{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/2207 <br>KARAR NO\t\t: 2025/998<br>KARAR TARİHİ\t: 13/05/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>\t\t  (4 Nolu Kalem)<br>ESAS NO\t\t: 2017/1004<br>KARAR NO\t\t: 2023/322<br>DAVA TARİHİ\t: 18/09/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 26/04/2023<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t:13/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:13/05/2025<br><br><br>İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/04/2023 Tarih ve 2017/1004 E. 2023/322 K.sayılı kararının istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelenmenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>       <br><br>HMK. M.354 KAPSAMINDA İNCELEME (ESASA İLİŞKİN)<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili kurumun 2071030 no.lu kuyu atık su konut abonesi olduğunu, abonelik adresinin “... mahallesi ... caddesi No... .../...” olduğunu, müvekkili idarenin kaçak su araştırma görevlileri tarafından abonenin adresinde yapılan incelemede adreste ... Benzin İstasyonunun faaliyet gösterdiği, 6208 seri no.lu su sayacının yerinde olmadığı, sayacın müvekkili idare tarafından sökülmediği, sayacın çalınma işlemi olduğunun tespit edildiğini, sayaç çalınma işleminin işyeri faal olduğundan sayacın son okuma tarihi olan 22.02.2006 ile sayaç çalınmasının tespit edildiği 10.06.2013 tarihleri arasında yapılarak ilgili dönemler arasına 43.322 m³(2665 günlük) sarfiyat karşılığı 128.164,03 TL kıyas su bedeli+10.253,12 TL KDV olmak üzere toplam 138.417,15 TL borcun 10.09.2013 tarihli faturaya tahakkuk ettirildiğini, asıl alacağa takip tarihi olan 26.01.2017 tarihine kadar 78.554,18 TL faiz 14.139,75 TL faizin KDV’si ilave edildiğini, bu borçların 2007 yılı 3-4-5-6-7-8-9-10-11-12 aylar 2008-2009 yılı tüm ayları, 2010 yılı 1-2-3 ayları 2011 yılı 1.ayı 2013 yılı 8.ayına ait kuyu atık su bedeli olduğunu, ödenmeyen su bedellerinin tahsili amacıyla İzmir 13.İcra Müdürlüğü’nün 2017/1525 E.  Sayılı dosyası ile davalı aleyhine takibe geçildiğini, davalının haksız ve yasal dayanaktan uzak itirazı nedeni ile takibin durduğunu, talep edilen atık su bedellerinin yasal mevzuat hükümlerine dayandığını bu nedenle talep edilmesinin hukuka ve yasalara uygun olduğunu, atık su ücretinin yasal dayanağının 2560 sayılı yasa olduğunu, abonelikten kaynaklanan borçlar hukuken aranılacak nitelikte borçlar olduğunu, bu borçların ayrıca ihtara gerek kalmadan son ödeme tarihinde muaccel olduğunu, faizin hukuki dayanağının Tarifeler Yönetmeliği olduğunu, KDV kanununun 24.maddesine göre işlemiş faize KDV uygulanabileceğini belirterek itirazın iptaline takibin devamına %20 icra inkar tazminatına, yargılama ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmektedir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu aboneliğin bulunduğu taşınmazın müvekkili tarafından 08.09.2001 yılında imzalanan protokol ile ...’a kiraya verildiğini, taşınmazın ... bayisi olarak ... Ltd. Şti. tarafından kullanıldığını, bu nedenle davanın ... ve ... Ltd. Şti.’’ ne ihbarını istediklerini, sayacın son okunma tarihi ile tespit tarihi arasında 2665 gün yani 7 yıl 3 ay 18 gün olduğunu, davacı kurumun sorumluluklarını yerine getirmediğini, sayaç okuma, ödeme süresi yasal takip süresi dikkate alındığında 3-3,5 aylık bir süre içerisinde su kullanılmamasından kaynaklanan bir borç olduğunda sözleşmenin sonlandırılması gerektiğini, taşınmazın akaryakıt