{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1743 Esas<br>KARAR NO: 2025/665<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 09/02/2021<br>NUMARASI: 2016/306 Esas, 2021/226 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)\t<br>KARAR TARİHİ: 08/05/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... banktan kullandığı konut kredisi ile konut satın aldığını, taşınmaz üzerine banka lehine ipotek tesis edildiğini, kredi kullanımı esnasında davalılardan ... Sigorta A.Ş. Nezdinde ... ve ...Sigortası yapıldığını, sigorta bedelinin müvekkilinin kullandığı krediden tahsil edildiğini, sigorta süresi sonunda davalı ... Sigorta tarafından ilk yenilemenin yapıldığını ve sigorta bedelinin müvekkilinin davalı banka nezdindeki hesabından tahsil edildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından 2. Yenilemenin de yapıldığının müvekkiline bildirildiğini, 06.12.2015 tarihinde davalı ...'un dairesinde çıkan yangının müvekkile ait konuta sirayet ederek hasar meydana geldiğini, hasarın davalı ... sigorta A.Ş. Tarafından görevlendirilen bir şirket tarafından giderildiğini, ekspertiz raporu hazırlandığını, fakat sonrasında 2015-2016 dönemine ilişkin sigorta priminin hasar tarihinden sonra ödendiği, bu nedenle hasarın teminat kapsamında olmadığından bahisle talebin reddedildiğini, davalı ... tarafından sigorta bedelinin ödenmediği anlaşıldıktan sonra müvekkiline ait hesaptan poliçe bedelinin tahsil edildiğini, müvekkilinde taşınmazın sigortalandığı yönünde güven oluşturan davalı ...ın kusurlu olduğunu,  davalı  ...ın davalı ... Sigorta'nın acentesi olduğu dikkate alındığında sigortanın da kusurlu olduğunu, müvekkiline primin ödenmediğine ilişkin herhangi bir bildirimde bulunmadığından ... sigortanın da hasardan sorumlu olduğunu, davalılardan ...'un ise yangının meydana geldiği dairenin maliki olduğunu, yangının çıkmasında kusuru ve yapı maliki olarak kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, diğer davalı ... Sigortanın davalı ...'a ait dairenin sigortacısı olduğunu, poliçe limiti dahilinde zarardan sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 35.000,00 TL maddi zararın 06.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 10.07.2019 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; ıslah dilekçesinin kabulü ile  65.640,97 TL müvekkil zararının, müştereken ve müteselsilen sorumlukluları doğrultusunda kaza tarihinden itibaren işleyecek  faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı ...  vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında konut finansmanı sözleşmesi düzenlendiğini, görevli ve yetkili Mahkemenin İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin sözleşmedeki yetki ve sorumlulukları kapsamında davacının izni ve onayı ile sigorta primlerini ödediğini, davacının poliçe tutarlarının haberi olmadan tahsil edildiğinden bahisle şubeye şikayet etmesi üzerine 31/05/2015 tarihinde yenilenen sigorta poliçesi ile ilgili cep telefonuna poliçenin yenileceğine ve şube ile görüşülmesi gerektiğine dair mesaj gönderildiğini, davacının kendi kusuru ile sorumluluğunu yerine getirmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; hasar tarihinde yürürlükte olan bir poliçe olmadığından müvekkiline husumetin yöneltilemeyeceğini, davaya konu olayda belirsiz alacak davası açılamayacağını, müvekkilinin acentesi olan ...ın sigortacılık işlemi yapmadığını, ana çalışmasının bankacılık olduğunu, bankacılık faaliyetlerinde müvekkili sigorta ile acente anlamında herhangi bir bağının bulunmadığını, binanın iskanı alınmış ise yargılamanın Sulh Hukuk Mahkemesinde, alınmamış ise Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, hasar tarihinde herhangi bir prim ödemenin bulunmadığının davacı tarafından da beyan edildiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, poliçede teminat alıntına alınan bedelin limitli olduğunu, müvekkilinin temerrütünün söz konusu olmadığını istenilmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ikamet