{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1964 <br>KARAR NO\t\t: 2025/842<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/364 Esas - 2022/594 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 16/04/2020<br>KARAR TARİHİ \t: 23/05/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 23/05/2025 <br>                    <br> \tKarşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/09/2022 tarih 2022/364 Esas 2022/594 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA :Davacı vekili, davalının davacı kooperatif üyesi olup geçmişte kooperatife ait C Blok 27 nolu dairenin kendisine devrolunduğunu, sonrasında davalı tarafça söz konusu taşınmazın satılmasına karşın, üyeliğin devredilmediğini, davalının üyelikten de çıkartılmadığını, üyeliğinin devam ettiğini belirterek kooperatif aidatlarını ödemeyen davalının borcunun tespiti ile ödenmesi gereken tarihlerden itibaren Genel Kurul kararı gereği yıllık %18 oranıdaki faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.<br>\tCEVAP : Davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak süresinde davaya cevap vermedikleri görülmüştür. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 1995 yılında kurulan kooperatifte 12/10/1998 tarihinde kuraların çekildiği, konutların ortaklara teslim edildiği, 2009 yılından itibaren konutlarda oturulmaya başlandığı, ferdi mülkiyete geçilerek konutların mülkiyetinin ortaklara devredildiği, ancak henüz tasfiye kararı alınmadığı, davalının davacı kooperatifin ortağı olup,  C/25 nolu bağımsız bölümün 05/10/2007 tarihinde ortaklık yolu ile davalıya tahsis edildiği, söz konusu bağımsız bölümün 06/07/2010 tarihinde dava dışı ...'e satılmasına karşın üyeliğin devredilmediği, davacı kooperatifin maliyetler kesinleşmeden, konutların tahsisini gerçekleştirip, borcu olup olmadığına bakmaksızın, konutların mülkiyetini ortaklara devrettiği, taşınmazın satılmasının ortaklığın da devredildiği anlamına gelmediğini, ortaklık devri hususunda tarafların karşılıklı anlaşıp, bunu yönetim kuruluna yazılı olarak bildirmeleri ve yönetim kurulunun kabulü ile ortaklığın devrinin gerçekleştiğini, yönetim kurulunun, satın alan kişiyi resen ortak kaydetme hak ve yetkisi bulunmadığını, taşınmaz satılmış olsa bile davalının ortaklık borçlarını ödemekle yükümlü olacağı, bilirkişi raporuna göre davalının toplam 76.900,00 TL eşitleme bedeli ve  aidat miktarından sorumlu olacağı, genel kurulca daha yüksek oranlar belirlenmiş ise de, TBK'nun 120/2.maddesine göre, davacı kooperatifin uygulayabileceği faiz oranının yıllık %18 (veya aylık %1,5)  olacağı, ancak dava tarihinden önce  davalıya bakiye borcunu ödemesi yönünde bir tebligat çıkarılmadan işlemiş faiz istendiği, bu nedenle davalının dava tarihi öncesinde temerrüde düşürülmediğine göre davalı aleyhine dava tarihi öncesi işlemiş faize hükmedilemeyeceği gözetilerek davanın kısmen kabulü ile, 76.900,00 TL  ana para  alacağının  dava tarihinden itibaren  yıllık % 18 üzerinden hesaplanacak faiz alacağı ile birlikte davalıdan alınarak davacı kooperatife verilmesine, fazlaya ilişkin 39.414,95 TL faiz alacağının reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili, kooperatif Genel Kurullarında defalarca aidatların geç ödenmesi halinde yıllık %18 faiz uygulanacağı kararı alınmış olup bu hususun alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında tespit edilmesine karşın, davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle dava tarihi öncesinde işlemiş faize hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğunu,  genel kurulun belirlediği tarihin TBK'nun 117. maddesi hükmü karşısında, kesin vade olup, üyenin bir ihtarla ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek olmadığını belirterek, dava tarihinden önce işlemiş faiz talebi yönünden de davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.\t<br>\tDavalı vekili,  konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, alacağın TBK'nın 147/4. maddesi uyarınca beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, zamanaşımı süresinin dolduğunu, taşınmazın müvekkiline 2007 yılında tahsis edilip, müvekkilinin de taşınmazı 2010 yılında sattığını, bu hususu kooperatife bildirdiğini, söz konusu aidatların ortaklardan istenebilmesi için öncelikle kesin maliyet hesabı yapılmalı, bu hesaplar usulüne uygun bir genel kurul toplantısı ile belirlenmeli, kesin maliyet raporu ortaklara tebliğ edilmeli, itiraz ve benzeri süreçlerden sonra maliyet raporu kesinleştiği taktirde konutların tahsisine geçilmesi gerektiğini, ancak davacı kooperatifin kesin maliyet raporu oluşturmadan tahsis işlemine başladığını, belirlenen aidatların usule ve yasaya uygun olmadığını, faiz oranının yanlış hesaplandığını, genel kurul tarafından belirleme yapıldığı taktirde faizde üst sınırın %18 olup, oran belirlemesinin yapılmaması halinde uygulanacak oranın yasal faiz olması gerektiğini belirmiştir.