{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:... Esas<br>KARAR NO:2025/357<br><br>DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ:28/11/2023<br><br>BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI<br><br>DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli), <br>DAVA TARİHİ:28/11/2023<br><br>Mahkememizde görülen davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ \t\t\t\t<br>ASIL DAVA  İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN \t... ESAS SAYILI DOSYASI<br><br>DAVA \t           /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;<br>Aleyhine tedbir istenen ... A.Ş., 03.03.1975 tarihinde kurulmuş bir anonim şirket olduğunu, ... A.Ş nin  sermaye dağılımının hali hazırda <br>-... \t \t21.420.000 TL<br>-Ercan Faruk Mermer\t \t4.725.250 TL<br>-...\t \t4.725.250 TL<br>-...\t \t3.149.500 TL<br>-...\t \t5.000.000 TL<br>-...\t                             2.980.000 TL<br>Şeklinde bulunduğunu, yönetim kurulu kararı uyarınca 24.10.2023 tarihinde 2021-2022 yılı olağan genel kurul toplantısının yapılmasına karar verildiğini, söz konusu genel kurulun TTK madde 420 uyarınca 1 ay ertelenerek 24.11.2023 tarihine ertelendiğini, genel kurul gündeminin 7. maddesinin şirket sermayesinin 42.000.000 TL’den 95.250.000 TL’ye çıkarılması olduğunu,<br><br>24.10.2023 tarihli Genel kurulda teslim edilen 2021 ve 2022 yılı gelir tablosu ile bilançonun incelenmesi neticesinde şirketin herhangi bir gelirinin olmadığı, şirketin borca batık durumda olduğunu, 2022 yılı bilançosundaki net zararın sermaye ve yasal akçeler toplamının 2/3’ünden fazla olduğunu, 2022 yıl sonu bilançosu baz alındığında, genel kurulca TTK’nın 376. maddesi uyarınca  sermaye artırım kararı alınamayacağını, tüm bunlara rağmen TTK’da yer alan emredici kanun hükümlerine ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı bir şekilde 24.11.2023 tarihli Genel Kurulda sermaye artırımına dair karar alındığını, sermaye artırım kararının icrasının tedbiren durdurulmaması halinde müvekkillerinin ve şirketin zarara uğrayacağını, sunulan 2022 yılı bilanço ve gelir tablosundan şirketin borca batık durumda olduğu ve zararın sermaye ve yasal yedek akçesinin 2/3'ünden fazla olduğunu beyanla; Müvekkillerine sermaye artırımına ilişkin olarak tescilden önce artırılan sermayenin 1/4 ü tutarındaki bedeli ödemeleri için kısıtlı bir süre (15 gün) verildiğini, ileride verilecek olası bir ihtiyati tedbir kararının işlevsiz kalmaması adına bu hususa ilişkin yönetim kurulunun görüşü beklenmeksizin HMK madde 389 uyarınca tedbir talebinin kabulü ile 24.11.2023 tarihinde yapılan Genel Kurul gündemindeki ‘Sermaye Artırımına’ ilişkin 7. Maddesi ile alınan kararın icrasının durdurulmasına karar verilmesini,<br>Davanın kabulü ile; davalı şirketin 24.11.2023 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan; a.Madde 4 \"2021-2022 yılı Bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına\", <br>b.Madde 5 \"Yönetim kurulu üyelerinin 2021-2022 yılı Faaliyetleri nedeniyle ibra edilmesine\"<br>c.Madde 6 \"Yönetim Kurulu Üyelerinin Seçimine\"<br>d.Madde 7 \"Sermaye Artırım Kararı Alınmasına\"<br>e.Madde 8 \"Yönetim kurulu üyelerine TTK'nun 395. Maddesi gereğince gerekli iznin verilmesine\"<br>dair kararların butlanına veya iptaline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP\t           /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; <br>Davacılar tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...- 2023/... K.  Sayılı dosyası ile açılan davada davanın kesin olmak üzere reddine karar verildiğini, <br> şirket sermayesinin artırılması kararı zorunlu sebeplerle alınması gereken bir karar olduğunu, şirketin çok uzun yılardır ticari faaliyetini ekonomik bir getiri olmadan sürdürdüğünü, şirket mülkiyetinde olan arazinin üzerine bina yapılmasından kaynaklı bina yapım bedelinin ödenmesi için 2015 yılında bankadan  kredi kullanmak zorunda kalındığını, akabinde yaşanan pandemi ve ekonomik sorunlardan kaynaklı olarak şirket herhangi bir gelir elde etmediğini, bu durumun ortaklardan ...'in şahsi gayreti ve şirketi fonlaması sayesinde  şirketin faaliyetini sürdürmesi mümkün olduğunu, şirket sermayesinin yetersiz kalmasından kaynaklı olarak şirketin hayatiyetine son verilmemesi için Türk Ticaret Kanunu'nun 376. Maddesi kapsamında şirket sermayesinde yaşanan kaybın telafisi ve mevcut banka kredi borcunun ödenebilmesi için zorunlu olarak sermaye artırımı yapılmasının gerektiğini,  şirket yönetim kurulu kararı ile sermaye artırımına iştirak için 15 günlük süre verilmesi kanun kapsamında mümkün kılınan bir süre olup sermayedeki eksilmeden kaynaklı aciliyetten de kaynaklı bir durum olduğunu, <br>... A.