{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/549 <br>KARAR NO\t: 2025/431<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 28/12/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2021/... Esas,  2022/794 Karar<br>DAVA\t: Tazminat<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı birleşen dava davalısı Erzurum ... Başkanlığı vekili, asıl dava davalıları ... vekili ve ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Asıl dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.10.2020 tarihinde meydana gelen kazada davalının sigortaladığı araç sürücüsü olan ... adına kayıtlı, ...’ın sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı araç ile müvekkiline ait ... plakalı aracın kaza yapması sonucu müvekkili seyir halindeyken aracının üzerine devrildiğini,  anılan kazada karşı taraf sürücüsü asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza nedeni ile müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, bu hasarın tespiti için ekspertiz raporu da alındığını 20.11.2020 tarihli ekspertiz raporunda ayrıntılı bir irdeleme yapıldığını, müvekkilinin aracındaki değişen parça ve onarım bedelinin 29.594,77 TL olarak hesaplandığını, müvekkilinin zararını tazmin amacıyla 05.01.2021 tarihinde davalı sigorta şirketine gerekli yazılı başvuru yapıldığını, hasar dosyası oluşturulduğunu, oluşturulan hasar dosyası kapsamında müvekkiline 6.800,00 TL ödediğini, ancak değişen parçalar dikkate alındığında ödenen tutarın zararın bir hayli altında kaldığını, zararın tazmin amacı ile arabulucuya da başvurulmuşsa da bir anlaşmaya varılamadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla ile ilerde artırılmak üzere şimdilik 100 TL tutarında maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Birleşen 2022/... Esas sayılı dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 29/10/2020 tarihli maddi hasarlı kaza nedeniyle Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinde 2021/... esas sayılı dosya açılmış olduğunu, bu dosya kapsamında alınmış olan kusur raporunda davalı belediye %75 kusurlu bulunduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla ilerde artırılmak üzere şimdilik 100 TL tutarında maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan 2021/... Esas numaralı dosya ile birleştirilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP\t\t:<br>Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için öncelikle olayı kapsayan poliçenin mevcut olması gerektiğini, olayın vukuundan itibaren 2 yıl içinde başvuruda bulunulması gerektiğini, öncelikle zamanaşımı itirazlarının olduğunu, önemle belirtmek gerekir ki, davacı yana 30.12.2020 tarihinde 6.800,76-TL ödeme yapıldığını, başvuruyu kabul etmemekle birlikte, davacının değer kaybı zararının kaza tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuata göre tamamen karşılandığını, davacının zararı karşılanmış olduğundan haksız davanın reddini gerektiğini, somut olayda açıkça görüleceği üzere, değer kaybı talep edilen aracın kaza esnasındaki kilometresi ve modeli son derece yüksek olduğundan herhangi bir değer kaybına uğramış olduğunun kabulü mümkün değildir, söz konusu araçta değer kaybının söz konusu olmadığını, tramer kayıtlarında da görüleceği üzere söz konusu aracın daha önce de başka kazalara karıştığını, bir kez orijinalliğini kaybeden söz konusu aracın aynı hasar nedeniyle tekrar değer kaybı meydana gelmesinin mümkün olmadığını,  bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı Belediye vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle rögar kapağının açık kalması nedeniyle, davacı yanın değerlemesi ile yine alınan bilirkişi raporu daoğrultusunda, kusur tarafına yüklenmek istenilse de, rögar kapaklarının bakım ve sorumluluğu ... idaresi olduğunu, bu itibarla, bağımsız ve müstakil tüzel kişiliği olan ... İdaresine husumet yöneltilmesi gerekirken husumetin doğru tevcih edilmediğinden, pasif husumet yokluğu nedeniyle davının reddi gerektiğini, olayın, kamu hizmetinin gereği gibi yerine getirilmemesi iddiasıyla açıldığından, yarg yolu itirazını ileri sürdüklerini, kusur değerlendirilmesinde davalı müvekkili idarenin muaf olduğunu, bu nedenlerle davanın öncelikle husumet yönünden reddine, esas yönünden reddine, vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalılar ... ve ...'a usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermedikleri görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda;\"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı istemine ilişkin olduğundan öncelikle dava konusu kazada tarafların kusur durumuna ilişkin değerlendirme yapılmıştır. Dava konusu kazada trafik kazasının meydana gelmesinde birleşen davada davalı olan ... Belediyesi'nin sorumluluk alanında bulunan rögar kapağının açık olmasının kazanın meydana gelmesinde %75 oranında etken olduğu ve sürücü ...'