{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1842 <br>KARAR NO\t\t: 2025/828<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14.06.2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/216 E. - 2022/493 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 22.05.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22.05.2025<br><br>\tİzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.06.2022 tarih 2022/216 E. - 2022/493 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili,  davalının kasko sigortacısı olduğu temlik edene ait aracın aracın karıştığı trafik kazası neticesinde zarar gördüğünü, davalının zararı karşılama yükümlülüğü bulunduğunu, davalı tarafından yapılan ödemenin zararı karşılamadığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL hasar  50,00-TL ekspertiz ve 50,00-TL değer kaybı davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında tazminat talebini 8.556,00-TL, çekici ücretini 236,00-TL olarak artırmıştır.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, temliknamenin geçerli olmadığını, davaya konu aracın davalı tarafından kasko poliçesi ile sigortalandığı, talep edilen hasar miktarının çok fahiş olduğu ve gerçek zarar miktarını yansıtmadığı, davacının gerçek zarar bedelinin 10.914,93-TL olduğunu, bu bedelin davacıya ödendiğini, sorumluğun ortadan kalktığını, tenzilatların yine dikkate alınması gerektiği, harici eksper rapor ücretinin kendilerinden talep edilemeyeceği, yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerektiğini, çekici ücretinin dolaylı masraflar olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı ... tarafından sevk ve idare edilen   ve kaza tarihi itibariyle davalı yana kaskolu aracın tek taraflı ve maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, bu kazadan kaynaklı davalı tarafa yapılan başvuru üzerine hasara yönelik davalının 10.914,00-TL tutarında ödeme yaptığı, davacı aracının bu kazadan kaynaklı toplam 19.470,00-TL tutarında hasra uğradığı, aracın pert total işlemine tabi tutulmasını gerektirir bir durumun varlığına kanaat getirilemediği, davalı yanca karşılanmamış 8.556,00-TL'lik zararının bulunduğu, ortaya çıkan bu zarardan davalının poliçe ve poliçe limiti ile sorumluluğunun olduğu, davalı yanca ekspertiz ücreti  ve çekici ücretinin kendisinden tahsil edilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiş ise de çekici ücretinden de davalının sorumluluğunun bulunulduğu, ödendiği sabit olan 236,00-TL ekspertiz ücretinden davalının yargılama gideri olarak sorumluluğunun bulunduğu, belirtilerek; davanın kabulü ile 8.556,00-TL bakiye hasar bedeli ile 236,00-TL çekici ücretinden 8.792,00-TL'nin temerrüt tarihi olan 26/08/2017 tarihinden itibaren hasara uğrayan aracın ticari vasıfta araç olduğu tespit edilerek işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davacı adına kayıtlı kazaya konu aracın davalı nezdinde kaza tarihini kapsa şekilde genişletilmiş kasko sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu, rapora hükme esas alınamayacağını, rapora itirazların karşılanmadığını, hüküm altına alınan bakiye hasar bedelinin gerçeğe aykırı olduğunu, kasko poliçesinde kararlaştırılan  yetkili servis klozu nedeniyle hasar bedeline uygulanması gereken muafiyetin uygulanmadığını,  iskonto ve tenzilatların tümüyle yok sayıldığını, ekspertiz raporu ile mahkemece aldırılan bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğunu, davacı tarafa ödeme yapılarak tüm gerçek zararın tazmin edildiğini, İtü’den, Karayolları Genel Müdürlüğü'nden ya da Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nen yeniden rapor aldırılması gerektiğini, aracın yetkili serviste onarılmaması halinde hasar uygulanması gereken yetkili servis klozu gereğince % 20 tenzili muafiyetin göz ardı edildiğini,  belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan zararın kasko sigorta poliçesi kapsamında tazmini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın  kabulüne karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\tToplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, hasarın benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, aracında oluşan zarar dolayısıyla davacın  kasko sigorta poliçesi kapsamında hasar tazminatına hak kazanmasınına, zarar kalemlerinin benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak hesaplanmasına, gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına, hasar bedelininden kasko poliçesi kapsamında sigorta şirketinin sorumluğun bulunmasına, mal sigortalarından olan kasko sigortasında asıl olanın zarar bedelinin tamamen karşılanması olmasına, hasar bedelinin poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının,  taraflar arasındaki ilişkinin ve davanın sigorta sözleşmesinden kaynaklanması ile bu tür sözleşmelerin tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın mutlak ticari işlerden olması nedeniyle davada temerrüt faizi olarak isteme uygun biçimde avans faiz yürütülmesine, poliçede çekici klozuna yer verilerek bu zarar kaleminin ayrıca teminat altına alınmış olmasına, bakiye zararın ve çekici ücretinin poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\t3.\tSigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Bakanlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir. Ancak, sigorta sözleşmelerinde işin özelliğine uygun olarak özel şartlar kararlaştırılabilir. Ancak kararlaştırılan bu hususlar, sigorta sözleşmesi üzerinde ve özel şartlar başlığı altında herhangi bir yanılgıya neden olmayacak şekilde açık olarak belirtilir (SK, m. 11). Benzer hükme 6102 sayılı TTK’nın 1425. maddesinde de yer verilmiş ve sigorta poliçesinin tarafların haklarını, temerrüde ilişkin hükümleri ile genel ve varsa özel şartları içereceği, rahat ve kolay okunacak biçimde düzenleneceği, poliçenin ve zeyilnamenin eklerinin içeriği teklifnameden veya kararlaştırılan hükümlerden farklıysa, anılan belgelerde yer alıp teklifnameden değişik olan ve sigorta ettirenin, sigortalının ve lehtarın aleyhine öngörülmüş bulunan hükümler geçersiz olacağı vurgulanmıştır. Yine poliçenin geçerli olduğu sürede yürürlükte bulunan Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın “Özel şartlar” başlıklı C.11. maddesi uyarınca Kasko Genel Şartlarına, sigortalı aleyhine olmamak üzere özel şart konulabilir. Sigortalıya özel şartlar ile sağlanan hasarsızlık indirimi ve diğer menfaatlerin tâbi olduğu şartlara poliçede yer verilir. Sigorta sözleşmeleri her iki tarafa hak ve yükümlülükler yükleyen, karşılıklılık güven ve iyi niyet esasına dayalı olarak kurulan sözleşmelerdir. Bu kapsamda bakıldığında TTK’nın 1423. maddesinin 1. fıkrasında; sigortacı ve acentesinin, sözleşme kurulmadan önce inceleme için gerekli süre tanınmak şartıyla sözleşmeye ilişkin bütün bilgileri, sigortalının sözleşme kapsamında haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere  bağlı  bildirim  yükümlülüklerini sigorta  ettirene  yazılı olarak bildirmesi ve poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklaması gerekmektedir. Maddenin 2. fıkrasında ise anılan yükümlülüğe aykırı davranmanın sonuçları düzenlenmiştir. Bu yükümlülüğe aykırı davranılarak aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettirenin sözleşmenin yapılmasına on dört gün içinde itiraz etme hakkı vardır. Sigorta ettiren sözleşmenin yapılmasına bu on dört günlük süre içinde itiraz etmemiş ise sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğini ispat yükü sigortacıdadır. Görüldüğü üzere hukuk sistemimizde emredici hükümlere aykırı olmamak koşuluyla irade hürriyeti ve akit serbestisi ilkesi sınırları içinde tarafların diledikleri gibi sözleşme yapabilmeleri imkan dahilinde ise de elbette taraflarca kabul edilen özel şartla, poliçe genel şartlarının ve kanunun emredici hükümlerinin bertaraf edilmesi mümkün değildir. (Yargıtay HGK'nun 16.03.2022 tarihi ve  2020/(17)4-38 E. -  2022/335 K. ) <br>\t4.\tDavaya konu edilen sigorta poliçesi incelendiğinde; poliçede belirtilen servislerde onarım yapılmaması durumunda % 20 oranında muafiyet uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen Kasko poliçesindeki özel şart TTK’nın 1452. maddesinde sayılan emredici Kanun hükümlerine aykırı olmadığı gibi 1486. maddede yer alan koruyucu hükümlere de uygun bulunmaktadır. Ayrıca TTK’nın 1423/2. maddesi gereği poliçede yer alan kloza on dört gün içinde itiraz etme hakkı olan davacının bu kayda herhangi bir itirazı da olmamıştır. Bu durumda taraflar arasında poliçede kararlaştırılan muafiyet kaydının geçerli olduğu yönünde bir kuşku bulunmamaktadır. Aracın poliçede belirtilen servislerde onarımı yapıldığına dair bir belge sunulmamıştır. Yine davacı tarafça da dava dilekçesinde poliçenin ya da poliçede bulunan muafiyet kaydının geçersiz olduğu yönünde bir iddiada bulunulmadığı gibi, dayandığı bilgi ve belgelerde bu yönde bir belirlemeye yer verilmemiştir. Aksine geçerli sözleşme ilişkisi içerisinde gerçek zarar bedelinin karşılanmadığı iddia edilerek talepte bulunulmuş olmasına göre tespit edilen gerçek zarara poliçe kapsamında % 20 tenzili muafiyet uygulanmak suretiyle yapılan hesaplama neticesinde davalının 6.844,80-TL hasar tazminatından sorumluluğu cihetine gidilmesine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince bu husus gözetilmeksizin davanın tam olarak kabulüne karar verilmesinde hukuki kabulde isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden  istinaf başvurusu yerindedir.<br>\tBu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde olmayan sair istinaf itirazlarının ise reddine, karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.06.2022 tarih 2022/216 E. - 2022/493 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;<br>\tDavanın KISMEN KABULÜ ile 03/06/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı;<br>\t6.844,80-TL bakiye hasar bedelinin davalı yanın temerrüt tarihi olarak takdir edilen 26/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek  avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\t<br>\t236,00-TL  çekici ücretinin  davalı yanın temerrüt tarihi olarak takdir edilen 26/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek  avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tYukarıda hüküm altına alınan istem dışında fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>\t492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL'den peşin, ıslah ve tamamlama harcı ile alınan toplam 367,66-TL'nin mahsubu ile bakiye 247,74-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\tDavacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin harç, 154,18-TL ıslah harcı ve 154,18-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 367,66-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\tDavacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 961,20-TL posta masrafları ve bilirkişi ücreti, 236,00-TL ekspertiz ücreti olmak toplam 1.277,90-TL yargılama giderinin dava kabul ve red oranına göre 1.022,32-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, \t\t<br>\tDavacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümleri gereğince hesap ve takdir edilen 7.080,80-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\tDavalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümleri gereğince hesap ve takdir edilen 1.711,20-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>\tKullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>\t3-Davalının yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının REDDİNE,<br>\t4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t5-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 220,70-TL başvurma harcından oluşan istinaf yargılama giderinin 44,14-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye masrafın davalı üzerinde bırakılmasına,  <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 23.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"df4672472c1cf963","SID":"3384ef67621fc1ab"}}