Ş. adına kayıtlı İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 173pafta 637 ada 171 parselde kayıtlı gayrimenkulün imalat bedelinin müteahhit firmaya ödenmesi için  ... ... AŞ.'den  2015 yılında 23.500.000,00 Euro tutarında kredi kullanıldığını, bu kredi kapsamında 09.12.2015 tarihinde ... ... AŞ. Lehine ipotek konulduğunu, sermaye artırımının yapılmasını zorunlu kılan bir başka unsurda 25.10.2023 tarihi itibariyle banka kredisinden 13.432.187,23 euro tutarında bakiye kredi borcunun bulunduğunu, bu çerçevede sermayenin azaltılarak sermayenin 1/3 ile yetinilmesi  olasılığının mevcut olmadığını, <br>Şirket yönetim kurulu tüm iyi niyetti ve  sermaye artırım kararının aciliyet gerektirmesi sebebiyle 18.12.2023 tarih ve 2023/15 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile Türk Ticaret Kanunu'nun 461. Maddesi kapsamında rüchan haklarının kullanılması için 20.02.2024 tarihine kadar ortaklara süre tanınması ile ilgili yeni bir karar oluşturulduğunu,  şirketlerin kamu düzeni tarafından faaliyetlerinin sağlıklı olarak sürdürülmesi istenen yapılar olduğunu, huzurdaki davanın davacıları şirketin faaliyetini sürdürmemesi için gayret içine girmiş tavır ve yaklaşım sergilemekte olduğunu, <br>24.11.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısının iptali istenen 4. Maddesi 2021-2022 yıllarına ait bilanço ve kar zarar hesaplarının okunması ve oylanması  maddesi toplantıya katılan şirket ortaklarının 29.400.000 olumlu oyuna karşılık davacıların 7.874.750 olumsuz oyu ile kabul edilmiş bir madde olduğunu, <br>24.10.2023 tarihli genel kurul toplantısı davacıların talebi ile 1 ay süre ile ertelenmiş olup ertelenen 24.10.2023 tarihli genel kurul toplantısında, davacıların toplantıya katılan vekillerine ;<br>- ... AŞ.'nin 01.01.2021-31.12.2021 Ayrıntılı Gelir Tablosu <br>-... AŞ.'nin 01.01.2021-31.12.2021 Ayrıntılı bilançosu<br>-... AŞ.'nin 01.01.2022 -31.12.2022 Ayrıntılı Gelir Tablosu<br>-... AŞ.'nin 01.01.2022-31.12.2022 Ayrıntılı bilançosu <br>- ... AŞ. 'nin 2021 ve 2022 yıllarına ait faaliyet raporu <br>nun davacıların vekillerine elden teslim edildiğini, bu durumun Bakanlık temsilcisinin huzurunda tutulan 24.10.2023 tarihli genel kurul toplantı tutanağı ile sabit olduğunu, dava dilekçesinde hiçbir soruya cevap verilmediği beyanı ve iddiasının gerçeği yansıtmadığını,  her bir yönetim kurulunun ibra oylamasının ayrı ayrı yapıldığını, oylaması yapılan yönetim kurulu üyesinin kendi ibrası ile ilgili oy kullanmadığını, bu çerçevede yasal oylama sonucu yönetim kurulu üyeleri genel kurul tarafından ayrı ibra edildiğini, bu kapsamda  iptale konu bir hukuka aykırılığın söz konusu olmadığını, aksi yaklaşım şirket yönetim kurulu üyelerinin şirket büyük ortaklarından seçilmesi halinde  yönetim kurulu üyesi olmayan küçük hissedarların yönetim kurulu üyelerini hiçbir zaman ibra etmeme baskısı ve tehdidi altına alabileceği sonucunun çıkacağını, <br>Yönetim kurulu seçimi ile ilgili  oylama da iptale konu bir hukuka aykırılık söz konusu olmadığını, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, bu ayrıca ibra edilmeyen yönetim kurulu üyesinin tekrar seçilmesini engelleyen bir esas sözleşme maddesinin de mevcut olmadığını, bu kapsamda 24.11.2023 tarihli genel kurulun 6. Maddesinin iptalini gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığını, <br>Genel kurul toplantısının 8. Maddesinde yapılan oylama ile yönetim kuruluna<br>Türk Ticaret kanunu'nun 395. Maddesi kapsamında yetki verildiğini, iptale konu bir hukuka aykırılığın söz konusu olmadığını, <br>şirket sermayesinin artırılması kararı zorunlu sebeplerle alınması gereken bir karar olduğunu, şirketin çok uzun yılardır ticari faaliyetini ekonomik bir getiri olmadan sürdürdüğünü, şirket mülkiyetinde olan arazinin üzerine bina yapılmasından kaynaklı bina yapım bedelinin ödenmesi için kredi kullanmak zorunda kalındığını, <br>Akabinde yaşanan pandemi ve ekonomik sorunlardan kaynaklı olarak şirket herhangi bir gelir elde etmediğini, bu durumun ortaklardan ...'in  şahsi gayreti ve şirketi fonlaması sayesinde  şirketin faaliyetini sürdürmesinin mümkün olduğunu, <br>Şirket sermayesinin yetersiz kalmasından kaynaklı olarak şirketin hayatiyetine son verilmemesi için Türk Ticaret Kanunu'nun 376. Maddesi kapsamında şirket sermayesinde yaşanan kaybın telafisi için zorunlu olarak sermaye artırımı yapılmasının gerektiğini, <br>Şirket yönetim kurulu