{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/2258 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1036<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t  <br>ESAS NO \t\t:  2020/220<br>KARAR NO\t\t:  2023/386<br>KARAR TARİHİ\t: 25/05/2023<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t: 20/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20/05/2025<br><br>İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2023 Tarih ve 2020/220 Esas 2023/386 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili  tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br> <br>İSTEM:<br>Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle;  davalının, davacı şirketin temsilcisi ... ile uzun yıllardır tanışmakta olduğunu, son zamanlarda yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeni ile ödeme dengesi bozulan davacının davalıdan borç para istediğini ve davalının borç verebileceğini ancak bunu faiz karşılığı yapacağını bildirdiğini ve davalıdan toplam 65.000,00 TL borç para aldığını, bu suretle davacı ile davalı arasında tefecilik ilişkisi doğduğunu, bu hususta İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, davalıya ait ...Bank hesabına ekte dekontları sunulu şirkete zaman zaman bu ilişki çerçevesinde nakit para gönderildiğini ve davacının hesabında toplamda 140.500,00 TL para geçtiğini, şirketin ise, resmi hesabı olan ...Bank TR... Iban numaralı hesabından davalıya 91.500,00 TL ödeme yaptığını, ayrıca aradaki borç para alışverişine istinaden ... plaka numaralı aracın davacı tarafından davalıya 50.000,00-TL bedelle devredildiğini ve 626423 Seri numaralı fatura düzenlendiğini ve bu suretle 50.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalıya tefe ilişkisi nedeniyle bu miktarda borçlu olunmadığı halde, önce takibe konu 85.000,00 TL bir adet kambiyo senedi düzenlenerek verildiğini, daha sonra bu senedin iade edilmesi koşulu ile 100.000,00 TL'lik ikinci bir kambiyo senedi düzenlenerek verildiğini ancak davalının ikinci senedi davacıya iade etmediğini ve kötü niyetle her iki senedi de uhdesinde tuttuğunu, şirketin davalıya bu miktarda borcu bulunmadığını, almış olduğu nakit para karşılığında borçlandığı miktarı davalıya fazlasıyla tediye ettiğini ve söz konusu takibin haksız ve kötü niyetli ve dayanaktan yoksun olduğnu belirterek; müvekkili şirketin davalıya İzmir 15. İcra Müdürlüğü'nün 2019/9696 E. Sayılı dosyası ile takibe konan 185.000,00 TL tutarında iki adet bono sebebiyle borçlu olunmadığının tespitine, şirkete yönelik başlatılan İzmir 15. İcra Müdürlüğü'nün 2019/9696 E. sayılı icra takibinin öncelikle tedbiren durdurulmasına, bu mümkün olmadığı takdirde dosyaya yatacak olan toplam borç miktarının alacaklıya ödenmesinin engellenmesine, takibin iptaline, haksız ve kötü niyetli davalı için %20 icra inkar tazminatına hükmedilerek davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği, <br>YANIT :<br>Davalı avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın bedelsiz olarak davalıya devredildiğinin gerçeği yansıtmadığını, ... plaka sayılı aracın ... ...a olan borcunun ödenerek aracın öyle satın alındığını, borcun ödemesini yapan kişinin de davalının kardeşi ... olduğunu, davacının dosyaya ibraz ettiği banka dekontlarında transferlerin davaya konu senet bedellerine dair yapıldığına dair bir açıklama bulunmadığını,  davacının aynı iddialarla İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesi 2019/578 E. Sayılı dava dosyasından İzmir 15. İcra Dairesi 2019/9696 E. Sayılı icra takibine itiraz ettiğini ve mahkemenin \"Somut olayda;davacı tarafından ödeme iddiasında bulunduğu, takibe konu senet bedellerinin alacaklıya ödendiği iddia edilmiş ise de; sunulan ödeme dekontlarında takibe konu senede atıfta bulunulmadığı, borçlunun itirazını ispata yarar yasanın aradığı nitelikte bir belge ibraz edemediklerigibi alacaklının bu konuda kabul beyanıda bulunmadığından, ödeme iddiasıve senetlerin bedelsiz kaldığıispat edilemediğinden, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçe ile davayı reddettiğini, davacının senetlerin bedelsiz olduğu, bedelinin ödendiği yönünde iddialarını yazılı belge ile kanıtlamak zorunda olduğunu, davacının dilekçesinde bahsini yapmış olduğu suç duyurusu neticesinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/73620 numaralı dosyasından başlatılan soruşturmanın  halen devam ettiğini, davalının bu dosyada tefecilik iddiası ile suçlandığını  Ancak  iddiaların gerçekten uzak ve suçlamaların sadece eldeki davaya delil elde etme amaçlı olarak yapıldığını,  İzmir 15 İcra Müdürlüğü 2019/9696 E. Sayılı icra dosyasından yapılan fiili haciz esnasında  mevcudunu eksiltmek amaçlı imalatta kullandığı makineleri başka bir adrese taşıdığının tespit edildiğini  ve orada da makinelerin satışının yapıldığına yönelik takip tarihinden sonra düzenlenmiş fatura gösterildiğini, İstihkak iddialı olarak söz konusu makinelere kaydi haciz işlemi uygulandığını, İstihkak iddiasının kaldırılması davasının İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesi 2019/630 E. Sayılı dava dosyasından devam etmekte olduğunu, söz konusu dava dosyasından aldırılan bilirkişi raporunda da davacı ile diğer üçüncü kişilerin danışıklı olarak hareket ettiği ve alacaklıdan mal kaçırmak amacı ile işlem yapıldığının tespit edildiğini, sorumlular hakkında Alacaklıyı Zarara Uğratma Kastı ile mevcudu eksiltme suçlarından dolayı İzmir 8. İcra Ceza Mahkemesi 2019/794 E. Sayılı ceza dava dosyasının bulunduğunu, beyanla haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan ettiği, <br>  İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece; davanın kabulüne;  İzmir 15.İcra Dairesinin 2019/9696 sayılı takip dosyası ile takibe konulan 2 adet toplam 185.000,00-TL tutarındaki bonolar sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının icra takibinin iptaline yönelik talebinin reddine, <br>185.000,00-TL'nin % 20 si oranında hesaplanacak  tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;<br>-ceza yargılaması esnasında biz özellikle kambiyo hukuku alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor aldırılması gerektiğini,<br>-ceza yargılaması esnasında da senetlerin bedelsizliği noktasında tanık  dinletilmesine muvafakatlerinin olmadığını,<br>-bedelsiz senedin kullanıldığını iddia eden kişinin bunu yazılı delille ispatlaması gerektiğini,<br>-sanığın suç ikrarı yoksa, senedin bedelsiz kaldığı olgusunun yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini,<br>-davacının dosyaya ibraz ettiği banka dekontları incelendiğinde transferlerin davaya konu senet bedellerine dair  yapıldığına dair bir açıklama bulunmadığı, davacının senetlerin bedelsiz olduğu, bedelinin ödendiği yönünde iddialarını yazılı belge ile kanıtlamak zorunda olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: <br>Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.<br> Davacı, eldeki dava ile, davalı ile arasında aşırı faizli para alıp verme nedeniyle tefecilik ilişkisinin bulunduğunu, takibe konulan senetlerin bedellerini havaleler ve araç devriyle ödediğini, teminat niteliğindeki bedelsiz senetleri davalının icra takibine koyduğunu iddia ederek, davalı tarafından İzmir 15. İcra Müdürlüğü'nün 2019/9696 E. Sayılı dosyası ile takibe konan 100.000-TL ve 85.000-TL 'lik toplam 185.000,00-TL tutarında iki adet bono sebebiyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, delil olarak ceza dosyası ve banka dekontlarına dayanmıştır.<br>Davalı ise,  borcunun ödenerek aracın öyle satın alındığını, davacının dosyaya ibraz ettiği banka dekontlarında transferlerin davaya konu senet bedellerine ilişkin olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.<br>    Kambiyo senedi niteliğindeki bononun tefecilik sebebiyle düzenlenip, karşı tarafa verildiğini ve bedelsiz olarak kullanıldğını ispat edebilmek için, kural olarak, yasal deliller (ikrar, yazılı delil) bulunmalı veya 18.03.1959 gün ve 18/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki şartlar dairesinde, diğer bir ifade ile açık muvafakatle dinlenebilen tanık beyanları veya eldeki davada olduğu gibi tefecilik yaptığı iddia olunan kişi hakkında açılmış ve mahkumiyetiyle sonuçlanmış bir ceza mahkemesi kararı bulunmalıdır. <br>Bununla birlikte; Hukuk hâkimi, 818 sayılı BK.nun 53. (6098 sayılı BK.nun 74) maddesi uyarınca ceza mahkemesinde verilen beraat kararı kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü, illiyet  gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak gerek öğretide ve