ettiği dairenin bulunduğu binada doğal afetin meydana geldiğini, Davaya konu yangının müvekkilinin dairesindeki elektrik tesisatından  çıkmış olmadı  nedeniyle bu sorumluluğu kendi üzerine aldığını ve binanın çatısını, asansörü ve komşuların dairelerindeki hasarları yaptırdığını, belediyedeki  ilgili kişilere gerekli yardımları yaptığı, müvekkilinin sırf bu mağduriyetleri giderilebilmek için evini satmak durumunda kaldığını, komşuları ile yapmış olduğu görüşmelerle kendilerinin uğradığı başkaca zarar olup olmadığını sorduğunu ve davacı haricindeki komşularının makul ve gerçek zararlarını talep ettiklerini ve müvekkilinin bu talepleri karşıladığını, davalı tarafın dairesinin çatısı ve zarar gören yerlerin yapıldığını, diğer zararlar için kendisine yargım edildiğini, davalının daha sonra içeride olmayan malzemeyi varmış gibi göstererek ve değerini yüksek tutarak müvekkilinden talep ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini gerektiğini savunmuştur. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu yangın ile ilgili olarak 9 farklı taşınmazda ve ev  eşyalarında hasarın oluştuğunu, komşuluk mali sorumluluk  limitinin poliçede 29.832,00-TL  olduğunu, oluşan hasar tutarlarının garameten hesaplaması  sonrasında davacıya ödenebilecek olan tutarın 1.187,93-TL ile sınırlı olduğunu, davacıya ödeme için teklifinde bulunulduğunu ancak kendisinin kabul etmediğini  beyan ederek  davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; alınan 31.12.2020 tarihli Bilirkişi Raporu ile  06/12/2015 tarihinde meydana gelen yangın dolayısıyla davacıya ait dairedeki  eşyalarda meydana gelen zararın  20.890,00-TL olduğunun belirlendiği,  bilirkişi heyetinin bu tespiti yerinde görülerek hükme esas alındığı, yangının meydana gelmesinde davalı taşınmaz sahibi ...'un  oluşan zararın tamamından sorumlu olduğu, davalı ...'a ait daireyi sigortalayan davalı ... Sigorta A.Ş.de davalı yanında oluşan davacı zararından sorumlu bulunmakta ise de  meydana gelen hasarın poliçe teminat limiti dahilinde olan kısmından proporsiyon hesabı (gramaten) yapılarak toplam hasar bedeli içinden payına düşen kısmın 1.187,93-TL olduğu davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun bu miktarla sınırlı olacağı, davalı ... sigorta A.Ş. Nin Kanunun kendisine yüklediği yükümlülüğünü yerine getirmediği, davacıya prim borcunu ödemesi için herhangi bir ihtar ya da uyarı göndermediği gibi taraflar arasındaki sözleşmeden/poliçeden cayıldığına veya sözleşmenin feshedildiğine ilişkin davacıya herhangi bir bildirim de yapmadığı, üstelik risk gerçekleştikten sonra da olsa ödenen primi kabul ettiği, bu nedenle davalı ... Sigorta A.Ş.nin risk dönemini kapsayan sigorta poliçesi ile bağlı bulunduğu, davacının  zararını sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olmak üzere karşılamak zorunda olduğundan davalı ... Sigorta yönünden oluşan zararın 10.000,00-TL'sinden sorumlu olmak üzere davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, poliçenin ilk yenilemesinin davacının talebi olmaksızın davalı banka tarafından yapıldığı, poliçenin yenileneceğinin banka tarafından davacının cep telefonuna mesaj atılarak bildirildiği yangın olayı meydana gelene kadar 2. Yenilemenin primlerinin davacının kredi hesabından tahsil edilmediğini, hasar sonrasında 08.02.2016 tarihinde tahsil edilerek sigorta şirketinin hesabına borç kaydedildiğini, Bireysel Kredilerle Bağlantılı sigortalar Uygulama esasları yönetmeliği gereği, sigorta poliçesini yenileme ve tahsilat sorumluluğunun da kredi veren Bankada olduğu, davacının ödeme vadesi gelen ödemeleri için düzenli ödeme için bankomat hesabına kredi limiti tanımlanmasını talep ettiği ve bankaca kabul edildiği ve hesap açıldığı ve ödemelerin düzenli olarak tahsilatının yapıldığı dolayısı ile bankanın davacının hesabından tahsil edebileceği prim tutarını tahsil etmemesi veya atlaması durumunda oluşacak zarardan sorumlu bulunacağı belirlendiğinden davalı bankanın da sigorta poliçesindeki teminat limiti olan 10.000-TL ile davacı zararında sorumlu olduğu  gerekçesi ile Davanın kısmen kabulüne; 20.890,00-TL hasar tutarının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı ... Sigorta 1.187,93-TL 'sinden, davalı ... Bankası T.A.O. Ve  davalı ... Sigorta 10.000,00-TL'sinden, diğer davalı ... tamamından  sorumlu olmak üzere davalı ...'tan  06/12/2015  tarihinden,  diğer davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile  tahsiline, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili ve davalılar ...Bankası T.A.O.  ile  ... ( ... ) Sigorta A.