{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1368 <br>KARAR NO\t\t: 2025/687<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/01/2020 (Dava) - 28/04/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2020/42 Esas - 2022/401 Karar<br>DAVA             \t\t: İtirazın İptali <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 06/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/05/2025<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/04/2022 tarih ve 2020/42 Esas - 2022/401 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarası ile Marmaris Vergi Dairesinin ... vergi numarasında kayıtlı ... Limited Şirketinin %50 hisse sahibi ortağı olduğunu, davalının şirket nezdinde kendi adına tescilli 6.050.000,00 TL değerindeki 242.000 adet şirket payının 121.000 adedine denk gelen %25 hisse payını İzmir 26. Noterliğinin 26/07/2019 tarih 11117 yevmiye sayılı Limited Şirket Pay Devir Sözleşmesine istinaden 3.025.000,00 TL bedel karşılığında davacıya devir ettiğini, hisse devir bedelini de nakit olarak tahsil ettiğini, davalının pay devrini tescil ettirmediğini, davacıyı uzun süre oyaladığını, davacının sermaye payı ve hissedarlığı tescil ettirilmediği için davacı şirketin hesaplarını inceleme ve faaliyetlerini denetleme gibi haklarının kısıtlandığını, davacının öncelikle davalının hissedarı olduğu şirket muhatap gösterilerek Beyoğlu 40. Noterliğinin 12/11/2019 tarih 31689 yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, ihtarnamede İzmir 26. Noterliğinden düzenlenen 26/07/2019 tarih 11117 yevmiye sayılı Limited Şirket Pay Devir Sözleşmesi uyarınca pay devrinin ortaklar kurulunca onaylanması yönünde karar alıp, Marmaris Ticaret Sicilinde pay devrini tescil ettirmesini istediğini, ihtar üzerine dava dışı şirketin 18/11/2019 tarihli davalının da imzasının olduğu ortaklar genel kurul toplantısında alınan karar ile bu talebin reddedildiğini ve şirket tarafından keyfiyetin Marmaris 5. Noterliğinin 18/11/2019 tarih 07575 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 20/11/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı tarafça bu kez davalı ...'na Bakırköy 40. Noterliğinin 21/10/2019 tarih 32815 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek hisse devir sözleşmesinin haklı sebeple fesih edildiğinin ve davacı tarafça davalıya ödenen hisse devir bedeli tutarı olan 3.025.000,00 TL'nin iadesinin istenildiğini, davalı tarafça hisse devir bedelinin geri ödenmemesi üzerine davalı hakkında İzmir 2. İcra Müd'nün 2019/15842 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, takibin devamı için zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak arabuluculuk sürecinde de taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığını, davalının takibe yaptığı itirazın kötü niyetli ve haksız olduğunu, davalının icra takibini durdurmak suretiyle zaman kazanıp şahsi mal varlığını ve hissedarı olduğu ... Limited Şirketi nezdindeki %50 hisse payını 3. Kişilere muvazaalı devrederek alacağı sekteye uğratmak gayretine girdiğini bu sebeple davalının dava süreci içerisinde şahsi mal varlığını ve adı geçen ortağı olduğu şirketteki hisselerini 3.kişiye devretmesinin önüne geçilmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiğini,  davanın dayanağının ve davalıdan olan alacağın hukuki sebebinin resmi senet niteliğindeki noter sözleşmesi olması da dikkate alınarak ihtiyati tedbir talebinin kabulünün gerektiğini ileri sürerek, davalının  şahsi mal varlığı ile ortağı olduğu  ... Limited Şirketi nezdindeki %50 hisse payını 3. Kişilere devrinin önlenmesi adına teminat aranmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının  İzmir 2. İcra Müd'nün 2019/15842 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davalının 2018 yılında eşinden ayrılıp eşinin hissedar olduğunu,  ... Limited Şirketi 'den %37,5 hisseyi satın alarak şirketin %50 ortağı olduğunu, davalının bu dönemde ... ile tanıştığını, ...'nun davalının şirketinin satmış olduğu daireleri almak istediğini söylediğini, sık sık davalı ile görüşme talep ettiğini, ...'nun Marmaris'teki evinde davetler düzenlediğini, bu davetlere davalıyı da davet ettiğini, bu davetlere en sık eşlik edenin eski İzmir Cumhuriyet Başsavcısı, şimdiki Yargıtay üyesi ... ve eski MİT mensubu davacı ... olduğunu