{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/663 <br>KARAR NO: 2025/798<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/12/2024<br>NUMARASI: 2023/184 Esas -  2024/1019 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; 07/10/2014 tarihinde davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı araç ile Maltepe sahil yolundan Kartal istikametine doğru seyir ederken önünde seyir etmekte olan davacının idaresindeki ...  plaka sayılı motosiklete çarparak yaralanmasına sebep olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi tazminat ile 25.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş;  19/04/2022 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 15.670.89- TL olarak artırmış, 26.06.2024 tarihli dilekçesi ile 115.546,50-TL olarak ıslah etmiştir. Davalılar, davanın reddini istemiştir. İlk derece Mahkemesi'nin davalı sürücünün kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dair kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu neticesinde, Dairemizin 23/02/2023 tarih,  2022/1545 Esas, 2023/356 Karar sayılı ilamı ile; \", ceza soruşturmasında tanzim olunan bilirkişi raporları ile ilk derece mahkemesi tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesi düzenlenen raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi suretiyle kusur tespiti yapılması gerekirken, varsayımlara dayalı bir kanaatle davacı sürücünün tam kusurlu kabul edilmesi ve bu suretle de davanın reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı, bu halde mahkemece İTÜ'de veya Karayolları Genel Müdürlüğü'nde görevli trafik (kusur) konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden, kaza tespit tutanağı, krokisi ve  ATK raporu ve diğer belgeler  irdelenmek suretiyle tarafların kusur durumlarının belirlenmesi raporlar arasındaki kusur konusunda çelişkinin giderilmesi için açıklayıcı, ayrıntılı, taraf ve yargı denetimine açık rapor aldırılması, tarafların iddia ve savunmaları, itirazları göz önüne alınarak, işin esası ile ilgili deliller toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi' gerektiği' (Bknz. Yargıtay 17. HD'nin 2016/14680 Esas, 2019/2383 Karar sayılı ilamı)'' gerekçesiyle, kararın HMK 353/1.a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiş, Kaldırma kararı sonrasında mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''... BAM kaldırma kararı doğrultusunda kusur yönünden İTÜ kürsüsünde görevli 3 kişiden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alındığı,   20/11/2023 tarihli raporda, davacı sürücü ...'ın olayda %75 ( yüzde yetmiş beş ) oranında kusurlu olduğu, davalı ...'ın olayda %25 ( yüzde yirmi beş ) oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği,  Adli Tıp Kurumu- Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen 16/01/2020 tarihli raporda davacının geçirmiş olduğu kazaya bağlı yaralanması nedeniyle, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre % 9,2 (yüzdedokuznoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiği, iyileşme süresinin 08/10/2014 tarihinden itibaren 4 (dört) olduğunun mütalaa olunduğu, hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 01/03/2024 tarihli raporda davacının talep edilebileceği sürekli iş göremezlik zararının 115.546,50 TL olduğunun belirtildiği, bu miktarın kabulüne karar vermek gerektiği, davacıların manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede tarafların kusur oranı, tarafların ekonomik durumu ve kusur durumları da dikkate alınarak, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerektiği'' gerekçesiyle, 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,2-Maddi tazminatın kabulüne,115.546,50-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 21/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsil alınarak davacıya verilmesine, 3-Manevi tazminatın kısmen kabulüne, 6.000,00-TL manevi tazminatın 21/01/2015 tarihinden  itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 4-Fazlaya dair manevi tazminatın reddine,  karar verilmiştir. Davalı ... vekilince sunulan 16/01/2025 tarihli dilekçe deki talebin değerlendirilmesi üzerine yerel mahkemece, 27/01/2025 tarihli ek karar ile,'' dosyanın incelenmesinde; mahkemenin 11/12/2024 tarihli 2023/184 esas , 2024/1019 karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın 6 no.lu bendinde \"6-Davacı tarafça yatırılan 27,70 TL başvurma harcı, 88,81 TL peşin harç, 50,30 TL  ve 342,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 508,81 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak (davalı ...nın sorumluluğunun 2.478,35 TL ile sınırlı olmasına) davacıya verilmesine,\" dair sorumluluk miktarının sehven 2.478,35- TL olarak yazıldığı'' gerekçesiyle, Mahkemenin 11/12/2024 tarihli 2023/184 esas, 2024/1019 karar sayılı kararının 6 no.lu bendinin \"6-Davacı tarafça yatırılan 27,70 TL başvurma harcı, 88,81 TL peşin harç, 50,30 TL  ve 342,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 508,81 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak (davalı ...nın sorumluluğunun 161,23 TL ile sınırlı olmasına) davacıya verilmesine \" olarak düzeltilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı  davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf nedenleri:  davalılar ... ve ... vekili; davacı