Ş.  tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; hükme esas alınan 31.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda zararın 20.890,00 TL olarak belirlenmesini kabul etmediklerini, zarar miktarı yönünden karara itiraz ettiklerini, 11.02.2019 tarihli raporda zararın bilimsel verilere uygun hesaplandığını, hükme esas alınan raporda bu rakama nasıl ulaşıldığının ve hesabın hangi  teknik verilere göre yapıldığının belirsiz olduğunu, zarar miktarının 11.02.2019 tarihli raporda belirlenen 65.640,97 TL olarak hükme esas alınması gerektiğini, Mahkemece raporlardaki 3 misli zarar farkının aydınlatılmadığını, müvekkilinin aleyhine olacak şekilde fahiş oranda düşük miktarın kabul edildiği belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı ...Bankası T.A.O. vekili istinaf nedenleri olarak;   müvekkilinin sözleşmedeki yetki ve sorumlulukları dahilinde sigorta primlerini müşterinin izni ve onayı ile ödediğini ve müşterinin taksitlerine dahil ettiğini, davacının şikayeti doğrultusunda 31.05.2015 tarihinde yenilenen konut paket ve DASK poliçe tutarlarının müşterinin taksitlerine eklenmediğini, müşterinin bilgi ve izin izin arandığını, kendisine ulaşılamadığını, müşterinin cep telefonuna poliçelerin yenileneceğine ve şube ile görüşülmesi gerektiğine dair mesaj gönderildiğini, bu bildirime rağmen müvekkiline müşteri tarafından dönüş olmadığını, sigorta poliçe bedelinin de ödenmediğini, 08.02.2016 tarihinde sigorta şirketi tarafından sigorta poliçe bedelinin ödeme bilgisi sorulduğunda müşteri ile yeniden irtibata geçilerek onay doğrultusunda poliçe tahsilatının gerçekleştirildiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, davacının kusurlu davranışı ile sorumluluğunu yerine getirmediğini. Müvekkili bankaya sorumluluk yüklenerek karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini  belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı  ... ( ... ) Sigorta A.Ş. vekili istinaf nedenleri olarak;   Görevli ve yetkili Mahkemenin İstanbul Anadolu Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, TTK 1401, 1431, TBK 124/3 maddeleri hükümleri birlikte değerlendirildiği vakit hali hazırda hasar tarihi olan 06.12.2015 tarihinde yürülükte olan bir poliçeden bahsetmenin mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkiline husumetin yöneltilemeyeceğini, husumete ilişkin yaptıkları itirazlarını dikkate alınmamasının bir istinaf bozma nedeni olduğunu, sigorta pirimi ödenmediğinden hasar tarihi itibariyle geçerli bir poliçenin bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere  müvekkilinin yürürlükte olmayan bir poliçe nedeni ile temerrüde düşürülemeyeceğini, istenilmesi gereken faiz türünün  yasal faiz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, davacının konutunda yangın nedeniyle meydana gelen hasarın, konut finansman sözleşmesi ve buna bağlı sigorta poliçesi kapsamında davalı banka ile sigorta şirketinden, diğer davalı ...'un yangının çıkmasında kusuru ve yapı maliki olarak kusursuz sorumluluğunun bulunduğu iddiasıyla ve diğer davalı ... Sigortanın da davalı ...'a ait dairenin sigortacısı olduğundan sorumlu olduğu iddiası ile zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı, 04/06/2013 tarihinde İstanbul ili Pendik ilçesinde bulunan bağımsız bölümü, davalı ... Bankası nezdinde kullandığı konut kredisi ile  satın aldığı ve davalı banka tarafından ipotek tesis edildiği anlaşılmıştır. Davalılardan ... Sigorta A.