kararı ile sermaye artırımına iştirak için 15 günlük süre verilmesi kanun kapsamında mümkün kılınan bir süre olup sermayedeki eksilmeden kaynaklı aciliyeten de kaynaklı bir durum olduğunu, <br>Şirketlerin kamu düzeni tarafından faaliyetlerinin sağlıklı olarak sürdürülmesi istenen yapılar olduğunu, huzurdaki davanın davacıları şirketin faaliyetini sürdürmemesi için gayret içine girmiş tavır ve yaklaşım sergilemekte olduğunu, bu tavrın yargı makamları tarafından korunabilecek bir yaklaşım olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN <br>... ESAS SAYILI DOSYASI<br>DAVA \t      /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;<br>davalının 03.03.1975 tarihinde kurulmuş bir anonim şirket olduğunu, davalı şirketin 02.10.2015 tarihli 8917 sayı numaralı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen 18.09.2015 tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararı ile şirket sermayesinin 5.000.000 TL’den 42.000.000 TL’ye çıkarılmasına karar verildiğini, müvekkillerinin davalı şirket ortağı olduğunu, davalıya ihtarname keşide edilerek birtakım hususlarla alakalı bilgi ve belgelerin incelenmesi talep edildiğini, işbu ihtarnameye herhangi bir cevap verilmediğini, ihtarnamedeki hususlarla alakalı Genel Kurulda bilgi ve inceleme hakkının kullanmalarının zorunlu hale geldiğini, tüm bu hususlarla alakalı TTK.nın 411 ve 412. Maddesi uyarınca davalı şirketin Yönetim Kuruluna Beyoğlu 8. Noterliğinin 16.06.2023 tarih  ve 7768 yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edilerek genel kurul çağrısı yapıldığını, TTK madde 413’e göre gündem, genel kurulu toplantıya çağıran tarafından belirleneceğinden Genel Kurul toplantı gündemi de ihtarnamede belirtildiğini, davalı şirketin yönetim kurulu tarafından işbu çağrıya 7 iş günü içinde cevap verilmediğinden şirket aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyadan olağanüstü genel kurul istemli dava açıldığını, söz konusu davanın açılması üzerine davalı şirket yönetim kurulu tarafından 24.10.2023 tarihinde 2021-2022 olağan genel kurul yapılmasına karar verildiğini, 24.10.2023 tarihli genel kurul gündeminin 7. maddesinin “Şirket sermayesinin 42.000.000 TL’den 95.250.000 TL’ye çıkarılmasına, bu defa arttırılan 53.250.000 TL sermayenin 26.629.600 TL’sinin iç kaynaklardan karşılanmasına, 26.420.000 TL’sinin ortaklardan nakden karşılanmasına ve TTK 376. Madde mucibince şirket sermayesinde yaşanan kaybı telafi etmek ve şirket sermayesinin TTK 376. Maddesinde belirtilen şartları haiz hale getirmek için şirket esas sözleşmesinin ‘Sermaye’ başlıklı 8. Maddesinin tadil edilmesi ve tadil tasarısının Genel Kurulun onayına sunulması” olduğunu, söz konusu 24.10.2023 tarihli Genel Kurul TTK madde 420 uyarınca 1 ay ertelendiğini, ertelenen genel kurulun 24.11.2023 tarihinde yapılması kararlaştırıldığını, Genel Kurulda 7 numaralı gündem maddesine ilişkin olarak ‘oy çokluğuyla sermaye artırımı yapılmasına’ karar verildiğini, söz konusu genel kurul toplantı tutanağına tüm muhalefet şerhlerinin düşüldüğünü, genel kurulda alınan 4,5,6,7 ve 8 numaralı kararların usul ve yasaya aykırı olduğundan İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyada söz konusu kararların butlanı veya iptali davası ikame edildiğini, sermaye artırım kararının butlanına/iptaline ilişkin talepleri bakımından ihtiyati tedbir talebinin Mahkemece kabul edilerek söz konusu sermaye artırım kararının icrasının yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğini, son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisi zarar sebebiyle karşılıksız kalmasına rağmen şirket genel kurulu tarafından sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar verilmemiş olması sebebiyle TTK'nın 376/2. maddesi gereğince şirketin kendiliğinden sona erdiğini, mevcut durum itibariyle ... A.Ş.’nin herhangi bir gelirinin olmadığını ve 2021-2022 yılı bilançosu karşısında borca batık durum olduğu sabit olduğunu, yapılacak yargılama sonucunda sona ermenin ticaret siciline tescil edilmesi, tasfiye işlemlerinin başlatılması ve tasfiye memuru görevlendirilmesi gerektiğini,  yerleşik Yargıtay içtihatları ve öğretideki görüşe göre pay sahiplerinin, TTK. m. 376/2 hükmü gereğince, şirketin münfesih olduğunun tespitini talep edilebildiğini, bu doğrultuda şirkette pay sahibi olan müvekkillerinin işbu davayı açmakta hukuki yararlarının mevcut olduğunu, HMK madde 389 uyarınca şirkete kayyım atanmasını, bu talebin kabul edilmemesi halinde, davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin şirketi temsil yetkilerinin