ş.'nin, dava dışı işçiye banka yoluyla icra dosyalarına ödediği işe iade tazminatları ve ferilerine ilişkin ödenen toplam 20.567,87 TL'nin yarı oranını (%50) teşkil eden 10.283,94 TL'yi davalı ... Yapı Ltd. Şti.'den rücuen talep edilebileceğinin bilirkişi raporunda hesaplanmış, rapor içeriğine mahkememizce de itibar edilmiş ancak  işe iadeden kaynaklı işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, faizler, vekalet ücreti, yargılama giderleri, harç ve ferilerinden  davacı işveren ve davalı alt taşeronun yarı yarıya sorumlu oldukları yönündeki bilirkişi tespitine mahkememizce itibar edilmemiş, zira dava dışı işçinin sadece davalı yanında çalışması, haksız fesih sebebiyle açılan işe iade davası ve sonrasında ortaya çıkan tazminat  ve ferilerinden  davalı  şirketin neden olması ve ortaya çıkan zarardan da tek başına davalı şirketin sorumlu olması gerektiği değerlendirildiğinden, davacı yüklenicinin ödediği  tazminat ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu kanaatine varılmakla davacı tarafından ödenen 20.567,87-TL'sı yönünden davanın kabulüne alacağın  12.338,66-TL'sına dava tarihi olan 17/03/2022 tarihinden itibaren  bakiyesine ıslah tarihi olan 02/01/2023 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karara vermek...\" gerektiği gerekçesiyle \"Davanın kabulü ile; 20.567,87-TL'sının davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, davacı alacağının 12.338,66-TL'sına dava tarihi olan 17/03/2022 tarihinden itibaren  bakiyesine ıslah tarihi olan 02/01/2023 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,\" karar verilmiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki vakıa ve savunmaları tekrarla, alacağın zamanaşımına uğradığı, mahkemenin taraflar arasındaki hukuki ilişkinin hizmet alım sözleşmesi olduğu, 10 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu gerekçesiyle zamanaşımı def'inin reddine karar verdiği, oysa somut olayda mahkeme ilamına dayanan alacakların talep edildiği, rücuya konu alacağın dayanağı hususunda yanılgıya düşüldüğü, rücu talebinin TBK 73 madde gereğince 2 ve 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davacının 16.09.2019 ve 18.03.2020 tarihlerinde ödeme yaptığı,  2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, tarafların ticari defterlerinin incelenmesinin zorunlu olduğu, tüm dosyalar açısından taraflara ait aynı ticari kayıtların incelenmiş olmasına karşılık, huzurdaki dosyada müvekkilinin davalıya 5.725.547,22 TL borçlu olduğu ancak aynı kayıtların incelendiği 2022/191 esas sayılı davada borç ilişkisinin bulunmadığı sonucuna varıldığı, açık çelişki giderilmeden hüküm kurulduğu, ticari defterlere delil olarak dayanıldığı halde müvekkiline ait defterlerin incelenmediği, usulsüzlüğün mahkemece giderilmediği, bilirkişinin telefon ve whatsapp uygulaması ile iletişime geçtiğini, müvekkili yetkilisinin defter ve kayıtlara ulaşamadığını beyan ettiğinden, defterlerin incelemediğinin belirtildiği, belirtilen yöntemin usule aykırı olduğu, bilirkişinin seçenekli rapor sunduğu, mahkemece müteselsil sorumluluk esasına göre yapılan hesaplamaya itibar edilmediği, oysa rücuya ilişkin yasal düzenlemenin son derece açık olduğu, sözleşmenin çalışanın ücret ve tazminatlarından müvekkilinin sorumlu olduğuna dair maddesinin İş Kanunu 2.maddeye aykırı olup, hükümsüz olduğu,  takas mahsup def'inin işleme alınmadığı nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat talepli olup, mahkemece verilen davanın kabulüne dair karara karşı süresinde davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde   uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında özellikle davacının yüklenicisi olduğu hastane inşaatı yapım işi kapsamındaki muhtelif inşaat işlerinin taraflar arasında akdedilen sözleşme ile davalıya taşere edildiğinin, taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesi olup, 5 yıllık zamanaşımı süresinin tamamlanmadığının anlaşılmasına ve davacının, davalı çalışanı olan dava dışı işçi tarafından açılan davada verilen karar gereğince ödediği çekişmesiz olan miktar için talepte bulunduğunun ve mahkemece bu miktarın hüküm altına alındığının, davalı tarafın takas/ mahsup def'ini ispatlayamadığının, davalının ticari defterlerinin incelenmesinin de sonuca etkili bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.404,99 TL istinaf karar harcından peşin alınan 351,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.053,74 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 28.05.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.  \t\t \t<br><br>Başkan <br> <br><br>Üye <br> <br><br>Üye<br> <br> <br>Katip<br> <br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ac32b5466b19a06e","SID":"6067626f3865e0bb"}}