Ş. Bankanın anlaşmalı sigortacısı olup Dask ve sarı panjur sigortasının kredi kullanımı esnasında bankaca yapıldığı, sigorta bedelinin krediden tahsil edildiği, davacının talebi olmadan yenileme yapıldığı ve 06/12/2015 tarihinde de yangın olunca ... Sigorta tarafından talebin reddedildiği anlaşılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekili, davalı ..., davalı ... Sigorta A.Ş hükmü istinaf etmiştir.<br>İstinafa konu uyuşmazlık, geçerli bir sigorta sözleşmesinin olup olmadığı, davacının tazminat isteme hakkının bulunup bulunmadığı  varsa zarar miktarı yönünden Mahkeme kararının yerinde olup olmadığı ve davalı ... sigortanın davadan önce temerrütün gerçekleşip gerçekleşmediği ve uygulanacak faizin türünün ne olduğuna ilişkindir. 1- Davacının istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Davacı vekili istinaf dilekçesinde, hükme esas alınan 31.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda zararın 20.890,00 TL olarak belirlenmesini kabul etmediklerini, zarar miktarı yönünden karara itiraz ettiklerini, 11.02.2019 tarihli raporda zararın bilimsel verilere uygun hesaplandığını, hükme esas alınan raporda bu rakama nasıl ulaşıldığının ve hesabın hangi  teknik verilere göre yapıldığının belirsiz olduğunu, zarar miktarının 11.02.2019 tarihli raporda belirlenen 65.640,97 TL olarak hükme esas alınması gerektiğini ileri sürmüştür. İlk derece Mahkemesince alınan 11.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda, bina hasarı 43.150,97 TL,  eşya hasarı 20.890,00 TL olmak üzere 65.640,97 TL  olduğu, sigorta kapsamında eşya teminatında % 79 oranında olan eksik sigorta nedeniyle davalı sigorta şirketinden talep edebileceği tazminatın 49.137,87 TL olduğu ( 43.150,97 bina, 4.386,90 TL eşya, 1.600,00 TL ikamet değişikliği hasar),  olay tarihinde sigorta poliçesinin aktif olmaması nedeni ile davacının % 25 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda davacnın sigorta şirketinden talep edilebilecek tazminat tutarının 36.853,40 TL olduğu belirtilmiştir. 31.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu yangın olayı sonrası  davacının dairesinde meydana gelen hasardan bina hasarının karşılandığı, geriye kalan  eşya hasarının iki farklı ekspertiz raporu  ile  20.890,00-TL olduğunu sübuta erdiği, meydana gelen toplam  eşya zararının  10.445,00-TL kısmının ... sigorta a.ş ve ... Bankası T.A.O  tarafından müştereken ve müteselsilen, 1.187,93-TL  kısmının davalı ... Sigorta A.Ş tarafından, geriye kalan 9.527,07-TL kısmının ise yangının  meydana gelmesinde sorumluluğu olan davalı ... tarafından  tazmini gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 31.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda, davacının bina konusundaki hasarının giderildiğinin dosyaya sunulan belgelerden anlaşıldığı, eşya hasarı konusundaki hasar ile ilgili olarak hasarın tutarı konusunda iki farklı sigorta şirketince alınan ekspertiz raporlarında, eşya hasarının 20.890,00 TL olduğu, yangın raporunda evden sağlam kurtarılan eşya bilgisine yer verilmediği, davacı tarafından da sağlam kalan eşya ve bunların değeri hakkında bir beyan mevcut olmadığına göre eşyanın tamamının 20.890,00 TL olarak hesap edilmiştir. Davacıya bilirkişi raporu tebliğ edilmiş, davacı tarafından bilirkişi raporuna karşı herhangi bir beyan ve itirazda bulunulmamıştır. Davacı dava dilekçesinde ve 13.06.2016 havale tarihli dilekçesinde davanın, taşınmazda bulunan eşyaların tazmini talepli olduğu beyan edilmiştir. Dosya kapsamında yer alan davalı ... Sigorta A.Ş. 'nin talebi üzerine düzenlenen  28.01.2016 tarihli ekspertiz raporunda, eşya hasarının 20.890,00 TL olarak tespit edildiği anlaşılmış ve aynı raporda sigortalı dairede oluşan bina hasarlarının onarımının asistan firma tarafından yapıldığından, ilgili tutarın ... firmasına ödenmesinin uygun olacağı belirtilmiştir. Bununla birlikte davacının hükme esas alınmasını talep ettiği 11.02.2019 tarihli raporunda da  eksik sigorta ve kusur tenzili yapılmadan önce eşya hasarının 20.890,00 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 31.