tedbiren sınırlandırılmasına ilişkin  ihtiyati tedbir talep ettiklerini belirterek; davalı şirketin TTK madde 376/2 uyarınca kendiliğinden sona erdiğinin tespitine, işbu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilan ve tesciline ve şirkete tasfiye memuru atanmasına ve tasfiye işlemlerinin başlatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Asıl dava ; TTK 445 ve 446 maddesi gereğince açılan Anonim Şirket Genel Kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir<br>Birleşen dava; TTK 376/2 md gereğince şirketin kendiliğinden sona erdiğinin tespiti, ticaret sicile tescili, tasfiyenin başlatılması  istemine ilişkindir<br>Mahkememizce yapılan 08/02/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlık;<br>Asıl dava İstanbul 15 ATM ... esas sayılı dosyasında;<br> \" Davalı şirketin 24.11.2023 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan;<br>Madde 4 \"2021-2022 yılı Bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına\", <br>Madde 5 \"Yönetim kurulu üyelerinin 2021-2022 yılı Faaliyetleri nedeniyle ibra edilmesine\"<br>Madde 6 \"Yönetim Kurulu Üyelerinin Seçimine\"<br>Madde 7 \"Sermaye Artırım Kararı Alınmasına\"<br>Madde 8 \"Yönetim kurulu üyelerine TTK'nun 395. Maddesi gereğince gerekli iznin verilmesine\" dair kararların butlanına veya iptaline, \"<br>Birleşen dava ... ATM ... esas sayılı dosyasında;<br>\" son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisi zarar sebebiyle karşılıksız kalmasına rağmen şirket genel kurulu tarafından sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar verilmemiş olması sebebiyle TTK'nın 376/2. maddesi gereğince şirketin kendiliğinden sona erdiğini, mevcut durum itibariyle ... A.Ş.’nin herhangi bir gelirinin olmadığını ve 2021-2022 yılı bilançosu karşısında borca batık durum olduğu sabit olduğunu, yapılacak yargılama sonucunda sona ermenin ticaret siciline tescil edilmesi, tasfiye işlemlerinin başlatılması ve tasfiye memuru görevlendirilmesi\" istemi olarak tespit edilmiştir. <br>Mahkememizce asıl dava dosyasında davacıların ihtiyati tedbir kararı 04/10/2023 tarihli ara karar ile kabul edilmiş ve HMK 389 maddesi uyarınca sermaye artırım kararının icrasının yürütülmesinin durdurulması için ihtiyati tedbir uygulanmıştır.Karara karşı Davalı şirket vekili istinaf yoluna gitmiş, İstanbul BAM 13 HD 2024/411-546 sayılı ve 21/03/2024 tarihli kararı ile itirazı reddetmiştir.<br>Asıl dava ve birleşen davada tarafların bildirdiği deliller toplanmış,mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konusunda dosya kapsamı belgelerin ve tarafların istem ve savunmalarının değerlendirilmesi bakımından Bilirkişi ..., Bilirkişi Prof. Dr. ..., Bilirkişi Prof. Dr. ..., Bilirkişi Prof. Dr. ... ve Bilirkişi ...'dan oluşan heyetten 10/07/2024 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. <br>Tüm dosya kapsamına göre;<br>6102 sayılı TTK nun 445 maddesi  İptal sebepleri başlığı altında;<br> 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.<br> TTK nun 446 maddesi  İptal davası açabilecek kişiler başlığı altında;<br> a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten<br>b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,<br>c) Yönetim kurulu,<br>d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir.hükmü mevcuttur,<br> 6102 sayılı TTK nun 447 maddesi  Butlan başlığı altında;<br> (1) Genel kurulun, özellikle;<br> a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, <br>b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran,<br> c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır.şeklindedir.<br>Davalı şirketin ticaret sicil kaydı incelendiğinde; 131479-0 sicil numarasında kayıtlı olup, ünvanının  ... A.Ş olduğu, merkezinin\t Beşiktaş/ İstanbul da bulunduğu,davalı şirket merkezinin mahkememiz yargı alanı içinde bulunduğu, mahkememizin TTK 445 maddesi gereğince yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır.<br>Dava tarihi 28/11/2023 olup, olağan genel kurul toplantısının yapıldığı 24/11/2023 dan itibaren 3 aylık süre içinde dava açılmıştır.TTK 445 maddesi gereğince dava süresindedir.<br>Davalı  ... A.Ş nin  ticaret sicil kayıtları ve hazirun cetveline göre;  halka açık olmayan şirketin, esas sözleşmesine göre süresiz olduğu ,sermayenin her biri 1- TL değerinde 42.000.000 adet nama yazılı pay senedi ile temsil edilen 42.000.000,00 TL sermayeli  olduğu<br>24/11/2023 tarihli 2021-2022 yılına ait genel kurul toplantısında ; 24.400.000 adet hissenin asaleten, 12.874.750 adet hissenin vekaleten olmak üzere, 37.274.750 TL/adet   sermaye karşılığı payın temsil edildiği anlaşılmıştır. TTK 418 maddesi gereğince esas sözleşmeye göre toplantı nisabının sağlandığı tespit edilmiştir.