istasyonu olduğunu, 7/24 saat açık olduğunu, sayaç yerinin kapalı, ulaşılamaz olmasının söz konusu olmadığını, 10.06.2013 tarihinde davacı idare görevlileri tarafından tespit yapıldığını, Yargıtay kararlarında da sayaç okunmamasından doğan kusurun idarede olduğunun kabul edildiğini, davacı idare tarafından müvekkilinin sayaçsız su kullandığının ileri sürüldüğünü,  kaçak su kullanımının kökleşmiş Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı gibi haksız fiil olduğu abonenin(bina sahibinin) bundan sorumlu bulunmadığını, KDV’ nin hukuki dayanağı olmadığını, gecikme faiz talebinin de yasal dayanağı olmadığını, alacağın haksız eylemden kaynaklanması sebebiyle faizin yasal faiz olması gerektiğini, kaldı ki müvekkilinin davacı idareye atıksu aboneliğinden kaynaklanan bir borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesince \"...  Davanın kısmen kabulüne,  İzmir  13. İcra Müdürlüğü' nün 2017/1525 E. sayılı dosyasında davalının; 138.417,15-TL asıl alacak, 62.846,94-TL işlemiş faiz, 11.312,45-TL faizin %18 KDV si olmak üzere toplam 212.576,54-TL'den oluşan  borca ilişkin itirazın iptali ile, takip talebindeki şartlarla  takibin devamına,  Alacak likit ve hesaplanabilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalının kötü niyeti ispatlanmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. davanın kısmen kabulü ile; İzmir 13. İcra Müdürlüğü' nün 2017/1525 E. sayılı dosyasında davalının; 138.417,15-TL asıl alacak, 62.846,94-TL işlemi faiz, 11.312,45-TL faizin %18 KDV'si olmak üzere toplam 212.576,54-TL'den oluşan  borca ilişkin itirazın iptali ile, takip talebindeki şartlarla takibin devamına, alacak likit ve hesaplanabilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine4-davalının koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine<br> ...\" ifadelerini içeren gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. <br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Davalı ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.<br> İSTİNAF NEDENLERİ:<br> Davalı vekili istinaf başvurusunda özetle; dava itirazın iptali davası olduğunu, davacı tarafından izmir 13. icra müdürlüğü’nün 2017/1525 e. sayılı dosyası ile yapılan icra takibinde borcun sebebi olarak “... Mah ... Cad No:... ... ... adresinde bulunan 2071030 nolu aboneliğin 2007 yılı 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 12. ayları, 2008 yılı ve 2009 yılı tüm ayları, 2010 yılı 1,2,3. ayları, 2012 yılı 1. ayı, 2013 yılı 8. ayına ait ödenmeyen su borcu bedelidir” yazılı olduğunu, dava dilekçesinde 10.09.2013 son ödeme tarihli 138.422,40 TL’lik bir faturadan bahsedildiğini, icra takip dosyasına ve dava dosyasına böyle bir fatura ibraz edilmediğini, böyle bir faturanın olmadığını, varsa da davalıya tebliğ edilmediğini, takip tarihinde borcun sebebi olarak gösterilen sürenin 1188 gün olduğunu ancak bilirkişi raporlarında 2665 gün hesaplandığını, bilirkişi takip talebi ve ödeme emrindeki borcun sebebine bakılmadığından davacının iddialarını rapora geçirdiğini, davacı tarafından 7 yıl 3 ay 18 gün sayıcın neden okunmadığına dair bir açıklama yapılmadığını, davalı tarafından yapılan itirazların değerlendirilmeden usul ve yasaya aykırı olarak karar verildiğini belirterek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br> Davacı vekili Katılma yoluyla istinaf başvurusunda özetle; 2017 yılında açılan davanın gereksiz itirazlar sebebi ile 7 yıl sürdüğünü 2023 yılında yerel mahkemeden