{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1508 Esas<br>KARAR NO:2025/650 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:30/03/2023<br>NUMARASI:2021/227 E. -  2023/66 K.<br>DAVANIN KONUSU:Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ:14/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tekstil sanayisinde bayan konfeksiyon üreticisi olarak faaliyet gösterdiğini, ... numarası ile tescil başvurusu yapılan tasarımlarının davalı şirketçe ürerim ve satışının yapıldığını, yine davalının Instagram hesabından ve internet sitesinden satışının yapıldığını, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 2019/343 D.İş sayılı dosyasında davalıya ait iş yeri adresinde, instagram ve internet sitesi üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını ve tecavüzün tespit edildiğini belirterek, belirsiz alacak davası hükümlerine göre 6769 sayılı Kanunun 151/2-a maddesine göre şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ve 20.000,00 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 31/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile davalıdan tahsiline, taklit ürünlerin başta davalının iş yerlerinde, diğer mağazalarında üretim ve satışının durdurulmasına, görüldüğü yerde toplatılmasına, ürünün satışını yapan internet sitelerinde satışının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın tasarım hakkına tecavüzünün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, davalı aleyhine verilecek mahkeme kararının masrafı davalıya ait olmak üzere kamuya duyurulması için ülke çapındaki  gazetelerden birer tanesinde yayınlanmasını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin  davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. <br>ISLAH:Davacı vekili 15/09/2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 6.497,31 TL olarak ıslah etmiş, ıslah harcını yatırmıştır. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin üretici olmadığını, davaya konu ürünleri Fatih/İstanbul adresinde bulunan ...'dan satın aldığını, davacının henüz endüstriyel tasarımının tescil edilmediğini, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, E-Ticaret sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin, bir yıl içerisinde binlerce çeşit ürün alıp sattığını,  her ürünü endüstriyel tasarım yönünden kontrol etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davanın açılmasından haberdar olması ile Instagram ve web site satışlarını kaldırdığını, ürünün mağaza kanalı ile satışının da yapılmadığını, manevi tazminat koşullarının gerçekleşmediğini, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi 2019/343 D.İş dosyasındaki bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, davaya konu tasarımın yenilik ve ayırt edicilikten yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/03/2023 tarihli 2021/227 E. - 2023/66 K.  sayılı kararıyla; \"...13/04/2021 havale tarihli bilirkişi kurulu kök ve 01/09/2021 havale tarihli ek raporda belirtildiği üzere:Davacı ve davalı ürün görselleri ile ilgili olarak, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/343 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespitlerin yerinde olduğu, ürünün kumaş kalitelerinin kullanım yeri, kalıbı, karpuz kol detayı, bel kuşak konumlanması ve şekli, kolda kullanılan çiçek detayı gibi detaylarının birebir olduğu ve  modellerin birbirine çok benzer olduğu kanaatine varıldığından davalının eyleminin; davacıya ait tasarıma tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmiştir.Davacı maddi tazminat talebini SMK 151/2-a maddesine, yani \"Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelire\" göre talep etmiştir.Tasarıma tecavüz sayılan fiiller, haksız fiil niteliğinde olduğundan maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği bilinmekle, maddi tazminat talebinin kabulüne; 6.497,31 TL maddi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 31/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davacı