{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/2211 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1015<br>KARAR TARİHİ\t: 14/05/2025 <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/824 -2023/442<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ \t: 29/09/2022<br>DAİRE KARAR TARİHİ \t:  14/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t:  14/05/2025<br><br> İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/05/2023  tarih ve 2022/824 Esas 2023/442  Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, Dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM;<br> Davacı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından verilen Elektrik Tedarik Lisansı kapsamında ülke genelinde son kullanıcılara elektrik enerjisi satışı faaliyetinde bulunmakta olduğunu, davalı ile arasında akdedilen Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi kapsamından doğan fatura alacağına istinaden Merkezi Takip Sistemi 2022 / 337486 sayılı dosya üzerinden yapılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:<br> Davalı, uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacı tarafla arasında elektrik tedarikine istinaden sözleşme imzalandığını ancak ibraz edilen sözleşmenin imzalanan sözleşme olmadığını, sözleşmedeki imzanın taraflarına ait olmadığını, taraflar arasında hesap mutabakatı dahi sunulmadığını, şirketin davacıya borcu olmadığını, takip tarihinden önce temerrüte düşürmemesi nedeniyle işlemiş faiz talep edemeyeceğini, alacak likit olmadığından inkar tazminatı talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br> Mahkemece, '' Taraflar Arasındaki İkili Anlaşma’nın ‘Faturalama, Ödeme ve Faturaya İtiraz’ başlıklı 7. Maddesinin 3. Fıkrasında;‘7.3) Faturaların süresi içerisinde ödenmemesi halinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. Maddesine göre belirlenen aylık orana 1 (bir) puan ilave edilmesi ile bulunacak oranda gecikme faizi ve KDV uygulanacaktır. ….. Yapılan kısmi ödemeler, varsa öncelikle ferilerinden mahsup edilecektir.\" şeklinde düzenlendiği görülmektedir. Bu faturaların son ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar taraflar arasındaki ikili anlaşma ile belirlenen gecikme zammı oranları uygulandığında davalı şirketin icra takip tarihi itibariyle 34.604,89 TL asıl alacak,  854,42TL Gecikme faizi,  153,81 TL gecikme zammı KDV si olmak üzere toplam 35.613,23 TL borcunun bulunduğu, davacı ... A.Ş.' nin davacının dava açarken 34.604,89 TL asıl alacak üzerinden  harç ikmal ettiği, takip  tarihinden sonra dava tarihine kadar davalının herhangi bir ödeme yapmadığı, davacı tarafından davalının usulüne uygun olarak temerrüde düştüğüne ilişkin delilin dosyaya ibraz edilmediği, icra takibi öncesi temerrüt oluşmadığı, temerrüt icra takip  tarihinde oluştuğu, icra takip tarihinden itibaren davacının taleplerinin doğrultusunda ve taraflar arasındaki ikili anlaşma ile belirlenen gecikme zammı oranları uygulanması gerektiği'' gerekçesi ile Merkezi Takip Sisteminin 2022/337486 Sayılı dosyasında davalının 34.604,89TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin itirazın iptali ile, takip talebindeki koşullarla takibin devamına, likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:  Davalı istinaf talebinde bulunmuştur. <br>BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,<br>Uyuşmazlık konusu davacının iddasına göre ödenmeyen enerji bedeli olduğundan uyuşmazlığın Tüketici mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, <br>Davacının Merkezi Takip Sistemi aracılığı ile takip başlattığı, takipte yetkili icra müdürlüklerinin Küçükçekmece İcra Müdürlükleri olduğunu, davacı ile imzalanan sözleşmede  yetki kaydı olduğundan İzmir icra dairelerinin ve mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilmiş ise de yargılamaya esas alınan sözleşmedeki imzaya itiraz edildiğini, imzası kabul edilmeyen sözleşmedeki yetki şartının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, <br>Davacı taraf ile şirket arasında elektrik tedarikine istinaden bir sözleşme imzalanmış ise de imzalanan sözleşmenin davacı tarafça ibraz edilmediğini, dilekçe ekinde sunulan sözleşmedeki imzanın kendilerine ait olmadığını, davacı tarafça taraflar arası abonelik ilişkisini ispatlayan veya şartları ortaya koyan sözleşmenin ibraz edilmediğini, sunulan sözleşmedeki imza şirket yekilisine yada yetkilendirdiği kişiye ait olmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin sunulmadığını, Bunu sebebinin ise tüketim bedelleri, sözleşme fesih şartları gibi sözleşmenin ana unsurlarının tek taraflı olarak değiştirilmesi olduğunu, davacı tarafça sözleşme süresinden önce feshedilmiş, teminat mektubu haksız yere paraya çevrilmiş ve bu şekilde şirketin mağdur edildiğini, <br>Davalı şirket bir akaryakıt istasyonu işletmekte olup elektriğin ticaretinin devamlılığı için temel unsur olduğu göz önüne alındığında faturalarını ödememiş olması düşünülemeyeceğini, Tüketim birim fiyatlarının davacı tarafından tek taraflı olarak değiştirildiğini, bu nedenle  fatura bedellerinin gerçeği yansıtmadığını,  <br>Davacı tarafça sözleşmenin süresinden önce feshedildiği anlaşıldığı anda kesmiş oldukların cezai şartın iadesi için şirkete mail atıldığını, davacının bu tutumunun sözleşmeyi haksız yere feshettiğini ispatladığını, <br>Davacı tarafın defterlerinde yapılan tek taraflı incelemeyle şirketin borçlu olduğu kanısına varılamayacağını, kendi şirket defterlerinde herhangi bir inceleme yapılmadığını,<br>Bilirkişi raporuna yapılan itirazlar