tarafa aynı yargılamada iki kez ıslah yapıldığını, bu hususun açıkça hukuka aykırı olduğunu,  kısmi dava söz konusu olduğu halde yerel mahkemece hukuka aykırı olarak davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilerek karar verildiğini, kaldırma kararından önceki  14.12.2020 tarihli hesap raporuna davacı tarafça itiraz edilmediğini, bu nedenle bu raporda tespit edilen 15.670,89-TL'nin davacı açısından kesinleştiğini, BAM tarafından önceki kararın sadece kusur yönünden kaldırıldığını, bu şekilde usuli kazanılmış haklarının ihlal edildiğini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığı yönündeki itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının kazada asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkiline %25 kusur izafe edilmesinin doğru olmadığını, hükme esas alınan aktüer raporunun denetime elverişli olmadığını, SGK tarafından davacıya toplam 9.471,40-TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığını, ayrıca dosyaya sundukları dekontlarda görüleceği üzere müvekkili ... tarafından davacıya 100,00-TL çekici gideri ile ayrı ayrı 3.000,00-TL ve 2.000,00-TL olmak üzere toplam 5.100,00-TL ödeme yapıldığını, bu ödemelerin dikkate alınmadığını, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili, kusur tespitini kabul etmediklerini, kask takmaması nedeniyle davacıya müterafik kusuru nedeniyle kusur izafesi gerektiğini, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli olan yönetmeliğe göre hazırlanmadığını ve  maluliyet oranının dava konusu kaza ile ile illiyetinin açıkça tespit edilmediğini, hesap raporunda davalıların yapmış olduğu ödemlerin dikkate alınmadığını, tazminat hesabının 1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini,  geçici iş göremezlik süresince sürekli iş göremezlik hesabının mükerrer olarak yapıldığını, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, davacı tarafça müvekkilinden manevi tazminat talep edilmesine rağmen bu hususta sorumluluğu bulunmayan müvekkili yönünden red kararı  verilmediğini  ve müvekkili lehine red vekalet ücreti hükmedilmediğini, aynı yargılamada iki kez ıslah yapılamayacağını, davacının ıslah talebinin zaman aşımına uğradığını, kararın 6. bendinde müvekkilinin sorumlu tutulduğu parantez içindeki tutarı hatalı olduğunu, yine Adli Tıp rapor ücreti davacıya tamamlattırılmadan  yargılamanın sürdürüldüğünü ve hükmün 7. bendinde bu giderin tamamlatılmasının hatalı olduğunu, Adli tıp gideri olan 4 adet faturanın bedelinin ayrı ayrı gösterilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle  maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; Daire kaldırma kararından sonra yerel mahkemece aldırılan ve İTÜ 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 20.11.2023 tarihli kusur raporunun, kesinleşen ceza dosyasında hükme esas alınan kusur tespitine, somut olayın özelliklerine ve kazanın meydana geliş biçimine uygun olmasına; müterafik kusur kazanın oluşumuna etki eden bir sürüş kusuru olmadığından kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının belirlenmesinde dikkate alınmamasının isabetli olmasına, kaldı ki kaza tespit tutanağında davacının kask kullanımının belirsiz işaretli olmasına, hükme esas alınan Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen 16/01/2020 tarihli raporun  kaza tarihinde geçerli olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri  dikkate  alınarak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine  (cetvellerine) göre hazırlanmış bulunmasına, Daire uygulamaları ve Yargıtay içtihatları gereğince geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olmasına; tazminat hesabında teknik faiz -iskonto uygulanmasının getirildiği 01.06.2015 tarihli  ZMM Genel şartlarınındaki buna ilişkin ekteki düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması nedeniyle hesaplamada uygulanmasının söz konusu olmamasına; davalı tarafça sunulan banka ödeme dekontlarındaki 100,00-TL lik bedelin çekici ücretine ilişkin olması, diğer 2.000,00-TL ve 3.000,00-TL den toplam 5.000,00-TL tutarındaki ödemenin ise  davalılar vekilinin 09.03.2015 tarihli dilekçesinde manevi tazminatın taktirinde göz önüne alınmasının istenmesi nedeniyle davacının cismani zarardan kaynaklanan  tazminat hesabında dikkate alınmamasında bir yanılgı bulunmamasına; dava dilekçesi içeriği incelendiğinde davacı tarafın davalı ...'nın bedensel zararları karşıladığına işaret edildiği anlaşılmakla davalı ...'ndan herhangi bir manevi tazminat talep edilmediğinin belirgin olmasına, kararın 6. bendinde davalı ...'nın  sorumlu tutulduğu parantez içindeki tutardaki hatanın yerel mahkemece 27/01/2025 tarihli ek karar ile giderilmiş bulunmasına,  dosya kapsamında 4 adet   Adli Tıp rapor fatura  gideri yapıldığı, davacı tarafça 395 seri numaralı faturanın bedelinin 800,00-TL olduğu anlaşılmakla toplam 4 fatura bedelinin 2.758,00-TL olduğu, 372,91-TL'sinin yargılama sırasında ödenmediği  anlaşılmakla her ne kadar bu şekilde yargılamaya devam edilmesi hatalı ise de, bu husus tamamlanabilecek bir durum olmakla, yerel mahkemece hükümde tamamlatılmasına karar verilmiş bulunmasına göre davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekilinin bu hususlara ilişen istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir. 