{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/638 <br>KARAR NO\t\t: 2025/713<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t\t: 2023/938 Esas-2024/878 Karar<br>DAVA TARİHİ\t: 22/12/2023 <br>KARAR TARİHİ\t: 18/12/2024<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t: 09/04/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/04/2025<br><br>Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/938 Esas 2024/878 Karar sayılı dosyasından verilen 18/12/2024 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br><br>İSTEM:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... Bankası A.Ş'nin Salihli Şubesinde 20.12.2021 tarihinde ana kasa sayımı yapıldığını ve yapılan sayımda 5.000 USD kasa açığı olduğunun anlaşıldığını, olay ile ilgili şube içerisinde yapılan inceleme sonucu kasa açığı oluşturan 5.000 USD'nin kamera görüntüleriyle sabit olduğu üzere sehven banka müşterisi ...'ya verildiğinin anlaşıldığını, şubenin bir önceki USD kasa bakiyesi 529 USD olup gün içerisinde 50.000,00 USD para grup tarafından 100 USD banknotlardan oluşan 5 kuşaklı deste para halinde saat 11.07'de şubeye teslim edildiğini, paraların fiziki teslimatı ise saat 11.02 de şube önünde kelepçeli poşet ile kapalı bir şekilde operasyon asistan personeli ...'e yapıldığını, kamera kayıtlarında yapılan inceleme sonucu operasyon asistanı ...'in para poşetiyle şubeye girdiği ve poşeti hiç açmadan servis kasasına götürdüğünün tespit edildiğini, aynı gün saat 11.07 de ...'nın şubeye geldiğini, akabinde müşteriye 5.000 USD ödeme yapılabilmek için saat 11.09'da bir deste kuşaklı USD para (10.000,00 USD) sayılmadan müşterinin önüne koyulduğunu, müşterinin de kuşaklı parayı saymadan cebine koyduğu yapılan kamera kaydı incelemelerinden anlaşıldığını, olay günü şube kasasında 100 adet 100-USD banknottan oluşan kuşaklı paraların haricinde herhangi bir kuşaklı USD destesi bulunmadığı için ...'ya 5.000,00 USD ödeme amaçlı verilen kuşaklı destenin 10.000,00 USD olduğu şubece yapılan incelemede anlaşıldığını, yine aynı gün içerisinde yapılan diğer USD işlemleri de incelendiğinde yapılan diğer işlemlerde hata olmadığının tespit edildiğini, banka kasasında açık oluşturun 5.000,00 USD'nin ...'ya sehven verildiği incelenen kamera kayıtlarıyla sabit olup durumun şüpheli ...'ya bildirilmesine rağmen davalı borçlu tarafından bankaya herhangi bir ödemede bulunulmadığını, borçlu hakkında Salihli Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, yürütülen soruşturma neticesinde Salihli CBS 2022/243 Soruşturma, 2022/6080 Karar Numaralı kararı ile şikayete konu olayın hukuki alacak niteliğinde olduğu gerekçesiyle KYOK kararı verildiğini, bunun üzerine davalıya sehven verilmiş olunan ancak davalı tarafından iade edilmeyen banka alacağını tahsili amacıyla davalı borçlu hakkında Salihli İcra Müdürlüğünün 2023/1919 E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ... söz konusu icra takibine ödeme emrinin kendisine tebliğinden sonra, 20.02.2023 tarihinde itiraz ettiğini, itirazı üzerine Salihli İcra Müdürlüğü tarafından 20.02.2023 tarihinde takibin durdurulmasına dair karar verildiğini, davalının itirazının haksız olduğunu, işbu dava açılmadan evvel dava konusu uyuşmazlığın çözümü için ticari uyuşmazlıklarından kaynaklanan dava şartı arabuluculuk kapsamında arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, davalı borçlu ile yapılan görüşmeler neticesinde taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair son tutanak düzenlendiğini, bu itibarla davalı-borçlu tarafından icra dosyasına yapılan haksız itirazı kabul etmediklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile davalı-borçlunun Salihli İcra Müdürlüğü'nün 2023/1919 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilerek, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı yan üzerinde bırakılmasına dair karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı yanının iddialarının doğru olmadığını, davacı bankadan kendisine fazla para ödenmediğini beyan ettiğini, davanın mahiyeti gereği davacının tanık dinletmesine muvafakatlerinin olmadığını, ancak mahkeme tanık dinlenmesine karar verecek olursa kendi tanıklarını dinleteceklerini, açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince, davanın, 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin Manisa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Türk Ticaret Kanunu 4. Maddesinin f fıkrasında “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.” hükmü uyarınca işbu konusu davanın ticari dava olduğunu, dosya kapsamı ile sabit olduğu üzere dava açılmadan önce TTK 5/A maddesi uyarınca dava şartı ticari arabuluculuğa başvurulduğunu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair son tutanak düzenlendiğini, mahkemece verilen görevsizlik kararının hatalı olduğunu, görevli mahkemenin Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: <br> İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dava, itirazın iptali davasıdır. İstinafa konu karar Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2024 tarihli görev yönünden usulden ret kararının istinafen incelenmesi talebine ilişkindir.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu iş, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.