değerlendirilmeden ve ek rapor tanzim edilmeden davanın kabulüne karar verildiğini,<br>İspat yükünün davacıda olduğunu, davacının davasını ispat etmesi gerektiğini, <br>Faturaların tek taraflı olarak tanzim edildiği göz önüne alındığında  faiz konusundaki talebin dayanağının belli olmadığı gibi icra takip dosyasına yapılan itirazın haklı olduğunu,<br> Dava konusu ödenmeyen enerji bedeli olarak açıkça belirtilmiş, davacı tarafa  kullanmış olduğu enerji için herhangi bir borcu olmadığını, Bu husus açıkça ortada iken davacı tarafın elektrik sağlayıcı olması sebebiyle güven oluşturduğu ve oluşturduğu güveni  kötüye kullandığını,, Mahkeme önünde oluşturduğu bu güven neticesinde adeta \"fatura düzenlenmemiş ve biz ödenmedi diyorsak  ödenmemiştir\" izlenimi yarattığını ve iddialarının hiç birinin Mahkemece incelenmediğini, imza incelemesi dahi yapılmadığını, sözleşme şartlarının tek taraflı olarak değiştirildiği ortada iken imza incelemesi dahi yapılmamasının başka açıklaması olamayacağını, <br>Alacak kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı taraf takip tarihinden önce şirketi temerrüde düşürmediğinden faiz talep etmesinin mümkün olmadığını, <br>Takibe konu alacak likid alacak olmadığından icra inkar tazminatı talebi hukuka uygun olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: <br>Dava, elektrik bedelinin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dayanak sözleşme gereğince davalı tarafın fatura bedellerini zamanında ödeyip ödemediği, davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklı olup olmadığı ve icra takibine konu edilen alacak miktarının ve cezai şart bedelinin yerinde olup olmadığının tespitinden kaynaklanmaktadır.<br>                           İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Davalı şirket 6502 Sayılı Yasa kapsamında tüketici sıfatını taşımadığından mahkemenin görevi konusundaki istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.<br>Yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde;'... Davalı vekili her ne kadar sözleşmeyi şirket yetkilisinin imzalamadığı savunmasında bulunmuş ise de,  fiilen hizmet aldıklarını ve adreste davalının aboneliğinin olduğunu kabul etmiş  ayrıca davacı tarafın davalı şirketin sözleşme imzalamak üzere davalının ...' a verdiği vekaletnameyi sunduğu anlaşıldığında mahkememizce bu hususta  inceleme yapılmamıştır.<br>' gerekçesiyle davalı şirket tarafından yapılan sahtelik (imzaya itiraz) iddiasında herhangi bir inceleme yapılmaksızın elektrik mühendisi bilirkişiden alınan raporla tespit edilen tüketim miktarı üzerinden davanın kabulüne karar verdiği anlaşılmaktadır.<br> Ancak, 6100 sayılı HMK'nın 208. maddesinde taraflardan birinin, kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen yazı veya imzayı inkar etmesi halinde sahtelik iddiasında bulunması gerektiği düzenlenmiş, 211. maddede ise sahtelik incelemesinin ne şekilde yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, hakimin, imzayı inkar eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirmesi, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar vermesi, yapılan incelemeye rağmen, sahtelik konusunda kesin bir kanaat edinmemişse  bilirkişi incelemesine karar vermesi, bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzaları ilgili yerlerden getirtmesi gerekmektedir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapacak, inceleme için gerekli görmesi halinde, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazmasını veya imza atmasını mahkemeden talep edebilecektir.<br>Yani, HMK'nın 211.maddesine göre bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verir. İmza incelemesi, imzayı inkar eden taraf ait olduğu muhakkak olan başka bir imza karşılaştırılmak suretiyle yapılır. Bir imzanın uygulamaya dayanak alınabilmesi için tarafların o imza üzerinde ittifak etmeleri gerekir.<br>Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olayda; tarafların iddia ve savunmalarına göre, dayanak sözleşme ve vekil ...'a verilen vekaletnamenin okunaklı örneği celbedilerek,  davalı şirket takibe konu edilen tedarik bedeline dayanak Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi tarihinde  ...'nın şirketi temsile yetkili olup olmadığının tespitiyle sözleşme  altında şirketleri adına dava dışı şirket temsilcisi ... adına atılan imzanın şirket temsilcisinin veya davacının iddiaları doğrultusundan temsilci vekili ...'un eli ürünü olup olmadığının tespiti açısından şirket yetkilisi ...'nın ve ...'un  bizzat isticvap edilerek (Yarg.11. HdE: 2016/3010 K: 2017/1507),  6100 sayılı HMK 208 ve 211 maddeleri  çerçevesinde yapılacak araştırma ve incelemenin ardından hasıl olacak sonuca göre öncelikle yetki itirazının  değerlendirilmesi, mahkemenin yetkili olduğunun anlaşılması halinde ise esasa ilişkin karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle davanın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olmadığı, davalının istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olduğu anlaşılmakla HMK'nın 353/(1)-a-6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, esasa ilişkin diğer yönler incelenmeksizin, HMK'nın 353/(1)-a-6 maddesi gereğince İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/05/2023 tarih, 2022/824 Esas, 2023/442 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde davacıya geri verilmesine,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca  kesin olmak üzere  14/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"361a25dec434eda3","SID":"3900942e9b373327"}}