<br>Davacı ... Yasemin Mermer in 4.725.250 TL/adet ve ... 3.149.500 TL/Adet olmak üzere toplam  7.874.750  TL/adet paya sahip bulunduğu ,toplantıya vekaleten katıldığı, butlanını/iptalini istediği  4-5-6-7-8 maddeye karşı muhalefet şerhini tutanağa geçirip, olumsuz oy kullandığı TTK 446 maddesi gereğince davacı sıfatlarının bulunduğu tespit edilmiştir.<br>Madde 4 - 2021-<br>2022 yılı Bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanması kararının butlanı/iptali isteminde;<br>Kararın toplantıya katılan şirket ortaklarının 29.400.000 olumlu oyuna karşılık davacıların 7.874.750 olumsuz oyu ile kabul edilmiş olduğu, 24.10.2023 tarihli genel kurul toplantısının davacıların talebi <br>ile 1 ay süre ile ertelenmiş olup ertelenen 24.10.2023 tarihli genel kurul toplantısında, davacıların toplantıya katılan vekillerine, 01.01.2021-31.12.2021 Ayrıntılı Gelir Tablosunun, 01.01.2021-<br>31.12.2021 Ayrıntılı bilançosunun, 01.01.2022 -31.12.2022 Ayrıntılı Gelir Tablosunun, 01.01.2022-31.12.2022 Ayrıntılı bilançosunun ve ... AŞ. 'nin 2021 ve 2022 yıllarına ait faaliyet raporlarının davacılar vekillerine elden teslim edildiğinin 24.10.2023 tarihli genel kurul toplantı tutanağından anlaşılmış olduğu, davacıların sorularının da büyük ölçüde  tarih ve ...  yevmiye sayılı ihtarnamesinden anlaşılmakta olduğu,  <br>TTK 420/2 maddesi; \"Azlığın istemiyle bir defa ertelendikten sonra finansal tabloların müzakeresinin tekrar geri bırakılmasının istenebilmesi, finansal tabloların itiraza uğrayan ve tutanağa geçmiş bulunan noktaları <br>hakkında, ilgililer tarafından, dürüst hesap verme ölçüsü ilkeleri uyarınca cevap verilmemiş olması şarttır.\"  Hükmüne amir olduğu,<br>bu itibarla 24.11.2023 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan; Madde 4 \"2021-2022 yılı Bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına\" ilişkin kararın iptalini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmış, istem reddedilmiştir.<br>Madde 5- Yönetim kurulu üyelerinin 2021-2022 yılı Faaliyetleri nedeniyle ibra edilmesi  kararının butlanı/iptali isteminde;<br>6102 sayılı TTK nun 436 maddesi oydan yoksunluk başlığı altında;<br> <br>\"(1)Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz.<br>(2) Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler,yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz \" şeklindedir.<br><br>Yargıtay 11. Hukuk Dariresinin 2015/1843 esas- 2015/8132 karar sayılı ve  11/06/2015 tarihli kararında; “... yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararın da iptali istenilmiş olup, eski TTK 374/2 nci yeni TTK m. 436/2 madde hükmü karşısında, yönetim kurulu üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin ibralarına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir. Somut olayda, yönetim kurulu üyelerinin kendilerinin ve birbirlerinin ibra oylamasına katıldıkları ve olumlu oy kullandıkları anlaşılmaktadır.  eski TTK 374/2 nci yeni TTK m. 436/2 madde hükmü buyurucu niteliktedir. Bu şekilde alınan genel kurul kararına karşı ortaklar, muhalefet şerhlerini tutanağa yazdırmamış olsalar bile ibraya ilişkin genel kurul kararının iptalini isteyebilirler...\" denilmiştir.<br>Emsal karar; Yargıtay 11. HD 11.01.2018 tarih ve 2016/6071 esas-2018/221karar: <br>“.. Davada, davalı anonim şirketin…tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Davaya konu genel kurul toplantısının 6’ncı maddesinde alınan karar ile şirket yönetim kurulu üyelerinin ibrasına karar verilmiştir… TTK’nın 436’ncı maddesi…emredici nitelikte olması nedeniyle bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar geçersiz olup, bu oylar ile alınan genel kurul kararları da geçersizlikle malul olacaktır. Dava konusu genel kurul toplantısına tüm ortaklar asaleten katılmış olup, genel kurul toplantısının 6’ncı maddesinde yönetim kurulunun ibrasına ilişkin olarak yapılan oylamada yönetim kurulu üyelerinin hiçbirisinin oylamaya katılmaması, ibralarına ilişkin olarak yapılan oylamada oy kullanmamaları gerekirken yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında sahibi oldukları paylardan doğan oy hakkını kullanmayarak her bir yönetim kurulu üyesinin ibrasına karar verildiği görülmüştür. Yapılan oylama ile aslında şirketin yönetiminden birlikte sorumlu olan yöneticilerin her birinin diğerinin ibrasına dair karara katılmaları sonucu verdikleri oylar ile birbirlerinin ibrasına karar verdikleri, bu şekilde ibralarını sağladıkları anlaşılmakla oylamada izlenen bu yöntem ile 6102 sayılı TTK’nın 436’ncı maddesinde düzenlenen oy kullanma yasağına aykırı davranılmış olup, bu şekilde yöneticilerin ibrasına dair olarak alınan karar, karar nisabı bulunmadığından yoklukla maluldür…” Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da belirtilmiş olduğu üzere yönetim kurulu üyelerinin sadece kendileri lehinde değil, diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararlarda da oy haklarının bulunmadığı sabittir.