karara çıktığını, dosyada 6 kere rapor alındığını, buna rağmen hala alınan raporlara itiraz edildiğini, davalının kötü niyetli olarak süreci uzatmaya çalıştığını ilk derece mahkemesi tarafından verilen kısmen kabul kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini  talep etmiştir. <br>\t<br>GEREKÇE:<br>Dava; Kaçak atık su  bedelinin tahsili için İİK  67. maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>    Davacının  icra takip tarihinde 138.422,40-TL asıl alacak,78.554,18-TL işlemiş faiz ve 14.139,75-TL faizin  %18 kdv si olmak üzere toplam 231.116,33-TL alacak talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.<br> Davacı idare ile davalı ... arasında dava konusu “... Mahallesi ... Caddesi No... .../...” adresindeki taşınmaz için 02.09.1992 tarihinde “Atık Su Abonman Sözleşmesi” düzenlendiği, davalı işyerinde sayacın 22.02.2006 tarihinde okunduğu, kaçak su araştırma görevlileri tarafından 10.06.2013 günü yapılan incelemede sayacın olmadığının tespit edildiği, sayacın söküldüğüne ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığından çalınma işlemi uygulandığı anlaşılmaktadır. <br> Atık Su Abonman Sözleşmesinin “Abonenin Yükümlülükleri” başlıklı 5. Maddesinde davalı abone ...' ın idare ile imzaladığı sözleşmede, atıksu sayacını korumakla yükümlü olduğu, sayacın arızalanması veya sarfiyatları kaydetmemesi durumunda ...' ya yazılı olarak haber vermek mecburiyetinde olduğu, sayaçlarda meydana gelebilecek arızalarda masrafları karşılamak mecburiyetinde olduğu, herhangi bir sebepten kuyunun kapanması durumunda ...” ya yazılı haber vermekle yükümlü olduğu, aksi halde kapatılan kuyunun ... yetkililerince tespit edildiği tarihe kadar faal olduğunun kabul etmek zorunda olduğunun belirtildiği, sayacın okunmadığı bahse konu süreçte abonelik çalışır durumda olmasına rağmen ...' ya herhangi bir endeks bildiriminde de bulunulmadığı,  10.06.2013 tarihli ... Kaçak Su Araştırma Servisi Kontrol Formunda, çalınma işlemi uygulandığı, dava konusu işlemde de yine Madde: 14-c yönetmelik hükmü uygulanarak, sayacın okuma yapılabilen dönemi esas alınarak işlem yapıldığı, ortalama sarfiyat miktarı hesaplanarak yapılan işlemin yönetmelik hükmüne uygun olduğu anlaşılmaktadır. <br>Davacı idare tarafından 2560 sayılı kuruluş kanunu doğrultusunda uygulamaya konulan tarifeler yönetmeliği ile ölçüler ve ayar mevzuatına ve mevcut abonelik sözleşmesi hükümlerine göre her abonenin sayacını korumakla yükümlü olduğunun açık ve net bir şekilde belirtildiği,  ... Şube Müdürlüğü tarafından ...' a gönderilen atıksu abone borçlarını gösteren ödeme belgesinde, mevcut borçların 10 gün içerisinde ödenmesi gerektiği, aksi halde hukuki işlem başlatılacağının bildirildiği, borca ait son ödeme tarihinin 10.09.2013 olduğu, Sayacın son okuma yapılabilen 22.02.2006 tarihinden itibaren 10.06.2013 tarihleri arasında ... geçerli tarifeler üzerinden, tarife zam aralıkları (gün sayısı) baz alınarak, dönemler arasındaki atıksu tüketim miktarları hesaplanarak, atıksu tüketim bedellerine göre  ortalama atıksu tüketim borcunun takip tarihine kadar; asıl  alacak 138.417,15-TL, işlemiş faiz  78.558,67-TL, faizin %18 KDV” si 14.140,56-TL olmak üzere Toplam  231.116,38-TL olarak hesaplanmıştır. <br>Ancak ... tarafından sayacın yönetmelikte belirtilen dönemler halinde okunmadığı, son okunma tarihi ile tespit tarihi arasında 2665 gün (7 yıl 3 ay 18 gün) geçtiği, sayaç çalınma işlemi yapılan 10.06.2013 tarihli ... Kaçak Su Araştırma Servisi Kontrol Formu dışında da dosyasında, sayaç okumasının neden yapılamadığını ispatlayan bilgi ve belgeler ile açıklamaların bulunmadığı göz önüne alındığında, idarenin de bu yönüyle yönetmeliğe aykırı davranması sebebiyle sorumluluğunun müterafik    kusurunun  bulunduğu   anlaşılmaktadır.