{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2025/816 <br>KARAR NO: 2025/562<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/01/2025<br>NUMARASI: 2025/50 Esas (Derdest) <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 27/05/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine  ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı  vekili,  taraflar arasında imzalanan 10.08.2023 tarihli sözleşme konusu konteynerların imali ve teslimini yerine getirdiğini, 7.200.000,00 TL+1.440.000,00 TL KDV olmak üzere 8.640.000,00 TL tutarında fatura kesildiğini, karşı tarafın yasal süre içerisinde itiraz etmediğini, 11.08.2023 tarihinde 1.500.000,00 TL'lik avans ödemesinin banka kanalıyla yapıldığını,  ve 10.11.2023 tarihli 4.980.000,00 TL tutarlı çek keşide edildiğini,  bunların dışında ödeme yapılmadığını,  bakiye alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını,  davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyanla davanın kabulü ile itirazın iptalini talep etmiş, ayrıca davalının menkul gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi için ihtiyati haciz kararı  verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacının sözleşme kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmemesiden dolayı zarara uğradıklarını, 15.09.2023 tarihinde gerçekleşen 300.000,00 TL ödemenin dikkate alınmadığını, sevkiyat tarihlerinde gecikmeler bulunduğu aralarındaki sözleşmede ceza koşulu yer aldığı , dava dilekçesinde belirtilen deliller ile sabit tarihler dikkate alınarak sözleşme uyarınca gecikme tazminatı hesaplanmasını ve davacının alacaklı olduğunu kanaat getirmesi halinde takas mahsubunun  gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 21/01/2025 tarihli ara karar ile, alacağın varlığı ve miktarı konusunda yaklaşık ispat koşulunun yerine gelmediği, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle,  taraflar arasında düzenlenen 10.08.2023 tarihli sözleşmenin tanziminden bir gün sonra 1.500.000 TL’lik kısmi ödeme yapılması yine sözleşmede kararlaştırıldığı üzere 4.980.000 TL’lik ödemenin yapılmış olması, sözleşme ve kısmi ödemelerle birlikte taraflar arasındaki ticari  ilişkinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davalının borca itiraz dilekçesinde itiraz gerekçelerini destekleyecek herhangi bir belgeye dayanmadığı, mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme ara kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. Maddesinde de; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir.<br>DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser  sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır.  davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında 10.08.2023 tarihli eser sözleşmesi akdedilmiştir. Somut olayda, davacı yüklenicinin icra takibine konu ettiği,  dava konusu  fatura alacağının   varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece davacı vekilinin ihtiyati haciz  talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı /davalı / vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2025 tarih ve 2025/50 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2 - İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3 - davacı  tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 27/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"275882b31d2a5086","SID":"fb35ff8b0e89153a"}}