gören davalının güven duyduğunu, davalının şirketinin ekonomik sorunlar yaşadığı bir dönemde ...'nun davalıya yardımcı olmak istediğini,  emanet para verebileceğini beyan ettiğini ve davalının ortağı olduğu  ... şirketi hesabına 31/10/2018 tarihinde ... adı ile 138.000,00 TL 31/12/2018 tarihinde ... adı ile 45.000,00 TL, 31/12/2018 tarihinde ... adı ile 55.000,00 TL, 31/12/2018 tarihinde ... adı ile 500.000,00 TL, 31/12/2018 tarihinde ... adı ile 250.000,00 TL, 31/12/2018 tarihinde ... adı ile 40.000,00 TL , 31/10/2018 tarihinde ise ... adı ile 60.000,00 TL olmak üzere toplam 1.088.000,00 TL  gönderildiğini, ayrıca davalının tek sahibi olduğu ... Ltd Şti hesabına 01/10/2018 tarihinde ... adı ile 200.000 Euro , 07/02/2019 tarihinde ise ... adı ile 90.000 USD emanet para diye yollandığını, davalıyı evine çağıran ...'nun yanında avukat ... ve muhasebecisi ile birlikte konuşmaya başladığını, davalıya bağırarak \" ben borç para falan vermedim şirketin %25 hissesini istiyorum bunu bugün burada halletmeden buradan çıkılmayacak \" dediğini, davalının evden ayrılmaya çalıştığını ancak ...'in davalıyı tartakladığını, avukat ...'ın araya girerek \" bu seni burada öldürür en iyisi senet falan imzala ve kurtul \"  dediğini,  davalının ikna konuşmaları sonrası evden çıkıp ayrıldığını, davalının eski İzmir Cumhuriyet Başsavcısı ...'den yardım istediğini, davalının 30/06/2019 tarihinde davacı ... 'ın evine ... tarafından davet edildiğini, toplantıya ...'nun da katıldığını, ...'in davalıya \" bir devir sözleşmesi yapalım ama ... adına olsun, şimdilik böyle yazalım kurtul yoksa seni bunun elinden kurtaramayız \" diyerek baskı altına aldığını, sonrasında ...'in kendi el yazısı ile davalının tamamen aleyhine bir sözleşme yazdığını, davalının toplantıdan ayrıldığını,  İzmir'de çalıştığı şantiyeye döndüğünü, davalının noter devri yaptırması konusunda baskı altında kaldığını, 26/07/2019 tarihinde davalının şantiyesine ortaklı çalıştığı firmanın toplantısının olduğu gün yanında noterin arkadaşı olduğunu iddia eden bir kişi ile birlikte gelen davacı ...'ın devir için noter onayını yapması gerektiğini, bunun göstermelik olduğunu, yapmadığı takdirde davalının ailesine zarar vereceğini söyleyerek korkuttuğunu, ...'nun 30/06/2019 tarihinde davalıya zorla imzalatılan sözleşmenin 7. Maddesine göre ... adına hatır olarak adı geçen şirketin %25 hissesinin devrini noterden gerçekleştirmeyi taahhüt ettiğini, bu sebeple ...'ın hiçbir ödeme yapmadan sadece davalının irade sakatlığından faydalanarak 26/07/2019 tarihinde noter devrini kendi adına gerçekleştirdiğini, davacının yalnızca resmi evrak olarak ileri sürülen İzmir 26. Noterliğinin 26/07/2019 tarih 11117 yevmiye sayılı şirket devir sözleşmesine dayandığını ancak davalının iradesinin taraflar arasında yaşanan olaylar nedeniyle sakatlandığını, 3. Şahıs ... ve arkadaşlarının çeşitli tarihlerde vermiş olduğu borçlar karşılığında şirket hissesinin devredilmesinin baskı altında hile ve ikrah ile noter huzurunda değil iş yerinde çağrılan kişi tarafından imzalatıldığını, ... ve arkadaşlarının emanet diye verdikleri tutarın 2.942.310,00 TL olup, hisse devir sözleşmesinde geçen ve nasıl, nerede, ne ile verildiği ispat edilemeyen rakam olan 3.025.000,00 TL ile miktarların benzerliğinin beyanları doğrular nitelikte olduğunu, mevcut olay sebebi ile davacı ... ile ... aleyhine İstanbul Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/120643 nolu, 3.  Şahıs ... aleyhine Yargıtay soruşturma no 10859 sayılı evrakı ile başvurular yapıldığını, davanın yersiz olduğunu, davacının davalının şahsi malları ile %50 hisse sahibi olduğu şirketin hissesinin devrinin engellenmesi için tedbir talep ettiğini, davalının birçok gayrimenkule malik olduğu gibi ... Ltd Şti , ... İnş AŞ , ... Ltd Şti, ... İnş. Ltd Şti ve ... Ltd Şti gibi şirketlerin tam veya hakim ortaklı hisse sahibi olan bir iş kadını olduğunu, ticari itibarının yüksek olduğunu, açılan davanın aleyhe gelişmesi halinde bile karar infazının imkansızlığının mümkün olmadığını, mahkemece aksi düşünülmesi halinde teminatsız olarak tedbir kararı verilmemesini, davalıya kısa bir mehil verilmesi halinde teminatın nakit veya süresiz teminat mektubu şeklinde dosyaya katılacağını savunarak, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, aksinin