{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/682 Esas<br>KARAR NO:2025/728 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2023/522 Esas -  2024/773 Karar <br>TARİH:16/10/2024<br>DAVA:Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:02/05/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin,davalıların yetkilisi olduğu ... Şirketi'ne satmış olduğu mallardan dolayı alacaklı olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla taraflarınca davalılar hakkında... ve ... sayılı dosyaları ile takip başlatıldığını, başlatılan takiplerle davacının borçludan alacağını tahsil edemediğini, borçlu şirket yetkililerinin ödeyemeyecekleri miktarlarda davacı şirketten mal aldıklarını, davalı şirketin kendi fiili ile bilerek kendisini aciz içerisine soktuğunu,  ticareti hileli biçimde ve usulsüz terk etme yoluna gittiğini,  ellerindeki menkulleri zarara uğratmak kastıyla elinden çıkarttığını,  borçlu şirket alacakları ve mevcudu borçlarını ödemeye yetmediği halde iflas isteme yoluna gitmediğini, borçlu şirket yetkilileri hakkında İstanbul 20. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2015/196 E. Sayılı dosyasıyla 20.03.2015 tarihinde  şikayette bulunulduğunu,  yargılama sonucunda 05.04.2022 tarihinde verilen karar ile  sanıklar ... ve ... hakkında cezalandırmalarına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, yönetim kurulu üyelerinin, kanunda öngörülen yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ederek şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına vermiş oldukları zarar neticesinde bu kişilere karşı TTK. m. 553/1’de sorumluluk davası açılabileceğini beyan ederek davanın kabulü ile  301.982,80 TL'nin 30.11.2015 tarihinden itibaren İşleyen reeskont avans faizi ile davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.Davalılara usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamışlardır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 16/10/2024 tarih ve 2023/522 Esas - 2024/773 Karar sayılı kararında; \"Dava; şirket yöneticisinin sorumluluğu nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Davacı, davalıların dava dışı ... Şirketi'nin yetkilileri olduğunu, dava dışı bu şirketten oluşan 301.982,80-TL tutarındaki alacağını tahsil edemediğini, her iki davalıların yetkilisi olduğu dava dışı şirketin borçlarını ödeme imkanı olmadığı halde iflasını istememeleri nedeniyle kusurlu olduklarını  ve TTK 553/1 maddesi gereğince oluşan borçtan sorumlu olduklarını beyanla tazminat isteminde bulunmuştur.Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.Mahkememizce tarafların bildirmiş oldukları delil ve belgeler toplandıktan sonra bilirkişi kurulundan rapor aldırılmıştır. Dosyaya ibraz olunan 07/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; her iki tarafın Ba Bs fatura beyanlarında alacak tutarı açısından bir çelişkinin bulunmadığı, davalıların %50 oranında ortak olduklarını, ... Şirketi adına, davacı ... A.Ş.'den 2014-2015 yıllarında almış oldukları ürünlerin bedellerine karşılık vermiş oldukları çek bedellerini ödemedikleri, TTK madde 553/f.1 uyarınca kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olduklarını, davalıların dava dışı ... Şirketi'nin %50 ortakları olduğu ve şirkete 07/11/2012 tarihinden itibaren müdür olarak görev yaptıklarının anlaşıldığı, İstanbul 20. İcra Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararı da nazara alındığında davalı gerçek kişilerin yasal zorunluluk olmasına rağmen dava dışı şirketin iflasını talep etmeleri ve bu yönü ile yasal yükümlülükleri ihlal etmiş olmaları nedeni ile davacı şirketi doğrudan doğruya zarara uğratmış oldukları anlaşıldığından dava tarihi itibariyle bahse konu 301.982,80 TL'lik borçtan faiziyle birlikte sorumlu olduklarının düşünüldüğü yönünde sonuç ve kanaat bildirilmiştir.Tüm bu açıklamalar ışığında; dava dışı borçlu olduğu belirtilen  ... Şirketi ile davacı ... A.Ş.'nin vergi dairelerinden celp edilen BA-BS kayıtlarının uyumlu olduğu, buna göre davacının dava dışı bu şirketten 301.982,80-TL tutarında alacağın bulunduğu, davacının bu alacağını yaptığı icra takipleri ile tahsil edemediği, her iki davalının dava dışı borçlu şirketin yöneticileri oldukları, İstanbul 20. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2015/196 Esas - 2022/141 Karar sayılı dosyası ile davalıların üzerlerine atılı İcra İflas Kanunu'nun 345/a maddesi gereğince sermaye şirketlerinin iflasını istememek suçu nedeniyle cezalandırılmalarına karar verildiği, buna göre davalıların TTK 553 maddesi kapsamında kusurlu olmaları nedeniyle alacaklı olan davacıya karşı sorumlu oldukları anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.\"gerekçesi ile,'' 1-Davanın KABULÜ İLE,-301.982,80-TL'nin 30/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan eşit oranda alınarak davacı tarafa verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kararda \"...301.982,80-TL'nin 30/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan eşit oranda alınarak davacı tarafa verilmesine...