{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/388 <br>KARAR NO: 2025/663<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/04/2018<br>NUMARASI: 2016/910  E.  -  2018/386  K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...Tic.Ltd.Şti.’ne 31.08.2015 tarihli ticari amaçlı taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi kapsamında kredi kullandırıldığını, davalı borçlunun da bu krediye kefil olduğunu, söz konusu sözleşmeden doğan borçların verilen süreler içerisinde ödenmemiş olması nedeniyle davalılara Beyoğlu ...Noterliğinin 22.01.2016 tarih ve ... yevmiye no’lu ihtarnamesinin keşide edilerek hesap özeti gönderildiğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapmayan davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibine geçildiğini, davalı borçluların icra takibine tüm borç ve ferileri yönünden itiraz etmesinin haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkilin davalıdan alacağının likit olduğunu, dava tarihi itibariyle müvekkili kurum alacağının asıl alacak, faiz ve ferileriyle birlikte 50.114,40 TL olduğunu, rehin dosyasından araç satışından 30.700,73 TL tahsilat yapıldığını,  takip talebinde de belirtildiği üzere rehin dosyası ile tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile takip başlatıldığından 30.700,73 TL tahsilatın huzurdaki dava açılırken TBK mad 100 gereği ferilerinden kalan miktarın da asıl alacaktan düşülmek suretiyle harca esas değerin hesaplandığını ve takibe bu miktar üzerinden devam edilmesinin talep edildiğini, TBK mad 100 hükmü gereği önce ferilerin mahsup edildiğini, kalan miktarın anaparadan düşülerek, dava tarihi itibariyle kurumun 19.413,67 TL alacağı bulunduğunu, davalı borçlunun borca itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, likit bir alacak için icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini iddia ederek, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takipte 40.287,31 TL takip miktarına yapılan itirazın 19.413,67 TL üzerinden iptaline, 19.413,67 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 20,04 işleyecek temerrüt faizi ve % 5 BSMV üzerinden  takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat gönderilmesine rağmen herhangi bir yanıt dilekçesi sunmadığı görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...davacı şirket tarafından dava dışı ..Tic.Ltd.Şti.'ne 31.08.2015 tarihinde 41.646,00 TL TL tutarında Ticari Araç alımı için 24 ay vadeli yıllık % 15,48 akdi faiz ve % 20,04 temerrüt faiz oranı üzerinden ticari taşıt kredisi kullandırıldığı, davalı ...’ında 49.060,32 TL üzerinden söz konusu krediye kefil olduğu, alınan bilirkişi raporunda davacının dava dışı asıl borçlu şirketten takip tarihi itibariyle 39.976,65 TL asıl alacak, 120,33 TL işlemiş faiz, 6,02 TL faiz üzerinden % 5 BSMV, 170,46 TL masraf olmak üzere toplam 40.273,46 TL alacaklı olduğu, takip talebinde ise tespit edilen tutarın üzerinde talepte bulunulduğu, davalı borçlu müteselsil kefil ...’ında kefalet limiti kapsamında söz konusu borçtan sorumlu olduğu, takip tarihinden sonra rehinli takip yapılan icra dosyasındaki araç satışından 30.700,73 TL tahsilat yapıldığı, bu nedenle takip tarihinden dava tarihine kadar temerrüt faizi üzerinden TBK 100 gereği % 20,04 temerrüt faizi yürütülmek suretiyle dava tarihi itibariyle işleyen faiz ve BSMV alacağının ilavesiyle davacı alacağının 19.105,72 TL olduğu ve borç tamamen ödeninceye kadar davacının 19.105,72 TL asıl alacak (matrah) üzerinden % 20,04 oranında temerrüt faizi talep edebileceği kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulü ile, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın 19.105,72 TL asıl alacak üzerinden iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı yanın icra inkar tazminatı istemi alacak likit ve itiraz haksız bulunduğundan kabul edilen alacak miktarı üstünden hesaplanacak ve takdiren %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair...\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın 19.105,72 TL asıl alacak üzerinden iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı yanın icra inkâr tazminatı istemi alacak likit ve itiraz haksız bulunduğundan kabul edilen alacak miktarı üstünden hesaplanacak ve takdiren %20 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hatalı ve eksik ayrıca hüküm kurmaya, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme  esas alınmasının ve itirazları değerlendirilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin davacı şirketin alacağından kefil olarak sorumlu olmadığını bu sebeple bilirkişinin yapmış olduğu borcun tutarı ve buna istinaden verilen kararı kabul etmediklerini, TBK'daki kefaletin sadece yazılı şekle tabi olmadığını, kefilin sorumluluğunun azami miktarın gösterilmesinin şekle ilişkin bir geçerlilik şartı olarak kabul edildiğini, müvekkilinin sorumlu olduğu miktarın üstünde icra takibine maruz bırakılmasının hak kaybına sebep olduğunu, kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, ayrıca icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, kredi ve rehin sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, davacı şirket ile dava dışı kredi alan ... Ltd Şirketi arasında ticari amaçlı taşıt kredi ve rehin sözleşmesinin düzenlendiği, davalının sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, kefalet tarihinin 31.08.2015 olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, TBK kapsamında kefalet sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığı ile icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının yerinde olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı şirket ile dava dışı şirket arasında 31.08.2015 tarihli ticari amaçlı taşıt kredi ve rehin sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede davalının müteselsil kefil olduğu, kefalet limitinin 49.060,32 TL, kefalet tarihinin 31.08.2015 olduğu, davalının el yazılı olarak ayrıca kefalet limiti ve tarihiyle birlikte ticari amaçlı taşıt kredi sözleşmesine müteselsilen kefil olduğunu beyan ettiği, beyanını imzası ile teyit ettiği, davacı şirket tarafından dava dışı kredi müşterisi ve davalı kefile Beyoğlu ... Noterliğinde düzenlenen 22.01.2016 tarihli ihtarnamenin keşide edildiği, söz konusu ihtarnamede, 31.08.2015 tarihli kredi ve rehin sözleşmesi hükümlerine aykırı davranılması nedeniyle taahhütlerin ihlal edildiği ve  borcun muaccel olduğu belirtilerek 22.01.2016 kat ihtarı itibariyle toplam 40.496,39 TL alacağın en geç 7 gün içinde ödenmesinin talep edildiği, ödemenin gerçekleştirilmemesi üzerine davacı şirket tarafından davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 39.976,65 TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 40.287,31 TL alacağın tahsili amacıyla 29.01.2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun icra takibine karşı itiraz ettiği, davalı kefilin aynı zamanda dosya içerisindeki 13.01.2015 tarihli vekaletname örneğinden anlaşıldığı üzere borçlu şirketin yetkilisi olduğu, davacının icra takibine itirazı üzerine İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde harca esas dava değeri 19.413,67 TL üzerinden iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu, davacının dava dışı borçlu ... hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığı, rehin dosyasında araç satışı neticesinde 30.700,73 TL ödeme alındığı, söz konusu ödemenin TBK 100.madde gereğince dava açılırken düşüldüğü ve  iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan ticari amaçlı taşıt kredi ve rehin sözleşmesinde,  davacının kredi tahsis onayı ile birlikte müşterinin satıcıdan satın aldığı ürün/hizmetin teslim veya temin edilmesi ile birlikte müşterinin nam ve hesabına yetkili satıcı ve dağıtıcıya kredinin ödenmesi suretiyle kullanılacağının 2.maddede belirtildiği, devamında, sözleşmenin tamamlanması ve bağlayıcılığının davacı tarafından kredinin onaylandığına ilişkin onay bildiriminin kredi sistemi üzerinden satıcıya iletilmesi ardından sözleşmenin kredi müşterisi tarafından imzalanması ve kredi tutarının yetkili satıcıya gönderilmesi ile başlayacağı, davacının kredi tahsis onayını verip vermemede tamamen serbest olduğunun belirtildiği, sözleşmenin 