2-Yerel mahkemenin ilk kararı davacı tarafça istinaf edilmiş Daire Kararı ile ilk derece mahkemesinin kararı kusur tespiti yönünden eksik inceleme nedeniyle kaldırılmıştır. Yerel mahkemenin kaldırma öncesi dosya kapsamında aldırdığı 14.12.2020 tarihli raporda davacının geçici ve kalıcı iş göremezlik zararının toplam 15.670,89-TL olduğu hesaplanmış, davacı vekilince bu rakam üzerinden bedel artırımı yapılmıştır. Bundan ayrı, dava dilekçesi incelendiğinde davanın kısmi dava olduğu, belirsiz alacak davası olmadığı belirgin olup, 6100 sayılı HMK'nın 176. Maddesinde aynı davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurulabileceği düzenlenmiş olmakla, Daire kaldırma kararından sonra  davacı tarafa sunulan ıslah dilekçesine göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Yine, dosya kapsamındaki 16.02.2021 tarihli SGK cevabi yazısına göre, davacıya 10.813,64-TL geçici iş göremezlik ödemesi yapılmış olup, bu şekilde 14.12.2020 tarihli aktüer raporunda davacı için hesaplanan 923,27-TL  geçici iş göremezlik zararı karşılandığından, yerel mahkemece bu hususun göz ardı edilmesi de hatalı olmuştur. Ancak, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın ve ek kararın kaldırılıp, yanılgılı hususlar düzeltilmek suretiyle HMK 353/1.b-2 maddesi gereğince yeniden aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/12/2024 tarih ve 2023/184 Esas 2024/1019 Karar sayılı kararına karşı yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle  davalılar  vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine,(2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harçlarının talepleri halinde kendilerine ayrı ayrı iadesine,b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendileri üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/12/2024 tarih ve 2023/184 Esas- 2024/1019 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA, a/Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 14.747,62-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 21/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,  b/Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, c/Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 6.000,00-TL manevi tazminatın 21/01/2015 tarihinden  itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  davalılar...'dan alınarak davacıya verilmesine,  ç/Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, d/Harçlar Kanunu uyarınca  alınması gerekli 1.417,26-TL harçtan peşin alınan 88,81-TL peşin harç, 50,30-TL ve 342,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 481,11-TL harcın mahsubu ile bakiye 936,15-TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile (davalı ...nın sorumluluğu 374,46-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) hazineye gelir kaydına, e/Davacı tarafça yatırılan 27,70-TL başvurma harcı, 88,81-TL peşin harç, 50,30-TL  ve  342,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 508,81-TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak (davalı ...nın sorumluluğu 203,52- TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davacıya verilmesine f/Adli Tıp Kurumu Başkanlığı' nın ... seri numaralı 01/10/2018 tarihli 568,50-TL bedelli,  ... seri numaralı 10/07/2019 tarihli 562,00-TL bedelli,  ... seri numaralı 18/03/2020 tarihli 828,00-TL bedelli, ... seri numaralı 19/03/2020 tarihli dört adet fatura toplamı olan 2.758,50-TL Adli Tıp Kurumu fatura alacağının davanın red/kabul oranına göre (0,14) hesaplanan 386,19-TL'sinin davalılardan müteselsilen ( davalı ...nın sorumluluğu 154,47- TL ile sınırlı olmak kayıdyla); bakiye 372,91-TL'sinin ise davacı tarafından  İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın Adli Tıp Kurumu Döner Sermaye Saymanlığının T.C. ... Bankası Kocamustafapaşa Şubesindeki ... iban nolu hesabına ödenerek makbuzun mahkeme dosyasına sunulmasına, g/Davacı tarafından yapılan 10.100,00-TL bilirkişi gideri ile tebligat ve müzekkere gideri 882,90-TL olmak üzere toplam 10.982,9-TL yargılama giderinin davanın red/kabul oranına göre hesaplanan (0,14) 1.537,60-TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak (davalı ...nın sorumluluğu 615,04-TL ile sınırlı olmak kayıdyla) davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, ğ/Davalılarca yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, h/Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜTF 13/2 Maddesi gereğince hesap ve takdir olunan  14.747,62-TL vekalet ücretinin  davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ı/Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜTF 13/3 Maddesi gereğince hesap ve takdir olunan  14.747,62-TL vekalet ücretinin  davacıdan alınarak davalılara verilmesine, i/Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜTF 10 ve 13/2. maddeleri gereğince hesap ve takdir olunan 6.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, j/Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜTF 10/2 maddesi gereğince hesap ve takdir olunan 6.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine,  3/ Gider avansından arda kalanın yatıran tarafa iadesine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.15/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a450aa1a488b2554","SID":"f4b669527bc4780f"}}