manevi tazminat talep etmiştir. Tasarıma tecavüz sayılan fiiller aynı zamanda haksız fiil niteliğinde olduğu için Türk Borçlar Kanunun 58. maddesinde yer alan haksız fiilin kişilik hakkını zedelemesi halinde manevi tazminata hükmedileceği hükmü SMK bakımından da kabul edilmiştir. SMK kapsamında manevi tazminatın amacı tasarımın haksız kullanımı veya itibarının zedelenmesi sonucu tasarım hakkı sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılmasıdır. Yargıtay kararlarında, tasarıma tecavüz fiilinin varlığında mutlaka uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, manevi tazminat miktarının tayininde bu tazminatın bir zenginleşme aracı olması ve hukuka aykırı eylemin yapılmasını istenir hale getirecek aşırı miktarlarda olması kabul edilmemekte, zarara uğrayanda manevi huzuru sağlayacak oranda, tecavüzü yapanda da caydırıcı bir etki bırakacak miktarlarda olmasına özen gösterilmesi gerektiği bilinmekle manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 5.000,00 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 31/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Dava sonucunda davacının haklı çıktığı, dolayısıyla ilan talebinde hukuki menfaat bulunduğu gözetilerek, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına, masrafın davalıdan  tahsiline karar vermek gerekmiştir.  <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;DAVANIN KISMEN KABULÜNE,1-Davalının eyleminin; davacıya ait tasarıma tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,2-Maddi tazminat talebinin kabulüne; 6.497,31 TL maddi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 31/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 5.000,00 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 31/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMLERİ:Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/343 D.İş sayılı dosyasında toplam 1.195,90 TL masraf yaptıklarını, dava dilekçesinde bu masrafın da davalıdan tahsilini talep ettiklerini, ancak Mahkemece yalnızca asıl davada yaptıkları yargılama giderleriyle ilgili karar verdiğini, tespit masraflarının dahil edilmediğini,Mahkemece müvekkilinin uğradığı manevi zararı karşılamaktan uzak bir manevi tazminata hükmedildiğini, emsal Yargıtay kararları da dikkate alınarak dava dilekçesinde talep ettikleri kadar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini,Yerel mahkemece müvekkilinin borçlandıracak şekilde manevi tazminata hükmedildiğini, müvekkili lehine hükmedilen 5.000,00 TL manevi tazminatın karşı taraf lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin icra takibine konulması halinde masrafları karşılamayacağını, bu durumun müvekkilinin mahkemeye erişim hakkını kısıtladığını,Yerel Mahkemece hesaplanan maddi tazminatın hesap tercihlerine göre hesaplanmadığını, rapora itirazları nedeniyle alınan ek bilirkişi raporunda da SMK'nun 151/2-a maddesine uygun hesaplama yapılmadığını,Hükmedilen maddi tazminatın herhangi bir caydırıcılığı bulunmadığı gibi, müvekkilinin zararını gidermeye de elverişli olmadığını belirterek, açıklanan nedenlerle, yerel mahkemenin usul ve yasaya aykırı kararını tehir-i icra talepli olarak istinaf ettiklerini, istinaf istemleri doğrultusunda yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde tescil başvurusu yaptığını belirterek dava açtığını, müvekkilinin SMK'nun 81/2. maddesi uyarınca bu konuda bilgilendirilmediğini savunmaları üzerine bu kez davacının tasarımını başvuru tarihinden önce kamuya sunduğunu belirterek iddiasını değiştirdiğini, kötüniyetli olduğunu,Mahkemece yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, üçüncü şahısların beyanlarını doğruluğu araştırılmadan ve üzerlerinde hiç bir değerlendirme yapılmadan doğru olarak kabul edildiklerini, objektif olmayan beyanlarla hüküm kurulduğunu,Davaya konu tasarımın ilk defa Türkiye'de davacı tarafından kamuya sunulup sunulmadıkları araştırılmadan, üçüncü