\" karar verildiğini,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/1059 E., 2024/32 K. Sayılı 31-01-2024 tarihli kararında \"...Bir başka anlatımla, müteselsil kavramı dilekçede aynen kullanılmak zorunda olmadığından, davacı açıkça müteselsil sorumluluk esasına göre tahsil talep etmediğini ve pay oranına göre zararın giderilmesini istediğini belirtmedikçe (dava dilekçesinden müteselsil talep isteği anlaşılıyorsa) talebin teselsüle dayandığı kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 24.06.1983 tarihli ve 1981/9-533 Esas, 1983/724 Karar; 15.10.2019 tarihli ve 2019/17-271 Esas, 2019/1069 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir....\" denmekte olduğunu,Müvekkili şirketin alacağını tahsil edemediği için zarara uğradığını; davalıların borcu ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediklerini ve alacaklıyı zarara uğratmak maksadıyla davrandıkları ve şirketin iflasını istemedikleri için İstanbul 20. İcra Ceza Mahkemesinin 2015/196 E. Sayılı dosyasında cezalandırıldıklarını; bu sebeplerle müvekkilin zararlarından şahsen ve müteselsilen sorumlu olduklarını; Türk Ticaret Kanunu 557. Maddesinde de \"Birden çok kişinin aynı zararı tazminle yükümlü olmaları hâlinde, bunlardan her biri, kusuruna ve durumun gereklerine göre, zarar şahsen kendisine yükletilebildiği ölçüde, bu zarardan diğerleriyle birlikte müteselsilen sorumlu olur.\" denilmekte olduğunu, İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının öncelikle düzeltilerek yeniden karar verilmesine, dava masrafları ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; TTK'nun 644/1 fıkrası atfı ile 553 ve devamı maddelerine dayalı, alacaklı tarafından açılan yönetici sorumluluğu nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile 301.982,80-TL'nin 30/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan eşit oranda alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi; yönetici sorumluluğu nedeniyle tazminat istemlerinde davalıların müteselsil sorumlu oldukları, dava dilekçesinde zararın davalılardan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece taleplerinden farklı şekilde zararın davalılardan eşit oranda tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğu yönündedir.Dava dilekçesi incelendiğinde, davacı yanın davanın kabulü ile  301.982,80-TL'nin 30/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan alınarak davacıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. HMK'nun 26 maddesi uyarınca mahkeme; tarafların talep sonuçları ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir. Somut olayda davacı yanın, dava dışı limited şirketten olan alacağının dava dışı şirket müdürü olan davalıların sorumluluk gerektiren eylemleri neticesinde tahsil edilemediğini ileri sürerek zararın davalılardan tahsilini talep edilmiş olması,TTK'nun 557/1 fıkrası uyarınca birden çok kişinin zararı tazminle yükümlü olmaları halinde, her bir inin kusuruna göre bu zarardan diğerleri ile birlikte müteselsilen sorumlu olacaklarının düzenlenmiş olması, dava dilekçesinde  zararın davalılardan eşit olarak tahsilinin talep edilmemiş bulunması, mahkemece de davalıların zarardan TTK'nun 553 maddesi uyarınca davacıya karşı sorumlu oldukları gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş olması  karşısında, gerekçesi açıklanmaksızın ve davacı talebinden farklı şekilde zararın davalılardan eşit oranda tahsiline karar verilmesi isabetsiz olmuş, davacı yanın bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur.Ne varki bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemektedir.Sonuç itibariyle; davacı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak, davanın kabulü ile  301.982,80-TL'nin 30/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/10/2024 tarih ve 2023/522 Esas 2024/773 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,2-Davanın kabulü ile; 301.982,80-TL'nin 30/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:3-Dairemiz karar tarihi itibariyle kabul edilen miktar üzerinden davalıdan alınması gereken 20.628,45-TL nispi karar harcından, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 5.157,12-TL harcın mahsubu ile bakiye 15.471,33‬- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 5.157,12-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.362,62-TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.699,64-TL'nin davalılardan  müteselsilen  alınarak davacıya verilmesine,5-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediği anlaşılmakla; bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca göre hesaplanan 48.317,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,7-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN:8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,9-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 11-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara  tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"56ea55d04b95b6bf","SID":"0d793a72ef821e01"}}