{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/276 <br>KARAR NO\t: 2025/242<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 16/11/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2022/71 Esas,  2022/680 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın davalı... Anonim Türk Sigorta Şirketi yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden kabulüne  dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br>DAVA; <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un içerisinde bulunduğu ... plakalı aracı ile karşı yönden gelen... plakalı aracın Erzurum ...Caddesinde 19/10/2020 tarihinde karşılıklı olarak kazaya karışması sonucunda müvekkilinin davacı, kolundan kırık oluşacak şekilde yaralandığını, müvekkilinin içerisinde bulunduğu aracın oğlu ... tarafından kullanılıyor olması nedeniyle gerçekleşen kaza sonrasırıda mağdurun ilgililerden şikayetçi olmaması sonucu gerçekleşen yaralanma vakası hakkında soruşturma başlatıldığını,  sözü edilen bu trafik kazasıyla ilgili tanzim edilen kaza tespit tutanağında davalıların sigortalı olan her 2 araç sürücüsünün de kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin maluliyetiyle ilgili düzenlenen ...Adli Kurul Raporu ve sair ekler davalı şirketlere gönderilmiş olunmasına rağmen müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, söz konusu trafik kazası sonrasında müvekkilin tedavisine devam edildiği ancak müvekkilinin kolunda gerçekleşen yaralanmanın bir türlü giderilemediğini, bu kaza sonrasında müvekkilinin maddi ve manevi olarak ciddi anlamda etkilendiğini,  müvekkilinin ev hanımı olduğunu,  bu nedenle müvekkillerin daimi ve sabit geliri bulunmadığını, bu itibarla müvekkili hakkında daimi ve geçici işgücü kaybı nedeniyle yapılacak olan hesaplamada asgari ücretin esas alınmasını  gerektiğini, iş gücü kaybı tespiti yapılacağından; davacının zarar ve tazminatının henüz belirlenemeyeceği bu itibarla belirsiz alacak davası nliteliğindeki bu talepten şimdilik;  her bir davalıdan 20.000,00 TL olmak üzere toplamda 40.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydı ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılara ayrı ayrı tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekilinin 13/10/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile  dava değerini toplam 184.572,66‬-TL  olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır.<br>CEVAP:<br>Davalı... Anonim Türk Sigorta Şirketi  cevap dilekçesinde özetle; zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, kaza ile sakatlık ve ölüm söz konusu ise kaza ile meydana gelen /ölüm arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet oranının kaza tarihi itibariyle yürülükte olan yönetmeliğe göre adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesi tarafından tespit edilmesi gerektiğini,  müvekkili şirket söz konusu zarardan poliçe teminat  limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, işbu dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, daha önce yapılmış ödemelerin faizi ve güncellemesi yapılarak mahsup edilmesi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu 87. madde uyarınca hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine,  yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. <br>Davalı ... Sigorta A.Ş. cevap dilekçesi sunmamıştır. <br>YEREL MAHKEME KARARI; <br>Mahkemece, \"... Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının... Anonim Sigorta Şirketine açtığı maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. ... sigorta şirketine karşı açılan maddi tazminat davasında ise, dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğundan, aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davacının davalı ... Sigorta Şirketine açtığı davanın kabulü ile; 184.572,66 TL maddi tazminatın 08/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"  gerekçesiyle \"Davacının davalı... Anonim Sigorta Şirketine açtığı davanın feragat nedeniyle reddine, Davacının davalı ... Sigorta Şirketine açtığı davanın kabulü ile; 184.572,66 TL maddi tazminatın 08/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" şeklinde  karar verilmiş, karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF İTİRAZLARI: <br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru şartının gerçekleşmediğini, davacının maluliyetinin usulüne uygun olarak dava esnasında da belirlenmeksizin hüküm kurulduğunu, maluliyete ilişkin rapor aldırılmadığını, maluliyeti bulunmayan davacı lehine tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının iyileşme sürecinde aldığı usul ve yasaya aykırı sağlık kurulu raporunun tüm itirazlarına rağmen mahkemece kabul edilerek herhangi bir maluliyeti bulunmayan davacı lehine hükmedilirken dayanak kabul edildiğini, dosyada mevcut uzman mütalaa raporunda davacının herhangi bir maluliyetinin olmadığının aşikar olduğunu, 12/11/2021 tarihli ATK raporunda davacının sağ omuz rotator kuf yırtığına bağlı kısıtlılığı ile geçirdiği trafik kazası