{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/328 <br>KARAR NO\t: 2025/430<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 28/03/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 14/05/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekilinin 27/03/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle : Müvekkili ------Şirketi’nin hissedarı olduğunu,  6 Şubat 2025 tarihli son Genel Kurul toplantısına kadar adı geçen Şirketin Yönetim Kurulu Başkan vekili olduğunu , Şirket Ana Sözleşmesine göre, Yönetim Kurulunun görevi, yeni yönetim kurulu seçilene kadar devam edeceği yönünde olduğunu, Yönetim Kurulu Başkanı ----sağlık sorunları nedeniyle hakkında------ Sulh Hukuk Mahkemesi -------. Kararı ile kısıtlanmasına karar verildiğini, eşi ve diğer hissedar---- atandığını, Vasi  -----,  sulh hukuk mahkemesinden izin ve yetki alarak şirketi olağanüstü genel kurul toplantısına çağırdığını ,  Genel Kurul Çağrı metni ------ Gazetesinde yayınlandığını, Genel kurula işbu halde TTK md 410/2 uyarınca mahkemenin izni ile  her bir paydaş çağrıda bulunabilecek olup sulh hukuk mahkemesi tarafından verilen kararın hukuka ve yasaya açıkça aykırı olduğu gerekçesi ile müvekkil adına denetim makamına itiraz edilmiştir. Sulh hukuk mahkemesi tarafından verilen  izin ve yetkiye itirazlar, ----- Asliye Hukuk Mahkemesi ------- kararı ile incelenmiş ve kabul edilerek, sulh hukuk mahkemesi kararı kesin olarak kaldırıldığını,  Ticaret Bakanlığına başvuru yapıldığını, Bakanlık tarafından bu kararın yayınlanması açıklayıcı şekilde reddedilmiş olduğunu, Yetkisiz kimse tarafından ve görevsiz mahkeme tarafından yapılan çağrı açıkça hukuka aykırı olduğunu, çağrının iptalini ve tedbiren toplantıya yapılan çağrının durdurulmasını,------ Şirketi’nin 4 Nisan 2025 tarihli  Olağanüstü Genel Kurulu Toplantı Çağrısının Kanuna ve Ana Sözleşmeye aykırılığı nedeniyle iptaline, ------ Şirketi’nin 4 Nisan 2025 tarihli Şirket Genel Kurul toplantı çağrısının tedbiren durdurulmasına ,yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa teşmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>Davacı vekilinin 24/04/2025 tarihli talep dilekçesinde özetle: Mahkememizde görülmekte olan dava konusu şirkette gerçekleştirilecek olan 4 Nisan 2025 tarihli Şirket Genel Kurul toplantı çağrısının iptali hakkında; 04.04.2025 tarihli hukuka aykırı şekilde çağrısı yapılan genel kurul toplantısı gerçekleştirilmemiş olduğunu,  müvekkilinin  toplantı günü şirkete giderek kimsenin gelmediğine ve karar alınmadığına ilişkin tutanak tuttuğunu, dava konusu genel kurul toplantısı gerçekleştirilmediği için huzurdaki dava konusuz kalmış olması sebebi ile  HMK md 331 gereğince karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmasını  beyan ettiği görülmüştür. Davacı vekilinin 27/03/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle : Müvekkili ------ Şirketi’nin hissedarı olduğunu,  6 Şubat 2025 tarihli son Genel Kurul toplantısına kadar adı geçen Şirketin Yönetim Kurulu Başkan vekili olduğunu , Şirket Ana Sözleşmesine göre, Yönetim Kurulunun görevi, yeni yönetim kurulu seçilene kadar devam edeceği yönünde olduğunu, Yönetim Kurulu Başkanı----- sağlık sorunları nedeniyle hakkında -----. Sulh Hukuk Mahkemesi  ----- Kararı ile kısıtlanmasına karar verildiğini, eşi ve diğer hissedar ---- atandığını, ------,  sulh hukuk mahkemesinden izin ve yetki alarak şirketi olağanüstü genel kurul toplantısına çağırdığını ,  Genel Kurul Çağrı metni   ------- Gazetesinde yayınlandığını, Genel kurula işbu halde TTK md 410/2 uyarınca mahkemenin izni ile  her bir paydaş çağrıda bulunabilecek olup sulh hukuk mahkemesi tarafından verilen kararın hukuka ve yasaya açıkça aykırı olduğu gerekçesi ile müvekkil adına denetim makamına itiraz edilmiştir. Sulh hukuk mahkemesi tarafından verilen  izin ve yetkiye itirazlar,----- Asliye Hukuk Mahkemesi ------ kararı ile incelenmiş ve kabul edilerek, sulh hukuk mahkemesi kararı kesin olarak kaldırıldığını,  Ticaret Bakanlığına başvuru yapıldığını, Bakanlık tarafından bu kararın yayınlanması açıklayıcı şekilde reddedilmiş olduğunu, Yetkisiz kimse tarafından ve görevsiz mahkeme tarafından yapılan çağrı açıkça hukuka aykırı olduğunu, çağrının iptalini ve tedbiren toplantıya yapılan çağrının durdurulmasını, tüm ------ Şirketi’nin 4 Nisan 2025 tarihli  Olağanüstü Genel Kurulu Toplantı Çağrısının Kanuna ve Ana Sözleşmeye aykırılığı nedeniyle iptaline, ------ Şirketi’nin 4 Nisan 2025 tarihli Şirket Genel Kurul toplantı çağrısının tedbiren durdurulmasına ,yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa teşmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davacı vekilinin 24/04/2025 tarihli talep dilekçesinde özetle: Mahkememizde görülmekte olan dava konusu şirkette gerçekleştirilecek olan 4 Nisan 2025 tarihli Şirket Genel Kurul toplantı çağrısının  gerçekleştirilmemiş olduğunu,  müvekkilinin  toplantı günü şirkete giderek kimsenin gelmediğine ve karar alınmadığına ilişkin tutanak tuttuğunu, dava konusu genel kurul toplantısı gerçekleştirilmediği için huzurdaki davanın    konusuz kalmış olması sebebi ile  HMK md 331 gereğince karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmasını  beyan ettiği görülmüştür.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Davacı vekili tarafından verilen  24/04/2025 tarihli dilekçesi ile dava konusu şirkette gerçekleştirilecek olan 4 Nisan 2025 tarihli Şirket Genel Kurul toplantı çağrısının iptali hakkında; 04.04.2025 tarihli hukuka aykırı şekilde çağrısı yapılan genel kurul toplantısı gerçekleştirilmemiş olduğunu,  bu nedenle davanın konusuz kaldığını,  bu şekilde karar verilmesini beyan ve talep ettiğ, bu durumda davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı, HMK 331.maddesi uyarınca davanın esası hakkında karar verilmeyecek durumlarda davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların haklılık durumlarına göre değerlendirme yapılması gerektiği, buna göre yapılan incelemede davacının bu davayı açmakta haklı ve hukuki yararının bulunduğu, talebi doğrultusunda konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına  kanaat getirilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>1-Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, <br>2-Alınması gereken harç peşin alındığından tekrar harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine, <br>5-Davacı taraf kendisini  vekille temsil ettirmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler uyarınca 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,Dair; Tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"74988cce4a074831","SID":"e55115f5ecfeb111"}}