{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2025/23 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/463<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)<br>DAVA TARİHİ\t: 04/08/2022<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Asıl davada davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; 2 Kasım 2015 tarihli ----------- kayıtlarından da görüleceği üzere; ---------- Şti. isimli şirkettte ünvan ve ortaklık yapısının değişimine ilişkin ------------ Noterliği'nin 23/10/2015 tarihli, ------------- sayılı onaylı genel kurul kararı 27/10/2015 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini, müvekkilinin, 14/10/2015 tarihinde  davalı şirketin %10 ortağı olduğunu, Müvekkilinin şirketin müdürü, hakim ortağı  ya da herhangi bir yetkilisi olmadığını, Sermaye şirketi olan Limited Şirketinde küçük ortak olduğunu, Hakim ortak, yetkili ve şirket müdürünğn ... olduğunu, Müvekkilinin ortak olduktan sonra, ----------- Noterliği'nin 21/02/2019 tarihli,---------- yevmiye nolu belgesinden  anlaşılacağı üzere;  uhdesinde bulunan %10'luk payın tamamını, şirketin hakim ortağı ve müdürü olan ...'ya devrettiğini, böylece ...'nın tek ortak haline geldiğini, şirket yetkilisi, hakim ortağı, müdürü ve artık şirketin tamamının sahibi durumunda olan ... ve şirket tüzel kişiliği, bu durumu ticaret sicile ve ilgili yerlere bildirmediğini, durum böyle olunca müvekkilinin ticaret sicil kayıtlarında ve vergi kayıtlarında halen şirket ortağı gibi gözükmeye devam ettiğini, müvekkilinin şirketin ortağı olmadığını, davalı şirket ve tüm payların sahibi olan ...'nın gerekli iş ve işlemleri yapmamış, gerekli tescilleri ve bildirimleri yapmadığını, öncelikli olarak bu durumun tespitini ve tesciline karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise, 21/02/2009 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini ve bu durumun tescilini, yargılama giderler ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle;  Davacının 21/02/2019 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde davalı şirket (...) ortaklığından çıktığının tespitine karar verilmesi veya  davacının 21/02/2019 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına  karar verilmesi talepli olarak ----------- Esas nolu dosyası üzerinden görülen; davacısının ..., davalısının  ... olduğu davada Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verildiğini, kararın istinaf edilmesi üzerine----------- E nolu kararıyla: \"Bu durumda mahkemece, davacıya, hisselerini devrettiği ...'ya da dava açması için süre verilmesi, dava açılması halinde bu davanın eldeki dava ile birleştirilerek, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, sonucuna göre bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.\" şeklinde karar verildiği, anılan BAM kararı sonrasında dosyanın---------- E nolu dosyasına kaydedildiğini, anılan dosyanın 08.01.2025 tarihli tensip zabtıyla: \"İstinaf ilamı doğrultusunda davacıya hisselerini devrettiği ...'yı davalı göstererek mahkememiz dosyası ile  birleştirme talepli dava açması için 1 aylık kesin süre verilmesine, söz konusu dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştirilmesi halinde istinaf ilamında belirtilen hususlar kapsamında yargılamaya devam edileceğine\" karar verildiğini, neticeten davacının 21/02/2019 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde ... ortaklığından çıktığının tespitine karar verilmesi veya  davacının 21/02/2019 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde ... ortaklığından çıkarılmasına  karar verilmesi ile iş bu davanın -------------- Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesi talebinde bulunulduğu görülmüştür.<br><br>CEVAP: Asıl ve birleşen dava davalılarına, dava dilekçesi ekli tensip tutanağı usulüne uygun tebliğ edilmiş ancak yasal süresi içinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; davacının limited şirkette pay devrinin ve ortak olmadığının tespiti, sicile tescili ve ilanı ile bunun mümkün olmaması halinde HMK m.111 hükmü gereğince şirket ortaklığından çıkma istemlerine ilişkindir. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan ticaret sicil kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. Dosyanın incelenmesinde Mahkememizin 20/12/2022 tarih ve ---------- esas ----------- karar sayılı gerekçeli kararı ile davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verildiği, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine dava dosyasının ------------Hukuk Dairesi'ne gönderildiği ve  ---------- esas ----------- karar sayılı ilamı ile kaldırılmış olmakla Mahkememizde ---------- esasına kaydedilmiş olup Mahkememiz tensip ara kararı uyarınca; \"İstinaf ilamı doğrultusunda davacıya hisselerini devrettiği ...'yı davalı göstererek mahkememiz dosyası ile  birleştirme talepli dava açması için 1 aylık kesin süre verilmesine, söz konusu dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştirilmesi halinde istinaf ilamında belirtilen hususlar kapsamında yargılamaya devam edileceğine\" karar verilmiş ve davacı tarafından birleştirme talepli olarak ----------- sayılı dava dosyasının açıldığı ve mahkememiz işbu dosya ile birleştirildiği görülmüştür.  ------------ Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre davacının,  davalı şirketin %10 oranında ortağı olduğu, diğer ortağın %90 hisse ile dava dışı ... olduğu,  davacının hissesini 1.000,00 TL bedel karşılığında ---------Noterliğinin   21.02.2019 tarihli ve ----------- yevmiye numaralı ''Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi'' başlıklı devir sözleşmesi ile dava dışı ...'ya  devrettiği görülmektedir.  Dava konusu uyuşmazlık; davacının birleşen dava davalısı ile birlikte ortaklık payını haiz olduğu asıl dava davalısı şirketteki paylarını 21/02/2019 tarihinde usulüne uygun olarak yetkili sıfatını haiz diğer ortağa devretmesi sebebiyle TTK m.595/VI hükmü gereğince davalı şirketten çıktığının tespiti koşullarının oluşup oluşmadığı, bu tespitin yapılması mümkün ise hangi tarihte çıktığı; bu mümkün değilse terditli talebine ilişkin olarak çıkmasına dair TTK m.636 hükmünde yazılı koşulların bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre; davacının, dava dışı ------------ tarafından yapılan ve ------------ Noterliği'nin 14/10/2015 tarih ve ------------ yevmiye sayılı pay devri sözleşmesi ile davalı şirketin % 10 oranında hisse ile ortağı olduğu, % 90 oranındaki diğer ortağın ise birleşen dosya davalısı ------------ olduğu, davacının ------------- Noterliği'nin  21/02/2019 tarih ------------ yevmiye sayılı hisse devri sözleşmesi ile payını diğer ortak ve yetkili sıfatını haiz ------------ devrettiği, TTK m.595 hükmü gereğince hisse devrinin geçerlik kazanabilmesi için pay devrinin noter kanalı ile yapılması ve genel kurulda onaylanması gerektiği, sunulan deliller arasında davalı şirketin pay devrini kabul ettiğine dair genel kurul kararı almadığı bu kapsamda anılan yasa gereğince davacının davalı şirkete bildirim yapmasından 3 ay sonra davalı şirketin sessiz kalması halinde bu sürenin sonunda pay devrine onay vermiş kabul edileceği ama bu hususta başvuru yapıldığına dair dosyaya yanısyan bir delil olmadığı, davalı şirketin iki ortaklı olduğu ve birleşen dava davalısı diğer ortağın yetkili müdür sıfatını haiz olması sebebiyle ayrıca bildirim yapılmasına gerek olmadığı, hisse devir ile bildirimin yapılmış kabul edilmesi gerektiği ancak onay süreci işletilmediğinden yasa lafzında yazılı 3 aylık sürenin sonunda davacının davalı şirketten çıktığının tespitine karar verilmesinin dosya kapsamına uygun olacağı kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Asıl ve birleşen davanın kabulü ile, davacı ...'in ----------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ----------- sicil numarasında kayıtlı davalı ------------Şti. ortaklığından 22/05/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere çıktığının tespitine,  <br>2-Asıl davada alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineyi irat kaydına, <br>3-Birleşen davada alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>4-Asıl ve birleşen davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, <br>5-Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan 696,10 TL başvurma harcı ile 696,10 TL peşin harç ile 1.098,25 TL posta masrafı olmak üzere toplam: 2.490,45 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, <br>6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, <br>  İlişkin olarak, davalıların yokluğunda, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren  iki haftalık süre içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.15/05/2025    </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"acae4eb351505f18","SID":"2171bd1b612ef5b1"}}