{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ     Esas-Karar No: 2025/129 Esas - 2025/173<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2025/129 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/173<br><br>HAKİM\t:  .... <br>KATİP\t: .... <br><br>DAVACI \t .... <br>VEKİLLERİ\t: Av.  .... <br>\t  Av.  .... <br>DAVALI \t:  .... <br>VEKİLİ\t: Av.  .... <br><br>DAVA\t: Markanın Hükümsüzlüğü<br>DAVA TARİHİ\t: 11/12/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 21/04/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH  \t: 21/05/2025<br>Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili mahkememizin  ....  Esas sayısına kaydedilen 11/12/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirketin 1932 yılında kurulan, ana faaliyet alanı alçı ve inşaat yapı malzemeleri olan sektöründe lider kuruluşlardan biri olduğunu,  Amerika'dan sonra Türkiye ve Avrupa pazarına sunulan cam elyaf şilte kaplamalı il dış cephe levhasını üreten sektörün öncüsü bir şirket olduğunu, tanınmış birçok markaya sahip olduğunu ve ... nezdinde tescili 200 civarında markası bulunmakta olduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirketin haksız, kötü niyetli ve hukuka aykırı marka başvurularıyla ilgili yoğun bir hukuk mücadelesi vermekte olduğunu, müvekkili şirkete ait “...” markasının sektöründe en bilinen ve tanınmış marka olduğunun marka bilinirlik araştırmasıyla da kanıtlanmış olduğunu, müvekkili şirketin yoğun emek ve etkin tanıtım faaliyetleri sonucu müşteriler nezdinde adeta dış cephe kaplaması levhası ve çatı levhası ürünleri ile özdeşleşmiş olan markasını meydana getirmiş olduğunu, müvekkili şirketin mesnet gösterilen markaları ile ... kararına konu davalı şirket markası arasında SMK madde 5/1-ç kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmakta olduğunu, itiraza konu marka ile müvekkili şirketin mesnet markaları arasında ayniyet/ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğunun çok açık olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte aksi yönde kanaat hasıl olması halinde, müvekkili şirkete ait mesnet markalar ile davalı şirkete ait itiraz konusu marka başvurusu arasında “karıştırma ihtimalinin” bulunduğunun sabit olduğunu, bu hususun ... ve ... tarafından tesis edilen kararlarda da tespit edilmiş olduğunu, müvekkili şirkete ait markaların inşaat ve inşaat yapı malzemeleri sektöründe muazzam bir tanınmışlığa sahip olduğunu, müvekkili şirketin ... markalı ürünleri aynı zamanda sektörde, “turuncu ...” olarak tanınmakta ve anılmakta olduğunu, SMK madde 6/5 kapsamında da itirazlarının kabulüne karar verilmesi gerektiği açık olduğundan ... kararının bu yönden de iptali gerekmekte olduğunu, davalı şirketin eylem ve hareketleri bütünüyle değerlendirildiğinde; müvekkil şirket markasını taklit ettiği ve müvekkili şirket markasının tanınmışlığından yararlanmaya çalıştığı, haksız yarar elde ettiği, dava konusu markanın tüm mal ve hizmet sınıfları yönünden reddine karar verilmemesi halinde müvekkil şirket markasının ayırt edici karakterini zedeleyeceği ve markayı sulandırılacağının çok açık olduğunu, davalı şirket tarafından yapılan marka tescil başvurusunun kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin bu denli ağır şekilde hukuka aykırılık teşkil eden tüm eylemlerini bütüncül şekilde dikkate alması ve müvekkili şirketin uzun yıllardır çok büyük emekler verdiği tescilli markalarını, kötü niyetli olduğu son derece açık olan tescile karşı koruması gerekmekte olduğunu, davalı şirketin, müvekkili şirketin uzun yıllar boyunca, büyük emek ve maddiyat sarf ederek tanınmış hale getirdiği markasına karşı bunca haksız ve hukuka aykırı eylemlerinden sonra kötü niyetli olduğunun kabul edilmesi gerekmekte olduğunu beyanla;  itirazlarının reddine ilişkin ...'nın ... numaralı kararının iptaline, ... nezdinde 20.12.2021 başvuru tarihinde, ... başvuru numarasıyla tescil başvurusu yapılan ve tescil işlemleri devam eden  \"...