{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2025/594 <br>KARAR NO: 2025/564<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/02/2025<br>NUMARASI: 2025/86 Esas (Derdest) <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 27/05/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine  ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı  vekili,  taraflar arasında imzalanan 14.01.2021 tarihli yangın söndürme işlemlerine esas mal hizmet satın alma sözleşmesinde yazılı işlerin taraflarınca yerine getirildiğini, davalı iş sahibine faturaların kesildiğini,  ödeme olmaması üzerine,  Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının takibe kötüniyetli olarak itiraz ettiğini beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili esasa ilişkin taleplerinin yanında davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 07/02/2025 tarihli ara karar ile, takip talebinde borcun sebebinin cari hesap alacağı olarak gösterildiği,  alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, henüz delillerin toplanmadığı, alacağın varlığı, miktarının tespiti ve muacceliyeti dosyaya yansıyan deliller karşısında yaklaşık ispat ölçülerinde ortaya konamadığı, tarafların ticari defter ve belgelerinin de incelenmesi sonucunda alacağın gerekirse bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağından,   davalının mallarını gizlediği, kaçırdığı veya kendisinin kaçmaya hazırlandığı yahut alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğu hususunda da dosya kapsamında bir delilin bulunmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla yerel mahkeme tarafından verilen 07/02/2025 tarihli ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme ara kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. Maddesinde de; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir.<br>DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser  sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında 14.01.2021 tarihli yangın söndürme işlemlerine esas mal hizmet satın alma sözleşmesi akdedilmiştir. Somut olayda, davacı yüklenicinin icra takibine konu ettiği,  dava konusu  fatura alacağının   varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden mahkemece, davacı vekilinin ihtiyati haciz  talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/02/2025 tarih ve 2025/86 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2 - İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3 - Davacı  tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 27/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7607851fec622bbe","SID":"5c251e3b1a9e1b4a"}}