{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/881 <br>KARAR NO\t\t: 2025/988<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t  <br>ESAS NO \t\t:  2022/514<br>KARAR NO\t\t:  2025/174<br>KARAR TARİHİ\t: 13/03/2025<br>DAVANIN KONUSU\t: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t: 13/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/05/2025<br><br>Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/03/2025 Tarih ve 2022/514 Esas 2025/174 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı ve davalı vekili  tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br> <br>İSTEM:<br>Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle;  kurum yetkilileri tarafından 07.06.2022 tarihinde davacıya ait \"... Mahallesi ... Caddesi No:... ...\" adresinde bir takım cihazlara ... kablo çekildiği ve bu cihazların harici olarak çekilen kablo ile beslendiği gerekçe gösterilerek Kaçak Elektrik Tespit Tutanağının tanzim edildiğini, davalı kurum yetkilileri tarafından tespiti yapılan cihazların ve kaçak kullanılmaya ilişkin hususların müvekki ile herhangi bir alakasının bulunmadığını,  söz konusu cihazların müvekkile ait iş yerinde dahi olmadığını, tutanaktaki tanzim edilen borç miktarının oldukça fahiş olduğunu, bir ticari işletmede bile yıllık kullanım yapılsa, bu şekilde bir borç miktarının oluşmasının mümkün olmadığını, müvekkile ait dükkanın sezonluk çalıştığını, yılın 3-4 ayı faaliyet gösterdiğini, kaçak elektrik kullanma haksız fiil olduğunu, sonuçlarından haksız fiili işleyen kişinin sorumlu olduğunu, müvekkilin kaçak elektrik kullanımından dolayı sorumluluğunun bulunmadığını,  tüm bu nedenlerle davacı müvekkilin davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile  abonmanlık işlemlerinin iptal edilmemesi veya elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.<br>YANIT :<br>Davalı avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; Şirket ekipleri tarafından yapılan mutad incelemeler esnasında, 07.06.2022 tarihinde davacının ticarethane olarak işlettiği 4500479 tesisat nolu tüketim noktasında yapılan ölçü devresi kontrolü sonucunda \"Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi\" yöntemiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, kaçak kullanım tespit tutanağının aksi inandırıcı delillerle kanıtlanmadığı sürece sözü edilen belgeye (kaçak tespit tutanağı) göre hüküm kurulmasının gerektiğini, tutulan tutanağın kanunlara uygun olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.<br>  İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; ADM tarafından düzenlenen 07/06/2022 tarih, AR12022000021833 numaralı faturadan davacının 53.176,15 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Davacı ve davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;<br>- anılan fotoğrafların davacı işyerine ait olmadığını,<br>-davacının haksız fiil niteliğinde olan kaçak elektrik kullanımından dolayı sorumlu olmadığını,<br>-davalı kurum yetkilileri tarafından tutulan tutanak içeriğinde, sadece dağıtım görevlilerinin imzasının bulunduğunu,<br>- verilen kararın dosya kapsamındaki raporlar ve belgeler ile örtüşmediğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;<br>-davacı hakkında 002790 seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiğini,  elektriğin kesilmesi işleminin mevzuatın amir hükmü gereği yapıldığını,<br>-kaçak kullanım tespit tutanağının aksi inandırıcı delillerle kanıtlanmadığı sürece sözü edilen belgeye (kaçak tespit tutanağı) göre hüküm kurulması gerektiğini,<br>-bilirkişi raporunun kabulünün mümkün olmadığını,<br>-davacı tarafça davaya konu fatura öncesinde de kaçak elektrik kullanımda bulunduğu dosyaya sunulu evraklar ile sabit olduğundan, mükerrer kaçak hesaplamasında belirtilen, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği,<br>-07.06.2022 tarihinde yürürlükte olan 01.06.2022 tarihinden itibaren geçerli elektrik tarife tablosunda düzenlenen tarifenin iki katı alınarak hesaplanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE<br>Dava; menfi tespit davasıdır. İstinafa konu karar ilk derece mahkemesinin 13/03/2025 tarihli kararına ilişkindir. <br> 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için  uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.<br>Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava  haline  getirmez.<br>6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Öte yandan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf incelemesi aşamasında Bölge Adliye Mahkemesince re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için asliye hukuk mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık, Kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, asliye hukuk mahkemesinin ticari olmayan bir davayı asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla görmüş olması açıkça usule aykırılık halini oluşturmaktadır.<br><br>Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle;  kurum yetkilileri tarafından 07.06.2022 tarihinde davacıya ait \"... Mahallesi ... Caddesi No:... ...\" adresinde bir takım cihazlara ... kablo çekildiği ve bu cihazların harici olarak çekilen kablo ile beslendiği gerekçe gösterilerek Kaçak Elektrik Tespit Tutanağının tanzim edildiğini, müvekkilin kaçak elektrik kullanımından dolayı sorumluluğunun bulunmadığını,  tüm bu nedenlerle davacının, davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile  abonmanlık işlemlerinin iptal edilmemesi veya elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.<br>Mahkeme kaçak elektriğe dayalı davada kısmen kabul ve kısmen red kararı vererek kaçak faturasından ötürü davacının 53.176,15 TL borçlu olmadığının tespitine fazlaya dair talebin reddine karar vermiştir. Karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Davaya konu kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin abonelik ticarethane aboneliği ise de dava dosyasında davacı gerçek kişinin tacir olup olmadığı hususunda gerekli açıklamalar yapılmamıştır. Aksine davacı taraf dükkanın yılın sadece 3-4 ayında faaliyet gösterdiğini belirttiği gibi bilirkişi raporlarında iş yerinin ayakkabı mağazası olduğu belirtilmektedir. Görev hususunun gerek mahkemece gerek dairemizce resen dikkate alınması gerekir. Dosya kapsamıyla tacir olduğu subuta ermeyen davacı hakkında Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin esastan davayı incelemesi hatalı görülmekle esasa ilişkin sair hususlar incelenmeksizin HMK 353/(1)-a-6 maddesi uyarınca taraf vekillerinin istinaf isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir mahkeme öncelikle davacının tacir olup olmadığı hususunda gerekli araştırmaları yapmalı şayet davacı tacir değil ise görevli mahkeme Asliye Hukuk mahkemesi olacağı için görev yönünden usulden red kararı vermelidir bu sebeplerle kararın kaldırılmasına ilişkin hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>Davacı ve davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/03/2025 Tarih ve 2022/514  Esas 2025/174 Karar sayılı kararının HMK 353/(1)-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>Belirtilen eksiklikler giderilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi için dosyanın mahkemesine İADESİNE,<br>İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yatırılan 980,11 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca  kesin olmak üzere 13/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"248bb57b420d5425","SID":"464d9ab1936a2b3b"}}