\" ibareli markanın herhangi bir mal ve hizmet sınıfı üzerinde tescili halinde sicilden terkin edilmek suretiyle başvuru konusu edilen tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne, ... kararına konu ... başvuru numaralı \"...\" ibaresinin tescil edilmemiş ise davanın sonuçlanmasına kadar tüm tescil işlemlerinin durdurulmasına ve huzurdaki dava sonuçlanıncaya kadar üçünce kişilere devrinin önlenmesine ve kullanımının önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>C E V A P :<br>Davalı vekili mahkememizin  .... Esas sayısına kaydedilen 27/12/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın tecavüz/haksız rekabet iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, esasen “.../...” ibaresi ayırt edici kriterden yoksun, tanımlayıcı nitelikte bir cins ismi/tanımlayıcı/doğrudan bir ürüne işaret olduğunu, dolayısıyla tek başına/esas unsur olarak nitelediği ürünler için tescil edilemez olduğunu, tanımlayıcı bir cins ismi olan “...” ibaresinin tek başına usul ve yasaya aykırı olarak davacı yan adına tescil edilmiş olması davacı yana ... ibaresi üzerinde tek başına markasal koruma hakkı ve bu ibare üzerinde tekel hakkı sağlamayacağını, davacı yanın söz konusu tescile dayanarak bir tanımlayıcı ve nitelik belirtici cins isim olan ... kelimesi üzerinde münhasır hak talep etmesi ve bu kelimenin 3. kişilerce kullanımını engellemeye çalışması, gerek hukuki düzenlemelere ve yargıtay kararlarına gerekse kamu yararına aykırı olduğunu, müvekkili şirketlerin .../.../dex ibareleri üzerinde münhasır bir hak iddiasının kesinlikle bulunmamakta olduğunu, nitekim söz konusu dex ibaresinin müvekkili markasında tali unsur olarak kullanılmakta olduğunu, müvekkili markası ile davacı markası tamamen birbirinden farklı olup, daha ilk bakışta bu farklılığın anlaşılmakta olduğunu, müvekkili şirketin satışa sunduğu ürünler üzerindeki “...” ibaresini kullanım ve yazım şekli ile ve karşı yanın “...” ibaresini kullanım ve yazım şeklinin birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, müvekkili şirketin \"...\" markasının kullanımında \"...\" ibaresinin altının bir fırça darbesi ile çizili olduğu yönünde orijinal, ayırt edici niteliği haiz özgün bir tasarım ortaya çıkarıldığını,  markalar arasında karıştırılma ihtimali olmadığını ve haksız rekabetin de söz konusu olmadığını, mesnetsiz ve genel geçer bu ihtiyati tedbir talebinin reddi gerekmekte olduğunu, iş bu sebeple mahkemenin ihtiyati tedbir kararına en geniş şekilde itiraz ettiklerini, bir iltibas tehlikesinin mevcut olmadığını, hükümsüzlüğe yönelik uzman görüşü tespitlerine de katılmalarının mümkün olmadığını, müvekkili markasının boya işi itibariyle ayırt edicilik kazandığını, davacı tarafın müvekkili firmanın boya sektöründeki tanınmışlığından ve yaptığı yoğun tanıtım ve reklam faaliyetlerinden ticari kazanç sağlamayı hedeflediğinin açık ve net olduğunu beyanla; taraflarınca açılmış bulunan  ....  E. sayılı davasının bekletici mesele yapılmasını, açılan iş bu haksız ve mesnetsiz davanın reddini, ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazlarının kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: <br>İşlem dosyasının tetkikinde; davalı şirketin 20.12.2021 tarihinde  \"...\" ibareli  ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 12.04.2022 tarihli ve 394 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 13.06.2022 tarihinde SMK’nın m.5/1-ç, m.6/1, m.6/5 ve m.6/9 hükümleri kapsamında  ....  