{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t:...<br>KARAR TARİHİ\t: 24/04/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br>ÜYE\t\t:...<br>ÜYE\t\t:....<br>KATİP\t\t: ..<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMES\t\t: ...<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t: <br><br>DAVACI\t: ....<br>VEKİLLERİ\t: Av...<br>\t  Av. <br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Satımdan Kaynaklanan<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24/04/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle;  davacı şirketin,..... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dava  dosyasında davalı şirketten olan cari hesap alacağına ilişkin takip başlattığını, 2024 yılında davalı şirkete kesilmiş e-faturalar ve e-irsaliye belgelerinin de dilekçe ekinde yer aldığını, ekte sunulan davacı şirkete ait cari hesap tablosunda görüleceği üzere davalı tarafın davacı şirketin 83.108,363 USD cari hesap alacağı kaldığını, davalı şirketin mallarını kaçırma ya da mallarının elinden çıkma tehlikesi bulunduğunu, bu nedenle teminatsız olarak talep edilen miktar yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi 10/02/2025 tarihli ara kararında;  yargılamanın devam ettiği,  davalı tarafın mal kaçırma ihtimaline ilişkin olarak net ve somut bilginin dosyaya sunulmadığı, davacının dava dilekçesi ekinde sunulan 31/12/2023 tarihli mutabakat metninin ve davalı şirkete kesilen e-fatura, e-irsaliye belgelerinin de aslının sunulmadığı, ihtiyati haczin yasal şartları için yaklaşık ispat koşulu bu aşamada gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı taraf cevap dilekçesinde soyut itirazlarda bulunmuş olup borcun sona erdiğine dair herhangi bir somut itirazlarının bulunmadığını, davalı vekili cevap dilekçesinde esas yönünden sadece faturalarda davalı şirketin imzasının bulunmadığını ileri sürdüğünü, ancak 31/01/2025 tarihli dilekçede belirttiği üzere müvekkilinin e-defter mükellefi olup defter kayıtları elektronik ortamda tutulmakta ve davalı şirkete elektronik ortamda gönderildiğini, davalı taraf gönderilen faturalara bir itirazda bulunmadığını, davalı vekili cevap dilekçesinde fatura içeriklerine ve irsaliye belgelerine bir itirazda bulunmadığını, buna karşın yerel mahkemenin ihtiyati haciz taleplerini reddettiğini, yerel mahkeme 10/02/2025 tarihli ara kararında 31/12/2023 tarihli mutabakat metninin ve e-fatura ile e-irsaliye belgelerinin aslının sunulmaması gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddedildiğini belirttiğini, öncelikle e-fatura ve e-irsaliye belgeleri kare kodlu olarak hazırlandığını, bu evraklarında mahkemeye sunulduğunu, söz konusu belgeler zaten asıl belgeler olup elektronik ortamda doğruluğu karekod ile sorgulanabildiğini, yerel mahkemede görülen dava itirazın iptali olup davalı şirket süreci uzatmak adına takibe itiraz ettiğini, davalı tarafın cevap dilekçesinde herhangi bir ödeme belgesi bulunmadığını, bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile  mahkemenin takdir edeceği teminatı yatırarak ihtiyati haciz taleplerinin  kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi ile; Yapılan icra takibine ve işbu davaya konu edilen faturalarda müvekkilinin imzasının bulunmadığını, müvekkiline yollanan örnek no:7 ilamsız takipte ödeme emrinde borcun sebebi olarak fatura gösterildiğini, ancak alacaklı ile müvekkili arasında böyle bir cari hesap oluşturacak ticari bir faaliyetin söz konusu olmadığını, bu faturalar nedeniyle müvekkilinin alacaklıya hiç borcunun bulunmadığını, faturalar ile müvekkilininin ilgisinin olmadığını,  borca dayanak yapılan faturalarda müvekkilinin imzası bulunmadığını, müvekkilinin imzasının bulunmadığı belgelere dayanarak tarafına ödeme emri gönderilmesinin hukuka aykırı olacağını, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında herhangi bir cari hesap ilişkisinin bulunmadığını, davacı tarafça taraflar arasında cari hesap olduğu iddiasının gerçek dışı olup, taraflar arasında sadece alım satım ilişkisinin mevcut olduğunu, davacı taraf söz konusu cari hesap olduğu iddiasını yazılı sözleşme ile ispat etmesi gerektiğini, alacaklı düzenlediği faturadaki malların yada hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerektiğini, faturanın tek başına taraflar arasında ki akdi ilişkinin belgesi sayılamayacağını, fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerektiğini, müvekkilinin davacı şirket ile arasında takibe konulduğu şekilde bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin ödemesi gereken bir borcunun da bulunmadığını,  müvekkili şirket, basiretli bir tacir olmasının yanı sıra, faaliyet alanı ve çevresinde tanınan , sevilen ve güvenilir bir şirket olduğunu, müvekkilinin mal kaçırma durumunun olmadığını, ihtiyati haciz taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, davacı yanın istinaf dilekçesine karşı cevaplarının  kabulü ile istinaf taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf talebine konu uyuşmazlık, ihtiyati haciz talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati  haciz, alacaklının  bir  para  alacağının  zamanında ödenmesini  güvence altına almak  için  mahkeme  kararı ile  borçlunun  mallarına (önceden) geçici  olarak el  konulmasıdır.  <br>İhtiyati haciz HMK'nın  406/2 maddesinde  geçici  hukuki  koruma olarak  kabul edilmiş, ihtiyati  haciz  şartları ve etkileri ise  İİK'nın  257. maddesinde  düzenlenmiştir. <br>İİK'nın  257. maddesi \"rehinle  temin edilmemiş ve  vadesi  gelmiş  bir  para  borcunun alacaklısı, borçlunun  yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz  mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını  ihtiyati  haciz ettirebilir. <br>Vadesi gelmemiş  borçtan  dolayı  yalnız aşağıdaki  hallerde  ihtiyati  haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayen  yerleşim  yeri  yoksa;<br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak  maksadı ile  mallarını   gizlemeğe,  kaçırmağa veya  kendisi kaçmağa hazırlanır yahut  kaçar  ya  da bu  maksatla  alacaklının  haklarını ihlâl eden  hileli  işlemlerde  bulunursa; <br>Bu suretle  ihtiyati  haciz  konulursa  borç  yalnız  borçlu  hakkında  muacceliyet kesbeder.\" şeklindedir. <br>İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir. <br>Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.<br>Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine göre ve özellikle talep dilekçesi ekinde sunulan delillerin  ihtiyati haciz için gerekli ve yeterli yaklaşık ispat ölçüsünde kanaat oluşturmadığı, alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirdiği kanaatiyle ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından  ihtiyati haciz isteyen  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/02/2025 tarih,..... sayılı ara kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi. 24/04/2025\t\t\t\t<br>....<br>Başkan<br>.....Üye<br>......Üye<br>.....Katip<br> <br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"16eed7a75342e841","SID":"a7ceae4968d2aa47"}}