<br>Davalı şirketin 24.11.2023 tarihli Genel Kurul Toplantı tutanağının 5. maddesinde yönetim kurulu üyelerinden ..., ... ve ... isimli pay sahiplerinin kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanmış oldukları <br>ve ibra kararının bu oylar neticesinde alınmış olduğu, 24.11.2023 tarihli Genel Kurul toplantısı hazır bulunanlar listesine göre toplantıda 42.000.000 adet paydan  36.874.750 adedinin payın temsil <br>olunduğu, yönetim kurulu üyelerinin ibralarında oy kullanamayacak olan pay sahiplerinin toplam payının 29.400.000 olduğu, ibra kararında oydan yoksun bulunan yönetim kurulu üyelerine ait paylar <br>dikkate alınmadığında kararın 7.874.750 red oyu ile reddedilmiĢ olacağı, bu itibarla Davalı şirketin 24.11.2023 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan Madde 5 \"Yönetim kurulu üyelerinin 2021-2022 yılı Faaliyetleri nedeniyle ibra edilmesine\" ilişkin kararın yoklukla malul olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir. Madde 6- \"Yönetim <br>Kurulu Üyelerinin Seçimine\" ilişkin kararın butlanı/iptali isteminde; <br><br>Kararın toplantıya katılan şirket ortaklarının 29.400.000 olumlu oyuna karşılık davacıların 7.874.750 olumsuz oyu ve oyçokluğuyla alındığı,Genel kurulda alınmış olan seçim kararının toplantı ve karar yeter sayılarına uygun oy çokluğu ile alındığı, davalı şirket esas sözleşmesinde yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemelerinin tekrar seçilmelerine engel olacak bir kısıtlama olarak öngörülmediği, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilememelerinin, yeniden aday olmalarına ve tekrar yönetim kuruluna seçilmelerine engel olacağı konusunda bir düzenlemenin 6102 sy TTK’da da bulunmadığı, bu nedenle kararın iptalini gerektirir bir <br>durumun olmadığı anlaşılmış, istem reddedilmiştir. <br>Madde 7- \"Sermaye <br>Artırım Kararı Alınmasına\" ilişkin  kararının butlanı/iptali isteminde;<br>Kararın toplantı ve karar yeter sayılarına uygun olarak oy çokluğu ile alındığı tutanak ve hazirun cetveli ile sabittir Gündem gerekçesinde sermaye artırımı yapılmasının amacının; TTK 376. Madde mucibince şirket <br>sermayesinde yaşanan kaybı telafi etmek ve şirket sermayesinin TTK 376. Maddesinde belirtilen şartları haiz hale getirmek olarak açıklandığı görülmüştür.25.01.1984 tarihli ve 3/1 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararında da ifade edildiği üzere, bir hakkın kullanılmasının açıkça adaletsizlik oluşturduğu, gerçek hakkın tanınması ve bireyin korunması için tüm hukukî yolların kapalı bulunduğu zorunluluk hâllerinde, TMK'nın 2. maddesi uygulama alanı bulur ve olağanüstü bir imkân sağlar; haksızlığı düzeltici, yasadaki kuralları tamamlayıcı fonksiyonunu yerine getirir. Bir başka anlatımla, Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hakkın kötüye kullanılması yasağı kuralının amacı, hâkime özel ve istisnai hâllerde (adalete uygun düşecek şekilde) hüküm verme imkânını sağlamaktır.<br>Madde hükmünün bu özelliği, “Bir hakkın kullanılmasının açıkça adaletsizlik teşkil ettiği ve gerçek hakkın tanınması ve ferdin korunması için bütün hukuki yolların kapalı bulunduğu hâllerde MK. m.2 f.2 <br>hükmünün amacı, zaruretten doğan ve olağanüstü bir imkân sağlamaktır” şeklinde açıklanmaktadır. TMK'nın 2. maddesinin ikinci fıkrasındaki kuralla kanunun ve hakkın mutlaklığı ilkesine istisna <br>getirilmiştir. Ancak, bu kuralın taliliği (ikincilliği) de gözetilerek, öncelikle her meseleye ona ilişkin kanun hükümleri tatbik edilmeli; uygulanan kanun hükümlerinin adalete aykırı olabileceği bazı istisnai <br>durumlarda da maddedeki kural, haksızlığı tashih edici bir şekilde uygulanabilmelidir.<br>Somut olayda;Alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin 31.12.2023 tarihi (genel kurulun yapıldığı 2023 yılı itibariyle) itibariyle rayiç değerden hesaplanmış mali verilerine göre <br>özvarlığının  (+) 959.048.024,67 TL olduğu,  diğer bir değişle özvarlığını koruduğu, tasfiye ye konu <br>olmadığı (batık olmadığı)  sermayesini tamamen koruduğu,  İktisadi/mali yerindelik kıstasının gerçekleşmediği bilirkişi raporu tespiti ile belirlenmiştir.  <br> <br>Özvarlığını koruyan, borca batık olmayan davalı şirket hakkında, TTK 376md hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmayacaktır. Bu nedenle alınan genel kurul kararının açıklanan gerekçesi yerinde ve samimi değildir. <br> <br>İktisadi/mali yerindelik kıstası gerçekleşmediğinden; sermaye artırımının gerekli ve elzem olmadığı takdiren kabul edilmiştir.Yapılan sermaye artırımı ile küçük pay sahiplerinin hisselerinin azalması, büyük hisse sahiplerinin şirketteki etkinliğinin artacağı görülmektedir. Alınan sermaye artırım kararı TMK 2 md gereğince hakkın kötüye kullanımı ve dürüstlük kuralına aykırılığı ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle madde 7 ile alınan sermaye artırım kararının iptaline karar verilmiştir. <br>Madde 8- \"Yönetim <br>kurulu üyelerine TTK'nun 395. Maddesi gereğince gerekli iznin verilmesine\" ilişkin  kararının butlanı/iptali isteminde;<br> <br>Davalı şirketin 24.11.2023 tarihli Genel Kurul Toplantısında Madde 8 de \" Yönetim kurulu üyelerine TTK'nun 395. Maddesi gereğince gerekli iznin verilmesine\" ilişkin karar alınmıştır.Söz konusu kararın toplantı <br>ve karar yetersayılarına uygun olarak oy çokluğu ile alındığı sabittir.TTK'da 395. Madde gereğince alınacak genel kurul kararlarında yönetim kurulu üyelerinin oydan yoksunluğu söz konusu <br>değildir.<br> TMK'nın 2/1. maddesi herkesin haklarını, toplumda geçerli doğruluk dürüstlük ve iş ilişkilerinin gerektirdiği karşılıklı güven anlayışına uygun olarak kullanmasını emreder. <br>Hakkın kullanımı ölçütünü TMK'ya göre dürüstlük kuralları verir. Hakların kullanılması ve borçların ifasında geçerli davranış kuralları, herkes yönünden uygulanacağından, objektif bir nitelik <br>taşımaktadır. Bu bağlamda TMK'nın 2. maddesinde yer alan dürüst davranma “hakların kullanılması” ve “borçların yerine getirilmesinde” söz konusu olur. Aynı maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen, <br>hakkın kötüye kullanılması yasağı kuralının amacı, hâkime özel ve istisnai hâllerde (adalete uygun düşecek şekilde) hüküm verme olanağını sağlamaktadır.  <br>Yargıtay 11 HD 27.12.2022 T. 2022/5565 Esas 2022/9537 Karar  sayılı emsal kararında; \"Uyuşmazlık, dava dışı ... A.Ş'nin pay sahibi bulunduğu davalı anonim şirketin genel kurullarında, aynı zamanda kendilerinin hakim ortağı ve yöneticisi olan ...'ı da kapsayacak şekilde, davalı şirketin yönetim kurulu üyelerine, TTK'nın 395. ve 396. maddeleri çerçevesinde izin verilmesi oylamasında oydan yoksun olup olmadığına ilişkindir. <br>Somut uyuşmazlıkta, davalı şirket yönetim kurulu üyeleri oydan yoksun olup, müzakerede oy kullanmamış ise de; yönetim kurulu üyesi ...'ın hakim hissedarı olduğu ... A.Ş.'nin oyu ile yönetim kurulu üyelerine TTK m. 395 ve 396 uyarınca izin verilmiştir. ... A.Ş. 2009 yılında kurulmuş olup, ...'ın bazı hisselerini devralmak suretiyle davalı şirkete 2013 yılında hissedar olmuş ve ...'ın oydan yoksunluk halinin bu şekilde aşılması sağlanmak istenmiştir. Bu durumun TMK 2. madde kapsamında hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu nazara alınarak bir değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı ... yararına bozulması gerekmiştir. <br>Yargıtay 11. HD. 28.01.2021 T. 2019/1442 Esas 2021/570 Karar  sayılı emsal kararında; \" Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın 3 aylık yasal süresi içinde açıldığı <br>ve davacı tarafça muhalefetin tutanağa derc ettirildiği, hazirun cetveline ve UYAP ortamından çıkartılan nüfus kayıt tablolarına göre ortaklardan, ... ve..., ...'ın çocukları olduğu, TTK'nın 436. <br>madde çerçevesinde oy kullanamayacakları, dolayısıyla iptale konu edilen genel kurulun 8. maddesinin bu bağlamda yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395. ve 396. maddelerine göre şirket ile <br>işlem yapma ve şirkete borçlanma ile rekabet yasağını düzenleyen maddeler çerçevesinde yetki verilmesine dair maddenin oydan yoksunluk maddesini düzenleyen TTK 436. maddesi çerçevesinde <br>iptali gerektiği, zira hazirun cetvelindeki oy oranlarına bakıldığında, yönetim kurulu üyeleri olan ..., ... ve ...'