şahısların imzalı ve kaşeli beyanları doğru kabul edilerek hükme esas alındıklarını, SMK'nun 55/4. maddesinde belirtilen kamuya sunma şartının gerçekleştiğinden bahisle hüküm kurulmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini,Dosyaya sunulan faturaların bilirkişiler tarafından davaya konu elbiselerle ilişkilendirilemediğini, buna rağmen hükme esas alınmalarının doğru olmadığını,Söz konusu ürünlerin sergilendiği, kullanıldığı, tarif ve tanıtımının yapıldığına ilişkin bir delilin sunulamadığını, sonuç olarak ürünün kamuya sunulduğunun ispatlanamadığını,Manevi tazminata hükmedilebilmesi için kusur ve zarar şartının gerçekleşmiş olması gerektiğini, müvekkilinin olayda kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin tasarım korumasını öğrendiği anda tüm ürünlerin sosyal medya ve internet ortamından kaldırıldığını,Mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadan manevi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını,Müvekkilinin üretici olmadığını, ürünleri satın aldığı yeri samimi bir şekilde bildirdiğini, bu nedenle kaç adet üretim yaptığının farazi olarak hesaplanamayacağını,Müvekkilinin iş yerinde dava konusu ürünün bulunmadığını, bu nedenle manevi tazminat koşullarının mevcut olmadığını,Ayrıca abiye ürünlerin seri şekilde değil, parça başı üretildiklerini, davacının sunduğu faturalarda sattığı ürün miktarının 8, 8 ve 24 adet olmasına rağmen 500 adet ürün üzerinden maddi tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, parça başına, yani daha az ürün sayısına göre hesaplama yapılması gerektiğini, hükmün bu yönüyle de hatalı olduğunu belirterek, Mahkemece resen göz önüne alınacak nedenlerle; İstanbul 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin istinaf talebine konu kısmen kabul kararının kaldırılmasına, yargılamanın istinaf dairesi tarafından yeniden yapılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmesine, bu taleplerinin uygun bulunmaması halinde dava dosyasının yeniden yargılama yapılması için İstanbul 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne veya yargı çevresinde uygun görülecek başka bir mahkeme gönderilmesine, istinaf taleplerinin kabulü ile davanın reddine,  yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ve istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar icranın tehirine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Dosyada mevcut TPMK kaydı incelendiğinde; 28/05/2019 başvuru tarihli, ... tescil numaralı giysi tasarımının 29/10/2020 tarihinde davacı ... A.Ş. adına tescil belgesi verildiği, TPMK kayıtları üzerinde Dairemizce yapılan incelemede 24/12/2019 tarihli, 331 sayılı bültende yayınlandığı tespit edilmiştir.Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/343 D.İş sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda tekstil mühendisi ...'tan alınan 09/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda;\"Tespit isteyen firma ile karşı taraf firmanın modellerinin kullanılan kumaş kalitesi, kalıp, genel görünüm itibari ile aynı oldukları, her iki modelin de saten kumaş üzerine tül kumaş kaplı olduğu, ön kısmında tül kumaşın drapeli olarak çalışıldığı, kollarındaki tül kumaşının karpuz kol şeklinde bol olarak çalışıldığı, her iki modelin manşetinde de gül motifli çiçekler kullanıldığı; modeller arasındaki tek farkın tespit isteyen firmanın modelinin bel kemer kısmı düz çalışılmışken, karşı tarafın modelinin bel kısmında da kol manşetinde kullanılan gül işlemeleri olduğu görülmüştür. Sadece bu farkın modeller arasındaki benzerliği ortadan kaldırmaya yetmediği değerlendirilmiştir...” tespitinde bulunulduğu görülmüştür. İlk derece mahkemesince marka ve patent vekili ..., mali müşavir ... ve sektör bilirkişisi ...'dan alınan 13/04/2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; Ürün görselleri ile ilgili olarak 2019/343 D.