{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/1617 <br>KARAR NO\t: 2025/703<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 30/03/2022 (Karar)<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Sigorta Şirketine ait 09.08.2019 - 09.08.2020 başlama ve bitiş tarihlerini içerir ... poliçe nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Katılım Sigorta Poliçesi ve ... Poliçe nolu İhtiyari Mali Sorumluluk Katılım Sigortası Poliçesi Sigortalısı ile sigortalanmış bulunan ... (Önceki değişmiş Plaka: ...) plakalı ... ... marka binek otomobilin, Müteveffa ...’nun sevk ve idaresinde 19.05.2020 günü saat: 13:40 sularında Erzurum İli, ...İlçesi... Mahallesi .... Devlet Karayolu üzerinde seyir halinde iken, müteveffa sürücüsünün aracın direksiyon hâkimiyetini kaybederek aracın önce yolun sağ tarafında bulunan yaya geçidi levhasına, ardından savrularak orta refüjdeki oto korkuluğuna çarpma sonucu takla atması neticesinde müteveffa sürücünün hayatını kaybettiğini, davalı Sigorta Şirketinin sadece İhtiyari Mali Sorumluluk Katılım Sigortası Poliçesine istinaden aralarında davacılarında bulunduğu mirasçılar ..., ... ve ... ve ...'e toplam 30.000.- TL Poliçe bedeli ödemesi yapıldığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Katılım Sigorta Poliçesinden kaynaklı ödeme isteğine ise sürücünün tek yanlı kaza yaptığı ve kusurlu bulunduğu gerekçesi ile ödeme yapmadığını, davacıların poliçe lehtarı olarak değil, müteveffanın desteğinden yoksun kaldıkları için Zorunlu Mali Sorumluluk Katılım Sigorta Poliçesinden ödeme isteğinde bulunduğunu beyanla davacıların her biri için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 1.000.- TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının müteveffanın ölüm tarihi olan 19.05.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı şirketten tahsiline karar verilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; başvurunun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, sürücünün alkollü olup olmadığının ve ehliyetinin olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, trafik sigortasının yeni genel şartları uyarınca sürücünün kusurlu olarak ölmesi sonucu varislerin destekten yoksunluk tazminatı talep etme hakkının bulunmadığını,  müteveffanın %100 kusuru ile işbu kazaya sebebiyet verdiğini, destek şahsın kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, bu nedenlerle mesnetsiz ve haksız yere açılan iş bu davanın müvekkili bakımından dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İlk Derece Mahkemesince, \"... sigortalı araç sürücüsünün kendi kusuru ile meydana gelen ölüm olayında, hak sahibi üçüncü kişilerin destek zararlarından sigortanın sorumlu olup olmadığı, 2918 Sayılı Yasanın 92/h maddesinin 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe girmiş olması ve Anayasa Mahkemesi gerekçesine göre söz konusu zararların 92. maddenin \"h\" bendi kapsamında değerlendirilecek olması karşısında, bu tarihten sonra meydana gelen kazalarda işletenin sorumlu olmadığı hususların, sigorta teminatı kapsamında olmayacağı kanun ile düzenlenerek açıklığa kavuşturulmuştur. Bu nedenle 26.04.2016 tarihinden sonraki tek taraflı kazalarda zarar dolaylı yada doğrudan olsun, 2918 Sayılı Yasanın 85/1. Maddesi gereğince işletenin sorumlu olmadığı durumlarda, sigortanın da sorumluluğu olmayacaktır.<br>Somut olayda kaza tarihi 19.05.2020, poliçe tarihi ise 09.08.2019'dur.  Açıklanan nedenlerle poliçe ve kaza tarihi 26.04.2016 tarihinden sonra olduğundan KTK'nin 92/1-h maddesi gereğince desteğin kusurunun sigorta teminatı kapsamı dışında olduğu\" gerekçesiyle  davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kaza yapılan aracın trafik kaydı ve işleteninin davacıların olmadığı halde başka bir anlatım ile müteveffanın aracın tescil sahibi ve işleteni olmadığı halde müteveffayı araç sahibi veya işleten olarak değerlendirmek sureti ile 2918 sayılı yasanın 98/h maddesinin 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe girdiği gerekçesi ile olay kapsamında olmadığı nedenine dayalı ret gerekçesinin usul ve yasaya uygun olmadığını belirterek kararın kaldırılması, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirketi üzerinde bırakılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:\t<br>Dava, sigortalı araçta tek taraflı olarak gerçekleşen trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle, ölenin desteğinden yoksun kalan, ölenin eşi ve kardeşleri olan davacıların  destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;<br>1-) Somut olayda davacılar araç sürücüsü olan desteğin sevk ve idaresindeki araçla  yaptığı tek taraflı trafik kazasında ölmesi sonucu davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur. Dosyada mevcut  19.05.2020 tarihli kaza tespit tutanağında desteğin araç ile seyir halinde iken, 2918 sayılı KTK'nın 52/1-b maddesini ihlal etmek suretiyle, direksiyon hakimiyetini hız ve dikkatsizlik sonucu kaybederek yaya geçici levhasına ve müteakiben oto korkuluklarına çarparak takla atması sonucu sürücünün araçtan savrularak vefat ettiği tespit edilmiştir.<br>ATK Ankara Grup Başkanlığından alınan teknik raporda müteveffa sürücü ...  kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu bulunmuştur. <br>2-) Davalının sorumluluğunun kapsamı 01.06.2015 tarihinde, yani  kaza tarihi olan 19.05.2020 tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenecektir.<br>Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre somut olayda ise işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü murisin (destek) üçüncü kişi olarak kabulü mümkün değildir.<br>Yine Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, somut olayda %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü murisin tam kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir. Poliçenin teminat başlangıcı tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu’nda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığına göre, yine dosyada mübrez kaza tespit tutanağı ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden alınan teknik raporla yapılan tespit dahilinde, vefat eden desteğin kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, kazaya etki eden başkaca unsurun bulunmadığı noktasında ihtilaf olmadığından aksi yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekmiş, açıklanan gerekçelerle davacıların sigorta şirketinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. (emsal için bknz. Yargıtay 4. H.D.2021/22186 E. -  2023/10464 K., 2022/5943 E. -  2023/12616 K. Sayılı ilamı)<br>Dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İlk derece mahkemesinin ara kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf yoluna başvuran taraf aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere 09/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. \t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"58cfae42bc1bd000","SID":"57f6c9950943a286"}}