ın oyları hariç tutulduğunda ve davacının muhalefet oyu da dikkate alındığında, kalan diğer <br>ortakların oylarının yönetim kurulu üyelerine bu yetkiyi verme yönünde yeterli karar nisabına ulaşmadığı, bu nedenle iptali koşullarının oluştuğu, dava dışı ... Şirketine ait taşınmazların 1.100.000TL'ye satın alınması için yönetim kuruluna yetki verilmesi maddesinin de davalının AŞ.'deki hakim konumu gözetildiğinde dürüstlük kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 26.03.2013 tarihli genel kurulunun 9. maddesindeki gayrimenkul alımına dair yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin kararın ve 8. numaralı yönetim kurulu üyelerine TTK 395. ve 396. maddelerinde yazılı hususlarda yetki verilmesine dair kararın iptaline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Şeklinde söz konusu durumun TMK m. 2’ye aykırılık teşkil edeceği yönünde değerlendirmelerde  bulunmuştur.<br><br>Somut uyuşmazlıkta, davalı şirket yönetim kurulu üyeleri oydan yoksun olup, müzakerede oy kullanmışlardır. Yine yönetim kurulu üyelerinin oyu ile pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyesine <br>TTK m. 395 uyarınca izin verilmiştir. Bu durum TMK 2. madde kapsamında hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olup, 24.11.2023 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 8 nolu kararın dürüstlük ilkesine aykırı olması nedeniyle iptaline karar verilmiştir.<br>Birleşen dava yönünden <br>Mahkememizce görülen asıl davada \"sermaye artırılmasına ilişkin \" madde 7 ile alınan kararın iptaline karar verilmiştir. Bu kararın iptal gerekçesi olarak; Alınan bilirkişi raporuna göre davalı şirketin 31.12.2023 tarihi (genel kurulun yapıldığı 2023 yılı itibariyle) itibariyle rayiç değerden hesaplanmış mali verilerine göre özvarlığının  (+) 959.048.024,67 TL olduğu,  diğer bir değişle özvarlığını koruduğu, tasfiye ye konu <br>olmadığı (batık olmadığı)  sermayesini tamamen koruduğu,İktisadi/mali yerindelik kıstasının gerçekleşmediği açıklanmıştır.Bu itibarla davalı şirketin TTK 376 md aranan yasal koşulları da sağlamadığı sabittir. <br>Mahkememizce birleşen dava ile istenen TTK'nın 376/2. maddesi gereğince şirketin kendiliğinden sona erdiğinin tespiti, sona ermenin ticaret siciline tescili, tasfiye işlemlerinin başlatılması ve tasfiye memuru görevlendirilmesi istemleri reddedilmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>H Ü K Ü M                  /<br><br>1-Asıl dava İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında; Davalı şirketin 24.11.2023 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan;<br>Madde 4 \"2021-2022 yılı Bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına\"<br>Madde 6 \"Yönetim Kurulu Üyelerinin Seçimine\" dair kararların yoklukla malul olduğunun tespiti yada iptali isteminin REDDİNE<br><br>Madde 5 \"Yönetim kurulu üyelerinin 2021-2022 yılı Faaliyetleri nedeniyle ibra edilmesine\" ilişkin kararın YOKLUKLA MALUL OLDUĞUNUN TESPİTİNE<br>Madde 7 \"Sermaye Artırım Kararı Alınmasına\" dair kararın dürüstlük kuralına aykırı olması nedeniyle İPTALİNE<br><br>Madde 8 \"Yönetim kurulu üyelerine TTK'nun 395. Maddesi gereğince gerekli iznin verilmesine\" dair kararın dürüstlük kuralına aykırı olması nedeniyle İPTALİNE<br>Birleşen dava ... ATM nin ... sayılı dosyasında;<br>İspatlanamayan davanın REDDİNE<br><br>ASIL DAVA YÖNÜNDEN:<br><br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 683,10-TL Harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye  413,25-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br><br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>4-Red edilen kısım yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan 539,70-TL ilk gider, 18.792 TL tebligat ve müzekkere gideri ile bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 19.331,70-TL yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak takdiren 11.814,90-TL sinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,<br>6-HMK 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine,<br>BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN:<br>7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince davacıdan alınması gereken 683,10-TL karar harcının davacıdan peşin alınan 269,85-TL harçtan mahsubu ile bakiye 413,25-TL harcın davacıdan tahsiline,\t<br>8-Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>9-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>10-HMK 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine,<br>Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile  verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/05/2025<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır   <br>Üye ...<br>e-imzalıdır    <br>Üye ...<br>e-imzalıdır   <br>Katip ...<br>e-imzalıdır   <br> <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"367ec322fd4e759d","SID":"e5cee369dc460a9f"}}