<br>\tGEREKÇE :Dava, bakiye kooperatif aidat bedelinin davalı kooperatif üyesinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın aidat bedelinin ana para alacağı yönünden kabulüne, dava tarihinden önce ana paraya işlemiş faiz talebi yönünden reddine karar verilmiştir.  <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.   <br>\tSomut olayda, davalının davacı kooperatifin ortağı olup, dava konusu bağımsız bölümün 05/10/2007 tarihinde ortaklık yolu ile davalıya tahsis edilmesinden sonra taşınmazın davalı tarafından 06/07/2010 tarihinde dava dışı 3. Kişiye satıldığı, ancak üyeliğin devredilmediği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda taşınmazın devredilmesinin  ortaklığın da devredildiği anlamına gelmediği, yönetim kurulunun satın alan kişiyi resen ortak kaydetme hak ve yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının talebinin aidat bedeli aslı yönünden kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, üyelik devam ettiği sürece üyelikten kaynaklı alacağın TBK'nun 147/5 maddesi gereğince zamanaşımına uğramasının söz konusu olmadığı, bu itibarla yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tDiğer taraftan, dava dilekçesi incelendiğinde davacı vekilince, davalının kooperatif aidatlarından kaynaklı borcunun ödenmesi gereken tarihlerden itibaren Genel Kurul kararlarıyla belirlenen faiziyle birlikte tahsilinin talep edildiği, bu şekilde dava tarihinden önce işlemiş faizin de müddeabihe dahil edilerek harcının tamamlandığı, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca  genel kurul kararlarının üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, kooperatif ve üyeler arasında ayrıca faiz oranları ile ilgili sözleşme yapılmasına gerek olmadığı, bu durumda TBK'nun 117. maddesi hükmü karşısında, genel kurulun belirlediği tarihin kesin vade olup, üyenin bir ihtarla ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek olmadığı, (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 26.9.2012 tarihli ve 3797/5451 Esas/Karar sayılı kararı) bu durumda yerel mahkemenin davacı tarafça davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle dava tarihinden önce işlemiş faiz talebinin reddine ilişkin gerekçesinin yerinde olmadığı, davacı vekilinin istinaf talebinin bu yönüyle haklı ve yerinde olduğu, ancak iş bu husussun da  yeniden yargılamayı gerektirmediği değerlendirilmekle HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tKabule göre de, davacı tarafça, gerek dava dilekçesinde, gerekse ıslah dilekçesinde asıl alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi yönünde herhangi bir talebi bulunmadığı, davacı vekilinin talebinin dava tarihinden önce işlemiş faize ilişkin olduğu değerlendirilerek taleple bağlılık ilkesi gereğince asıl alacağa dava tarihinden sonrası için faiz işletilmemiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/09/2022 tarih 2022/364 Esas 2022/594 Karar sayılı kararının  Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, buna göre; <br>3-Davanın KABULÜ ile,  76.900,00 TL aidat alacağı ve 39.414,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam  toplam 116.314,95 TL'nin davalıdan alınarak davacı kooperatife verilmesine,<br>492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.945,47-TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 341,55-TL ve 1.645,00- TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.986,55- TL'nin mahsubu ile eksik kalan 5.958,92‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, \t<br>Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacı tarafından yapılan; 341,55-TL peşin harç ve 1.645,00-TL tamamlama harcı toplam 1.986,55-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvurma harcı, 450,00-TL bilirkişi ücreti, 128,00-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 632,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>4-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 5.253,03-TL'den peşin alınan 1.323,26-TL'nin mahsubu ile bakiye 3.939,77-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>5-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>6-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>7-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı ve 106,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 326,70-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 23/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd59ee1c48152482","SID":"589b8a735607f9aa"}}