düşünülmesi halinde davacı yanın teminat yatırması halinde karar verilmesine, şirket hisselerine tedbir konulmasının telafisi mümkün olmayan zararlar doğuracağı, ticari itibarının sarsılacağı gerçeği nedeni ile nakit veya yeterli teminat mektubunun verilmesi için kısa mehil verilmesine, davanın reddine, % 20 tazminatın hüküm altına alınmasına  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"...davacı tarafça davalının dava dışı  ... Limited Şirketinde  bulunan 121.000 adede denk gelen %25 hisse payını İzmir 26. Noterliğinin 26.07.2019 tarih 11117 sayılı Limited şirket pay devir sözleşmesine istinaden 3.025.000,00  TL bedel karşılığında davacı tarafa devredildiği ancak pay devrinin onaylanmadığından bahisle pay devri karşılığı ödenen bedelin tahsiline yönelik olarak davalı hakkında İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2019/15842 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği , davacı tarafça itirazın iptaline yönelik olarak eldeki davanın açıldığı, davacı ... ile davalı ... arasında davalının dava dışı  ... Limited Şirketindeki 121.000 adede denk gelen %25 hisse payının devrine yönelik olarak İzmir 26. Noterliğinin 26.07.2019 tarih  11117 yevmiye sayılı \"Limited Şirket Pay Devir Sözleşmesi\"nin imza altına alındığı, dava dışı şirket genel kurulunun 18.11.2019 tarih 2019/06 sayılı kararı ile söz konusu hisse devir onayının reddine karar verildiği, davacı tarafça hisse devri gerçekleşmediğinden hisse devri sözleşmesi doğrultusunda ödenen  3.025.000,00  TL'nin tahsiline yönelik olarak davalı hakkında İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2019/15842 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça itirazın iptali için dava açıldığı, taraflar arasında imza altına alınan  \"Limited Şirket Pay Devir Sözleşmesi\"nde devir bedeli olarak belirlenen   3.025.000,00  TL'nin davacı tarafından davalıya nakden ve tamamen ödendiğinin belirtildiği, söz konusu belgenin HMK 204/2 maddesi gereğince aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil niteliğinde olduğu ve aksinin yazılı ve kesin delil ile kanıtlanmasının gerektiği ve davacı tarafça belgedeki ödeme iddiasının aksinin yazılı ve kesin delil ile ispatlanamadığı , davalı tarafça söz konusu sözleşmenin baskı altına yapıldığının iddia edildiği ve bu konuda İzmir CBS na şikayette bulunulduğu, İzmir Cumhuriyet Başsavcıılığınca davacı ve davalı arasındaki ihtilafın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, noter senedi ile ilgili de belgenin baskı altında imzalandığına dair iddiaları ile ilgili yeterli delil bulunmadığı gerekçesi ile davacının şikayeti ile ilgili kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, karara itiraz edildiği, kararın İzmir 7. Sulh Ceza Hakimliğince kesin olarak reddine karar verildiği,  davalı tarafça davalının ortağı olduğu şirkete dava dışı kişiler aracılığıyla toplam 2.942.310.00 TL para gönderildiği,  söz konusu paranın dava dışı ... tarafından davalıya yardımcı olmak  ve emanet olarak gönderildiğinin belirtildiği ve söz konusu gönderilen paranın tahsiline yönelik olarak dava dışı kişiler tarafından yine dava dışı şirket hakkında icra takipleri ve itirazın iptali davaları bulunduğu, söz konusu davalarda talep edilen bedel ile eldeki davada talep edilen bedelin mükerrer talep niteliğinde olduğu, bu hususun belirlenmesine yönelik olarak bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinin iddia ediliği ancak  \"Limited Şirket Pay Devir Sözleşmesi\"ndeki dava konusu edilen bedelin nakden ve tamamen alındığına ilişkin beyanlar karşısında söz konusu savunmanın herhangi bir değerinin olmadığı ve bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek bulunmadığı, davalı tarafça tanık deliline dayanıldığı ancak davacı vekili tarafından tanık dinletilmesine muvafakat edilmediğinin Mahkememizin 28.04.2022 tarihli celsesinde belirtildiği, davanın niteliği göz önüne alındığında ancak davacının açık muvafakatı ile tanık dinlenebileceği, davacı tarafça muvafakat beyan edilmediğinden davalının da tanık dinletme talebinin de reddinin gerektiği, davacı tarafça taraflar arasında imza altına alınan sözleşme doğrultusunda davalı tarafa ödenen ve sözleşmenin yerine getirilmemesi hisse devrinin gerçekleşmemesi sebebi ile dayanaksız kalan   3.025.000,00  TL'nin davalı tarafında davacıya ödenmesinin gerektiği...