İş dosyasında yapılan tespitlerin yerinde olduğu, ürünün kumaş kalitelerinin kullanım yeri, kalıbı, karpuz kol detayı, bel kuşak konumlanması ve şekli, kolda kullanılan çiçek detayı gibi detaylarının birebir olması gerekçesi ile modellerin birbirine çok benzer olduğu, ayrıca bu dosyada sunulan evraklardan kaç adet ürün üretildiğine dair olarak hesaplama yapılmasına yetecek bilgilerin olmadığı gerekçesi ile davacının talep etmiş olduğu hazır giyim sektörünün genel minimum adeti olan 500 adetin baz alınabileceği, somut olayda davalının taklit tasarım ürününü sattığı tarih davacı tasarımı için tescil başvuru tarihinden sonra tescil tarihinden ise önce olduğu, davacı tarafça davalıya gönderilmiş ihtarname bulunmadığı, davacı tarafın bunun yanı sıra tasarımı ilk kez Türkiye'de kamuya sunan olduğundan tasarımının tescilsiz tasarım olarak korunacağını belirtmiş ise de tasarımı ilk kez kamuya sunan olduğuna dair dosyada değerlendirmeye esas bilgi ve belge bulunamadığı, \"Mali İnceleme ve Değerlendirmeler\" bölümünde detaylıca belirtildiği üzere, SMK 151/2-a maddesine göre davacının yoksun kalınan muhtemel gelirinin minimum 6.497,31 TL olarak hesaplanabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetinden alınan 01/09/2021 havale tarihli bilirkişi heyet ek raporunda: Davacı tarafça itiraz dilekçesinde sunulmuş olan fatura tarihlerinin 23.05.2019, 28.05.2019, 07.08.2019 tarihleri olup, fatura tarihlerinin davacının tasarım tescil tarihi olan 29.10.2020 tarihinden önce olup fatura içeriklerinde \"bayan elbise\" açıklamasının yer aldığını, fatura içeriklerinde yalnızca \"bayan elbise\" açıklaması yer aldığından yalnızca bu faturalar dikkate alınarak bu faturalar ile satışı yapılan elbise modellerinin davaya konu tasarım model elbiseler olduğunun tespiti yapılamayacak ise de, davacı tarafından dava dosyasına sunulmuş olan 3 adet ... Şti., ...ve ...'e ait kaşe ve imzasını taşıyan beyan dilekçelerinin doğruluğu kabul edilecek olur ise davacı tarafından 28.05.2019 tarihli fatura ile .... Şti.'ne satılmış olan 8 adet, 28.05.2019 tarihli fatura ile ...'e satışı yapılmış olan 24 adet, 23.05.2019 tarihli fatura ile ...'e satışı yapılmış 8 adet davacıya ait dava konusu tasarım model elbise satışının davacıya ait ... başvuru numaralı tasarım için SMK 57.maddesi kapsamında tescil öncesi “kamuya sunma” olarak kabul edilmesi gerektiği, itiraz dilekçelerinde yer alan beyan ve itirazların kök raporda yer alan davacı ve davalı ürün görselleri ile ilgili olarak, 2019/343 D.İş dosyasında yapılan tespitlerin yerinde olduğu, ürünün kumaş kalitelerinin kullanım yeri, kalıbı, karpuz kol detayı, bel kuşak konumlanması ve şekli, kolda kullanılan çiçek detayı gibi detaylarının birebir olması gerekçesi ile modellerin birbirine çok benzer olduğu şeklindeki tespiti değiştirmeyeceği, \"Mali İnceleme ve Değerlendirmeler bölümünde; SMK 151/2-a maddesine göre, davacının yoksun kalınan muhtemel gelirinin minimum 6.497,31 TL olarak hesaplanabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. <br>G E R E K Ç E:Dava, tasarım hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat davasıdır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; dava dilekçesinde davacının tescil başvurusu yapılan tasarım hakkına dayanarak dava açtığı, tescilsiz tasarım hakkını ileri sürmediği, tasarımı tescil başvurusundan önce kamuya sunduğunu da iddia etmediği halde, yargılama sırasında davalı vekilinin savunmasına karşılık bu kez tasarıma konu ürünü kendisinin ilk kez kamuya sunduğunu ve tescilsiz tasarım haklarına da dayandığını beyan ettiği anlaşılmıştır. SMK’nın 81/4. maddesi uyarınca tescilsiz tasarımlar için, SMK’nun 57. maddesine göre kamuya sunulduğu takdirde, hak sahibi tasarım hakkına yönelik ihlallerden dolayı dava açmaya yetkilidir.Davacı vekili dava konusu tasarımı tescil başvuru tarihinden önce 23/05/2019 ve 28/05/2019 tarihlerinde kamuya sunduğuna ilişkin bazı firmalardan aldığı faturalar ve ürün görseline de yer verilen imzalı beyanlarını delil olarak