ın ise kavşağa yaklaşırken hızını ayarlaması gerekirken hızını düşürmeden kavşağa girmesi nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu yönündeki adli tıp kurumu raporu Mahkememizce isabetli bulunarak hükme esas alınmıştır. Dava konusu araçta meydana gelen değer kaybının mevcut piyasa koşullarına göre  uzman bilirkişi tarafından yapılan değerlendirilmesinde ise 12.608,65 TL olduğu tespit edilmiştir.<br>Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile, asıl dava ve birleşen davadaki davalıların tamamından zararın tamamını müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Yargıtay 4. HD 2021/6709 Esas 2022/132 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere \"Tek bir olaya bağlı aynı haksız eylemden değişik hukuki nedenlerle sorumlu olanlardan her biri, TBK’nun 61 ve 62. md maddeleri uyarınca, zarardan müteselsilen sorumludurlar. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, aynı Kanunun'un 162. maddesine göre, borcun tamamından sorumludurlar. Nitekim, 2918 sayılı KTK.nun 88/1. maddesinde, trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Davacı, zararlarını müştereken ve müteselsilen talep edebilecekleri gibi yasanın verdiği müteselsilen talep hakkından açıkça vazgeçerek her bir failin kusuru oranında da talepte bulunabilirler.\" Açıklanan nedenler, bilirkişi raporları ve Yargıtay ilamı doğrultusunda asıl ve birleşen dava yönünden; davanın kabulü ile, 12.708,65 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davalı sigorta şirketi yönünde 30/12/2020 tarihinden, diğer davalılar yönünde 29/10/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine\" gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Birleşen dosya davalı Erzurum ... Başkanlığı vekili vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın müvekkili kurum açısından husumetten reddi gerektiğini, rögar kapaklarının bakım ve sorumluluğunun ... idaresinde olduğunu, ... bağımsız ve müstakil bir tüzel kişiliğe sahip olduğu için ... idaresine husumet yöneltilmesi gerekirken müvekkili kurumun davaya dahil edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zarar görenin ağır kusuru nedeniyle meydana gelen zararla motorlu araç işletilmesi arasında ki uygun illiyet bağının kesildiğini, müvekkili belediyenin kusurunun bulunmamakla birlikte davacı yanın aşırı hızı nedeniyle kazaya sebebiyet vermesinin davacı yanın  ağır kusuru olduğunu gösterdiğini, değer kaybı oranının % 5 olmasının mümkün olmadığını, raporda da görüleceği üzere aracın 2013 ve 2014 yıllarında da birçok kez servise uğramış olması, aracın kendisinden kaynaklı ayıpların olduğuna delalet olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Davalı ... vekili vekili istinaf dilekçesinde özetle; yaşanan kaza olayında müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmadığını, bilirkişi heyeti tarafından sübjektif değerlendirmeler yapılarak müvekkiline kusur atfedildiğini, müvekkiline ait ... plakalı otobüs yasal hız sınırları içerisinde seyir halinde kazanın gerçekleştiği kavşağa girerken,  açık bırakılan rögar kapağına düşmesi nedeniyle kontrolünü kaybederek kazanın meydana geldiğini, kazanın meydana geldiği vaktin gece karanlığı olup görüşün bu sebeple azalmasının olağan bir durum olduğunu, bunun herhangi bir dikkat özen sorumluluğunu yerine getirilmemesinden kaynaklı  yüklenilebilecek kusur sebebi olmadığını, iş bu sebeple müvekkili aracına yüklenebilecek herhangi bir kusurun olmadığını, araç değer kaybının yapıldığı bilirkişi raporunda, takdir edilmiş olan değer azalışı miktarı maddi gerçeğe aykırı bir şekilde fahiş ve afaki bir bedel olduğunu, Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere araç değerlemesi yaparken güncel piyasa araştırılmasının da yapılması gerektiğini, güncel piyasa araştırması yapılmadığını, işbu sebeple bilirkişi raporunun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkemenin müvekkiline yüklediği maddi tazminatın davalıların kusur oranları nispetinde sorumlu tutması gerektiğini, müvekkilinin kusur oranının %25 olması sebebiyle davanın kısmi kabul kısmi red şeklinde olduğunu, müvekkili lehine vekalet ücreti de verilmesi gerektiğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Davalı  ... Sigorta A.