4.maddesinde; kredinin geri ödenmesi, muacceliyet ve temerrüt başlığı ile düzenlemenin yer aldığı, 7.maddede müşterek borçlu müteselsil kefil düzenlemesinin olduğu, söz konusu maddede sözleşmenin sonunda imzası bulunan kefil ve/veya kefillerin kredi müşterisinin bu sözleşme ile borçlandığı bütün meblağları davacıya karşı 1.maddede yazılı kefalet miktarına kadar müşterek borçlu müteselsil kefil olarak üstlenmeyi, kefalet miktarının ana paradan ayrıca bu sözleşmede ve geri ödeme planında öngörülen şekil ve oranda hesaplanacağı, akdi faizlerini, fon ve gider vergilerini her türlü masrafları, vekalet ücretini, temerrüt faizini de süresiz olarak kapsadığı hususlarına yer verilmiş olduğu tespit edilmiştir. Tarafların delillerini dosyaya ibrazı ile birlikte bilirkişi raporu alınmışıtr. 17.07.2017 tarihli bilirkişi raporunda; şirket ..Ltd.Şti. ile davacı  arasında 31.08.2015 tarihinde 41.646,00 TL TL tutarında ... marka Ticari Araç alımı için 24 ay vadeli yıllık 15,48 akdi faiz ve % 20,04 temerrüt faiz oranı üzerinden ticari taşıt kredisi kullandırıldığı, davalı ...'ında 49.060,32 TL üzerinden kefalet imzasının bulunduğu, taraflar arasında aktedilen sözleşmeye istinaden davalı asıl borçluya taksitli taşıt aracı kredisi kullandırılmak suretiyle davaya konu borcun doğduğu, davacı şirketin dava dışı asıl borçlu şirketten takip tarihi itibariyle 39.976,65 TL asıl alacak, 120,33 TL İşlemiş faiz, 6,02 TL faiz üzerinden % 5 BSMV, 170,46 TL masraf olmak üzere toplam 40.273,46 TL alacaklı olduğu, davacının ise takip talebinde; 39.976,65 TL asıl alacak, 133,52 TL işlemiş temerrüt faizi, 6,68 TL faiz üzerinden% 5 BSMV, 170,46 TL masraf olmak üzere toplam 40.287,31 TL alacak talebinde bulunmuş olduğunu , aşan kısmın yerinde olmadığı, davalı/borçlu müteselsil kefil ...ında kefalet limiti 49.060,32 TL olmak üzere borcun asıl alacak tutarından daha yüksek olduğu, doğan borcun tamamından sorumlu olduğu, takip tarihinden sonra rehinli takip yapılan dosyasındaki araç satışından 30.700,73 TL tahsilat yapıldığı, bu nedenle  davacı alacağının 19.105,72 TL olduğu belirtilmiştir.  Davalı vekili rapora itiraz ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu gereğince yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın talep doğrultusunda kısmen kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olması nedeniyle kabul edilen alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına  hükmedilmiştir. Davanın konusunu oluşturan ticari amaçlı taşıt kredi ve rehin sözleşmesini davalı müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzalamıştır. Sözleşme tarihi 31.08.2015'tir. Kefalet sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 581 ila 603. maddeleri arasında düzenlenmiş olup 581. maddede, \"kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme\" şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre, kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir. Kefalet sözleşmesi kişisel bir teminat sözleşmesidir. Diğer sözleşmeler gibi kefil ile alacaklının karşılıklı ve birbirine uygun iradelerinin birleşmesi ile meydana gelir. Bu sözleşme ile kefil, asıl borçlunun borcunu alacaklıya karşı ifa edememesi tehlikesini kişisel olarak üstlenmektedir. TBK'nın 583. maddesi uyarınca, kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi kefaletin geçerlilik koşuludur.Somut olayda, sözleşmenin imzalandığı tarihte borçlu şirketin ortağı olan kefil davalının TBK'nın 583. maddesinde belirtilen şekilde kefalet sözleşmesini imzalamış olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Diğer taraftan, sözleşmedeki alacak miktarı taraflarca bilinecek nitelikte olup likit kabul edildiğinden, İİK'nın 67. maddesi gereğince kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmiş olmasında da bir isabetsizlik görülmemiştir.  Açıklanan  bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,  2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 978,81 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.24.04.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b1c66e9359833d3d","SID":"4c7a1fbdb194e1ea"}}