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda bina hasarının karşılandığı belirtilerek, iki farklı ekspertiz raporunda eşya hasarının 20.890,00 TL olduğu yangın raporunda evden sağlam kurtarılan eşya bilgisine yer verilmediği, davacı tarafından da sağlam kalan eşya ve bunların değeri hakkında bir beyan mevcut olmadığına göre eşyanın tamamının 20.890,00 TL olarak hesap edildiği açıklanarak bu rakama nasıl ulaşıldığına raporda yer verilmiştir. Davacının talebinin eşya hasarına yönelik olduğu da dikkate alındığında, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. 2-Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin istinaf nedenlerinin değerlendirilmesinde;  Davalı sigorta vekili istinaf dilekçesinde görevli ve yetkili Mahkemenin İstanbul Anadolu Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu ileri sürmüştür.   Sigorta Hukuku, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 1401 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Aynı kanunun 4. Maddesinde bu kanundan doğan uyuşmazlıkların ticari dava sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Somut davada, ihtiyari dava arkadaşlığı, usul ekonomisi dikkate alındığında eldeki  davaya bakmakla görevli mahkeme, ticaret mahkemesidir.  Bu nedenle  davalı sigorta şirketinin bu yöndeki  istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.  Davalı ... Sigorta vekili istinaf dilekçesinde, sigorta pirimi ödenmediğinden hasar tarihi itibariyle geçerli bir poliçenin bulunmadığını ileri sürmüştür. Dosya kapsamında davacı ile davalı ... Sigorta A.Ş arasında düzenlenen 31.05.2015-31.05.2016 tarihleri arasında Sarı panjur sigorta poliçesi düzenlendiği anlaşılmıştır. Davacının konutunda hasara konu yangının 06.12.2015 tarihinde, yani poliçe tarihleri içinde meydana geldiği anlaşılmıştır. Davacı, hasarın tazmini amacıyla davalı sigorta şirketine başvurmuş ve davalı ... Sigorta şirketi tarafından, 2015/2016 dönemine ilişkin sigorta primin hasar tarihinden sonra ödendiği bu nedenle hasarın teminat kapsamında olmadığı gerekçesi ile talep reddedilmiştir. Sigorta poliçesi priminin hasardan sonra diğer davalı ... tarafından 08.02.2016 tarihinde ödendiği konusunda bir uyuşmazlık yoktur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1430. maddesinde sigortalının prim ödeme borcu; 1431.maddesinde prim ödeme zamanı ve 1434.maddesinde de prim ödemesinde temerrüdün sonuçları düzenlenmiştir. TTK'nun 1434/1.maddesinde \"ilk taksiti veya tamamı bir defada ödenmesi gereken prim, zamanında ödenmemişse, sigortacı, ödeme yapılmadığı sürece, sözleşmeden üç ay içinde cayabilir. Bu süre, vadeden başlar. Prim alacağının, muacceliyet gününden itibaren üç ay içinde dava veya takip yoluyla istenmemiş olması hâlinde, sözleşmeden cayılmış olunur\" düzenlemesi yapılmıştır. 1430/1 Maddesinde, Sigorta ettiren, sözleşmeyle kararlaştırılan primi ödemekle yükümlüdür. Aksine Sözleşme yoksa sigorta primi peşin ödenir. Özel kanunlardaki hükümler saklıdır.  Taraflar arasında düzenlenen Sigorta poliçesinde, Sigorta primi ödeme yeri şekli ve ödememesinin sonuçları başlıklı bölümde; TTK 1434 nolu maddesi gereğince, izleyen primlerden herhangi biri zamanında ödenmez ise sigortalı kendisine yapılacak yazılı bildirimi takip eden 10 gün içinde primini ödemediği takdirde sözleşme fesih edilmiş olacağı düzenlenmiştir. Davaya konu somut olayda; taraflar arasındaki poliçede,sigorta priminin peşin olarak 272,04 TL olarak kararlaştırıldığı; davaya konu edilen rizikonun 06/12/2016 tarihinde gerçekleştmiş ve davalı ... tarafından 08/02/2016 tarihinde prim ... Sigorta prim tahsilatı adı altında 190,71 TL  davacının hesabından tahsil edilerek kurum hesabına alacak kaydedilmiştir. Davalı sigorta davacının hasar ihbarı nedeniyle eksper görevlendirip inceleme yaptırmıştır. Bu hali ile riziko tarihine kadar herhangi bir cayma iradesini ortaya koymayan, rizikonun