arasında illiyet bağı kurulamadığının belirtildiğini, bu tespitlere yaptıkları itirazlarının kabul göremediğini, mahkemece maluliyet tespit edilmesi gerekirken bu husus atlanarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceğini, ATK raporunda sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen aleyhe hususları kabul etmediklerini, kazanın oluşumunda asli kusurun yayanın gerekli özeni göstermemesinden kaynaklandığını, davacının kusursuz bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ... plakalı araç sürücüsünün 52/1-a maddesini ihlali ile minimum %30 oranında tali kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerekirken % 20 oranında kusurlu kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunun kabulü gerektiğini, zira emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunun bile ATK raporunda incelenmemesinin eksik kusur tayinine neden olduğunu, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerekirken soruşturma dosyasındaki eksik rapor çerçevesinde karar verildiğini, tazminat raporunun hesap hataları ile dolu olduğunu, dosyada başvurucunun çalıştığını gösterir herhangi bir belge bulunmadığını, bu durumda davacının ev hanımı olduğu kabul edilerek AGİ'siz asgari ücret üzerinden geçici iş göremezlik hesaplanması gerektiğini, ancak bilirkişi tarafından bilinen dönem sürekli iş göremezlik tazminatta hesaba esas kazançta AGİ dahil asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığını, her iki durumda da ayrı ayrı hesaplama yapılması gerektiğini, ancak bilirkişi tarafından tek kalem halinde gösterildiğini, mahkemece herhangi bir indirim yapılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek ve itirazları baki olmak üzere zarar görenin SGK'dan geçici iş göremezlik ödemesi alıp almadığının araştırılması yapılmadan karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatında müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin iş bu dava öncesinde temerrüte düşmediğini, nitekim müvekkil şirkete yapılan usulüne uygun bir başvurudan söz etmenin mümkün olmadığını, faize hükmetmenin hakkaniyete aykırı olacağını, davacının ıslah dilekçesinin kendilerine 06/11/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, 16/11/2022 tarihinde hüküm verildiğini, ilgili celsede ıslah dilekçesine karşı süresi içerisinde beyanda bulunacaklarını gerekçeli olarak mahkemeye bildirmelerine rağmen hem mazeretlerinin reddedildiğini hem de 2 haftalık yasal cevap süresine riayet edilmeden usul ve yasaya aykırı olarak karar verildiğini, davacının ıslah ile öne sürdüğü hususlara taraflarınca cevap dahi verilemeden itirazlarının öne sürülemeden hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının maluliyetinin ve maddi tazminat hakkını kabul manasına gelmemek kaydıyla diğer davalı sigorta şirketi ile müşterek ve müteselsil sorumlu olarak açılmış olup, onlar yönünden yapılan tazminat ödemesinin müvekkilinin sorumlu olduğu tutardan mahsubunun gerektiğini, tüm bu nedenlerle tehir-i icra taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkilinin içerisinde bulunduğu aracı ile karşı yönden gelen aracın karşılıklı olarak kazaya karışması sonucunda  davacının, kolundan kırık oluşacak şekilde yaralandığını, söz konusu trafik kazası sonrasında müvekkilinin tedavisine devam edildiğini ancak müvekkilinin kolunda gerçekleşen yaralanmanın bir türlü giderilemediğini, bu kaza sonrasında müvekkilinin maddi ve manevi olarak ciddi anlamda etkilendiğini, iddia ederek maddi tazminat talep ettiği, davalı... Sigorta A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde maluliyet oranının kaza tarihi itibariyle yürülükte olan yönetmeliğe göre adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesi tarafından tespit edilmesi gerektiğini,  hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davalı... Anonim Sigorta Şirketine açtığı davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... Sigorta Şirketine açtığı davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; <br>-Davadan önce davacının davalı sigorta şirketine başvuru yapmasına göre davalı sigorta şirketinin davadan önce temerrüte düşürülmesine göre belirlenen faiz başlangıcının isabetli olmasına,<br> -Sigorta şirketinin geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmasına (Yargıtay 4. HD. 2023/11267 E. 2023/13196 K.),<br>-SGK müzkkere cevabına göre davacıya olay sebebiyle geçici  iş göremezlik tazminatı ödenmemesine,<br>-... Sigorta A.Ş.  tarafından yapılan ödemenin kendi kusuruna tekabül eden kısmına karşılık olmasına, <br>-Davacının maluliyet durumunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesine,<br>-Geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat miktarlanın toplamı üzerinden hüküm kurulmasının yerinde olmasına, göre; davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin aşağıda belirtilenler dışındaki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>a-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun \"tazminatın belirlenmesi\" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; \"tazminatın indirilmesi\" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması ve buna göre, zarar görenin zarara katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.