sayılı  markaları mesnet göstererek itirazda bulunduğu, davalı şirketin 31.10.2022 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu, yayına yapılan itirazın ...'nca kısmen kabulüne karar verilerek marka tescil başvuru kapsamından “Boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, ahşabı koruyucu maddeler, boyalar için bağlayıcı ve inceltici maddeler, boya pigmentleri, metali koruyucu maddeler, ayakkabı boyaları; matbaa boyaları ve mürekkepleri, tonerler (dolu halde toner kartuşları dahil); besin ispençiyari ürünleri ve içecekleri boyamaya mahsus maddeler.”in  çıkarılmasına karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından 06.03.2023 tarihinde yeniden itirazda bulunulduğu, yeniden yapılan itirazı değerlendiren  ....  sayılı ... kararı ile  itirazın  reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 13.10.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu marka başvurusu 21.11.2024 tarihinde tescil edilmiştir. <br>Davalı vekili Av.  ....  03/04/2025 tarihli dilekçesi ile; davayı kabul beyanında bulunmuştur. Adı geçen avukatın vekaletnamesi incelendiğinde davayı kabul hususunda açıkça yetkisinin bulunduğu müşahede edilmiştir.<br>Mahkememizin  ....  Esas sayısına kayıtlı dava ... kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. ... kararının iptali istemi bakımından davalı ..., davalı şirket ile birlikte zorunlu dava arkadaşı olduğundan, salt davalı şirket vekilinin davayı kabul beyanında bulunması ... kararının iptali istemi bakımından davanın kabulüne bağlı hüküm ve sonuçlarını doğurmaya elverişli değildir.<br>Bununla birlikte; markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından davalı şirket vekilinin davayı kabul beyanında bulunması davanın kabulüne bağlı hüküm ve sonuçlarını doğurmaya elverişli olması nedeniyle markanın hükümsüzlüğü istemli davanın ....  Esasa kayıtlı davadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş ve tefrik işlemi yapılarak markanın hükümsüzlüğü istemi iş bu esasa kaydedilmiştir. <br>Başvurma harcı ve peşin harç davacı tarafa tamamlattırılmıştır.<br>6100 sayılı HMK m.308 hükmüne göre; Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur.<br>HMK m.309 hükmüne göre; Kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.<br>Somut olayda; eldeki uyuşmazlığın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalardan olduğu, davalı vekilinin davayı kabul beyanında bulunduğu, \"kabul\" beyanının yargılamaya son veren taraf usul işlemi olduğu, mahkemenin veya davacının muvafakatine bağlı olmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin \"kabul\" beyanı nedeni ile davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM:<br>1-Davanın KABULÜ ile; davalıya ait   ....  sayılı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİN EDİLMESİNE,<br>2-6769 sayılı SMK m.27/6 hükmü uyarınca hükümsüzlük kararı kesinleştiğinde bir örneğinin re'sen ...'e gönderilmesine,<br>3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcı peşin alındığından ayrıca harç ikmaline yer olmadığına,<br>4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL başvurma harcının davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile arta kalan 345,55 TL'nin talebi halinde davacıya iade edilmesine, <br>5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan  615,40 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı ve 30,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam  915,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa resen iadesine,<br>Dair, tarafların yokluğunda, evrak üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 341 hükmü gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ....  Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.21/04/2025<br><br>Katip  .... <br> E imzalıdır<br> <br> <br>Hakim  .... <br> E imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f8960650746aa097","SID":"258eddcfc5a25767"}}