<br>Yargıtay\t3. Hukuk Dairesi 2014/15921 E.  2014/16234 K.10.12.2014 tarihli ilamı:\"...Davalı aboneliği iptal ettirmedikçe abonelik üzerinden tüketilen normal veya kaçak su bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte davacı kuruma karşı müteselsilen sorumludur. Davacının birbirini takip eden su tüketimine esas (9) adet faturanın ödenmemesine rağmen yönetmelik gereği suyu kesmemesi davacı açısından müterafik kusur teşkil etse de, bu kusur tüketilen su bedelinin aslından davalının berâatını gerektirmeyeceği gibi tüketim bedeli olan ana borçtan hukukî sorumluluğunu da ortadan kaldırmaz. Olsa olsa davalının (normal tüketim bedeli dışında) gecikme zammı veya işleyecek yasal faizden kusur oranında indirim gerektirir. Aksine düşünce davalının sebepsiz zenginleşmesine yol açar.Ayrıca; taraflar arasında imzalanan 08.04.1994 tarihli sözleşmede borcun ödenmemesi hâlinde 6183 sayılı yasa gereğince gecikme zammı alınacağına dair bir hüküm bulunmamakta olup, buna göre, dava konusu borç hakkında gecikme zammı tahakkuk ettirilemeyeceği, ancak yasal faiz istenebileceği nazara alınmalıdır.....'<br> Tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin kendisine düşen edimi ifada ihmal gösterdiği, dolayısıyla 6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca müterafik kusurlu olduğu açıktır.İlk Derece Mahkemesince, 78.554,18 -TL  işlemiş  faizden,  %20 müterafik kusur indirimi  yapılarak davanın kısmen kabulüne dair kararın usul ve yasaya ve yerleşik içtihatlara uygun olup ,alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu verilen kararın  isabetli olduğu görülmekle davalı tarafın  istinaf talebi haklı görülmemiştir.<br>İlk Derece  Mahkemesince taraf delillerinin toplandığı, bilirkişilerden rapor ve ek raporlar alındığı ve bilirkişi raporları değerlendirilerek ayrıca yargıtay ilamları dikkate alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmakla davacı tarafın da istinaf talebi haklı görülmemiştir.<br>İlk  Derece Mahkemesi kararına yönelik davalı tarafın ve davacı tarafın katılma yolu ile bildirdikleri istinaf taleplerinin yerinde olmadığı ve kamu düzenine de bir aykırılık tespit edilmediğinden istinaf taleplerinin 6100 Sayılı HMK353-1-b-1 gereğince ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin (4 Nolu Kalem) 26/04/2023 Tarih ve 2017/1004 E. 2023/322 K.sayılı kararının kararı usul ve yasal düzenlemelere uygun olduğundan davacı ve davalının karara yönelik istinaf başvurusunun HMK 353(1)-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf talebinde bulunan davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından 269,85 TL'nin mahsubu ile kalan 345,15 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf talebinde bulunan davalı taraftan alınması gereken 14.521,10 TL istinaf karar harcından 3.631,00 TL'nin mahsubu ile kalan 10.890,10 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>4-İstinaf talebinde bulunan davacı ve davalı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-a maddesi gereğince, kesin olmak üzere 13/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e483b85b423cc93c","SID":"a2f37bbb54178f1d"}}