<br>Haksız fiile dayanan tazminat istemlerinde; haksız fiilin unsurlarından olan zarara ilişkin tüm tespitlerin doğru biçimde yapılması ile zarara etki eden tüm hususların dikkate alınması gerekir. Yukarıda anılan yasal düzenlemeler gereği, tazminatı belirleme konusunda tek yetkili olan mahkemece, zararı doğuran ya da ağırlaştıran durumların (müterafik kusurun) re'sen dikkate alınması zorunlu olduğundan, bu hususta bir itiraz olup olmadığına bakılmaksızın gerekli incelemelerin yapılması şarttır.  Yargıtay 4. HD 2022/7305 E. 2023/7108 K.  Yargıtay 4. HD 2022/2535E. 2023/798 K. Yargıtay 4. HD  2021/5622 E. 2021/7246 K. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/7818 E. 2019/393 K. T.C. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/9251 E. 2018/3894 K. Yargıtay 17.H.D. 2019/2168 E. 2020/4627 K.)<br>Yargıtay kararlarına göre müterafik kusur emniyet kemeri takılmaması, araçta yolcu olarak  bulunan kişinin sürücünün alkollü yada ehliyetsiz olduğunu bilerek araca binmesi, motosiklet sürücü ve yolcusunun kask takmamış olması, istiap haddinin aşılması, yolcu taşımaya müsait olmayan traktörde yolculuk yapması gibi zararı arttıran davranışlardır. Yani müterafik kusur kazanın meydana gelmesinde etkili olan kusur değil, zararın artmasında etkili kusurdur. Ancak maluliyet ile arasındaki illiyet bağının tespiti gerekir. Örneğin; motosiklette yolcu olan kişinin ayağındaki kırık nedeniyle maluliyeti oluşmuşsa kask takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması doğru değildir. Bazı hallerde emniyet  kemeri takılmaması nedeniyle zararın arttığı iddiası varsa kazanın meydana geliş şekline göre Adli Tıp Kurumundan maluliyet raporu alırken emniyet kemeri takıp takmamasının yaralanmasına etkili olup olmadığının değerlendirilmesi istenmelidir. Müterafik kusurun Yargıtay tarafından taraflar ileri sürmese de resen araştırılması ve  tartışılması gerektiği kabul edilmekte ve %20 oranında indirim uygulanmaktadır.<br>Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK.nun 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.<br> Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Yukarıda da belirtildiği üzere dosya içerisinde bulunan olay yeri kaza tespit tutanağında arka koltukta yolcu konumunda olan ...'un emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olarak belirtildiği, ATK raporunda \" ...Üniversitesi Sağlık ve Uygulama Araştırma Merkezi'ne ait 19/10/2020 tarihli radyolji raporlarının tetkikine göre: Beyin tomografisinde, sağ alt konkada hipertrofi izlendiği, sağ orta konkada konka bülloza izlendiği, Toraks-Vertera tomografisinde, arkus aorta ile vertebra komşulundaki 29x13 mm ebatlı sıvı dansitesindeki solid komponenti bulunmayan torasik kanal kisti ile uyumlu görünüm izlendiği, her iki akciğerde yaygın havalanma farklılıkları ve yamalı buzlu cam dansitesinde görünümler izlendiği, anterior parakardiyak yağ yastığında artış ve komşu akciğer patankiminde pasif atelekatazik değişiklikler izlendiği, karaciğer CC uzunluğunun 185 mm ile normalden büyük olarak ölçüldüğü, karaciğer parankiminde hepatostealoz ile uyumlu diffüz dansite kaybı izlendiği, Dalak CC uzunluğu 100 mm olarak ölçüldüğü, mide duvarında diffüz kalınlık artış (gastrit?), batın ön duvarında 66 mm'lik fasial defektten kolonik ansların ve batın içi yağlı dokunun hemiasyonu izlendiği, pubik bölgede cilt altı yağlı dokularda variköz kollateral izlendiği, <br>Erzurum ... Hastanesi'ne ait radyoloji raporlarının tetkikine göre: 19/10/2020 tarihli ... tomografisinde, pelviste pubis düzeyinde karın ön duvarında dilate kollateral venöz yapılara ait olabilecek görünüm izlendiği, iliak venlerdeki kronik tıkanıklık açısından şüphe oluşturduğu, doppler inceleme önerildiği, 19/10/2020 tarihli Üst Abdomen tomografisinde, karın ön duvarında orta hatta içerisinde kolonik segmeniler bulunan hemi izlendiği, 19/10/2020 tarihli Toraks tomografisinde, aortada duvar kalsifikasyonları izlendiği, her iki akciğer bazal kesimlerinde dependan opasiteler ve periferik çizgisel atelektazi alanları ilc silik buzlu cam dansiteleri izlendiği, 19/10/2020 tarihli ... tomografisinde, servikal lordozun düzleştiği, vertebra korpuslarında dejeneratif östeofitik sivrileşmeler izlendiği, 19/10/2020 tarihli Ekstremi grafisine, kemik NEZ bati değişiklikler olduğu,\" anlaşılmaktadır.<br>Açıklanan vakıalar karşısında ilk derece mahkemesince KTK'nın 78. maddesi ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin anılan hükümleri gereği kullanılması gereken emniyet kemerinin takılması halinde de, kaza nedeniyle oluşan maluliyetin oluşup oluşmayacağı ve emniyet kemeri takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda, uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınması; koruyucu ekipmanın takılmadığı ve bu durumun maluliyetle illiyeti bulunduğunun saptanması halinde, BK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereği belirlenen yöntemine uygun şekilde (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020/4-65 E. 2022/1387  K. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/3154 E. 2022/10841 K.). yani tespit edilen en son rakam üzerinden değil ilk başta tespit edilen gerçek zarar miktarı üzerinden indirim yapılması şeklinde müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle  karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/5622 E. 2021/7246 K.)<br>b- İşçiye  ücreti dışında ödenen asgari geçim indirimi 01/01/2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5615 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değişik 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile getirilmiş olup bireyin veya ailenin  asgarî geçim düzeyini sağlayacak bölümünün toplam gelirden düşülerek vergi dışı bırakılmasıdır. Bu nedenle ücretin eki değildir, ücret olarak nitelendirilemez. Ev hanımı olup herhangi bir işte çalışmayan davacının zararının hesaplanması sırasında esas alınan asgari ücret, bir çalışmanın karşılığı değil ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Bu duruma göre ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı durumlarda dikkate alınamayacağı açık olup tazminat hesaplamasında esas ücrete dahil edilemez. Asgari geçim indirimi bedeli, fiili çalışmanın karşılığı olan bir ödeme olup fiilen çalışmayan kişiler için efor kaybı tazminatı hesaplanırken ücrete dahil edilmesi mümkün değildir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5329 E. 2024/4771 K. Aynı Daire 2012/13504 E. 2013/9315 K. Dairemizin  2018/1600 E. 2021/512 K. Sayılı kararı)<br>Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve hükme esas kabul edilen bilirkişi raporunda; davacının aktif çalışma devresi olarak kabul edilen süre için Asgari Geçim İndirimi (AGİ)  dâhil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.<br>Bu itibarla ev hanımı olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışmayan  ve  01.01.2022 tarihinden itibaren Asgari Geçim İndirimi uygulamasının da kaldırılmış olması  nedeniyle davacı için, iş gücü kaybı (efor kaybı) tazminat hesabı yapılırken tazminat hesabının yapıldığı tüm dönemlerde (aktif dönem olarak kabul edilen dönem için de) AGİ dâhil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekir. Bu nedenle bilirkişi raporu hatalıdır. Açıklanan nedenlerle; davacının aktif dönemi olarak kabul edilen süreç için de AGİ dâhil edilmemiş net asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması (pasif dönem hesabının hükme esas alınan rapordaki gibi yapılması) için rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken  yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olup davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının asgari geçim indiriminin dikkate alınmak suretiyle belirlenen ücretle  hesaplanması doğru görülmemiş kararın kaldırılması gerekmiştir. <br>Buna göre; kazada yaralanan ...'un ev hanımı olması göz önüne alınarak, zarara ilişkin gelirinin AGİ’siz net asgari ücret üzerinden yapılması ve aktif-pasif devre ayrımı yapılmaksızın tüm hesap süresi pasif devre kabul edilerek AGİ’siz net asgari ücret üzerinden hesap yapılarak sonuca ulaşılması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. (Bknz. Yargıtay 17. HD'nin 2016/15183 Esas, 2019/7030 Karar sayılı ilamı)<br>c-Davacı vekili tarafından verilen ıslah dilekçesi davalı ... Sigorta A.Ş. vekiline 06.11.2022 tarihinde elektronik olarak tebliğ edilmiş, mahkemece davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin ıslah dilekçesine karşı cevap dilekçesinde olduğu gibi yasal 2 haftalık cevap süresini beklemeden 16.11.2022 tarihinde karar verilmiştir. Bu haliyle davalı ... Sigorta A.Ş.'nin Anayasal savunma hakkı kısıtlanmıştır. Bu yönüyle de ilk derece mahkemesinin kararı yerinde değildir. <br>HMK.'nun 353/1-a-6. maddesinde \"...Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması\" bölge adliye mahkemesince başvuruya konu kararın esası incelemeden kaldırılmasına karar verilmesi gereken haller arasında sayılmıştır. Somut olayda;  yukarıda ayrıntılı  biçimde izah edilen yargılamadaki eksiklikler uyuşmazlığın esasının çözümü için olmazsa olmaz niteliktedir.<br>Açıklanan nedenlerle; davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile 6100 sayılı HMK 353/(1)-a-6 maddesi uyarınca kararın  kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde (Usulü kazanılmış haklara riayet edilerek) yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. Maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, sair istinaf itirazlarının reddine, <br>2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine, <br>4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>5-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2c3f57aa787cbb2c","SID":"60bf775bef5f3e67"}}