<br> 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir.<br>Davacı vekili,dava dilekçesinde   özetle ; ... Bankası A.Ş.'nin Salihli Şubesinde 20.12.2021 tarihinde ana kasa sayımı yapıldığını ve yapılan sayımda 5.000 USD kasa açığı olduğunun anlaşıldığını, olay ile ilgili şube içerisinde yapılan inceleme sonucu kasa açığı oluşturan 5.000 USD'nin kamera görüntüleriyle sabit olduğu üzere sehven banka müşterisi ...'ya verildiğinin anlaşıldığını, şubenin bir önceki USD kasa bakiyesi 529 USD olup gün içerisinde 50.000,00 USD para grup tarafından 100 USD banknotlardan oluşan 5 kuşaklı deste para halinde saat 11.07'de şubeye teslim edildiğini, paraların fiziki teslimatı ise saat 11.02 de şube önünde kelepçeli poşet ile kapalı bir şekilde operasyon asistan personeli ...'e yapıldığını, kamera kayıtlarında yapılan inceleme sonucu operasyon asistanı ...'in para poşetiyle şubeye girdiği ve poşeti hiç açmadan servis kasasına götürdüğünün tespit edildiğini, aynı gün saat 11.07 de ...'nın şubeye geldiğini, akabinde müşteriye 5.000 USD ödeme yapılabilmek için saat 11.09'da bir deste kuşaklı USD para (10.000,00 USD) sayılmadan müşterinin önüne koyulduğunu, müşterinin de kuşaklı parayı saymadan cebine koyduğu yapılan kamera kaydı incelemelerinden anlaşıldığını, olay günü şube kasasında 100 adet 100-USD banknottan oluşan kuşaklı paraların haricinde herhangi bir kuşaklı USD destesi bulunmadığı için ...'ya 5.000,00 USD ödeme amaçlı verilen kuşaklı destenin 10.000,00 USD olduğu şubece yapılan incelemede anlaşıldığını, yine aynı gün içerisinde yapılan diğer USD işlemleri de incelendiğinde yapılan diğer işlemlerde hata olmadığının tespit edildiğini, banka kasasında açık oluşturun 5.000,00 USD'nin ...'ya sehven verildiği incelenen kamera kayıtlarıyla sabit olup durumun şüpheli ...'ya bildirilmesine rağmen davalı borçlu tarafından bankaya herhangi bir ödemede bulunulmadığını, borçlu hakkında Salihli Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, yürütülen soruşturma neticesinde Salihli CBS 2022/243 Soruşturma, 2022/6080 Karar Numaralı kararı ile şikayete konu olayın hukuki alacak niteliğinde olduğu gerekçesiyle KYOK kararı verildiğini, bunun üzerine davalıya sehven verilmiş olunan ancak davalı tarafından iade edilmeyen banka alacağını tahsili amacıyla davalı borçlu hakkında Salihli İcra Müdürlüğünün 2023/1919 E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ... söz konusu icra takibine ödeme emrinin kendisine tebliğinden sonra, 20.02.2023 tarihinde itiraz ettiğini, itirazı üzerine Salihli İcra Müdürlüğü tarafından 20.02.2023 tarihinde takibin durdurulmasına dair karar verildiğini, davalının itirazının haksız olduğunu, işbu dava açılmadan evvel dava konusu uyuşmazlığın çözümü için ticari uyuşmazlıklarından kaynaklanan dava şartı arabuluculuk kapsamında arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, davalı borçlu ile yapılan görüşmeler neticesinde taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair son tutanak düzenlendiğini, bu itibarla davalı-borçlu tarafından icra dosyasına yapılan haksız itirazı kabul etmediklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile davalı-borçlunun Salihli İcra Müdürlüğünün 2023/1919 E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilerek, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı yan üzerinde bırakılmasına dair karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, tanık dinletilmesine muvafakat etmediklerini beyan etmiştir. <br>İlk derece mahkemesi istinafa konu kararı ile asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görev yönünden usulden ret kararı vermiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından davanın ticari dava olduğu gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Dava sebepsiz zenginleşmeden doğan davadır. Banka sehven müşterisine fazla ödeme yaptığını belirterek fazla ödemenin iadesi için takip başlatmış, takibe itiraz sonucu itirazın iptali için dava açmıştır. Davalı gerçek kişidir. Tacir olduğuna dair herhangi bir iddia ve kayıt bulunmamaktadır. Öncelikle mahkeme tarafından davalının davacı bankada hesabının bulunup bulunmadığı hususu ayrıntılı bir şekilde tespit edilmeli, bu hususta bankadan kayıtlar getirtilmelidir. Akabinde davalının tacir olup olmadığı hususunda gerekli araştırmalar yapılmalıdır. Davalının, davacı bankanın müşterisi olması dahilinde görevli mahkeme tüketici mahkemesi olmalıdır. Ancak davalının tacir olması halinde asliye ticaret mahkemesi görevli mahkeme olmalıdır. Dosyada davalının, davacı bankanın müşterisi olup olmadığı hususunda yeterli kayıt bulunmaması ve davalı hakkında da tacir araştırmasının olmaması sebebiyle HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/938 Esas 2024/878 Karar sayılı dosyasında verilen 18/12/2024 tarihli kararının HMK'nun 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-Dairemizin kararına uygun şekilde inceleme yapılıp hasıl olacak sonuca göre yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,<br>İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme ve müzakere sonunda HMK 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 09/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"72231d9380350bc6","SID":"a36b992740f12069"}}