gerekse Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakimin tespit ettiği maddi  olaylarla ve özellikle \"fiilin hukuka aykırılığı\" konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. <br>Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı taraflar yönünden kesin delil niteliği taşır. (HGK 2017/11-92 Esas 2018/1362 Karar) Ceza davası sonunda tefeciliğe ve bedelsiz senedi kullanmaya ilişkin maddi vakıanın varlığı veya yokluğu netleşeceğinden, taraflar arasındaki borç ilişkisinin de kesin hükümsüzlük yaptırımı ile karşılaşıp karşılaşmadığı belirginleşecektir. Bu durumda mahkemece, belirtilen ceza dosyasının bekletici sorun yapılması Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 165 inci maddesi gereğidir. <br>Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olayda; Davaya dayanak olay nedeniyle davalı ... aleyhine İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nin   2020/322 Esas-2022/84 karar sayılı dava dosyasında tefecilik ve bedelsiz senedi kullanma suçundan  kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde davacı- müştekinin, davalı- sanık ...'dan  herhangi bir alışveriş, fatura veya sevk irsaliyesi olmaksızın sanıktan kısım kısım 140.500,00-TL Tefe usulü para aldığı, aldıkları bu para karşılığında davacının, davalıya 19.01.2019 tarihinden 85.000,00 TL ve 15/03/2019 tarihinde 100.000,00 TL değerinde 2 adet senet verdiği, daha sonra davalının alacağına mahsuben 91.500,00 TL ödeme yaptığı, ayrıca .... Plakalı aracı da değerinin çok altında ve 50 bin lira sayarak davalıya  devrettiği ancak borçlar ödenmesine rağmen sanığın bununla yetinmeyerek iş bu davamıza konu İzmir 15. İcra dairesinin 2019/9696 takip sayılı dosyası ile yine davamıza konu her iki senedi de icra takibine ve icra emrine konu ettiği iddia edilerek açılan davada, kovuşturma sırasında aldırılan 05/04/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre davalının banka hesapları ve davacı şirket banka hesaplarının karşılaştırılmalı inceleme ve analizi neticesinde  davacı-müştekinin şikayetinde haklı ve iddialarının doğru olduğu sonucuna varıldığı bildirildiğinden  davalının tefecilik yaptığına dair müştekilerin soyut iddiasından başka bir delil bulunmaması nedeniyle beraatine ancak tahsil edilmiş senetleri takibe koyarak kullandığı gerekçesiyle bedelsiz senedi kullanmak suçundan mahkumiyetine karar verildiği; Kararın İstinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği; Bu haliyle  davacının,  icra takibine konu 85.000-TL ve 100.000-TL'lik toplam 2 senedi araç satışı ve banka havaleleriyle ödediği, bu durumun kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile yaptığı sabit olduğu ve herhangi bir borcunun kalmadığı anlaşılmıştır.<br> Hukuk hakimi, 6098 sayılı BK.nun 74. Maddesi uyarınca istinaf denetiminden geçerek kesinleşen ceza mahkemesinde verilen işbu  mahkumiyet kararı ve tespit edilen maddi olgularla bağlı olup aynı kanunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. Bu nedenle yeniden rapor alınması hususundaki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.<br>  Hal böyleyken, iş bu davaya konu iki bonoyu bedelsiz kalmasına rağmen kullandığı  iddia olunan davalı hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan mahkumiyetle sonuçlanmış ve kesilenleşen bir ceza mahkemesi kararının bulunduğu, dava konusu bonoların bedellerinin davalıya ödendiğinin ceza dosyasında kabul edildiği, böylece bonoların bedelsiz kaldığının davacı tarafından ispat edildiği anlaşıldığından, davanın kabulüne dair yerel mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olmakla, bildirilen tüm istinaf taleplerinin 6100 sayılı HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca esastan reddi gerekmiş ve dairemizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Aynı konuya ilişkin bakınız Yarg. 3HD. E: 2020/5968 -K: 2021/10952)<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2023 Tarih ve 2020/220  Esas 2023/386 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yatırılan 3.159,33 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan 9.478,02‬ TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca  kesin olmak üzere  20/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c88537e8b4ce001","SID":"0350ca6300aafe24"}}