gerçekleşmesinden sonra davacının ihbarı üzerine davalı sigorta şirketi tarafından eksper görevlendirip zarar konusunda inceleme yaptıran, riziko gerçekleştikten sonra prim peşinatının ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin hükümsüz olduğunu ileri süren davalı sigortacının sözleşmeden caydığının kabulü mümkün değildir. Zira; güven ve iyiniyet temelinde akdolunan sigorta sözleşmelerinde, tarafların tüm haklarının kullanımında (sözleşmenin kurulmasında olduğu kadar, sona erdirilmesinde de) bu ilkelere bağlı biçimde hareket etmesi gereklidir. ( Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4632 E- 2020/6340 K sayılı kararı) Prim peşinatının rizikodan önce yatırılmaması nedeniyle sigortacının sorumluluğunun başlamadığı hallerde, sigortacının; olaydan ve ihbardan, diğer anlatımla rizikoyu öğrendikten sonra primleri tahsil etmesi, sonrasında geri vermemesi ve bir ihtarla da sözleşmeyi feshetmemesi hallerinde, sigortacının sözleşmeyi ayakta tutması halinde, tahsil öncesi gerçekleşen rizikodan sorumlu olduğu Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarındandır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... Sigorta A.Ş bakımından geçerli bir sözleşmeden cayma durumunun bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin, davacının prim ödemede temerrüde düşmesine rağmen sözleşmeyi ayakta tutma iradesini gösterdiği ve primi tahsil ettiği anlaşılmıştır. Bu hali ile basiretli tacir gibi davranmakla yükümlü olan davalı şirketin, rizikonun gerçekleşmesi halinde sorumluluğu üzerine aldığı, davacı şirkete bu süreçte rizikonun gerçekleşmesi halinde sorumlu olmayacağı yönünde herhangi bir bildirimde bulunmadığı görülmüştür. Bu şekilde sözleşmeyi ayakta tutup rizikoyu bilmesine rağmen prim tahsilatını öteleyen sigortacının riziko gerçekleştikten sonra, davacı tarafından yapılan ödemeyi iade ederek sözleşmenin hükümsüzlüğünden bahisle sözleşmeyle bağlı olmadığını iddia etmesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesinde düzenlenen dürüstlük ilkesi ile de bağdaşmaz. Bu nedenle davalı ... Sigorta A.Ş.nin poliçenin geçerli olmadığından bahisle kendisine husumet yöneltilemeyeceğine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Mahkemece davalı ... Sigorta Aş. Yönünden hükmedilen bedel yönünden dava tarihinden itibaren yasal faizi işletilmesine karar verildiğinden, davalı ... Sigortanın, temerrüt gerçekleşmediğinden faizin başlangıç tarihinin dava tarihi olduğu ve istenilmesi gereken faiz türünü de yasal faiz olduğu yönündeki istinaf nedeni yerinde değildir. 3-Davalı ... A.Ş.'nin istinaf nedenlerinin değerlendirilmesi; Davalı banka, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini,  08.02.2016 tarihinde sigorta şirketi tarafından sigorta poliçe bedelinin ödeme bilgisi sorulduğunda müşteri ile yeniden irtibata geçilerek onay doğrultusunda poliçe tahsilatının gerçekleştirildiğini, müvekkili bankaya sorumluluk yüklenmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek kararı istinaf etmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere davacı ile davalı ... Sigorta A.Ş arasındaki poliçenin riziko tarihinde geçerli  olduğu ve sigortalının gerçek zararından sigorta poliçesi kapsamında  ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Sigorta akdinin varlığı kabul edilerek sigorta şirketinden hasar bedelinin tahsiline karar verildiği ve bu suretle zarar oluşmadığı halde davalı banka/acente yönünden de davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. (Yargıtay 11 H.D 2021/8856 E-2022/4843 K, 14/06/2022 ) Bu nedene davalı banka yönünden açılan davanın reddi gerekir. Bu nedenle davalı ... A.Ş.'nin istinaf nedeni yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, davacı ile davalı ... Sigorta A.Ş'nin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddine, davalı ... A.Ş'nin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince kabulü ile kararın kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ile davalı ... ( ... ) Sigorta A.