{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/708<br>KARAR NO\t\t: 2025/662<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t  \t : 2018/810 Esas 2021/929 Karar <br>KARAR TARİHİ\t: 23/11/2021<br>DAVA\t\t: Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) <br>KARAR TARİHİ             : 07/04/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07/04/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1(b-1/son) cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; <br><br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü<br><br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki ve kaza anında sürücüsü olduğu ... plakalı aracıyla Altınyol üzerinde Şaraphane köprü istikametine sol şeritte seyir halindeyken liman D yol ayrımında  ... plakalı sürücüsü  ...'ın aracının ön kısımlarıyla çarpması neticesinde müvekkilinin motosikletinin sol yan kısımlarıyla orta refüje çarpmasıyla birlikte yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin işbu kazada bir çok yerinden yaralandığını, uzun süre hastanede ve yoğun bakımda kaldığı art arta ameliyatlar geçirmiş olan müvekkilininin tedavisinin halen daha sürdüğünü, uzun süre işgörmez raporu verildiğini, müvekkilinin tedaviye rağmen sakat kaldığı, belirtilerek belirsiz alacak davası niteliğindeki davada şimdilik maddi tazminat toplamı 300,00 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, 175.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den tahsiline, hükmedilecek tazminatlara davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüd tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin sorumlulukları oranında davalılara tahmiline karar verilmesinin talep etmiştir.  <br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın,  diğer davalı sigorta şirketine başvuruda bulunması ve gelecek cevap doğrultusunda işlem yapması gerektiğini, davalının kazadan ötürü yaşadığı panikle olay yerinden ayrılmasının başka bir sebebi bulunmadığını,  kaza tutanağındaki  tespitin sırf davacının arkadaşının beyanı ile  yeterli veriler bulunmadan yapıldığını,  tedavi, bakıcı ve iyileştirme gideri kapsamında talep edilen tutarın davacı yana açıklattırılması aksi halde  HMK madde 119/ll gereğince  davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, davacıya  ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti ile varsa ortaya çıkan tutarın tazminat miktarından mahsup edilmesini, fahiş olmayan bir manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta şirketine başvuru şartları yerine getirilmediğinden işbu davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddedilmesinin gerektiğini,  haksız ve yersiz olarak işbu davanın ikame edildiğini,  geçici iş göremezlik tazminatının  Trafik Sigortası Genel Şartları Gereği teminat dışı olduğu,  zira geçici iş göremezlik taleplerinin tedavi giderleri kapsamında olup; 6111 Sayılı Yasa uyarınca müvekkili şirketin tedavi giderleri nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, kabul anlamına gelmemek ile birlikte müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu,  SGK tarafından yapılan tüm ödemelerin ve bağlanan gelirlerin hesaplanarak tespit edilecek tazminat miktarından mahsup edilmesi gerektiğini,  açıklanan nedenlerle davanın reddine, aksi halde sürekli iş görmezlik maddi tazminat talepleri yönünden belirttikleri şekilde hesaplama yapılarak hüküm tesis edilmesine, geçici iş görmezlik, tedavi ve bakıcı  maddi tazminat taleplerinin reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesinin talep etmiştir. <br>DELİLLER                                :<br> Tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; Trafik kazasında davacının kusursuz davalı ...'nın ise tam kusurlu olduğu, bu kaza neticesinde davacının yaralandığı ve çeşitli hastanelerde tedavi altına alındığı ve ayrıca yine bu kazadan kaynaklı davacının maluliyet durumunun oluştuğu, her ne kadar davacı tarafça söz konusu oluşan durum ve kusurundan kaynaklı maddi tazminat talebinde bulunulmuş ise de bu tazminattan yargılama sırasında feragat edildiği, yine her ne kadar davacı tarafça davalı ... ve ...'ten manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de söz konusu manevi tazminatın, zenginleşme aracı olmadığı gibi, manevi tatmin duygusu oluşturacak miktarda olması gerektiğini, yine özel durumların da Mahkemece res'en dikkate alınması gerektiği anlaşıldığından ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geliş şekli, kusur durumu dikkate alınarak yapılan değerlendirme neticesinde istem konusunu oluşturan tutarın somut olay ve hakkaniyet bakımından yapılan değerlendirmesi sonucu istem konusu edilen manevi tazminatın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine ve ayrıca maddi tazminat talebinin de feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili lehine hükmedilen manevi tazminat bedelinin mahiyeti açısından çok düşük kaldığını beyanla kararın müvekkil lehine kaldırılmasına karar verilerek, daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. <br>Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaza tutanağındaki tespitin sırf davacının arkadaşının beyan ile yapıldığı ve davalı müvekkilin beyanının bulunmadığı dikkate alındığında kusur tespitinin yeterli veri bulunmaksızın  yapıldığını, davalı müvekkilin %100 olarak kusurlu bulunması davacı yanın hiçbir kusurunun bulunmadığı yönünde rapor tanzime edilmesi hayatın olağan akışına ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, belirlenen manevi tazminat miktarının yüksek ve davacıların zenginleşmesine sebebiyet verecek bir miktar olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>G E R E K Ç E<br><br>Uyuşmazlık, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteklerine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçelerle,  maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabul-kısmen  reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekili ve davalılar ... ile ...  