dosyaya sunmuş, Mahkemece bu belgelere itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, faturalarda ürün görsellerinin mevcut olmadığı, bilirkişilerin de faturaların hangi ürüne ait olduğunu tespit edemediklerine dair görüş bildirdikleri, ürün görsellerine yer verilen yazılı beyanların ise doğruluğunun Mahkemece yeterince araştırılmadığı, yalnızca beyanda bulunan firmalara bu belgelerin kendileri tarafından düzenlenip düzenlenmediklerinin ve imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığının sorulduğu anlaşılmıştır.Davaya konu tasarımın tescil başvuru tarihinden önce davacı tarafından kamuya sunulduğunun tanık beyanları ile ispatı dahi mümkün olmayıp, firma yetkililerinin yeminsiz olarak düzenledikleri yazılı beyanların Mahkemece ispat için yeterli kabul edilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davacının tasarımının tescilsiz tasarım korumasından yararlanması için gerekli koşulların mevcut olduğunu kanıtlayamadığı kanaatine varılmıştır.Davacının tescilli tasarım hakkıyla ilgili yapılan incelemede ise; davacının ... numaralı tasarım belgesi ile korunan 1 numaralı tasarım ürünü için 28/05/2019 tarihinde yaptığı başvurunun bültende 24/12/2019 tarihinde yayınlandığı, davalının adresindeki ve internet sitesi üzerindeki tespitin ise ilan tarihinden önce 31/07/2019 tarihinde gerçekleştirildiği, işbu davanın 30/09/2019 tarihinde açıldığı, SMK’nın 81/2  hükmü gereğince, başvurunun 65. maddeye göre tescil edilerek yayımlandığı tarihte tescil sahibinin, tasarım hakkına dayanarak bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahip olduğu, tecavüz edenin başvurudan ve kapsamından haberdar edildiğinin ve tecavüz edenin kötü niyetli olduğunun belirlenmesi halinde yayımdan önce de tecavüzün varlığının kabul edildiği, bültende yayın tarihinden önceki tarihte yaptırılan delil tespiti raporuna dayanarak ve yayın tarihinden önce açılan dava sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, davalının, tasarımın bültende ilan tarihinden önce haberdar edildiğine, ya da kötü niyetli olduğuna dair dosya kapsamına delil de sunulmadığı, davalının bu ürünü başka bir kişiden satın aldığını beyan ettiği, hatta bu kişiye davanın ihbar edildiği, davadan haberdar olduğunda ürünü internet sitesinden kaldırdığı anlaşılmakla, bu nedenlerle davanın reddi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Tüm bu nedenlerle; davalı vekilinin diğer istinaf talepleri incelenmeksizin istinaf talebinin kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekçesine göre davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden, kazanılmış haklar korunarak hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,  İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 30/03/2023 tarihli 2021/227 E. -  2023/66 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA,-Davanın REDDİNE,3-İlk derece yargılaması yönünden; -Alınması gereken 615,40 TL harçtan 358,63 TL peşin harç ile 93,89 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 162,88 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,-Reddedilen tasarıma tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi talepleri yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 6.497,31 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,-Davalı tarafça yapılan 106,60 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-İstinaf yargılaması yönünden;a-Davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmediğinden davacı yandan alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,b-Davalı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,c-İstinaf yargılaması sırasında davalı tarafından yapılan 738,00TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 157,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 895,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 14/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d3ce61a625d5ad57","SID":"efa664a3a81bec46"}}