{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/2213 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1013<br>KARAR TARİHİ\t: 14/05/2025 <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/275- 2023/489<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ \t: 30/03/2022<br>DAİRE KARAR TARİHİ \t:  14/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t:  14/05/2025<br><br> İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/06/2023  tarih ve 2022/275 Esas 2023/489  Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, Dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM;<br> Davacı, davalı tarafın ... İli, ... İlçesi, ... ... Mah. No:... adresindeki fabrika niteliğindeki taşınmazda ticari faaliyetini yürütmekte iken, 25.08.2020 tarihinde malik ve aynı zamanda taşınmazda ticari  faaliyetini yürüten davalı ...'ten ticari faaliyet amacı ile satın aldığını, davalının taşınmazı satmasına rağmen tahliye etmediğini, Haziran 2021'den itibaren de kira bedeli ödemek suretiyle kullanmaya devam ettiğini, davalının işyerini tahliye etmemesi nedeniyle KOSGEP den teşvik alamadığını, bunun üzerine taraflar arasında yapılan görüşme sonucunda şirketin davalıdan satın alınan işyerinin 50m2’lik küçük bir bölümünde vergi açılışı yaptığını, ancak işyerinde faaliyet göstermediğini, davalının işyerini taahhüt ettiği sürede boşaltmaması nedeniyle, başka bir adreste şube açılışı yapmak zorunda kaldığını, davalının 2021 Eylül ayında tekrar  kısa bir sürede işyerini boşaltacağını beyan etmesi üzerine şirketin taşınmaza ait adresteki elektrik aboneliğini üzerine aldığı ancak davalı tarafın taşınmazı 31.01.2022 tarihinde tahliye ettiğini, bu süreçte elektrik aboneliğinin şirkete ait olan, ancak davalı tarafça kullanılan elektrik faturalarının, davalı tarafça  yansıtma faturası şeklinde talep edildiğini ve işletme gideri olarak kullanılacağının beyan edildiğini, şirketin davalı tarafça kullanılan elektrik faturalarını GİB Portal üzerinden e -arşiv faturası olarak düzenlediğini ve ön muhasebeye bilgi vererek, whatsapp üzerinden mesaj olarak da gönderdiğini, davalı tarafın faturaları ödemediğini, tahliyeden sonra da ödemeyeceğini beyan etmesi üzerine davalı hakkında Menderes İcra Müdürlüğü'nün 2022/220 Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.  <br>CEVAP:<br> Davalı, maliki olduğu ..., ... Mahallesi, ... Caddesi, No: ... .../... adresinde ticari faaliyetini sürdürmekte iken 25.08.2020 tarihinde taşınmazı ... ve ...'ya sattığını, şu anda maliki bulunduğu ... Bölgesi .... Cad. No:... .../... adresinde bulunan taşınmazı satın aldığını ve ticari faaliyetini oraya taşımayı hedeflediğini, ancak adreste bulunan kiracıyı tahliye etmek  için dava açmak zorunda kaldığını, taşınmazda kaldığı süre boyunca üstüne düşen tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, Ekim 2021 tarihine kadar kendisine kesilen tüm elektrik faturalarının ödemelerini eksiksiz gerçekleştirdiğini, Ekim 2021 tarihinde davacı yanın, haber vermeksizin taşınmaza ait elektrik aboneliğini kendi üstüne aldığını, bir süre sonra neden fatura gelmediğini sormak için ... ile görüştüğünü, ... tarafından sayaçların bazı zamanlar geç okunmasından kaynaklı fatura kesilmediğini bildirildiğini, davacı ile arasında akdedilen 10.09.2021 tarihli kira sözleşmesinde \"Bu sözleşme dışında taraflar arasında başka talepler gerçekleşmeyecektir.\" ibaresinin yer aldığını, buna göre davacı yanın, kiracı sıfatıyla adreste bulunurken haber vermeksizin elektrik aboneliğini üzerine alarak ödediğini, davacı yanca düzenlenen  19.1.2022 ve 28.1.2022 tarihli e-arşiv faturalarında yer alan KDV Değerlerinin talep edilemeyeceğini, davacı tarafından şirket adına düzenlenen fatura içeriğinde \"elektrik faturası yansıtma bedeli\" olarak belirtildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte elektrik faturası yansıtma bedeline ilişkin faturaların KDV'ye tabi olmadığını, yansıtma faturalarının temel işlevinin gider yansıtılması olduğundan, KDV açısından bir 'işlem' unsuru bulunmadığını bu nedenle de söz konusu faturalarda KDV hesaplanmasına gerek bulunmadığı, mevzuata göre bir teslim veya hizmet karşılığını teşkil etmeyen bedellerin üzerinden KDV hesaplanmasının söz konusu olamayacağı,  Bu nedenle davacı yanın fatura düzenlenirken KDV uygulamasının açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına karar  verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br> Mahkemece, ''davacının 05/10/2021 tarihinde, davalının faaliyet gösterdiği taşınmaza ilişkin dava dışı ... ile elektrik abonelik sözleşmesi imzaladığı, davalıdan tahsili talep edilen abonelik sözleşmesi gereği düzenlenen elektik faturalarının tarihinin sırası ile 30/11/2021-31/12/2021-28/01/2022 olduğu ve bedellerinin davacı tarafça ödendiği, abonelik faturalarının düzenlendiği tarih itibari ile davalının belirtilen adreste faaliyetine devam ettiği cevap dilekçesi, tanık beyanları ile Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/843 Esas sayılı dava dosyasına göre (dava dilekçesi) sabit olmakla, davalıya düzenlenen faturalarda yer alan KDV bedellerinin ... tarafından düzenlenen fatura bedelleri ile örtüştüğü bu hali ile davalının yararına elektrik bedellerini ödeyen davacının iş bu bedelleri talep hakkının bulunduğu, her ne kadar davalı savunmasında taşınmazın bir kısmının davacı tarafça kullanıldığını belirtmiş ise de, mahkememize sunulan bilirkişi raporuna