Ş vekili vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme dikkate alınmaksızın eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kusur ve sorumluluk oranlarının açıkça belirli olmasına rağmen mahkemece tam kusur üzerinden müvekkili şirketin sorumluluğunu aşacak şekilde hüküm tesis ettiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, hesaplanan değer kaybı tutarının fahiş olduğunu, piyasa rayicine göre değer kaybı hesabı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, somut olayda açıkça görüleceği üzere, değer kaybı talep edilen aracın kaza esnasındaki yaşı ve kilometresinin son derece yüksek olduğundan herhangi bir değer kaybına uğramış olduğunun kabulünün abesle iştigal olacağını, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava; trafik kazası sonucu araçta meydana gelen değer kaybı talebine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Somut uyuşmazlıkta; 29/10/2020 tarihinde, davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otobüsün seyir halindeyken açık olan rögar kapağına girmesi ve çarpması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek davacının maliki olduğu sürücü ...idaresindeki ... plakalı araca çarpması şeklinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında, aracı hasarlanan davacının değer kaybı tazminatı talebi ile eldeki davayı açtığı, 25..../2022 tarihli ATK raporu uyarınca; kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu, açık rögar kapağının kaza da %75 oranında etken olduğu kanaatinin bildirildiği, davacının aracında meydana gelen değer kaybının bilirkişi marifetiyle belirlendiği ve yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne dair verilen karar karşı asıl dava davalısı ... vekili, davalı sigorta şirketi vekili ve birleşen dosya davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. <br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, gerektirici sebeplere ve özellikle 25/.../2022 tarihli ATK raporunun somut olayın özelliklerine uygun olmasına; kusur raporunun yeterli, yargı denetimine açık, hükme esas alınmaya elverişli olmasına, 2918 sayılı KTK.nun 88/1. maddesinde, trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüş olup, davacı vekilinin davalılardan kusurları  oranında talepte bulunması nedeniyle müşterek ve müteselsilen sorumluluğa karar verilmesinin yerinde olmasına, Makine Mühendisi bilirkişi raporunun yeterli görülmesine, sigorta şirketi tarafından hasar ödemesi yapılmış olup, söz konusu ödemenin değer kaybına ilişkin olduğuna dair dosya da bilgi bulunmamasına göre, aşağıdaki paragrafın dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Birleşen dava davalısı Erzurum ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasında rögar kapağının sorumluluğunun ... idaresine ait olduğunu iddia etmiş, cevap ve istinaf dilekçesinde husumet itirazında bulunmuştur. İlk derece mahkemesince davalının husumet itirazı konusunda bir araştırma yapılmadığı, hasara neden olan rögar kapağının mülkiyetinin kime ait olduğu konusunda dosya da bir bilgi bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, rögar kapağının davalı belediyeye ait olup olmadığı konusunda araştırma yapılarak, gerekirse uzman bilirkişiler aracılığıyla olay yerinde keşif yapılıp rögar kapağının kimin sorumluluğunda olduğu belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (Bknz.Y.4.H.D.,2021/25926 E.-2022/16351 K. sayılı ilamı)<br>  Açıklanan bu nedenlerle, davalı ... vekili ve ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf itirazlarının reddine, birleşen dosya davalısı Erzurum ... Başkanlığı vekili istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nın 355, 353/(1)-a-6. maddeleri uyarınca, kaldırılmasına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin asıl dava yönünden istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Davalı Erzurum ... Başkanlığı vekilinin birleşen dava yönünden  istinaf isteminin KABULÜNE, yerel mahkeme kararının, HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf başvurusu aşamasında asıl dava yönünden alınması gereken 868,12-TL karar harcından peşin alınan 217,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 650,62-TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına,<br>5-İstinaf başvurusu aşamasında asıl dava yönünden alınması gereken 868,12-TL karar harcından peşin alınan 218,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 650,12-TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak hazineye irat kaydına,<br>6-İstinaf peşin karar harcının davalı Erzurum ... Başkanlığına iadesine,<br>7-İstinaf başvurusu aşamasında yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,<br>8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>9-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>10-Gerekçeli kararın tebliği, teminat ve harç iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 14/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bcaabfc7aea7af28","SID":"649cba56ce7fd534"}}