{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2019/56 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2019/555<br><br>DAVA\t\t: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 05/08/2014<br>KARAR TARİHİ\t: 16/07/2019<br><br>Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle;müvekkili tarafından davalı şirkete ... ve ... vade tarihli, ...-er'TL bedelli 2 adet senedin ... tarihli sözleşme kapsamında verildiğini, müvekkili ile davalı şirket temsilcisi ...'ın senetlerin verilmesinden sonra ... tarihinde bir araya gelerek hesap gördüklerini, ... vade tarihli senede mahsuben ...'ın talimatı ile ...-TL'nin ... hesabına havale edildiğini, ...-TL'nin ... tarihli ... çeki ile ödendiğini, ...-TL'nin nakit olarak verilerek, ... USD karşılığı ...-TL'nin davalı şirket tarafından müvekkilinin oğluna verilen burs nedeniyle senedin ödemesinden düşüldüğünü, ...-TL7lik senet bedelinin ...-TL'sinin bu şekilde ödenerek ... tarafından düzenlenen makbuzun müvekkiline teslim edildiğini, kalan ...-TL'nin ise vade tarihi olan ... tarihinde müvekkilinin hesabından davalı şirketin hesabına havale edildiğini, müvekkilinin senet bedelinin tamamını ödediğini, davalının senede dayalı olarak Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... (eski esası .../...) esas sayılı dosyası ile takip konusu yapıldığını, Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası ile borca itiraz edildiğini, yargılama neticesinde ...-TL'lik ödeme yönünden davanın kabulü ile borçtan düşülmesine karar verildiğini, bakiye bedelinde dilekçede belirtilen şekilde davalı şirkete ödendiğini, davalı tarafın İcra Hukuk Mahkemesinde ...'ın şirketi temsile yetkisi olmadığını belirttiğini, bu kişinin şirketin satış müdürü olup, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcı olan satış ve bayilik sözleşmesine davalı adına imzalayan kişi olup, müvekkilinden teminat amacı ile alınan ipotek tesis işlemininde bu kişi tarafından imzalandığını belirterek yapılan takip nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 kötü niyet tazminatının tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.<br>Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin eski çalışanı ... tarafından dolandırıldığını, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında yargılanarak cezalandırıldığını, bu kişinin bazı bayiler ile anlaşarak faturasız mal gönderip onlardan alınması gerekenin altında paralar tahsil ettiğini, gelen ödemeleri şirket hesabına değil kendi hesaplarına aktararak müvekkilini zarara uğrattığını, davacınında bu kişi ile işbirliği yaptığını, müvekkiline ait malı faturasız alarak mal bedelinin müvekkiline değil hukuka aykırı bir biçimde ve piyasa rakamlarının çok altında bedellerle ...'nın kişisel hesabına veya onun bildirdiği hesaplara gönderdiğini, bu durumun ortaya çıkması üzerine müvekkiline uğrattığı zararın telafi edeceğini belirterek savcılığa şikayet edilmemesi için yalvardığını, müvekkilinin oluşan ...-TL zararının telafisi koşulu ile mutabakata varıldığını, ... tarihli sözleşmenin imzalandığını, 2 adet bononun teslim edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devamı kararı alınarak borcun ...-TL'sinin her partide satın alacağı malın bedelini %10 fazlası ile ödeyerek eritme taahhüdünde bulunduğunu, davacının taahhütlerini yerine getirmediği gibi İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açtığını, yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiğini, müvekkilinin mahkeme kararına istinaden davacıdan ... TL alacaklı olduğunu, müvekkilinin tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile bu alacağının kambiyo senedine veya adi yolla takibe dayalı olarak tahsil etme hakkı bulunduğunu, ...'ın müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığını, bononun ödendiği iddiasını kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkememizce yapılan yargılama sonucu ... tarih, .../... esas .../... karar sayılı ilam ile davanın kabulüne karar verildiği, davalının kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih .../... essas-... karar sayılı ilamı ile; \"Dosya içerisinde bulunan davalı şirket yönetim kurulu başkanı tarafından dava dışı ... adına verilen ... tarihli vekaletname içeriğinden, vekil edilen ...’ın şirket adına para tahsil etmeye, ahzu kabza, ödeme makbuzu düzenlemeye ve ibraya yetkili olmadığı anlaşılmış olup, adı geçen ... tarafından verilen ödeme makbuzunun davalı şirketi bağlamayacağı açıktır. Diğer taraftan ... tarihli çekle yapılan ... TL’lik ödemenin davalı şirkete yapılıp yapılmadığının ilgili bankadan araştırılarak, ödemelerin yazılı belge ile ispatının gerektiği hususu da dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekir. Anılan yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile karar verilmesi isabetsizdir.\" gerekçeleriyle dosyanın bozularak mahkememize iade edildiği anlaşılmıştır. <br>Dosya mahkememize geldikten sonra yukarıdaki esasa kaydedilmiş olup ilk duruşma yapılmadan önce davacı vekili ... havale tarihli dilekçesinde; tarafların ekte sundukları ... tarihli protokol çerçevesinde anlaştıklarını, sulh olduklarını, tarafların birbirlerini ibra ettiklerini, karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirterek karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiş, ekte ... tarihli protokolü sunmuştur. Gerçekten de protokolün 4.maddesinde tarafların eldeki dosya ile ilgili sulh oldukları ve birbirlerini ibra ettikleri görülmüştür. Söz konusu dilekçe ve protokol davalıya meşruhatlı tebligat ile tebliğ edilmiş olup davalı taraf yapılan ihtara rağmen herhangi bir beyanda bulunmayarak sulh sözleşmesini kabul etmiş sayılmış, tarafların sulh olmaları sebebiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,<br>1-Tarafların sulh olması sebebiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, <br>2-Alınması gerekli ... TL harcın peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile bakiye  ...-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, mahkememizce yazılan ... tarihli .../... numaralı harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesinin istenmesine,<br>3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, <br>4-Taraflar karşılıklı vekalet ücreti istemeyecekleri konusunda anlaştıklarından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Taraflarca tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde ilgili tarafa iadesine, <br>Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi'nde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.16/07/2019<br><br>Katip ...<br>*E-imzalı <br> <br> <br>Hakim ...<br>*E-imzalı  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7a94c4e6ed76e458","SID":"36aaa99e4f956771"}}