\" gerekçesiyle davanın KABULÜ ile, davalının İzmir 2.İcra Müd' nün 2019/15842  sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen DEVAMINA, takibin devamına karar verilen  bölüm üzerinden hesaplanacak % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dosyaya 3.025.000 TL tutarı ödediğine ilişkin banka dekontu sunmadığını, bu hususun 31/03/2022 ve 28/04/2022 tarihli celselerde zabıt altına alındığını, ancak mahkemece davacının, ödeme yaptığına ilişkin banka kayıtlarının celp edilmediğini, davacının imzası olan 30/06/2019 tarihli sözleşme sunulduğu halde bilirkişi incelemesi yapılmadığını, hile ve tehdit iddiasına dayanıldığı halde, mahkemece tanık delillerinin toplanmadığını, tanıklarının dinlenmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığını, cevap ve beyan dilekçeleri doğrultusunda davanın reddinin gerektiğini, davacının %20 icra inkar tazminatı talebinin kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, şirket hisse devri sebebiyle ödenen bedelin, hisse devrinin gerçekleşmemesi sebebiyle iadesine yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Davacı, dava dışı ... İnş. Ltd. Şirketinin %25 hissesinin 3.025.000,00 TL karşılığında devri için davalı ile noterden 26.07.2019 tarihli pay devri sözleşmesi yaptığını, ortaklar genel kurulunda devrin onaylanmadığını, bu sebeple davalıya hisse devri karşılığı ödediği bedelin tahsili için başlattığı takibe itiraz üzerine eldeki davayı açtığını belirtmiştir.<br>Davalı ise savunmasında, söz konusu şirketin %50 hissedarı olduğunu, ekonomik sıkıntıları sebebiyle dava dışı Nizameddin isimli şahsın farklı tarihlerde gerek kendi ismi gerekse de çeşitli kişiler adı ile kendisine ekonomik sıkıntısı sebebiyle toplamda 2.942.310,00 TL para gönderdiğini, bu paralar için de şirketinin %25 hissesini tehdit ile yine kendisine el yazısıyla yazdırdığı 30.06.2019 tarihli bir sözleşmenin gereği olarak davacıya  26.07.2019 tarihli pay devri sözleşmesi uyarınca devretmek zorunda kaldığını, 30.06.2019 tarihli sözleşmenin tehdit altında kendisine imzalatılması sebebiyle iradesinin geçersiz olduğunu, 26.07.2019 tarihli hisse devir sözleşmesindeki bedel ile 30.06.2019 tarihli sözleşmedeki bedellerin birbirine çok yakın olmasının iddialarını doğrular nitelikte olduğunu, bu sebeple davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. <br>Davacı ve dava dışı ... ile başkaca şahıslar hakkında davalı tarafça bu olaylar sebebiyle suç duyurusunda bulunulmuş, şüpheliler hakkında verilen takipsizlik kararı itiraz üzerine kesinleşmiştir. Ceza soruşturma dosyasında davacı ve dava dışı ...'in alınan ifadelerinde özetle, davacının davalıdan aldığı %25'lik hissenin 30.06.2019 tarihli sözleşmede bahsedilen hisseler ile alakasının olmadığını, bundan bağımsız davalıya ait diğer hisseler için olduğunu belirtmişlerdir. Davaya konu hisse devir sözleşmesini gerçekleştiren noter başkatibi de ifadesinde devir esnasında herhangi herhangi bir tehdit olayına rastlamadığını belirtmiştir. Davalının toplamda %50 hisse sahibi olduğu gözetildiğinde, davalının savunmasında belirttiği 26.07.2019 tarihli hisse devir sözleşmesinin 30.06.2019 tarihli sözleşmenin gereği olarak gerçekleştirildiğine yönelik iddiası takipsizlik dosyası da nazara alındığında davalıca ispat edilememiştir. Buradan hareketle, her iki sözleşmenin birbirinden bağımsız olduğunun kabulüyle davaya konu 26.07.2019 tarihli pay devri sözleşmesinin aksini ispat edemeyen davalının savunmasına mahkemece itibar edilmemesi doğru olmuş, alacağın likit olması sebebiyle de icra inkar tazminatına hükmedilmesi haklı görülmüştür.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalı vekilinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/42 Esas - 2022/401 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 206.637,75 TL istinaf karar harcından peşin alınan 36.597,00 TL harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan 15.100,00 TL olmak üzere toplam 51.697,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 154.940,75 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/05/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"61fc79d973680d7b","SID":"59b541df8c8c9a4b"}}