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir;  HMK'nun 357 inci maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. <br>Bilindiği üzere; sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49.maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine ve motorlu aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı dava açabilir.Araç işleteni ve sigorta şirketi  de, zarar görene karşı sürücü ile birlikte müteselsilen sorumludur. Aynı Kanunun, 56 ıncı maddesi  uyarınca bedensel zarar gören ve yakınları kendisine uygun bir paranın manevi tazminat olarak ödenmesini isteyebilir.<br>Somut olayda; 09/12/20107 günü, saat 21:30 sıralarında, davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile Altınyol üzerinde Şaraphane Köprüsü istikametine seyir halinde iken olay mahalli olan mevkiye geldiği sırada motosikletin sağ yan kısımlarıyla, sağ tarafındaki tek yönlü Liman D ayrılım yolunu takiben ters istikamette konumlanır şekilde bölünmüş yola giriş yapıp yol eksenini dike yakın bir açıyla kesecek şekilde sol şeride doğru katılım yapmak üzere ilerleyen davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön tampon kısımlarıyla çarpışmaları neticesinde motosiklet sürücüsünün yaralanması ile sonuçlanan kazada davalı sürücünün kaza yerinden ayrıldığı, düzenlenen  kaza tespit tutanağında oluşa ilişkin tespit ile birlikte davalı sürücünün KTK madde 47/1c kural ihlali ile kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusurunun bulunmadığının tutanak altına alındığı, soruşturma dosyasında dinlenen davacı tanığının da tutanaktaki tespit ile uyumlu anlatımda bulunduğu, olay yerinden geçen başka bir motorsiklet sürücüsünün kask kamerası görüntüleri de izlenerek hazırlanan ATK Trafik İhtisas Dairesinin 10/06/2021 tarihli raporunda özetle   “ idaresindeki araç ile yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, bölünmüş yola ters yönde konumlanacak şekilde ayrılım şeridi içerisinden girmemesi gerekirken anılan bu hususlara riayet etmeksizin hatalı ve tehlike tevlit eder tarzda bölünmüş yola girerek katılım yapmak” suretiyle asli kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusurunun bulunmadığı kanaatinin bildirildiği görülmüş, somut tespitler ile birlikte davalı sürücünün kendi anlatımı ile de ATK raporundaki kusur belirlemesinin somut olaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalılar ... ve ... vekilinin kusur belirlemesine değinen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>Bilindiği üzere, haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise ATK, Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden;<br> Kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü,<br>11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği,<br> 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği,<br>01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik,<br> 20.02.2019 tarihinden sonra ise, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(Yargıtay 4.HD 2021/6210 Esas - 2021/8648 Karar sayılı 10/11/2021 tarihli)<br>Buna göre somut olayda, uygulanması gereken yönetmelik kaza tarihi 09/12/2017 olduğundan kural olarak Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik olup, anılan yönetmeliğe göre hazrılanan 28/06/2019 tarihli Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu Raporuna göre kazaya bağlı davacıda meydana gelen maluliyet oranını %25,4, tıbbi iyileşme süresinin 251 gün olarak belirlendiği görülmüştür.<br> 6098 Sayılı TBK'nun 56 maddesi gereğince; hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İBK gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>Eldeki davada, davalı sürücünün  asli ve tam kusurlu bulunması, davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, davacıda meydana gelen yaralanmaının niteliği ve ağırlığı, maluliyet durumu ,  olay tarihindeki paranın alım gücü, yukarıda açıklanan ilkeler, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile birlikte değerlendirildiğinde;  İDM'ince  hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının  dosya kapsamına uygun ve yeterli olduğu, fazla ya da az olmadığı belirlendiğinden, taraf vekillerinin manevi tazminat miktarına ilişkin  istinaf başvurularının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davacı ile davalılar ... ve ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davacı ile davalılar ... ve ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı  ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalılar tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 853,87 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 3.415,50 TL'den mahsubuyla, bakiye 2.561,63‬ TL'nin  davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 615,40 TL'den mahsubuyla, bakiye 534,70 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>3-Tarafların yaptıkları istinaf giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının yatıranlara iadesine, <br>5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 07/04/2025 tarihinde KESİN olmak üzere  oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2340c23f9ab8aa00","SID":"5e9b35f1c00b5950"}}