Ş.'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-Davalı ...bank A.Ş'nin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/306 Esas, 2021/226 Karar sayılı ve 09/02/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 3-a)Davanın ...Bankası T.A.O. yönünden REDDİNE, b)Davanın davalılar  ... Sigorta, ... Sigorta, ... yönünden KISMEN KABULÜNE; 20.890,00 TL hasar tutarının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı ... Sigorta 1.187,93 TL'sinden, davalı ... Sigorta 10.000,00 TL'sinden, diğer davalı ... tamamından sorumlu olmak üzere davalı ...'tan  06/12/2015  tarihinden,  diğer davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile  TAHSİLİNE, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.427,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 597,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 829,28 TL'nin tarafların sorumluluğuna göre (davalı ... Sigorta 47,16 TL'sinden, davalı ... Sigorta 396,97 TL'sinden, davalı ... ise tamamından sorumlu olmak üzere)  davalılar ... Sigorta, ... Sigorta, ...'tan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, d)Davacı tarafından yapılan toplam 5.601,50 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 1.782,66 TL'sinin, tarafların sorumluluk oranına göre (... Sigortadan 318,52 TL'sinden, ... Sigorta 2.681,42 TL'sinden, diğer davalı ... tamamından  sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e)Davacı tarafından davalı  ...Bankası T.A.O. yönünden yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, f)Davalı ...Bankası T.A.O tarafından yapılan yargılama gideri 280,75 TL 'nin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, g)Davalı ... Sigorta tarafından sarfedilen 150,00 TL'nin davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen  127,15 TL nin  davacıdan alınarak  bu davalıya VERİLMESİNE, ğ)Davalı ...  Sigorta  tarafından sarfedilen 20,00 TL'nin davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen  19,64 TL nin  davacıdan alınarak  bu davalıya VERİLMESİNE, h)Davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, ı)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı  ...Bankası T.A.O.'ye VERİLMESİNE, i)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinafa gelenin sıfatına ve hükmün kaldırma nedenine göre ilk derece Mahkemesince takdir edilen  4.080,00 TL vekalet ücretinin tarafların sorumluluk oranına göre (davalılar ... Sigorta 232,00 TL'sinden, ... Sigorta 1.953,08 TL'sinden, diğer davalı ... tamamından sorumlu olmak üzere) davalılardan  alınarak davacıya VERİLMESİNE, j) ... Sigorta  kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinafa gelenin sıfatına ve hükmün kaldırma nedenine göre ilk derece Mahkemesince takdir edilen 4.080,00 TL  vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, k)... Sigorta A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinafa gelenin sıfatına ve hükmün kaldırma nedenine göre ilk derece Mahkemesince takdir edilen 4.080,00TL  vekalet ücretinin  davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden; 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davalı ... Bankası T.A.O. tarafından peşin olarak yatırılan 357,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 258,40 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı ... Sigorta tarafından peşin olarak yatırılan 618,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2,90 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde bu davalıya İADESİNE, 7-Davalı ...Bankası T.A.O.  tarafından karşılanan 519,10 TL istinaf harçları ile 85,00 TL istinaf yargılama giderleri olmak üzere toplam 604,10  TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, 8-Davacı ve davalı ... Sigorta tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, 9-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının  taraflara İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.08/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"495eb61bfc4556ad","SID":"1ca3693fdb4c4c2e"}}