göre faturaların davalı ticari defterlerine kaydedildiği bu hali davacının faturada belirtilen bedelleri talep etme hakkının HMK' nın 222. maddesine göre kesin delil ile de ispat ettiği sonucuna ulaşılarak kesin delilin aksinin takdiri delil olan tanık ile ispatı mümkün olmadığından'' gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı/borçlunun Menderes İcra Müdürlüğünün 2022/220 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalının sorumlu olduğu 73.898,60 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 14.779,72TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br><br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:  Davalı istinaf talebinde bulunmuştur. <br>BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,<br>Şirket üstüne düşen tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini ve Ekim 2021 tarihine kadar kendisine kesilen tüm elektrik faturalarının ödemelerini eksiksiz olarak ödediğini, Ekim 2021 tarihinde davacının, kendisine haber vermeksizin taşınmaza ait elektrik aboneliğini kendi üstüne aldığını, bundan haberi dahi olmayan  şirketin bir süre sonra neden fatura gelmediğini sormak için ... ile görüşmüş ve ... tarafından sayaçların bazı zamanlar geç okunmasından kaynaklı fatura kesilmediğini bildirildiğini, davacının ise söz konusu elektrik aboneliğini kendi üzerine almasına rağmen kullanımına ilişkin faturayı bildirmediğini, davacının faturalardan çok sonra  buna ilişkin 2 adet fatura gönderdiğini ancak davacı ile arasında akdedilen 10.09.2021 tarihli kira sözleşmesinde(EK-2) \"BU SÖZLEŞME DIŞINDA TARAFLAR ARASINDA BAŞKA TALEPLER GERÇEKLEŞMEYECEKTİR.\" ibaresi yer aldığını, buna göre davacı yanın, kiracı sıfatıyla adreste bulunurken kendisine haber vermeksizin elektrik aboneliğini üzerine alarak ödediği elektrik faturalarını tahsil etmesinin mümkün olmadığını, mahkeme tarafından sözleşmenin hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, <br>Davacı yanın kendi üzerine almış olduğu elektrik aboneliğinden kaynaklanan faturaları GİB portal üzerinden e-arşiv faturası olarak düzenlediğini, sonrasında takibe koymuş olduğu bu faturalarda yer alan KDV bedellerini kendisinden talep etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, <br>Kabul anlamına gelmemekle birlikte, takibe konu faturaların kesildiği tarihte söz konusu adreste davacı şirketin de faaliyet gösterdiğini, bu hususun Ticaret Sicil \tMüdürlüğü kayıtlarından da açıkça anlaşılacağını, yani olayların davacı yanın anlattığı şekilde oluştuğu farz edildiği takdirde elektrik faturalarının ortak ödenmesi gerektiğini, buna göre davacı yanın takibe konu ettiği faturaların yarısından da davacı şirketin sorumlu olması gerektiğini,<br> Davacı ile aynı dönemde aynı işyerinde birlikte faaliyet gösterdiğine ilişkin tanık dinletme taleplerinin yerel mahkeme tarafından hukuka aykırı olarak reddedildiğini, gerekçeli kararda ise bu hususun kesin delil ile ispat edildiğinin belirtildiğini ancak davacı ile aynı dönemlerde aynı iş yerinde faaliyet göstermediğine dair dosyada somut herhangi bir delil bulunmadığını, bu nedenle yerel mahkemenin tanıkların dinlememesi ilişkin kararının açıkça hukuka aykırı olup kararın bu bakımdan kaldırılması gerektiğini,<br>Taşınmazın mülk sahibi ...'ya 15.000,00TL elektrik tüketim bedeli  ödendiğini, ancak yerel mahkeme tarafından bu husus hiçbir şekilde dikkate alınmadığını ve eksik inceleme yapılarak hüküm verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: <br>Dava, abone tarafından ödenen elektrik tüketim bedelinin fiili kullanıcıdan tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, abone tarafından ödenen elektrik tüketim bedelinin fiili kullanıcıdan talep edilip edilemeyeceği ve miktarının tespitinden kaynaklanmaktadır. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. <br>Davalı tarafından istinaf dilekçesi ile 15.000,00TL ödeme iddiasında bulunulmuş ise de bu konuda gerek yargılama sırasında gerek istinaf aşamasında tevsik edici belge ibraz edilmediğinden davalının bu konudaki istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.<br>Uyuşmazlık tanık dinleme sınırında olmadığından ve yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge bulunmadığından tanık beyanları uyuşmazlığın çözümünde delil olarak kabul edilemez. Taraf tanıklarının beyanları delil olarak kabul edilemeyeceğinden tanıkların dinlenip dinlenmemesinin uyuşmazlığın çözümü bakımından etkili olması kabul edilemez.<br>İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davada ki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın  oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı, davalı tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin  01/06/2023 tarih,  2022/275 Esas, 2023/489 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf talebinde bulunan davalıdan alınması gereken 5.048,01 TL istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan 1.263,00 TL'nin mahsubu ile kalan 3.785,01 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>3-Duruşma açılmadığından, davacı lehine vekalet ücreti takdirine gerek bulunmadığına, <br>4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran  tarafa geri verilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca  kesin olmak üzere  14/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.  \t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bf91979135b54246","SID":"81eaace26d0ee303"}}